d e r g i b i   1 0   y a ş ı n d a  

  Ana Sayfa | Editörden | Hakkımızda | Bize Yazın | Blog | Linkler Üye olun! 
Dergibi.com - ISSN 1303-6211    
• YAZARLAR  

Bugün:

DERGİBİ YAZARLARI
Yazıyorum, öyleyse varım!
Melih Bayram Dede
Karanlık Oda
Ferhat Ünlü
Sevgilim Hayat
Fadime Özkan
Mutsuzluk Oyunları
Ömer Sercan
Bilir Kişi
Hüseyin Akın
Mürekkep Lekesi
Suavi Kemal Yazgıç
Yazgı
Özlem Albayrak
Beriki Taraf
Orhan Karagöl
Söz Misali
Ali Ömer Akbulut
Mavi Kalem
Mehmet Aycı
Seyr-ü Sefer
Sefer Kayaoğlu
Vesselâm
Kâmil Doruk
Cem Vefa

KİTAPLIK
Necip Fazıl - Tenkitler, Polemikler, Kavgalar, Murat Ertaş
Kız Kardeşim İçin, Jodi Picouli
Türk Kadın Tarihine Giriş, Necati Gültepe
Türkiye’deki Almanya - 1914-1918- Almanya’nın Türkiye’deki Kültürel Etkinliği ve Robert Bosch, Prof. Dr. Rifat Önsoy
Şehname'nin Türk Kültür ve Edebiyatına Etkileri, Dr. Bekir Şişman - Dr. Muhammet Kuzubaş
Meşe Fısıltıları, Oruç Aruoba
Mektuplar 1, Friedrich Wilhelm Nietzsche - Çeviren: Sedat Umran
Mektebin Bacaları, Nurettin Durman
Hiç, Carmen Laforet
Düş Gören Defter, Hayrettin Orhanoğlu
Daha fazla kitap için tıklayın!


Ayrıntılar için
hemen tıklayın!


MÜREKKEP LEKESİ

SUAVİ KEMAL YAZGIÇ
suaviy@
yahoo.com
Balık ve tango

“Olay”ın değil “oluş”un hikâyesini yazıyor Sibel Eraslan. Dokunduğu, temas ettiği meselerden çok dokusuyla, kumaşıyla kendini okutan, anlaşılmaktan ziyade hissettiren hikayeler kaleme alıyor Eraslan. Naif ressamların çalışmalarını hatırlatan bir duyarlılıkla anlatıyor hikâyelerini. Birer “mahrem maceraya” dönüşen “Balık ve Tango”daki hikâyeler devam edegelen hayatın nabzını yakalıyor ve bırakmıyor. Sibel Eraslan’ın anlattığı macera iç dünyaya doğru uzanıyor. Mustafa Kutlu’nun “mükemmel bir ilk kitap” olarak tanımladığı “Balık ve Tango”yu Dergâh Yayınları okurlarıyla buluşturuyor. Dile büyük bir hassasiyetle eğilen Eraslan, dilin bir başka anlamı olan “gönül”ü de hikâyeden yapılma aynaya başarıyla yansıtıyor.
“Yaralı olmayanları, hayata dair imtihanları tamamlamamış insanlar olarak görüyorum. Hayatı tanımak için kaybetmek gerekiyor. İşte, dostlukta, aşkta. Kaybettiklerimizle büyüyoruz. Her kaybediş içimizde yeni odalar açıyor. Yeni empatik yetenekler kazandırıyor. Ingeborg Bachmann’ın dediği gibi hayat incinmedir.” sözleriyle hem hikaye yazmasının esbab-ı mucibesine işaret eden hem de hikâye poetikasını ortaya koyan Sibel Eraslan anlattıklarından ziyade hissettirdikleriyle bir dünya kuruyor okuruna. O okurunun bu hikayeleri okumasıyla Aristoteles’in öngördüğü tarzda özdeşleşme yoluyla “katharsis” sürecinden geçmesinden ziyade başka bir dünyaya adım atmasını, başka bir insanı tanımasını daha doğrusu hisleriyle tanışmasını sağlayarak daha üst bir duyarlılık mertebesine ulaşmasını sağlıyor.
Yeri gelmişken kitabın isminde yer alan ikinci kelime hakkında da biraz malumatfuruşluk yapmakta fayda var. Tango, 1880’lerde Arjantin’in başkenti Buenos Aires’in varoşlarında doğdu. 1915’te Avrupa sosyetesinde “moda” olan tangonun Türkiye’ye gelişi ise 1940’lı yılları buldu. Bizde sevildiği dönemde batılı gibi olmanın, batılı gibi hissetmenin, seçkin olmanın simgesi olan tango doğduğu topraklarda avam olmanın ifadesinden başka bir şey değilken bizde batılı duyarlılığın aktarma aracı olarak kullanıldı. Bu sebeple olsa gerek Arjantin tangolarının sokağın dilini ve heyecanlarını en kaba şekilde yansıtan tango sözleri bizde “papatya gibisin beyaz ve ince” naifliğinde ve züppeliğinde ithal duyguları kulaklarımıza taşıdı. Sibel Eraslan ise kendisiyle yapılan bir söyleşide kitaba isim kaynaklığı yapan “Balık ve Tango”nun ne menem bir simgeler bütününe işaret ettiğini ve aralarına nasıl bir gerilimin yaşadığını şu sözlerle anlatıyor: “Balık eski-muhafazakâr olanı, tango yenici olanı-değişimi. Balık, sahip olduğunu, mazisini korumayı hedefleyen ürkek ve dibe kaçmış bir dilsizlik. Tango ise aceleci bir yenicilik atağı. Aralarında gerilim yaşanıyor. Bu, Türkiye’de yaşadığımız bir süreç. Aslında iki taraf aynı dertten mustarip: Kaybettiklerini unutmak, yarına umutla bakmak istiyorlar. Balığın temsil ettiği muhafazakârlar, ellerindeki son birkaç parçacığa sarılarak varoluşu kaybetmedikleri üzerinden kurmak isterken tangonun simgelediği yeniciler, bütün yenilgileri unutarak, yeni bir sayfa açarak varolabileceklerini düşünüyor. Birbirleriyle hiç anlaşamaz gibi görünmelerine karşın, kaybetmeye dair derin bir üzüntü var içlerinde.”
Hasılı kelam, “Balık ve Tango” bizi rüştünü ispatlamış bir hikaye yazarıyla tanıştırıyor. Bu kitabın bildik ilk kitaplardan biri olmaması için yazarı fazlasıyla titizlenmiş, emek vermek konusunda da hiç üşenmemiş. Dolayısıyla “Balık ve Tango”yu, yazarı için sonraki edebi kitaplarının müjdecisi bir ilk kitap olarak selamlamak istiyoruz.
Bu da az şey değil…

25 Ağustos 2007

• Yazarın diğer yazıları...

Mevlana’yı hümanizme mahkûm etmek
Öyküde anlatılmayan
10.400 yazar bir ansiklopedide
Aşkın Hâlleri
'Enstanteneler'in Şairi: Kamil Eşfak Berki
Kibrit-i Ahmer nedir?
Hanzala'nın Sırtındaki Filistin
Balık ve tango
Kadim hikâye yeni öykü
Nusret Özcan en gencimizdi
Dergâh yazıları güldestesi
Cam Irmağı Taş Gemi
Haçlılara Kılıç ve Kalem Çekenler
Karganın güldüğü
Robinson Crusoe ve Siyonizm
İki şiir
Salome’den şarkılar
Vakte karşı sözler
Modernizmden modernleşmeye anadolu sermayesi
İki hatırat
Raylı romanlar
Bellekteki huriler
Rasim Özdenören'den kimi poetik notlar
Michel Butor'un Dünyevi Komedyası: "Değişim"
Reklâm bize sırıtan bir leştir
Şehrin kuleleri
Şiir ve folklor
Şiir ve hikmet
'Bir Beyaz Rüya'nın şiirleri
Dilemmanın dublörü
1970’lerden uzun mektuplar
Yalçın Küçük: Bay Yanlışlanmaz
Transparan kadın yazarlar
Vonnegut'un zehiri ve panzehiri
Şiir atlasında İstanbul
Türk erkeklerini ofsayta düşüren futbol
Aşkın demi kudüm
Bu ülkenin aydını
Pop corn versus patlamış mısır
"Keşke Yalnız Bunun İçin"
“Karanlık Sular”dan okunan Japon hikâyesi
Orhan Okay: Hepimizin hocası
Satıraralarıyla "Yeşilçam Günlüğü"
"Gel Zaman"
Sinemadaki derviş: Yücel Çakmaklı
"Optik Patikada Patak"
Roman tek ama tercüme muhtelif
Müteşair şiire düşman
İhraç fazlası "Huruç"
Reklam romanHuruç"
Reklam roman

| geri dön |

| yazdır |

| favorilere ekle |

| yukarı |



BLOG DERGİBİ ÜYE GİRİŞİ
Kullanıcı Adı:
Parola:
Beni hatırla Yeni Üye Kaydı
Parolamı Unuttum
Oturumu Kapat
Blog Dergibi'ye giriş

  Ana Sayfa
  Kitap
  Dosya
  Röportaj
  Şiir
  Şiir Okulu
  Çeviri Şiir
  Öykü
  Haberler
  Deneme
  Yazarlar
  Dergiler
  Eleştiri
  Polemik
  Ajanda
  Gezi Notları
  Anketler
  E-Posta Grubu
  E-Kart
  Sohbet Odası
  Arşiv
  Blog Dergibi
  Arama Servisi
  Medya Dünyası

ARAMA SERVİSİ
Web Dergibi'de

KİTAP ARAYIN!



Yüklemede bir sorunla karşılaşırsanız, buraya tıklayarak "toolbar"ı bilgisayarınıza indirip kurabilirsiniz.


Alexa Rating

Bazıları ışığın, bazıları gölgenin peşine düştü. - T. S. Eliot

 Ana Sayfa | Editörden | Hakkımızda | Bize Yazın | Blog | Linkler Künye | Basın Odası | Reklam | Sponsorluk 


Dergibi'nin içeriği, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ile korunmaktadır. Site içeriği, kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Dergibi tüm katılımcılara açıktır. Ürün göndermeden önce Katılım Şartları'nı okuyunuz. Her türlü yazışma için Mesaj Formu kullanılmalıdır.

© 1999 - 2000 - 2001 - 2002 - 2003 - 2004 - 2005 - 2006 - 2007 - 2008 - Her hakkı saklıdır. - Dergibi
Blog Dergibi / Melih Bayram Dede / TechnoLogic / Medya Dünyası / GebzeRehberi.com / Yeni Şafak Bilişim / Sosyal İm / Flash Oyun / Nitro Model Hobby