| d e r g i b i 1 0 y a ş ı n d a |
| Ana Sayfa | Editörden | Hakkımızda | Bize Yazın | Blog | Linkler | Üye olun! |
![]() |
![]() |
| • YAZARLAR |
Bugün: |
|
Dünyada olup bitenleri küresel medyanın kendi çıkarları doğrultusunda defalarca süzgeçten geçirdiği, çeşit çeşit maniplasyonlara maruz bırakarak ürettiği haberler aracılığıyla öğreniyoruz. Bu haberleri izlerken Platon’un meşhur mağara istiaresinde tasvir ettiği ve gölgeleri gerçeğin ta kendisi sanan kölelerden çok da farklı bir durumda değiliz. Ancak bu sistem bile kimi gediklere sahip. Bütün incelikli mekanizmalara rağmen kimi haber kırıntıları bize ulaşabiliyor ve neyin nasıl çarpıtılabileceğine ilişkin fikir sahibi olan her insan evladı, medyanın dezenformasyon mekanizmaları içinde neyi görmesi gerektiğini, bir sel gibi üstümüze yağan haber bombardımanını aklı selim ile nasıl okuyacağını biliyor.
Haber kaynaklarımız sadece haber ajansları değil elbette. Dünyaya bakmamızı, onu anlamlandırmamızı sağlayan uğraşılardan biri olan sanatı hiçbir zaman göz ardı etmemeliyiz. İster iliklerine kadar güncel hayatı konu edinsin, isterse de en uçuk, en soyut, en alakasız görünen noktada yer alsın her sanat eseri dünyadan ve insandan bir haber verir. Sanat eserinin verdiği haber ile medyadan okuduğumuz haber arasındaki en temelli fark ise medyanın ürettiği haberin kısa zamanda eskimesi ve geçersizleşmesine karşılık sanatçının eserinde yer verdiği haberin ise uzun bir süre geçerli kalmasıdır.
Salome, genç bir rap şarkıcısı. Rap onun için kendini en iyi şekilde ifade edebileceği bir araç. Salome takma adıyla ve kendini değil, sadece söylediklerini öne çıkararak sanatını icra ediyor. Her rap şarkıcısı gibi o da bir ozan. O, Karacaoğlan yahut Dadaloğlu gibi derdini ve meramını yazarak değil, söyleyerek ifade ediyor. İran’da yaşıyor ve şarkıları internette kulaktan kulağa, bilgisayardan bilgisayara yayılıyor. Az sonra şarkı sözlerinden yapacağım alıntılar ise bir arkadaşım tarafından dilimize kazandırıldı.
Ne mi diyor Salome? Gelin sözü ona bırakalım. Şarkının tamamı daha uzun ama ben köşeme biraz budayarak alıyorum.
“Eğer bu sabah herkes gibi hayallerinin sınırlı olduğunu anlamazsan / Eğer bir arkadaşın nereye gittiğini sorar da cevap veremezsen / Eğer seçme kabiliyetin zayıfsa ve seçim zaten yapılmışsa / Yaşamak için bir neden yoksa ve uğrunda ölebileceğin bir şey görmüyorsan / Dört bir yandan kuşatıp zorla kabullendirdikleri ve seçim hakkın elinden alındığı içindir / Bırak da hayaller ve rüyalar / Gelişsinler hayal etmek zaaf değil / Dayatmalardan bağımsız olarak keşfe çık / Reklamlara ve propagandalara hayır de / Beynimizi filtrelerden geçiriyorlar reklamlarla / Holywood filmleri, ticari müzikler ve yalanlarla dolu haberlerle / Tarihi başka türlü gösteriyorlar Vietnam kimin savaşıydı / Siyaset pistir yutar insanı ve yıkanmış beyinler kusar / İran’a gelip barış için katledeceğini ve iyi niyetli olduğunu bile düşündürür / On sene sonra Irak’a ABD’nin barış getirdiğini söyleyecekler / Ve şu sözde aydınlar buna şahit olduklarını bildirecekler/
Eğer sesini duyurmak için kendine bomba bağlarsan teröristsin / Ama atom bombasıyla milyonları katledersen kahraman olursun.”
4 Aralık 2006
|
Yüklemede bir sorunla karşılaşırsanız, buraya tıklayarak "toolbar"ı bilgisayarınıza indirip kurabilirsiniz. Alexa Rating
|