|
Kız Kardeşim İçin, Jodi Picouli
|
| |
Türk Kadın Tarihine Giriş, Necati Gültepe
|
| |
Türkiye’deki Almanya - 1914-1918- Almanya’nın Türkiye’deki Kültürel Etkinliği ve Robert Bosch, Prof. Dr. Rifat Önsoy
|
| |
Şehname'nin Türk Kültür ve Edebiyatına Etkileri, Dr. Bekir Şişman - Dr. Muhammet Kuzubaş
|
| |
Meşe Fısıltıları, Oruç Aruoba
|
| |
Mektuplar 1, Friedrich Wilhelm Nietzsche - Çeviren: Sedat Umran
|
| |
Mektebin Bacaları, Nurettin Durman
|
| |
Hiç, Carmen Laforet
|
| |
Düş Gören Defter, Hayrettin Orhanoğlu
|
| |
Çağdaş Yorumbilim Kuramları, Prof. Dr. Osman Bilen
|
| |
|
|
 |
Modernizmden modernleşmeye anadolu sermayesi
Batılılaşma süreci hakkında yapılan analizler, bu dönüşüm ve değişim
sürecinde yaşanan aksaklıkları iki temel eksikliğe bağlarlar. Batılılaşmayı
mümkün kılacak bir sivil toplumun varolmaması sebebiyle modernleşmenin tepeden
aşağı yapılmasıyla sonuçlanmış; yeterli sermaye birikimin olmaması ise “devlet”
merkezli bir kalkınma hamlesinin tercih edilmesine yol açmıştır. Sivil toplum
kuruluşlarının bile devlet merkezli bir dairenin içinde inşa edilmiş olması ve
yerli sermaye oluşturmak adına kimi insanların kamu kaynakları ile zengin
edilmesi ise işin bir başka cephesidir.
1980’lere kadar sadece TÜSİAD vardı. Gazete ilanıyla hükümet sallayacak güçte
olan bu derneğin tekeli Özal’lı yıllarda tüm Türkiye’yi kapsayan SİAD
patlamasıyla sona erdi. Neredeyse her semt, her meşrep kendi SİAD’ını kurdu.
MÜSİAD, TÜSİAD’ı biricik olmaktan çıkaran ve önceki döneme göre nispi olarak
sıradanlaştıran bu furyanın içinde doğmuş olsa da hem kurucularının amaçları hem
de onun algılanma ve tanımlanma biçimi açısından üstünde ayrıca durulmayı
gerekli kılacak bir farklılaşma içerir. İlk iki harfi Müstakil kelimesinin
kısaltması olsa da Müslüman’ın kısaltması olarak da yorumlanan MÜSİAD’ı, (Zaman
gazetesi ilk çıktığında da hakkında tersten okununca ismi namaz olan bir gazete
olarak haber yapılmıştı) hakkında çıkan haberlere, yorumlara bakarak bir meşhur
meçhul olarak değerlendirmek mümkün.
Emsallerinden farklı olarak mahalli ve sınırlı olmaktan kaçındığı için hızla
yaygınlaşan MÜSİAD’la ilgili saha araştırmasına dayanan bir akademik çalışmaya
imza atan Şennur Özdemir’in tezi Vadi Yayınları tarafından “MÜSİAD: Anadolu
Sermayensin Dönüşümü ve Türk Modernleşmesinin Derinleşmesi” ismiyle
kitaplaştırdı. Özdemir’in tezlerine göz atabilmek ise hızlı da olsa bir
flashback yapmaktan geçiyor.
Adına ister batılılaşma deyin, ister modernleşme yada kapitalistleşme; son yüz
elli senenin önemli bölümünde hep bir sermaye eksikliği ile malül olmanın
acizliğini hissettirdi. Hâlâ da hissettiriyor. 1908’de “Türk tacir olabilir mi?”
diye soran münevverlerimiz, “milli sermaye” adına “iktisadi cihad” ilan ederken,
devletlülerimiz de tacir olabileceğini düşündüğü kimi Türkleri palazlandırmak
için mesai sarf ettiler.
Nasıl siyasi hayatımızda II. Meşrutiyet ile Cumhuriyet dönemleri arasında
kopuşlardan ziyade devamlılıklar belirleyici olmuş ise ekonomimizde aynı seyir
geçerli oldu. Cumhuriyet’in ilanının hemen arifesinde 17 Şubat-7 Mart 1923
tarihleri arasında toplanan İzmir İktisat Kongresi’nde alınan kararlar, Ziya
Gökalp’in İttihat ve Terakki’ye benimsettiği “iktisadi cihad”ın başka
kelimelerle de olsa sürdürülmesini sağladı ve Cumhuriyetin kurulduğu ilk
yıllarda milli sanayinin oluşturulması ve muasır medeniyetler seviyesinin
yakalanması için devlet eliyle bir milli burjuvazi oluşturulmaya çalışıldı.
Ancak amaçlanan hedef ile ulaşılan sonuç arasındaki çelişki dağ gibi oldu
maalesef. Çünkü devletin, partinin himayesinde palazlanan siyasi destekli
“müteşebbisler” teşebbüs etmek ve riske girmek yerine imtiyazlı bir zümre haline
dönüştü.
Kimi çevrelerce bir karşıdevrim olarak tanımlanan 14 Mayıs 1950 ile
modernleştirme yerini yavaş yavaş modernleşmeye bırakmaya başladı. Bu sürecin
anlamlı bir ivme kazanmaya başlaması ise Özal’lı yılları, daha doğrusu 24 Ocak
ekonomisinin devreye girmesini bekledi. Bu sebeple de MÜSİAD’ı Özal sonrası
yılların sivil toplum kuruşlarından biri olarak görmek lazım. Nitekim Yasin
Aktay, süreci şöyle özetler: "Servet az sayıda insanların elinde olursa
girişimcilik gelişmez ve sosyal problemler ortaya çıkar. Cumhuriyet'in ilk
yıllarında bir işadamı sınıfı oluşturulmaya çalışılmış ve devlet eliyle
desteklenmiştir. Servetin dar bir çerçevede kalması milli bir sanayinin
oluşmasını engellemiş ve girişimcilik istenildiği düzeyde gelişememiştir. 80'li
yıllarda imtiyazlı bir zümre ile bir yere varılamayacağı anlaşılmış ve çok yönlü
bir değişim sürecine girilmiştir. Dönemin konjonktürel şartları da dönüşümü
hızlandırmıştır. MÜSİAD bu değişimin önemli bir parametresi ve motoru olmuştur.”
Şennur Özdemir, MÜSİAD’la ilgili çalışmasında hem sahada yaptığı bire bir
görüşmelerden hem de konuyla ilgili yayınlardan yararlanarak; MÜSİAD’ın
kurulmasını mümkün kılan farklılıkları, MÜSİAD üyeleri arasındaki özdeşlik ve
ayrışmalar hakkında analizler yapıyor. Bütün bu analizler ise hakkında çok
konuşulan, çok haber ve köşe yazısı kaleme alınan ve bütün bunlara rağmen
haklarında fazlasıyla önyargı üretildiği için alacakaranlık kalmış bir alanı
tartışma zeminine çeken bir yapıya sahip.
Yıllardır soragelinen “Niçin kapitalistleşemedik?”, “Neden Batı’nın gerisinde
kaldık?”, “Niye burjuvamız yok?” şeklinde uzayıp giden bir dizi hayıflanma
sorusunun yerine daha işlevli ve ufuk açıcı soruların alması Şennur Özdemir
yaptığı türden çalışmaların çoğalmasına ve anlamlı/derinlemesine tartışılmasına
bağlı olduğunu düşünüyorum.
Özdemir’in kitabını anlamlı kılan da böylesi bir çalışma ve tartışma alanını
göstermesi ve bu meşhur/meçhul alanda zihin açıcı adımlar atması hiç şüphesiz.
5 Ekim 2006
| • Yazarın diğer
yazıları... |

Mevlana’yı hümanizme mahkûm etmek
Öyküde anlatılmayan
10.400 yazar bir ansiklopedide
Aşkın Hâlleri
'Enstanteneler'in Şairi: Kamil Eşfak Berki
Kibrit-i Ahmer nedir?
Hanzala'nın Sırtındaki Filistin
Balık ve tango
Kadim hikâye yeni öykü
Nusret Özcan en gencimizdi
Dergâh yazıları güldestesi
Cam Irmağı Taş Gemi
Haçlılara Kılıç ve Kalem Çekenler
Karganın güldüğü
Robinson Crusoe ve Siyonizm
İki şiir
Salome’den şarkılar
Vakte karşı sözler
Modernizmden modernleşmeye anadolu sermayesi
İki hatırat
Raylı romanlar
Bellekteki huriler
Rasim Özdenören'den kimi poetik notlar
Michel Butor'un Dünyevi Komedyası: "Değişim"
Reklâm bize sırıtan bir leştir
Şehrin kuleleri
Şiir ve folklor
Şiir ve hikmet
'Bir Beyaz Rüya'nın şiirleri
Dilemmanın dublörü
1970’lerden uzun mektuplar
Yalçın Küçük: Bay Yanlışlanmaz
Transparan kadın yazarlar
Vonnegut'un zehiri ve panzehiri
Şiir atlasında İstanbul
Türk erkeklerini ofsayta düşüren futbol
Aşkın demi kudüm
Bu ülkenin aydını
Pop corn versus patlamış mısır
"Keşke Yalnız Bunun İçin"
“Karanlık Sular”dan okunan Japon hikâyesi
Orhan Okay: Hepimizin hocası
Satıraralarıyla "Yeşilçam Günlüğü"
"Gel Zaman"
Sinemadaki derviş: Yücel Çakmaklı
"Optik Patikada Patak"
Roman tek ama tercüme muhtelif
Müteşair şiire düşman
İhraç fazlası "Huruç"
Reklam romanHuruç"
Reklam roman
|
 |

Yüklemede bir sorunla karşılaşırsanız, buraya tıklayarak "toolbar"ı bilgisayarınıza indirip kurabilirsiniz.
Alexa Rating
|