|
Necip Fazıl - Tenkitler, Polemikler, Kavgalar, Murat Ertaş
|
| |
Kız Kardeşim İçin, Jodi Picouli
|
| |
Türk Kadın Tarihine Giriş, Necati Gültepe
|
| |
Türkiye’deki Almanya - 1914-1918- Almanya’nın Türkiye’deki Kültürel Etkinliği ve Robert Bosch, Prof. Dr. Rifat Önsoy
|
| |
Şehname'nin Türk Kültür ve Edebiyatına Etkileri, Dr. Bekir Şişman - Dr. Muhammet Kuzubaş
|
| |
Meşe Fısıltıları, Oruç Aruoba
|
| |
Mektuplar 1, Friedrich Wilhelm Nietzsche - Çeviren: Sedat Umran
|
| |
Mektebin Bacaları, Nurettin Durman
|
| |
Hiç, Carmen Laforet
|
| |
Düş Gören Defter, Hayrettin Orhanoğlu
|
| |
|
|
 |
İki hatırat
Çanakkale Savaşı’nın bir dostluk maçı gibi anlatıldığı günlerde yaşıyoruz.
Bize bunu gözümüzün içine baka baka söyleyebildiklerine göre Mehmet Akif
Ersoy’un o abidevi şiirinde anlattığı dehşet ve şiddet yüklü tablolar bile
zihnimizden kayıp gitmiş olmalı.
Çünkü tarihimiz hakkında anlamlı bir yayın yapıp, nisyan ile malül hafızamıza
şifa olacak çalışmalar yapacağımıza hamasi nutuklar atarak, şehitler verilerek
kazanılmış değerlerin içini boşaltmayı yeğlemişiz.
İçinde Çanakkale, Sarıkamış, Yemen, Galiçya geçen konuşmalar yapmış, yazılar
karalamışız ama bu saydığımız yerlerin neresi olduğunu öğrenmek için haritaya
bakmaya bile gerek görmemişiz ve Kâzım Karabekir, “İstiklâl Harbi Yaptık.
Yapanlar yazmazsa tarih masal olur.” ihtarında bulunmakta sonuna kadar haklı
çıkarmışız. Gerçi hem yapanların hem de daha sonra pek çok sağduyulu
araştırmacının konuyla ilgili yaptığı çalışmaları yok saymak haksızlık olur ama
medyatik bir masallaşma süreci içinde Orwell’in 1984 adlı romanında anlatıldığı
gibi tekrar tekrar tahrif edilen bir geçmişle karşı karşıyayız.
Geçmişe sahip çıkmamız bu yüzden önemli işte. Çünkü geçmişe ilişkin her
tahrifat, esasen kimliğimize, köklerimize yapılan bir saldırı, suikast hükmünü
taşıyor.
Geçmiş kah karanlığa, unutuluşa terk edilerek tahrif ediliyor, kah
popülerleştirilirken maniple edilerek. “Şu Çılgın Türkler”i bu yüzden anlamlı
bir çaba olarak görmüyorum. Yapılan dökümanter bir masallaştırma çabası gibi
geliyor bana. Üstelik İstiklâl Harbini tek boyuta indirgeyen, meseleyi daha
tanımlarken sahip olduğu değerler silsilesinden soyutlayan bir kitap.
Vadi Yayınları işte böylesi bir vasatı kırmak için harekete geçti ve
“Hatıralarla Birinci Dünya Savaşı ve İstiklâl Savaşı” isimli bir Harp Tarihi
dizisi başlattı. Bu dizi iki kitapla siftah yaptı geçtiğimiz günlerde. Mülâzım
Mehmet Sinan’ın “Harp Hatıralarım” ve Miralay Süleyman Şakir’in “Cepheden
Hatıralar” adını taşıyan iki kitabı bu ay itibariyle okurlarına kavuştu.
Afyon’un Bolvadin ilçesinde doğan Mülâzım Mehmet Sinan, hatıralarında Çanakkale,
Irak ve Kafkas Cephelerinde yer alarak, Birinci Cihan Harbi boyunca Osmanlı
Devleti’nin sınırboylarının büyük bir bölümünde savaşarak dolaşmış bir subay
olarak hatıralarını kaleme almış bir asker. Onun kaleme aldığı “Harp
Hatıralarım”, okurlarını Kâzım Karabekir’in işaret ettiği masallaşma
tehlikesinden koruyan bir panzehir niteliği taşıyor.
Miralay Süleyman Şakir ise Çanakkale Savaşı’nda önemli bir rol oynayan 6.
Fırka’nın üstlendiği görevler esnasında karşılaştığı güçlükleri tümen komutanı
olarak bütün ayrıntıları ile “Cepheden Hatıralar”da anlatmış.
Yaşananların masala dönüşmemesi için gerekli olan bu tarz kitaplara gereken
ilgiyi gösterelim ki Çanakkale Savaşı’nda yaşananlar bizim için kaf dağının
ardında yaşanmış uzak ve hayali bir hikâye olmaktan çıksın.
Bu vesileyle Prof. Dr. Ali Birinci’nin editörlüğünde serinin kitaplarına emek
veren Yrd. Doç. Hasan Babacan, Servet Avşar ve Muharrem Bayar’ı titiz çabaları
için tebrik etmek isterim.
Çünkü onların çalışmaları sadece geçmişe değil, bugüne ve hatta yarına bile ışık
tutabiliyor.
Tabii ibret alabilene…
12 Eylül 2006
| • Yazarın diğer
yazıları... |

Mevlana’yı hümanizme mahkûm etmek
Öyküde anlatılmayan
10.400 yazar bir ansiklopedide
Aşkın Hâlleri
'Enstanteneler'in Şairi: Kamil Eşfak Berki
Kibrit-i Ahmer nedir?
Hanzala'nın Sırtındaki Filistin
Balık ve tango
Kadim hikâye yeni öykü
Nusret Özcan en gencimizdi
Dergâh yazıları güldestesi
Cam Irmağı Taş Gemi
Haçlılara Kılıç ve Kalem Çekenler
Karganın güldüğü
Robinson Crusoe ve Siyonizm
İki şiir
Salome’den şarkılar
Vakte karşı sözler
Modernizmden modernleşmeye anadolu sermayesi
İki hatırat
Raylı romanlar
Bellekteki huriler
Rasim Özdenören'den kimi poetik notlar
Michel Butor'un Dünyevi Komedyası: "Değişim"
Reklâm bize sırıtan bir leştir
Şehrin kuleleri
Şiir ve folklor
Şiir ve hikmet
'Bir Beyaz Rüya'nın şiirleri
Dilemmanın dublörü
1970’lerden uzun mektuplar
Yalçın Küçük: Bay Yanlışlanmaz
Transparan kadın yazarlar
Vonnegut'un zehiri ve panzehiri
Şiir atlasında İstanbul
Türk erkeklerini ofsayta düşüren futbol
Aşkın demi kudüm
Bu ülkenin aydını
Pop corn versus patlamış mısır
"Keşke Yalnız Bunun İçin"
“Karanlık Sular”dan okunan Japon hikâyesi
Orhan Okay: Hepimizin hocası
Satıraralarıyla "Yeşilçam Günlüğü"
"Gel Zaman"
Sinemadaki derviş: Yücel Çakmaklı
"Optik Patikada Patak"
Roman tek ama tercüme muhtelif
Müteşair şiire düşman
İhraç fazlası "Huruç"
Reklam romanHuruç"
Reklam roman
|
 |

Yüklemede bir sorunla karşılaşırsanız, buraya tıklayarak "toolbar"ı bilgisayarınıza indirip kurabilirsiniz.
Alexa Rating
|