d e r g i b i   1 0   y a ş ı n d a  

  Ana Sayfa | Editörden | Hakkımızda | Bize Yazın | Blog | Linkler Üye olun! 
Dergibi.com - ISSN 1303-6211    
• YAZARLAR  

Bugün:

DERGİBİ YAZARLARI
Yazıyorum, öyleyse varım!
Melih Bayram Dede
Karanlık Oda
Ferhat Ünlü
Sevgilim Hayat
Fadime Özkan
Mutsuzluk Oyunları
Ömer Sercan
Bilir Kişi
Hüseyin Akın
Mürekkep Lekesi
Suavi Kemal Yazgıç
Yazgı
Özlem Albayrak
Beriki Taraf
Orhan Karagöl
Söz Misali
Ali Ömer Akbulut
Mavi Kalem
Mehmet Aycı
Seyr-ü Sefer
Sefer Kayaoğlu
Vesselâm
Kâmil Doruk
Cem Vefa

KİTAPLIK
Kız Kardeşim İçin, Jodi Picouli
Türk Kadın Tarihine Giriş, Necati Gültepe
Türkiye’deki Almanya - 1914-1918- Almanya’nın Türkiye’deki Kültürel Etkinliği ve Robert Bosch, Prof. Dr. Rifat Önsoy
Şehname'nin Türk Kültür ve Edebiyatına Etkileri, Dr. Bekir Şişman - Dr. Muhammet Kuzubaş
Meşe Fısıltıları, Oruç Aruoba
Mektuplar 1, Friedrich Wilhelm Nietzsche - Çeviren: Sedat Umran
Mektebin Bacaları, Nurettin Durman
Hiç, Carmen Laforet
Düş Gören Defter, Hayrettin Orhanoğlu
Çağdaş Yorumbilim Kuramları, Prof. Dr. Osman Bilen
Daha fazla kitap için tıklayın!


Ayrıntılar için
hemen tıklayın!


MÜREKKEP LEKESİ

SUAVİ KEMAL YAZGIÇ
suaviy@
yahoo.com
Bellekteki huriler

Adına ister tebliğ densin isterse de proparaganda sanat ve ideoloji ilişkisi çoğu zaman için dünya görüşünün merkeze alındığı ve sanatın uydu kabul edildiği bir dolayımda cereyan etmiştir. Sanatın bir dış amaca hizmet etmesinin sonuçları ise hep biraz netame taşır. Bu netame sadece propagandaya hizmet eden sanata ait değildir. Sanatı hizmetkarı olarak kullanabileceğini düşünen her ideolojiye de sahip olduğu total iddia sebebiyle bir şüphe bulaşmış demektir. Söz konusu netame payının gölgesinin düşmediği eserler de elbette vardır. Ancak başına "güdüm" cihazı takılan ve bununla yetinen bir sanatçının zihninden sınırlarını aşacak vizyon beklemek de abesle iştigalden başka bir şey değildir.
Güdümlü sanat, bir de kitleleri hedef alınarak icra edilmeyegörsün mevzuu biraz daha çetrefilleşir. Zira epik bir amacın vulgarilize edilerek tüketiciye sunulması süreci aynı zamanda da tebliğ edilmek istenen mesajın anlamından soyutlanmasına denk düşer. Yani yüce ideallerden bahsedilir bahsedilemesine de, "ideal" artık bir amaç değil; kitleleri müşteri kılacak söyleme yakıt teşkil eden bir nesneden başka bir şey değildir.
Öykü yazarı Ahmet Sait Akçay Selis Yayınları'ndan çıkan yeni kitabı "Bellekteki Huriler" ile İslamcı Popülist kültürün edebiyattan televizyona uzanan çeşitli araçlardaki yansımalarındaki okumalarını yaparak, tercih edilen klişeleri, imgeleri irdeliyor ve İslamın ana kavramlarından biri olan hidayetin popüler kültüre indirgenme sürecini mercek altına alıyor.
Akçay, Şule Yüksel Şenler'in "Huzur Sokağı", Hekimoğlu İsmail'in "Minyeli Abdullah"ı ve Hüseyin Karatay'ın "Kıbrıslı" adlı romanlarını İslamcı popülist kültürün klişelerini belirleyen ilk çalışmalar olarak ele alıyor. Yazıldıkları dönemde ve hâlâ çok satan -Hüseyin Karatay uzunca bir süredir diğer iki yazara göre geri planda kaldı- bu romanların hangi saiklerle, kaygılarla kaleme alındığını ve okuyucu nezdinde hangi ihtiyaca karşılık geldiğini inceleyen Akçay'ın bu mesaisi bir çeşit arabesk olarak niteleyebileceğimiz "Yeşil Pop"tan bazı kanalları istila eden "Sır Dizileri"ne uzanan günümüz ürünlerini de anlamamıza yardımcı oluyor. Akçay, böylece bir hareketin 60'lı yıllardan 90'lı yıllara uzanan macerasını ve değişenleriyle sabitleriyle akıp gelen mecrasını kendi konusu üstünden verebildiği kadarıyla anlatıyor ve analiz ediyor.
Akçay, "Hidayet bir zaferdir yazar için. Hedeftir. O hedefe yaklaştığı oranda sevap kazanacağını düşünür. İnsanları zulmetten adalete götürmeyi amaçlar. Bu savını doğrulamak için ansiklobedik, fıkhi bilgilere başvurur. Hep başkasını düşünür, onun için okur, onun için düşünür. Fakat bütün bu çabaların kendini tatmin etmesiyle örtüştüğü de gerçektir." derken anlattığı psikoloji aynı zamanda eserin muhatabının da ürünü tüketirken taşıdığı psikolojinin aynısıdır. Onun alıntıladığım cümlelerindeki yazar öznesinin yerine "okur"u (tüketici demek daha doğru olabilir) koymamız halinde Akçay'ın yaptığı tespitte öyle büyük bir değişiklik yapmaya ihtiyaç duyulmaz.
Yine de küçük de olsa çok önemediğim bir dikkat eksikliğinden bahsetmekte fayda var. Bir hatanın anafikre zarar vermemiş olması görmezden gelinebileceği anlamına gelmez zira.
Kitaptaki bir dipnotta geçen "Metinlerle Günümüzde Tasavvuf Hareketleri" adlı kitabın yazarının ise metnin iki ayrı yerinde geçtiği gibi İsmail Kara değil, Mustafa Kara olduğunu da ifade etmek isterim. Fazla tashihe rastlamadığım bir kitabın, dipnotunda böylesi bir karışıklığın olması beni şaşırtmadı değil. Umulur ki bunu söylemiş olmam kitabın bütünlüğünü gölgeleme çabasından ziyade gölgede kalmış bir ayrıntının göz önüne çıkartılarak düzeltilmeye çalışılması şeklinde yorumlanır.
Sonuç olarak Ahmet Sait Akçay'ın bu kitabı hakkında yeteri kadar araştırma yapılmamış bir alanı konu edindiği için bir davet niteliği de taşıyor. Bundan sonra Akçay'ın davetine icabet edip çalışan her kişinin eserinin dipnotında "Bellekteki Huriler" adlı kitabın özel bir yeri olacak. Çünkü Ahmet Sait Akçay'ın bu kitapta başlıklar ve ipuçları halinde verip, geçmek zorunda kaldığı pek çok fikir ileride başka çalışmaların kanavasını teşkil edecek. "Bellekteki Huriler"i önemli kılan bir özelliği de bu…
"Bellekteki Huriler" kapsamlı bir tartışmaya değer tezler barındıran bir kitap.

25 Haziran 2006

• Yazarın diğer yazıları...

Mevlana’yı hümanizme mahkûm etmek
Öyküde anlatılmayan
10.400 yazar bir ansiklopedide
Aşkın Hâlleri
'Enstanteneler'in Şairi: Kamil Eşfak Berki
Kibrit-i Ahmer nedir?
Hanzala'nın Sırtındaki Filistin
Balık ve tango
Kadim hikâye yeni öykü
Nusret Özcan en gencimizdi
Dergâh yazıları güldestesi
Cam Irmağı Taş Gemi
Haçlılara Kılıç ve Kalem Çekenler
Karganın güldüğü
Robinson Crusoe ve Siyonizm
İki şiir
Salome’den şarkılar
Vakte karşı sözler
Modernizmden modernleşmeye anadolu sermayesi
İki hatırat
Raylı romanlar
Bellekteki huriler
Rasim Özdenören'den kimi poetik notlar
Michel Butor'un Dünyevi Komedyası: "Değişim"
Reklâm bize sırıtan bir leştir
Şehrin kuleleri
Şiir ve folklor
Şiir ve hikmet
'Bir Beyaz Rüya'nın şiirleri
Dilemmanın dublörü
1970’lerden uzun mektuplar
Yalçın Küçük: Bay Yanlışlanmaz
Transparan kadın yazarlar
Vonnegut'un zehiri ve panzehiri
Şiir atlasında İstanbul
Türk erkeklerini ofsayta düşüren futbol
Aşkın demi kudüm
Bu ülkenin aydını
Pop corn versus patlamış mısır
"Keşke Yalnız Bunun İçin"
“Karanlık Sular”dan okunan Japon hikâyesi
Orhan Okay: Hepimizin hocası
Satıraralarıyla "Yeşilçam Günlüğü"
"Gel Zaman"
Sinemadaki derviş: Yücel Çakmaklı
"Optik Patikada Patak"
Roman tek ama tercüme muhtelif
Müteşair şiire düşman
İhraç fazlası "Huruç"
Reklam romanHuruç"
Reklam roman

| geri dön |

| yazdır |

| favorilere ekle |

| yukarı |



BLOG DERGİBİ ÜYE GİRİŞİ
Kullanıcı Adı:
Parola:
Beni hatırla Yeni Üye Kaydı
Parolamı Unuttum
Oturumu Kapat
Blog Dergibi'ye giriş

  Ana Sayfa
  Kitap
  Dosya
  Röportaj
  Şiir
  Şiir Okulu
  Çeviri Şiir
  Öykü
  Haberler
  Deneme
  Yazarlar
  Dergiler
  Eleştiri
  Polemik
  Ajanda
  Gezi Notları
  Anketler
  E-Posta Grubu
  E-Kart
  Sohbet Odası
  Arşiv
  Blog Dergibi
  Arama Servisi
  Medya Dünyası

ARAMA SERVİSİ
Web Dergibi'de

KİTAP ARAYIN!



Yüklemede bir sorunla karşılaşırsanız, buraya tıklayarak "toolbar"ı bilgisayarınıza indirip kurabilirsiniz.


Alexa Rating

İyi olmak kolaydır, zor olan adil olmaktır. - Victor Hugo

 Ana Sayfa | Editörden | Hakkımızda | Bize Yazın | Blog | Linkler Künye | Basın Odası | Reklam | Sponsorluk 


Dergibi'nin içeriği, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ile korunmaktadır. Site içeriği, kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Dergibi tüm katılımcılara açıktır. Ürün göndermeden önce Katılım Şartları'nı okuyunuz. Her türlü yazışma için Mesaj Formu kullanılmalıdır.

© 1999 - 2000 - 2001 - 2002 - 2003 - 2004 - 2005 - 2006 - 2007 - 2008 - Her hakkı saklıdır. - Dergibi
Blog Dergibi / Melih Bayram Dede / TechnoLogic / Medya Dünyası / GebzeRehberi.com / Yeni Şafak Bilişim / Sosyal İm / Flash Oyun / Nitro Model Hobby