| d e r g i b i 1 0 y a ş ı n d a |
| Ana Sayfa | Editörden | Hakkımızda | Bize Yazın | Blog | Linkler | Üye olun! |
![]() |
![]() |
| • YAZARLAR |
Bugün: |
|
"Sol ayağınızı bakır sürgüye yaslamışsınız, sağ omzunuzla da sürme kapıyı az daha itebilmek için boşuna uğraşıp duruyorsunuz." cümlesiyle başlar Michel Butor'un değişme adlı romanı. Romanın öznesi olarak okuruna hitap eden Butor, bir anlamda Karl Marks'ın Kapital'in önsözünde, kapitalist gelişime geç girmiş Almanya'ya, İngiltere'yi kastederek: "Aldırmıyorsun ama bu anlattığım senin hikayendir" demesi gibi, "sen roman okuduğunu sanıyorsun ama anlattığım senin hikâyendir" demektedir.
Roman bir tren yolculuğunu anlatır. Yolculuk Paris'ten Roma'yadır. Yani doksan altı romanına üst başlık olarak "İnsanlık Komedyası"nı seçen Balzac'ın ülkesinden, "İlahi Komedya"nın yazarı Dante'nin ülkesine. "Değişme"nin İlahi Komedya'nın kahramanından on yaş büyük kahramanı iki kadın ve iki şehir arasındaki yolculuğunda kafasının içindeki karanlık kuruntuların arasında kaybolmuştur. Dante'nin "karanlık bir ormanda" yolunu kaybetmesinden altı yüzyıl sonra Michel Butor'un kahramanı kendi zihninde kaybolur. Dante'nin hayali bir mekanda kaybolup ahiret dünyasına yaptığı yolculuktan farklı olarak, Butor'un kahramanı gerçek bir mekanda zihni bir kaybolma yaşar. Balzac'ın "İnsanlık Komedyası" başlığı altında topladığı rasyonel tasarıdan da farklıdır, Butor'un yaptığı. Vahye diğer iki yazardan daha yakın olan Dante'nin vahyin tahrif edilmiş halinden ilham almasından sonra tasarladığı "İlahi Komedya", Balzac'ın elinde rasyonelleştirilmiş, ters yüz edilmiş; Butor ise sekülerizasyon sürecini Komedya'yı bireye varıncaya kadar tasfiye etmesiyle tamamlamıştır. Artık ideolojilerin, büyük anlatıların da harcandığı "insanlık" fikrinin içinin boşaltıldığı bir çağın romanını yazmaktadır Butor. Bu açıdan kaleme aldığı "İnsanlık Komedyası" bile değildir. Tamamen "Dünyevi Komedya"dır imza attığı.
Konu sıradan bir olaya dayalıdır: Paris'te Scabelli Şirketi'nde çalışan Léon Delmont, iş gereği sıkça yaptığı Paris-Roma yolculuklarından birinde Romalı genç bir kadınla (Cécile) tanışır. Yaş döneminin bunalımı, Henriette'le (karısı) olan yıpranmış ilişkileri ve özbenliğine ters düşen sıkıcı iş yaşamı, tüm varlığıyla Cécile'e bağlanmasına neden olur.
Léon için Cécile, gençleşmek, içtenliğe kavuşmak, özgürleşmek, sanatı ve güzellikleri tatmak, tek sözcükle kendi kendisi olabilmektir. Romanın kahramanının kendisi olmak için gittiği sadece Cécile değildir. Roma şehrinin bizatihi kendisi de bir kaçıştır onun için. Giderek Henriette'den ve çocuklarından kopan Léon, Paris'te Cécile için bir iş ayarlar, karısından boşanmaya ve sevgilisiyle yaşamaya karar verir. Roman, bu kararı Cécile'e bildirmek üzere, Léon'un Paris-Roma ekspresine binmesiyle başlar, 22 saate yakın bir yolculuktan sonra, trenden inmesiyle biter. Hikâye tamamen kahramanının zihninde başlayıp, biten bir kuruntudan ibarettir esasen. Asla bitmeyecekmiş gibi anlatılan yolculuk boyunca kahramanın yolculuğa çıkmasına sebep olan kararını değiştirme sürecini okuruz.
"Değişme"nin bende uyandırdığı çağrışımları böyle art arda sıraladıktan sonra Alain Robbe-Grillet'in Yeni Roman adlı kitabından şu alıntıyı yapmak da farz oldu: "Yeni Roman "bir şeye yaramaya", örneğin ruhbilimsel çözümlemeye, katolik romana yada sosyalist gerçekçiliğe hizmet etmeye başladığı an, keşifçiler için bu, edebiyatın dışında neye yarayacağı henüz bilinmeyen bir Yeni Roman'ın doğuş işareti sayılacaktır."
26 Nisan 2006
|
Yüklemede bir sorunla karşılaşırsanız, buraya tıklayarak "toolbar"ı bilgisayarınıza indirip kurabilirsiniz. Alexa Rating
|