| d e r g i b i 1 0 y a ş ı n d a |
| Ana Sayfa | Editörden | Hakkımızda | Bize Yazın | Blog | Linkler | Üye olun! |
![]() |
![]() |
| • YAZARLAR |
Bugün: |
|
Her problemi çözme iddiasında olan biri Yalçın Küçük. Ne yazık ki tarihçi değil ama tarih ondan sorulsun istiyor. Sadece tarih mi? Sosyoloji, iktisat, magazin, popüler kültür, müzik, siyaset… Eminim bu saydığım dallar içinde ona akademik unvanını kazandıran disiplin de vardır. Ancak hangisidir emin olamıyorum. Çünkü Yalçın Küçük ile yapılan röportajların konu zenginliği bir netice çıkarmama engel oluyor. Hemen her konuda analiz yapmış sayın Küçük. Hem de herkesten önce. Muhtemelen bir kütüphaneye sığmayacak olan devasa külliyatında değinmediği mevzuu, hakkında aykırı fakat doğru teşhis ve tespitte bulunmadığı bir kişi kalmamış.
Ancak Yalçın Küçük'te beni rahatsız eden şey bu değil.
Her problemi çürütülemeyecek, yanlışlanamayacak şekilde çözme iddiasında olan biri Yalçın Küçük. Yanlışlanmama iddiası Yalçın Küçük için o kadar önemli ki işin bu boyutuna o kadar çok yükleniyor ki bilimin kavram ve yöntemleri onun analizlerini taşıyamayacak kadar zayıf kalıyor. O iddialarını o denli "yanlışlanamaz" bir yerde kuruyor ki "bilim"in kabul ettiği ölçüler içinde onunla polemiğe girmenin hiçbir anlamı kalmıyor. Bütün bunları bilimin ulaşılmazlığını değil Yalçın Küçük'ün tezlerinin antitezinin üretilmesinin mümkün olmadığını dolayısıyla da onun çalışmalarından yola çıkarak bir sentez elde edemeyeceğimiz gerçeğine işaret etmek için ifade ediyorum.
Kendi fikri yapısı, düşünce dünyası, hayat anlayışı içinde değerlendiremeyeceğimiz bir fikri başka bir dünya görüşüne tercüme edemeyiz. Buna rağmen çok satıyor Yalçın Küçük'ün kitapları. Hemen her cenahtan insan, onun yanlışlanamayacak fikirlerine hiçbir zaman sahip olmadığı bir değer atfediyor.
Bu biraz da Yalçın Küçük'ün boş alanları iyi değerlendirmesinden ve insanların bu boş alanlar için ihtiyaç duyduğu hap fikir ve malumatları yanlışlanamayacak şekilde ortaya koymasından kaynaklanıyor.
İnsanlar her kapıyı maymuncuk misali açacak fikri cümleler, analizler talep ediyor. Yalçın Küçük ise bunları arz ediyor ve bütün bunlar kitap halinde paketlenmiş olarak piyasadaki yerini alıyor.
Talep memnun, arz memnun.
Öyle ise problem ne?
Yalçın Küçük'ün yanlışlanma kabiliyetinden mahrum tezleri bir boşluğu kullanırken bir yandan da insanlarda bu boşluk yokmuş duygusunu uyandırıyor çünkü. Bir talebin karşılığı Yalçın Küçük'ün arzıyla giderilirmiş gibi yapılıyor.
Boşluk, giderilmeyecek şekilde yerinde dururken o boşluğun varlığı da yalçın ve küçük bir örtüyle kapatılmış ve sanki hiç yokmuşcasına ortadan kaldırılmış oluyor. Ama değişen hiçbir şey olmuyor. Çünkü yaşananlar bir illüzyondan ibaret.
Yalçın Küçük illüzyonu da bir gün doldurduğu kütüphane raflarında unutulup gidecek.
Ancak korkarım yerine bir başka yanlışlanamayacak fikir adamı üretilmiş olacak o zamana kadar.
Bu yazıyı Yalçın Küçük'ten ziyade onu besleyip, büyüttükten sonra kendisi için yakıt yapan illüzyonu eleştirmek için kaleme aldım. En azından böyle bir illüzyonun varlığına işaret edebilmek için…
Yalçın Küçük her şeyi analiz ediyor. Peki biz nerede hata yaptık ki Yalçın Küçük'ün her şeyi analiz edebileceği iddiası rahatlıkla prim yapabiliyor?
Bu sorunun cevabını hepimizin düşünmesi gerekiyor…
9 Ağustos 2005
|
Yüklemede bir sorunla karşılaşırsanız, buraya tıklayarak "toolbar"ı bilgisayarınıza indirip kurabilirsiniz. Alexa Rating
|