d e r g i b i   1 0   y a ş ı n d a  

  Ana Sayfa | Editörden | Hakkımızda | Bize Yazın | Blog | Linkler Üye olun! 
Dergibi.com - ISSN 1303-6211    
• YAZARLAR  

Bugün:

DERGİBİ YAZARLARI
Yazıyorum, öyleyse varım!
Melih Bayram Dede
Karanlık Oda
Ferhat Ünlü
Sevgilim Hayat
Fadime Özkan
Mutsuzluk Oyunları
Ömer Sercan
Bilir Kişi
Hüseyin Akın
Mürekkep Lekesi
Suavi Kemal Yazgıç
Yazgı
Özlem Albayrak
Beriki Taraf
Orhan Karagöl
Söz Misali
Ali Ömer Akbulut
Mavi Kalem
Mehmet Aycı
Seyr-ü Sefer
Sefer Kayaoğlu
Vesselâm
Kâmil Doruk
Cem Vefa

KİTAPLIK
Necip Fazıl - Tenkitler, Polemikler, Kavgalar, Murat Ertaş
Kız Kardeşim İçin, Jodi Picouli
Türk Kadın Tarihine Giriş, Necati Gültepe
Türkiye’deki Almanya - 1914-1918- Almanya’nın Türkiye’deki Kültürel Etkinliği ve Robert Bosch, Prof. Dr. Rifat Önsoy
Şehname'nin Türk Kültür ve Edebiyatına Etkileri, Dr. Bekir Şişman - Dr. Muhammet Kuzubaş
Meşe Fısıltıları, Oruç Aruoba
Mektuplar 1, Friedrich Wilhelm Nietzsche - Çeviren: Sedat Umran
Mektebin Bacaları, Nurettin Durman
Hiç, Carmen Laforet
Düş Gören Defter, Hayrettin Orhanoğlu
Daha fazla kitap için tıklayın!


Ayrıntılar için
hemen tıklayın!


MÜREKKEP LEKESİ

SUAVİ KEMAL YAZGIÇ
suaviy@
yahoo.com
Transparan kadın yazarlar

2000'li yılların kadın köşe yazarı patlamasını anlamlandırabilmek için biraz geriye gitmekte fayda var. "Kadın Yazar" sıfatı adının başına yapıştırılan ilk yazar olan Duygu Asena 1980'lerde "Kadının Adı Yok" dedi. 1990'lı yıllarda ise Ayşe Kulin kadına bir ad bularak bir best sellere imza attı. "Adı: Aylin".

Ayşe Kulin kadına adını koymakla yetinmediği kitabıyla best seller yazarı ünvanını kazanınca bir anlamda da "kadınlık" durumunun Duygu Asena ile başlayan piyasalaşma süreci de tamamlanmış oldu. Özellikle Duygu Asena'nın öncülüğünde yayınlanan Kadınca Dergisi'nden itibaren dilimize yerleşen "kadın" yazar tabiri bugünü izah ederken kullanacağımız sihirli bir kavram olarak karşımıza çıkıyor. (ve her sihirli kavram gibi sorgulanmaya muhtaç.)

Sihirli çünkü "yazar"lıktan ziyade "kadınlığı" öne çıkaran "kadın yazar" kavramının gelip dayandığı ifrat noktası bugünün medyasında en çok merak gıdıklayan "transparan kadın yazar"dır. Tüketicinin "para"sını "trans"fer etmek için merak duygusunu ve dedikodu tutkusunu kırbaçlayan emek gerekmeden kaleme alındığı için yükte hafif; reytingi, tirajı kısacası pazarı cazip olduğu için pahada ağır olan bu damarı kullanmakta hem eli kalem tutanlar hem de medya patronları hiç tereddüt etmeyince mesele bugünkü dallı budaklı, çetrefil hâli aldı.

Bir transfer öyküsü

İşte bu "trans" "para"nlığın ifrat noktalarına çıkan (bu satırların okurları 'çıkan' kelimesi yerine 'düşen' kelimesini tercih ederse onları alınlarından öpmek bir yazarlık görevim olur) Ayşe Arman'ı konu mankenimiz olarak kullanmak zannediyorum ki biraz önce kurduğum paragraf yumağını biraz olsun açacak ve somutlaştıracaktır.

Ayşe Arman'ı bir basın duayeni olan Oktay Ekşi'nin kaleminden tanımlamak sanıyorum ki sadece Ayşe Arman'ı değil matbuattan medyaya gelen o uzun serüvenin de istikameti hakkında fikir verecektir. "O'nu anlatan doğru kelime teşhircidir olmalı. Ama o olumsuz anlamlar çağrıştıracağı için saydam demek daha uygun. Ayşe Arman'ı Ayşe Arman yapan pervasızlığıdır. Bu dürüstlük ve cesaret karşısında şapka çıkartılır."

Üstadımızdan aldığımız anahtar kelimeleri art arda sıralayalım isterseniz. "Teşhirci", "saydam", "dürüst", "cesur". Bu kelimeleri bir arada kullanabilmek için lügatımızda ne kadar ağır bir erozyonun yaşanmış olması gerektiğine umarım dikkat etmişsinizdir. Fakat gelin Zeki Coşkun'un para-roman kavramını araklayalım ve söz konusu kavramları o çerçeve içinde bir daha adlandıralım. Ayşe Arman esasen teşhirci değil para-teşhircidir.

Çünkü gözümüzün içine soktuğu 'şey' herhangi bir gerçek teşhircinin yaptığı gibi kendi gerçeği değil tedavül değeri olan imajıdır. O ne "özel" hayatını gazete sayfalarına kusarcasına aktarsa da yüzünün üçte birini kaplayan kara gözlüklerinin ardındaki Ayşe Arman kontrolünü asla kaybetmez. Çünkü o "para-saydam"dır aynı zamanda. Teşhircilik ve saydamlık birbirinin zıddıdır.

Saydam olan arkasını gösterdiği için pekala gözden yitebilir. Teşhir ise gözün ta bebeğine sokmaktır. Fakat "para-saydam" ve "para-teşhirciyseniz" "para-dürüstlüğünüze" ve "para-cesaretinize" de hiç kimse toz konduramaz. Çünkü medyanın asıl aradığı vasıf reyting / tirajdır. "Ayşe Arman mutlaka dikkati çeker" der Oktay Ekşi. "Yazdıklarıyla dikkati çeker, -öyle anlaşılıyor ki- arkadaş çevresinde veya kendisini hiç kimsenin tanımadığı ortamda da o dikkati çeker. Ne yapar da dikkati çeker sorusuna yanıt vermek kolay değil. Gerçi o tipik bir ''controversal figure''dür. Yani her zaman tartışılır. Bu zaten yeter diyebilirsiniz."

'Kadınlık' 'kadın'ı yener

"Kadınlık" durumu "kadın" olmanın bile önüne geçer bu noktada. Çünkü kadın değildir reytingi toplayan. "Mış gibi yapılarak" üretilmiş "kadınlık" imajıdır. Tıpkı dürüstlük, samimiyet, cesaret... Bunlar işgal edilmiş, yağmalanmış kavramlardır ve bir Western filmindeki kasaba dekoru ne kadar kasaba ise o denli sahih kavramlardır piyasanın tecime elverişli olarak paketleyip üstlerine birer etiket yapıştırdığı bu kavramlar silsilesi.

Eleştirinin şaşırtıcı biçimde elleşmediği bu alan sadece medyayı deşifre etmek için değil hepimizi birer "Truman Show" kahramanı yapan zamanımızı da çözümlemek için kullanılabilir. İşte bu transparanlık üstad Ekşi'nin bile yüzünün ekşimesine sebep oluvermiş: "Ayşe Arman'ın yazılarını okuyan herhangi biri, onun hakkında çok şey öğrenir. Çünkü o özel yaşamıyla ilgili en gün görmemiş gerçekleri bile okuyucunun önüne koyar. O yüzden Ayşe Arman'ı okurken, saklısı gizlisi olmadığı izlenimi edinirsiniz. Hatta bazen ''birazını da kendine saklasa iyi eder'' diyebileceğiniz kadar..."

Gelin Oktay Ekşi'den son bir alıntı daha yaparak "para-dürüstlüğün" ne menem bir "para-ahlak" gerektirdiğine bir kez daha şahit olalım: "Düşünün siz... Hangi kadın -veya erkek- yazarımız (üstelik halen evli olduğunu da vurgulayarak) eski yıllarda bir akşam yemeğe çıktığı erkek arkadaşı restoranın tuvaletine gidince, içinden geleni yapmak için onun ardından erkekler tuvaletine girdiğini, bir süre sonra dışarı çıkmaları gerekince kapı kilidinin dili düştüğü için birlikte içeride kalarak yardım istediklerini... Ve çıkarken fevkalade utandıklarını tüm açıklığıyla yazabilir?"

Akraba, eş, dost ve saire teşhirciliği

Akşam gazetesinden Serdar Turgut'un Rana'sı, Hürriyet'ten Ayşe Arman'ın Zafer'i, Radikal'den Nur Çintay A.'nın "entelektüel" diye bahsettiği "kocam"ı E. A.'sı (Emre Aköz'ü) var. Sadece bunlar mı? Esasen var oğlu var. İşte liste uzayıp gidiyor: Hıncal Uluç, Ertekin'e gidiyor daima; bir de Yasemin diye birinden söz ediyor. Kanat Atkaya, Riko ve Topesto'yu anlatıyor. Selahattin Duman'ın arkadaşı Kemal. Radikal'den Sarıkız'ın kocaları ve cemi cümle akrabaları. Perihan Mağden'in yazılarında ise Elçin, Fulya gibi isimler geçiyor. (Tabii ki kızı Melek'i unutmadım.)

Bütün anlatılanlar, bütün aykırılıklar aslında para-anlatının bir parçasıdır. Malumu duyurma pahasına yazıyorum. "Mış gibi yapılarak" tasarlanılmış aykırılıklar bir uyumun ilanıdır. Piyasa piyazından bir tabak daha fazla almak için tasarlanmıştır oyun ve baş kahramanı köşe yazarıyla adaş olduğu için okurların yazarın köşesine çattığı kurgusuyla yazarın kendisini karıştırması reyting topunun en önemli barutudur.
Hâsılı kelam bunlar ince işler... Aman ben de nelerle uğraşıyorum? Hem koskoca Ali Atıf Bir Hoca bile Pakize Suda için ne demiş: "Pakize Suda aslında sizi kendinizle yüzleştiriyor ama gerçeği söyleyemiyor, kıvırıyorsunuz. Onun yüreğinin onda biri sizde olsa, yılbaşı dansözü diye televizyona çıkar üstüne de para verirsiniz."

22 Temmuz 2005

• Yazarın diğer yazıları...

Mevlana’yı hümanizme mahkûm etmek
Öyküde anlatılmayan
10.400 yazar bir ansiklopedide
Aşkın Hâlleri
'Enstanteneler'in Şairi: Kamil Eşfak Berki
Kibrit-i Ahmer nedir?
Hanzala'nın Sırtındaki Filistin
Balık ve tango
Kadim hikâye yeni öykü
Nusret Özcan en gencimizdi
Dergâh yazıları güldestesi
Cam Irmağı Taş Gemi
Haçlılara Kılıç ve Kalem Çekenler
Karganın güldüğü
Robinson Crusoe ve Siyonizm
İki şiir
Salome’den şarkılar
Vakte karşı sözler
Modernizmden modernleşmeye anadolu sermayesi
İki hatırat
Raylı romanlar
Bellekteki huriler
Rasim Özdenören'den kimi poetik notlar
Michel Butor'un Dünyevi Komedyası: "Değişim"
Reklâm bize sırıtan bir leştir
Şehrin kuleleri
Şiir ve folklor
Şiir ve hikmet
'Bir Beyaz Rüya'nın şiirleri
Dilemmanın dublörü
1970’lerden uzun mektuplar
Yalçın Küçük: Bay Yanlışlanmaz
Transparan kadın yazarlar
Vonnegut'un zehiri ve panzehiri
Şiir atlasında İstanbul
Türk erkeklerini ofsayta düşüren futbol
Aşkın demi kudüm
Bu ülkenin aydını
Pop corn versus patlamış mısır
"Keşke Yalnız Bunun İçin"
“Karanlık Sular”dan okunan Japon hikâyesi
Orhan Okay: Hepimizin hocası
Satıraralarıyla "Yeşilçam Günlüğü"
"Gel Zaman"
Sinemadaki derviş: Yücel Çakmaklı
"Optik Patikada Patak"
Roman tek ama tercüme muhtelif
Müteşair şiire düşman
İhraç fazlası "Huruç"
Reklam romanHuruç"
Reklam roman

| geri dön |

| yazdır |

| favorilere ekle |

| yukarı |



BLOG DERGİBİ ÜYE GİRİŞİ
Kullanıcı Adı:
Parola:
Beni hatırla Yeni Üye Kaydı
Parolamı Unuttum
Oturumu Kapat
Blog Dergibi'ye giriş

  Ana Sayfa
  Kitap
  Dosya
  Röportaj
  Şiir
  Şiir Okulu
  Çeviri Şiir
  Öykü
  Haberler
  Deneme
  Yazarlar
  Dergiler
  Eleştiri
  Polemik
  Ajanda
  Gezi Notları
  Anketler
  E-Posta Grubu
  E-Kart
  Sohbet Odası
  Arşiv
  Blog Dergibi
  Arama Servisi
  Medya Dünyası

ARAMA SERVİSİ
Web Dergibi'de

KİTAP ARAYIN!



Yüklemede bir sorunla karşılaşırsanız, buraya tıklayarak "toolbar"ı bilgisayarınıza indirip kurabilirsiniz.


Alexa Rating

Hayatı yaşamak kadar saçma bir şey yok, bırakın hayat sizi yaşasın! - Schopenhauer

 Ana Sayfa | Editörden | Hakkımızda | Bize Yazın | Blog | Linkler Künye | Basın Odası | Reklam | Sponsorluk 


Dergibi'nin içeriği, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ile korunmaktadır. Site içeriği, kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Dergibi tüm katılımcılara açıktır. Ürün göndermeden önce Katılım Şartları'nı okuyunuz. Her türlü yazışma için Mesaj Formu kullanılmalıdır.

© 1999 - 2000 - 2001 - 2002 - 2003 - 2004 - 2005 - 2006 - 2007 - 2008 - Her hakkı saklıdır. - Dergibi
Blog Dergibi / Melih Bayram Dede / TechnoLogic / Medya Dünyası / GebzeRehberi.com / Yeni Şafak Bilişim / Sosyal İm / Flash Oyun / Nitro Model Hobby