d e r g i b i   1 0   y a ş ı n d a  

  Ana Sayfa | Editörden | Hakkımızda | Bize Yazın | Blog | Linkler Üye olun! 
Dergibi.com - ISSN 1303-6211    
• YAZARLAR  

Bugün:

DERGİBİ YAZARLARI
Yazıyorum, öyleyse varım!
Melih Bayram Dede
Karanlık Oda
Ferhat Ünlü
Sevgilim Hayat
Fadime Özkan
Mutsuzluk Oyunları
Ömer Sercan
Bilir Kişi
Hüseyin Akın
Mürekkep Lekesi
Suavi Kemal Yazgıç
Yazgı
Özlem Albayrak
Beriki Taraf
Orhan Karagöl
Söz Misali
Ali Ömer Akbulut
Mavi Kalem
Mehmet Aycı
Seyr-ü Sefer
Sefer Kayaoğlu
Vesselâm
Kâmil Doruk
Cem Vefa

KİTAPLIK
Necip Fazıl - Tenkitler, Polemikler, Kavgalar, Murat Ertaş
Kız Kardeşim İçin, Jodi Picouli
Türk Kadın Tarihine Giriş, Necati Gültepe
Türkiye’deki Almanya - 1914-1918- Almanya’nın Türkiye’deki Kültürel Etkinliği ve Robert Bosch, Prof. Dr. Rifat Önsoy
Şehname'nin Türk Kültür ve Edebiyatına Etkileri, Dr. Bekir Şişman - Dr. Muhammet Kuzubaş
Meşe Fısıltıları, Oruç Aruoba
Mektuplar 1, Friedrich Wilhelm Nietzsche - Çeviren: Sedat Umran
Mektebin Bacaları, Nurettin Durman
Hiç, Carmen Laforet
Düş Gören Defter, Hayrettin Orhanoğlu
Daha fazla kitap için tıklayın!


Ayrıntılar için
hemen tıklayın!


MÜREKKEP LEKESİ

SUAVİ KEMAL YAZGIÇ
suaviy@
yahoo.com
Aşkın demi kudüm

Kudüm ritimdir... Kudüm zamandır...
O düm teke içinde bütün bir tarihin ve medeniyetin nabzı atar.
Kudümün isminin nereden geldiğini bilemiyoruz ama medeniyetimize Mevleviler kazandırmış, kudümün demleri Mevlevilikle özdeşleşmiştir. Daha sonra Mevleviliğin dışında da kullanılmış olsa da kudümün düm tekeleri bize hâlâ Mevleviliği duyurur.
Kudüm, mevlevi ayinlerinde semazenlerin sema ritmini darplarla düzenleyerek ritmik bir bütünlük oluşmasına katkıda bulunan Mevlana'nın nabzını ondan feyz almak isteyen muhiplerine duyuran bir sazdır.
Kudümün demleri herkesi etkiler, sarıp sarmalayıp başka alemlere götürür.
Nitekim Evliya Çelebi seyahatnamesinde Hıristiyanlar üzerinde Sarı Saltuk'un çok büyük bir etkisi olduğunu yazar. Bu etki dolayısıyla Çelebi'nin döneminde dervişler def ve kudüm çalarak Sarı Saltuk'un yaşadığı bölgeleri dolaştıklarında Hıristiyanlar Sarı Saltuk'u hatırlayıp dervişlere bol bahşişler vermektedir.

ŞEYH GALİP'İN DEMİ

Kudüm Divan şiirinde daha çok mevlevilikle ilgili bölümlerde ve Ney ile birlikte geçer.
Hüsn ü Aşk'ın dahi şairi Şeyh Gelip bir beytinde aşkın işaretlerinden biri olarak kudümü sayar.
"Sur mu matem mi bilinmez yakın
Nay-u kudüm ile gelir ah ah"
(Aşk neyle kudümle gelir, düğünmüdür matemmidir bilinmez; ah, ah….)
Kudüm, nakkareden daha büyük, belli ölçüler içerisinde yapılan bakır bir tas üzerine Deve derisi geçirilerek yapılır. Her ne kadar kudüm yapımında Lama ve Dana derileri de kullanılmış olsa da genellikle Deve derisi tercih edilir.
Zahme adı verilen iki küçük sopa ile vurulan kudüm, iki ayrı usulde çalınır ki bu usullere velveleli ve velvelesiz denir.
Kudümün demlerini duyuran sanatçıya Kudümzen denir.

DÜM TEKE SIĞAN ALEM

Kudüm, yanyana koyulmuş birbirinden farklı büyüklükteki tas biçimli 2 ayrı gövdeye deri gerilmesi ile oluşur. "Zahme" adı verilen yumuşak veya orta yumuşaklıkta ağaç sopalarla çalınır.
Kudümün gövdesini meydana getiren 2 çanak, dövme bakır veya ağaçtan imal edilir. İki çanağın büyüklüğü birbirinden farklı olmasının nedeni, icra sırasında farklı tını elde etmek içindir. Kalın tını veren çanağın adı DÜM, tiz tınıya sahip olanın adı TEK'tir. Çapı 15-16 cm olan dümün derinliği 30-32 cm., çapı 14-15 cm. olan tekin derinliğiyse 28-30 cm.dir.
Alem bu düm teke sığmış gibidir.
Çünkü alem bir ritim, bir nabızdır.
Nabzı işiten ve işiten kudümün hassas ölçülere sahip olmasından daha doğal bir şey olamaz.
Nitekim iki çanağın üstüne gerilmesi için kullanılan deve veya keçi derisinin kalınlıkları da, düm üstüne 2 mm., tek üstüne 1 mm.olmak üzere birbirinden farklıdır.
Gövdenin altına kudümün yerle temas ederek tınısının değişmesini önlemek ve çalan kişiye icrayı kolaylaştıracak eğimi verebilmek için "simit adı verilen ortası boş silindirler konur.

KUDÜMÜN DUYURDUĞU VARLIK VE YOKLUK

Kudüm, dem be dem duyurur varlığı ve yokluğu.
"dem bu demdir,
dem bu demdir,
dem bu dem
döner devran
hüznün geçer
sahrayı da"
diyen şair, şiirinde de duyulur kudümün demi.
Kudümün dem be demi amaç değil araçtır aslında.
O demler hep başka demlere işarettir.
İnsan bu demleri dinlerken önce fena aleminde bulunduğunun farkına varıp "gurbet"i iliklerine dek hisseder, daha sonra beka alemine hasret duyar daha sonra "hamdık piştik elhamdülillah" diyen Yunus misali hikmete ulaşır.
Hikmetle hemhal olur.
Yoksa maksat kudüm sesi değildir. Kudüm sesinin alıp götürdüğü yerdir asıl maksat. Orası için "yer" demek ne kadar doğruysa elbette.

SÖZÜN VE KUDÜMÜN ERBABI MEVLANA

Kudümü bize Mevleviler kazandırdı.
Yüzlerce yıldır ilahi aşkı temsil eden Peygamber efendimizi metheden bir "na't" ile başlayan Mevlevi semasında Peygamberimizi, ondan evvelki bütün peygamberleri ve hepsini yaratan Allah'ı metheden ilk bölümden sonra bir kudüm darbesi duyulur ki bu vuruş esasen Allah'ın (C.C.) kainatı yaratışındaki "kün=ol" emrini temsil eder.
Neyin rüzgârı neyse kudümün düm tekesi de odur uzun sözün kısası.
Fakat uzun sözün daha da kısası ve daha da kıssalı olanı var ki o bize düşmez.
Sözü ehline teslim etmek, asıl maksadı beyan etmeyi sözün ve gönlün ehline bırakmak kıyl ü kaal tuzağına düşmemek için şarttır.
Kudüm velvelelerinin duymak için önce onu duyan bir kulağın gönlünden kopanı duymak gerekir çünkü.
Maksat asıl maksada ulaşmak ve dedikodunun, malumatfuruşluğun yükünü bir kenara bırakıp aşk denizinde yanmak ise kime müracaat etmemiz gerektiğini söylememize ise gerek yoktur.
Asıl maksadın ne olduğunu görmek için Mevlana'ya müracaat etmekten başka ne yapabiliriz ki?
Kudümün duyurduğu ve ilham ettiği demleri ilhamın kaynağına ulaşmış bir veli kişinin yazdıklarından okuyunca diğer sözlerin nasıl lafta kaldığını da net bir şekilde görebiliriz zannediyorum.
Ne demiş Mevlana hazretleri: "Ney kuru, değnekler kuru / Kudüm üstüne gerilmiş deri kuru / O halde bu ALLAH sedası nereden geliyor?"
Demek ki neymiş?
Kudüm bir bahanedir...

12 Nisan 2005

• Yazarın diğer yazıları...

Mevlana’yı hümanizme mahkûm etmek
Öyküde anlatılmayan
10.400 yazar bir ansiklopedide
Aşkın Hâlleri
'Enstanteneler'in Şairi: Kamil Eşfak Berki
Kibrit-i Ahmer nedir?
Hanzala'nın Sırtındaki Filistin
Balık ve tango
Kadim hikâye yeni öykü
Nusret Özcan en gencimizdi
Dergâh yazıları güldestesi
Cam Irmağı Taş Gemi
Haçlılara Kılıç ve Kalem Çekenler
Karganın güldüğü
Robinson Crusoe ve Siyonizm
İki şiir
Salome’den şarkılar
Vakte karşı sözler
Modernizmden modernleşmeye anadolu sermayesi
İki hatırat
Raylı romanlar
Bellekteki huriler
Rasim Özdenören'den kimi poetik notlar
Michel Butor'un Dünyevi Komedyası: "Değişim"
Reklâm bize sırıtan bir leştir
Şehrin kuleleri
Şiir ve folklor
Şiir ve hikmet
'Bir Beyaz Rüya'nın şiirleri
Dilemmanın dublörü
1970’lerden uzun mektuplar
Yalçın Küçük: Bay Yanlışlanmaz
Transparan kadın yazarlar
Vonnegut'un zehiri ve panzehiri
Şiir atlasında İstanbul
Türk erkeklerini ofsayta düşüren futbol
Aşkın demi kudüm
Bu ülkenin aydını
Pop corn versus patlamış mısır
"Keşke Yalnız Bunun İçin"
“Karanlık Sular”dan okunan Japon hikâyesi
Orhan Okay: Hepimizin hocası
Satıraralarıyla "Yeşilçam Günlüğü"
"Gel Zaman"
Sinemadaki derviş: Yücel Çakmaklı
"Optik Patikada Patak"
Roman tek ama tercüme muhtelif
Müteşair şiire düşman
İhraç fazlası "Huruç"
Reklam romanHuruç"
Reklam roman

| geri dön |

| yazdır |

| favorilere ekle |

| yukarı |



BLOG DERGİBİ ÜYE GİRİŞİ
Kullanıcı Adı:
Parola:
Beni hatırla Yeni Üye Kaydı
Parolamı Unuttum
Oturumu Kapat
Blog Dergibi'ye giriş

  Ana Sayfa
  Kitap
  Dosya
  Röportaj
  Şiir
  Şiir Okulu
  Çeviri Şiir
  Öykü
  Haberler
  Deneme
  Yazarlar
  Dergiler
  Eleştiri
  Polemik
  Ajanda
  Gezi Notları
  Anketler
  E-Posta Grubu
  E-Kart
  Sohbet Odası
  Arşiv
  Blog Dergibi
  Arama Servisi
  Medya Dünyası

ARAMA SERVİSİ
Web Dergibi'de

KİTAP ARAYIN!



Yüklemede bir sorunla karşılaşırsanız, buraya tıklayarak "toolbar"ı bilgisayarınıza indirip kurabilirsiniz.


Alexa Rating

Bağırmayın, acılarınız azalmaz! - Kazancakis

 Ana Sayfa | Editörden | Hakkımızda | Bize Yazın | Blog | Linkler Künye | Basın Odası | Reklam | Sponsorluk 


Dergibi'nin içeriği, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ile korunmaktadır. Site içeriği, kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Dergibi tüm katılımcılara açıktır. Ürün göndermeden önce Katılım Şartları'nı okuyunuz. Her türlü yazışma için Mesaj Formu kullanılmalıdır.

© 1999 - 2000 - 2001 - 2002 - 2003 - 2004 - 2005 - 2006 - 2007 - 2008 - Her hakkı saklıdır. - Dergibi
Blog Dergibi / Melih Bayram Dede / TechnoLogic / Medya Dünyası / GebzeRehberi.com / Yeni Şafak Bilişim / Sosyal İm / Flash Oyun / Nitro Model Hobby