Murat Menteş'in Dergâh'ın Temmuz sayısının arka kapağında yer alan, "Optik Patikada Patak" adlı şiiri yaşadığımız dünyanın sahteliğini ve köksüzlüğünü deşifre eden bir çalışma.
Daha ilk mısrada "Şanslı nikah sanıkları yöremize ışınlansınlar hele" diye başlayan şiirde, "endüstriyel salgı zıkkımları", "düğün robotları", "sosyolojik ışın tedavisi", "tören icabı karbonlaşmış arka koltuk", "operatör mutantları", "mezarıma düşen fosforlu meteor" gibi bu tarz sayısız imge var.
Menteş, hızla tahrib olan bir dünyaya ait kelimeleri daha büyük hızla imha ederek kendi bağlamlarından koparıp anlamsızlaştırdıktan sonra, birbiriyle doğrudan alaka kurulamayacak noktalardan kaynaştırarak birer zihin açıcı imge haline dönüştürüyor. "Optik Patikada Patak"ın ana yakıtının ironi ve parodi olduğunu bu noktada rahatlıkla söyleyebiliriz.
Mahrumiyete kibrin, merhamete kıskançlığın ve mahremiyete kinin karışması sebebiyle alabildiğine muğlaklaşan, alabildiğine içeriksizleşen bu dünyada insana biçilen rol bilinçli bir tüketici olmaktır ve vicdan sahibi olmanın yegâne mükafatı majör depresyondur olsa olsa.
Daha da önemlisi şiirin bütün bu bilinçli ve postmodernizmin postunun dünyayı nasıl dönüştürdüğünü deşifre eden plastikliğine karşılık "harbi" bir sonla nihayet bulduğunu söylemek zorundayız. Bütün bu keşmekeşin yaşayan en sahih ilacı ölümdür, daha doğrusu ölüm realitesini tanımaktır.
Çünkü kefenin markası yoktur ve dokuz canlı olmamız da kâr etmez "inna lillahi ve inna ileyhi raciun" hakikati karşısında.