|
Kız Kardeşim İçin, Jodi Picouli
|
| |
Türk Kadın Tarihine Giriş, Necati Gültepe
|
| |
Türkiye’deki Almanya - 1914-1918- Almanya’nın Türkiye’deki Kültürel Etkinliği ve Robert Bosch, Prof. Dr. Rifat Önsoy
|
| |
Şehname'nin Türk Kültür ve Edebiyatına Etkileri, Dr. Bekir Şişman - Dr. Muhammet Kuzubaş
|
| |
Meşe Fısıltıları, Oruç Aruoba
|
| |
Mektuplar 1, Friedrich Wilhelm Nietzsche - Çeviren: Sedat Umran
|
| |
Mektebin Bacaları, Nurettin Durman
|
| |
Hiç, Carmen Laforet
|
| |
Düş Gören Defter, Hayrettin Orhanoğlu
|
| |
Çağdaş Yorumbilim Kuramları, Prof. Dr. Osman Bilen
|
| |
|
|
 |
6 Edebiyat A
Ben de 11 Mat. B'den mezun oldum. Bizim lisenin en haylaz sınıfı
sayılabilirdik. Derslerim iyi olmasına rağmen arka sıralarda otururdum. Çünkü o
sıralarda bizimle beraber nefes alan, gülen ağlayan, oturan kalkan bir şeyler
vardı. Çünkü acısıyla tatlısıyla hayattı, o itiş kakış oturulan sıralarda
aramıza aldığımız. Ön sıralarda oturan çalışkan arkadaşlar şimdi herhalde bir
genel müdür, gömlekli kravatlı bir titr olmuşlardır. Bense arka sıraların kurtarıcısıydım. Yazılı kağıtlarını değişerek, dudaklarımı
oynatarak çok ders geçirttim bizim haylazlara. Hele sözlülerde sırtıma inen
telaşlı yumruk darbeleriyle birlikte, 'Ömer oğlum söylesene' fısıltılarını hiç
unutmam. Ama yine 'Yeter ulan' deyip 'Çalışsaydın oğlum' yapmışlığım da olmuştur
bazen...
Hep arka sıralardan çıkardı aramalarda sigara, çakmak, dergi, çakı... Arka
sıralarda oturan bazı akıllılarımız, arama olacağını öğrendiklerinde en az şüphe
altında olan ön sıralara geçerdi. Hatta bazıları da, üst araması bitip hoca
kendisine arkasını döner dönmez sakladığı çakmağı biryerlerinden çıkarıp tüm
sınıfa gösterirdi sırıtarak. Teneffüs ziliyle birlikte doğruca tuvaletlere
koşar, körüklerdik cigaraları duman dumana. Ön sıralarda oturan arkadaşlarımızsa
teneffüsü değerlendirip sonraki dersin hazırlığını yaparlardı.
Çalışkan, temiz ve tertipli başlayan orta öğrenimimde, hep iyi ve güzel olanı
öğütleyen eğitim sistemimiz nedense bana mide bulandırıcı gelmeye başladı
sonraları. Pahalı bir okulun sterilize edilmiş sıralarında okuyan iyiye ve
güzele programlanmış pısırık hanımevlatlarından ne bekler ki bir memleket? Onlar
ancak zengin olabilir.
Einstein de Matematik'ten kalmıştı, ama üç harfi yanyana getirerek dünyayı
değiştirdi. Şimdi bizim, o teneffüslerde bir sonraki derse hazırlanan çalışkan
arkadaşlarımız yüklerini tutmaya başlamışlardır yavaş yavaş. Oysa ben hep 6
Edebiyat A'dan yanayım. Yani hocalarının deyimiyle! 'Hababam Sınıfı'ndan. Her
sene çift dikiş gitmekten kazık kadar olmuş boylarıyla o iyi yürekli
serserilerden. Çünkü ön sıralarda oturanlar o tüccar okul müdürü olurlar belki, ama bir Mahmut Hoca çıkacaksa o
temiz kalpli haylazların arasından çıkar hep.
Ne zaman Hababam Sınıfı'nı seyretsem şu bizim memleket resmolur aklıma. Rıfat
Ilgaz ustanın kaleminin ucuna kadar indirdiği yüreğiyle yazdığı, acısıyla
tatlısıyla bir memleket hikayesidir Hababam. Bir lisede yaşanan komik olaylar
gibi de seyretmedim hiçbir zaman filmini. Arkada hep, bir gülen bir ağlayan
sıcacık bir ülkeyi gezinir gördüm hep. Artık saçma sapan makyajlarla aynada
yüzünü tanıyamaz olmuş, eski güzelliği elinden alınmış bir kadın gibi memleketi.
Semra Hoca'yla Tevfik Fikret'in mezarına giderlerken göründükleri kareden sonra,
başlarında sarı-lacivert karton şapkalarla Fener maçından dönüşlerine de
hastayım bir kere.
Bir arka sıralarda oturanlar sınıfıdır Hababam. Yeri gelir en olmadık şakalarla
genç bir öğretmeni küstürürler, sonra da gider bir köy ilkokulunun binasını
yenilerler tek başlarına. Hep arka sıralarda, arka sokaklarda büyür yürek.
'Silgini kimseye verme' tenbihleriyle okula yollanmış zavallı çocuklar ancak
takdir alırlar çerçeveletip asmak için.
Neşe dolu, iyiliksever, hepimizin geçtiği o sıralardan çıkma kendisi gibi duran
bir Türkiye'ydi Rıfat Ilgaz'ın anlattığı, birkaç gün önce bilmem kaçıncı kez
seyrettiğim filminde.
Uyarlama senaryolu 'sit-com'lara sırıtmaya başlayalı beri insanlar, bu iyi
kalpli üçkağıtçıları daha fazla seviyorum ben...
28 Ocak 2004
| • Yazarın diğer yazıları... |

Zaman cadısının tozlu süpürgesi…
Arı Maya resimli kokulu silgi…
Dokuz sekiz toprak, yarım anne…
Bir zamanların elveda salınımları
Geldim yarım, kaldım yarım, uykuda mısın sevgili yarim...
Gitmekler...
Müzikli resimli öznel tarih dökümü...
6 Edebiyat A
Süpürgesi yoncadan Eminem...
'Penaltı mıydı? / Hakemler de insan'
Kızıltepe'den çıkarken dönüp dönüp baktım Mardin'e...
Adalar kıyılarında pavurya avcıları...
Ben evlenemem anne, faizler düşürüldü!
Urfa türkülerine, Tom Waits'e, sakin olmaya...
Ordan burdan...
Denzel Washington, SSK Primi ve Patronum...
Bir dükkandan çıkan sosyal açılımlanmaların psiko-şahsi politiği
Sevdiğim şeyler...
Hani gülen gözlerin...
Kim soğutuyor sokakları...
Nash dengesi: Aşk ve ölüm sıfırı
Orhan Ayhan, Muhammed Ali ve Amerika Birleşik Devletleri
Görmedin gözlerimde sana kurduğum dünyayı
Aşk parasızların sevimli maskesi
|
 |

Yüklemede bir sorunla karşılaşırsanız, buraya tıklayarak "toolbar"ı bilgisayarınıza indirip kurabilirsiniz.
Alexa Rating
|