d e r g i b i   1 0   y a ş ı n d a  

  Ana Sayfa | Editörden | Hakkımızda | Bize Yazın | Blog | Linkler Üye olun! 
Dergibi.com - ISSN 1303-6211    
• YAZARLAR  

Bugün:

DERGİBİ YAZARLARI
Yazıyorum, öyleyse varım!
Melih Bayram Dede
Karanlık Oda
Ferhat Ünlü
Sevgilim Hayat
Fadime Özkan
Mutsuzluk Oyunları
Ömer Sercan
Bilir Kişi
Hüseyin Akın
Mürekkep Lekesi
Suavi Kemal Yazgıç
Yazgı
Özlem Albayrak
Beriki Taraf
Orhan Karagöl
Söz Misali
Ali Ömer Akbulut
Mavi Kalem
Mehmet Aycı
Seyr-ü Sefer
Sefer Kayaoğlu
Vesselâm
Kâmil Doruk
Cem Vefa


Ayrıntılar için
hemen tıklayın!


KİTAPLIK
Kız Kardeşim İçin, Jodi Picouli
Türk Kadın Tarihine Giriş, Necati Gültepe
Türkiye’deki Almanya - 1914-1918- Almanya’nın Türkiye’deki Kültürel Etkinliği ve Robert Bosch, Prof. Dr. Rifat Önsoy
Şehname'nin Türk Kültür ve Edebiyatına Etkileri, Dr. Bekir Şişman - Dr. Muhammet Kuzubaş
Meşe Fısıltıları, Oruç Aruoba
Mektuplar 1, Friedrich Wilhelm Nietzsche - Çeviren: Sedat Umran
Mektebin Bacaları, Nurettin Durman
Hiç, Carmen Laforet
Düş Gören Defter, Hayrettin Orhanoğlu
Çağdaş Yorumbilim Kuramları, Prof. Dr. Osman Bilen
Daha fazla kitap için tıklayın!

MUTSUZLUK OYUNLARI
Ömer Sercan
ÖMER SERCAN
serjano@
hotmail.com

Kızıltepe'den çıkarken
dönüp dönüp baktım Mardin'e...

Ömrünü zamana yayma meselesi şu yaşamak dediğin. Telaşsız, ağır ağır, okkalı bir nefes çekmek gibi tütünden. Hiç acele etmeden. Küçük şehirlerin çarşı esnaflarının mütevekkil rahatlığında, ömrünü zamana yaymak, dakikaları, saatleri, günleri, ayları hatta yılları harcamak, kaygılanmadan.

Olsuncu, yorgun bir kumaş tezgahtarının gülümsemesinde, kaçak çay, tütün satıcılarının para keselerinde, seyyare taze Antep fıstıkçılarının fıstığa boyalı parmaklarında, bakırcıların avuçlarının içinde, çarşılarda eğilmiş sırtlarıyla vav harfi gibi dolaşan hamalların omuzlarında gördüm o ömrü zamana kırdıran hengameyi.

Birkaç haftadır İstanbul dışındaydım, iş gezisi aslında ama, ben hakkıyla gezemedim, iş oldu sadece. Uzunca bir yay çizdim doğu ve güneydoğu taraflarında. Malatya, Elazığ, Bingöl, Tatvan üzerinden, gölün kuzeyinden dolaşarak Van'a, oradan da Hakkari, Şırnak ve Siirt'i ve dahi Kurtalan'ı geçip Batman, Diyarbakır, Mardin, Urfa, Adıyaman; ardından Maraş cihetiyle Kayseri, Yozgat, Kırşehir.

Bir şehir değil sanki bir krallıktı, arkamda akşamın heybetli gölgeleriyle bıraktığım. Hatta bırakmadım, aynada asılı kaldı sureti, yürüdü arkamdan geldi benimle Mardin, İstanbul'u görmeye. Kırk dakika kadar dolaşabildim medresesinde, çarşısında, bir buçuk metre enindeki taş koridorlarında Kayseriye Pasajı'nın. Göz göz kubbelerden dükkanlarıyla terziler, kasaplar, hırdavatçılar, tuhafiyeciler, kumaşçılar, baharatçılar.

Neşeli çığlıklarıyla binyıllık sokakları inleten çocukları doğrusu garipsedim Mardin'de. Sanki burada, taş evlerin arasında fısıltı gibi dolaşan o eski sokaklarda bembeyaz sakallı, bastonlu yaşlılar gezmeliydi, benimle aynı dili bile konuşmayan. Anadolu'da şehirler hep bir vadide, bir dağın eteğinde kuytulukta, nehir kenarlarında, yeşili bol bir düzlükte kuruludur. Bir ovanın başındaki epey yüksekçe bir tepeye konmuş, sanki o ağır, kocaman kanatlarını birden açıp da havalanacakmış gibi duran dev bir masal kuşu gibiydi oysa Mardin. Kızıltepe'ye inip Urfa yoluna sapınca, dönüp dönüp baktım arkamda kalan o gövdesi taşlarla örülü devasa kuşa...

Birkaç pantolon, gömlek, iki çift ayakkabı, havlular, diş macunu ve traş takımlarıyla beraber kentli bir telaş ve büyükşehir nobranlığını da getirdiğimi anladım Gümrükhan'a girince Urfa'da.

Balıklı Göl'e doğru yürürken 14-15 yaşlarında, çakır gözlü bir çocuk sokuldu yanıma; "Abi ben seni gezdireyim Urfa'yı, turizm gönüllüsüyüm, bak belgem de var" dedi, boynuna astığı kartını göstererek. "Yok sağol, yarım saat gezip gidicem, işim var" dedim. "Olsun abi" dedi, bir yandan da anlatıyordu Urfa'yı, çarşısını, tarihini. "Sağol" dedim "Gerek yok, hem ben yalnız gezmeyi severim" Balıklı Göl'e doğru yürüdüm, İbrahim peygamberin doğduğu mağarayı gezdim, dışarı çıktım, döndüm yürüyorum nereye gideceğimi biliyormuş gibi.

"Abi abi o tarafta bir şey yok, yanlış gidiyorsun" diye seslendi arkamdan biri. Biraz önce ayrıldığımız o çakır gözlü çocuk, yani İsmail. "İyi peki" dedim "Gel hadi". Anlatmaya başladı hemen, "İşte şu yukarıdan, kaleden ateşe atıldı İbrahim peygamberimiz, buraya düştü, gölün bu kısmına, sonra Nemrut'un kızı da inanınca İbrahim peygambere, onu da attırdı ateşe, o da şuraya düştü, şurada şifalı su var, gelmişken iç, bir bidon alıp eve de götürebilirsin, burada da........"

Sarı bıyık tüylerinde boncuk boncuk ter birikiyordu konuştukça, isotu, çayı, fıstığı meşhurdu Urfa'nın, ne yapmak isterdim ben, kaleye çıkar mıydım, nar ekşisi almak ister miydim, vaktim var mıydı, varsa başka yerlere de gidebilirdik.

Hep bu geç kalma endişesi, ah bu zamanın kısalığı, pantolonlara vakit cepleri diksin analar, çıkarıp çıkarıp içinden harcayalım bol bol. Gümrükhan'a gittik İsmail'le. Eski, taş bir avluda iskemleler, orta karar bir gürültü, kahvemsi ılık bir koku, küçük masalarda simsiyah çaylar. Poşular, şalvarlar, yorulmuş, yanmış, devrilmiş, kalkmış yüzler. İkişer çay çektik İsmail'le, "Ne kokuyor burada" dedim, "Mırra abi" dedi. Birer tane de mırra yuvarladık. Kalktık çarşıyı dolaştık biraz daha, acıktık birer de kebap patlattık ayıptır söylemesi. "İsot, çay istersen buradan, beni ara, ben yollarım sana" dedi İsmail, ayrılırken.

Tatvan'a girerken sarı, huysuz topraklar, ağaçsız tepeler arasından birden beliren masmavi neşesiyle Van gölü, Ahlat'ta göl kıyısında çamaşır yıkayan kadınlar, çocuklar, Hakkari'nin ne yana dönsen başdöndüren yüksek kayalıkları, uzakta sanki çocukluğum geçmiş gibi duran Kurtalan, duman dumana kebapçılarla Diyarbakır, hasat zamanı saman sarısı yolllar, dereler, köprüler, evler, köyler...

Kalabalık bir ailenin horlanarak büyütülmüş küçük sevimli çocuğunun başını şöyle bir okşayıp da evin huysuz, üçkağıtçı, yaygaracı abisine, İstanbul'a döndüm sonunda.

Burada biz, biraz daha rahat ve hatta çok yaşayabilmek için ömürler çalmaya çalışıyoruz hayattan, orada ömrünü zamana bırakıyor, 'Al ne yaparsan yap' dercesine harcatıyor insanlar...

22 Eylül 2003

• Yazarın diğer yazıları...

Zaman cadısının tozlu süpürgesi…
Arı Maya resimli kokulu silgi…
Dokuz sekiz toprak, yarım anne…
Bir zamanların elveda salınımları
Geldim yarım, kaldım yarım, uykuda mısın sevgili yarim...
Gitmekler...
Müzikli resimli öznel tarih dökümü...
6 Edebiyat A
Süpürgesi yoncadan Eminem...
'Penaltı mıydı? / Hakemler de insan'
Kızıltepe'den çıkarken dönüp dönüp baktım Mardin'e...
Adalar kıyılarında pavurya avcıları...
Ben evlenemem anne, faizler düşürüldü!
Urfa türkülerine, Tom Waits'e, sakin olmaya...
Ordan burdan...
Denzel Washington, SSK Primi ve Patronum...
Bir dükkandan çıkan sosyal açılımlanmaların psiko-şahsi politiği
Sevdiğim şeyler...
Hani gülen gözlerin...
Kim soğutuyor sokakları...
Nash dengesi: Aşk ve ölüm sıfırı
Orhan Ayhan, Muhammed Ali ve Amerika Birleşik Devletleri
Görmedin gözlerimde sana kurduğum dünyayı
Aşk parasızların sevimli maskesi

| geri dön |

| yazdır |

| favorilere ekle |

| yukarı |



BLOG DERGİBİ ÜYE GİRİŞİ
Kullanıcı Adı:
Parola:
Beni hatırla Yeni Üye Kaydı
Parolamı Unuttum
Oturumu Kapat
Blog Dergibi'ye giriş

  Ana Sayfa
  Kitap
  Dosya
  Röportaj
  Şiir
  Şiir Okulu
  Çeviri Şiir
  Öykü
  Haberler
  Deneme
  Yazarlar
  Dergiler
  Eleştiri
  Polemik
  Ajanda
  Gezi Notları
  Anketler
  E-Posta Grubu
  E-Kart
  Sohbet Odası
  Arşiv
  Blog Dergibi
  Arama Servisi
  Medya Dünyası

ARAMA SERVİSİ
Web Dergibi'de

KİTAP ARAYIN!



Yüklemede bir sorunla karşılaşırsanız, buraya tıklayarak "toolbar"ı bilgisayarınıza indirip kurabilirsiniz.


Alexa Rating

Büyük zekalar birlikte düşünür. - Malcolm X

 Ana Sayfa | Editörden | Hakkımızda | Bize Yazın | Blog | Linkler Künye | Basın Odası | Reklam | Sponsorluk 


Dergibi'nin içeriği, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ile korunmaktadır. Site içeriği, kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Dergibi tüm katılımcılara açıktır. Ürün göndermeden önce Katılım Şartları'nı okuyunuz. Her türlü yazışma için Mesaj Formu kullanılmalıdır.

© 1999 - 2000 - 2001 - 2002 - 2003 - 2004 - 2005 - 2006 - 2007 - 2008 - Her hakkı saklıdır. - Dergibi
Blog Dergibi / Melih Bayram Dede / TechnoLogic / Medya Dünyası / GebzeRehberi.com / Yeni Şafak Bilişim / Sosyal İm / Flash Oyun / Nitro Model Hobby