| d e r g i b i 1 0 y a ş ı n d a |
| Ana Sayfa | Editörden | Hakkımızda | Bize Yazın | Blog | Linkler | Üye olun! |
![]() |
![]() |
| • YAZARLAR |
Bugün: |
|
Denzel Washington, SSK Primi ve Patronum...
Düşen bir sonbahar yaprağının o kuru kahverengi yolunda salına salına gidişini hiç durup izlediniz mi? Bir o yana bir bu yana şaşkın şaşkın gidip gelir, avare, umursamaz sonbahar yaprağı. Hiç acele etmez, aheste düşer dalından, kısacık yolunu uzatır da uzatır, dönerek bir sağa bir sola. Kısacık bir yolu olduğundan habersizlerin o gülünesi çaresizliğinde gecike gecike alır yolunu, okuldan eve dönerken olmadık yerlere uğrayan bir ilkokul çocuğu gibi...
Geçen akşam işten çıkıyorum, dolabın çekmecesinde görüp de hanidir heveslendiğim patronuma ait visidi filmler aklıma geldi. Patronların bu konudaki hassasiyetlerini de bildiğimden, "Patron visidilerinizden ikisini kiralar mısınız bana, hem size de durduk yerde kazanç sağlar" dedim. Köyün güzel kızını ilk defa görüp de vurulmuş Türk filmlerinin bıyıklı başrol oyuncuları gibi neşe ve endişeyle karışık parladı gözleri, "Senin visidi pleyırın var mı ki" dedi. "Hayır ama bir sidi çalarım var gerisini ben hallederim" demeyi geçirdim aklımdan. Hoş deseydim de bir şey olmazdı patronum anlayışlı bir adamdır, gerçekten de, sorun bende...
Bir fabrikada iş bularak çalışmaya başlayan John Q (Denzel Washington)'nun küçük oğlu, bir beyzbol maçında aniden yere düşer. Hemen hastaneye kaldırılır ve teşhis konulur: Kalp transplantasyonu (nakli) gerekmektedir. Bu, ancak zengin Amerikalıların yararlanabileceği mahiyette pahalı bir operasyondur ve ameliyat için 75 bin dolarlık tutarın 25 bininin hemen ödenmesi gerekmektedir. John Q sigortalı olduğunu masrafların oradan karşılanması gerektiğini söyler fakat anlaşılır ki, zaten bir kısmı da ödenmemiş primleri, böylesi bir ameliyatı kapsamamaktadır.
Hastane yönetimi, ancak filmlerde olabilecek! bir katılıkla, gerçekten de çok üzgün olduklarını ve yapacak birşeyleri olmadığını söyleyerek küçüğün birkaç haftalık ömrü kaldığını belirtirler. Hastane ekabiri, oğlunun isminin ameliyat listesine alınması için peşin ödenmesi gereken 25 binliği taksit taksit denkleştiren John Q'nun bu tutumunu da hiç beğenmez ve hastaneden ayrılmalarını rica eder. Bunun üzerine John Q, hastaneyi basarak içerideki bazı hasta ve personeli rehin alır.
Bu filmi acaba patron izlemiş miydi? Geçtiğimiz ay bir çalışanı olarak sosyal sigorta kaydımı yapıp yapmayacağını sormuştum. Basiretsiz yöneticilerin ülkeyi düşürdükleri ekonomik durumdan, siyasi belirsizlikten, IMF politikalarının bu hastaya reçete olmayacağından bahsederken, ben kişi başına gayrı safi milli hasıla rakamlarını verecek diye koktum bir ara. Çünkü bana böylesine somut bir veri sunması demek kesinlikle sigorta yapmayacağı anlamına gelecekti. En sonunda -herhangi bir muhalefet şerhi düşmeden- "Tamam önümüzdeki ay bakarız" dedi.
Bizim kuşağın en büyük şanssızlığı 2000'ler Türkiye'sinde 70'li yıllarda doğmuş olmak. Perihan Abla ile şaşkın aşığı Şakir'in maceralarının yayınlandığı TRT'li yıllarda daha mutluyduk biz. O zamanlar yaşımın iki basamaklı sayılara ulaşmasının ilk heyecanını yaşıyor olsam da iyi ile kötüyü ayırt edebilecek kadardım yine de. Şimdi, iyi bir dizi izleyicisi olmadığım için adlarını bilmediğim, o çok popüler aile dizilerinin çiftleri, Şakir'in Perihan'ı sevdiği gibi şaşkın, eli ayağına dolaşarak sevmiyorlar birbirlerini. Aslında ekonomik krizin nedeni bu bana kalırsa. Amerikan esprilerine gülüyor Anadolu toprağı.
Ne diyordum nereye geldim. Hayatta olacağım varsayımıyla, 2041 yılında SSK Okmeydanı Hastanesi Dahiliye Polikliniği'nde muayene olabilmek için bekleşen büklüm büklüm ihtiyarlardan biri olabileyim diye gencecik yaşımda dert ettiğim şeye bakın benim. Patronuma da, yaşlanınca ben de kuyruklarda bekleyeyim, 4. sınıf sağlık hizmetine maruz kalayım diye yaptığım şeye bakın. Gerçi son yıllarda biraz iyileştirme yapılmış SSK'da ama bu süre içinde ben hiç hasta olmadım, hem olsam bile sigorta kaydım da epeydir yok ki zaten.
Sonbahar yaprağı yere düşmekten korkuyor sanki de, o yüzden ağır ağır, salına salına, kaçacak bir yer arar gibi düşüyor sokağın soğuk asfaltına. Boşlukta yere düşmeden tutunacak bir dal arıyor sanki görünmez elleriyle...
24 Ekim 2002
|
Yüklemede bir sorunla karşılaşırsanız, buraya tıklayarak "toolbar"ı bilgisayarınıza indirip kurabilirsiniz. Alexa Rating
|