d e r g i b i   1 0   y a ş ı n d a  

  Ana Sayfa | Editörden | Hakkımızda | Bize Yazın | Blog | Linkler Üye olun! 
Dergibi.com - ISSN 1303-6211    
• YAZARLAR  

Bugün:

DERGİBİ YAZARLARI
Yazıyorum, öyleyse varım!
Melih Bayram Dede
Karanlık Oda
Ferhat Ünlü
Sevgilim Hayat
Fadime Özkan
Mutsuzluk Oyunları
Ömer Sercan
Bilir Kişi
Hüseyin Akın
Mürekkep Lekesi
Suavi Kemal Yazgıç
Yazgı
Özlem Albayrak
Beriki Taraf
Orhan Karagöl
Söz Misali
Ali Ömer Akbulut
Mavi Kalem
Mehmet Aycı
Seyr-ü Sefer
Sefer Kayaoğlu
Vesselâm
Kâmil Doruk
Cem Vefa


Ayrıntılar için
hemen tıklayın!


KİTAPLIK
Kız Kardeşim İçin, Jodi Picouli
Türk Kadın Tarihine Giriş, Necati Gültepe
Türkiye’deki Almanya - 1914-1918- Almanya’nın Türkiye’deki Kültürel Etkinliği ve Robert Bosch, Prof. Dr. Rifat Önsoy
Şehname'nin Türk Kültür ve Edebiyatına Etkileri, Dr. Bekir Şişman - Dr. Muhammet Kuzubaş
Meşe Fısıltıları, Oruç Aruoba
Mektuplar 1, Friedrich Wilhelm Nietzsche - Çeviren: Sedat Umran
Mektebin Bacaları, Nurettin Durman
Hiç, Carmen Laforet
Düş Gören Defter, Hayrettin Orhanoğlu
Çağdaş Yorumbilim Kuramları, Prof. Dr. Osman Bilen
Daha fazla kitap için tıklayın!

MUTSUZLUK OYUNLARI
Ömer Sercan
ÖMER SERCAN
serjano@
hotmail.com

Denzel Washington, SSK Primi ve Patronum...

Düşen bir sonbahar yaprağının o kuru kahverengi yolunda salına salına gidişini hiç durup izlediniz mi? Bir o yana bir bu yana şaşkın şaşkın gidip gelir, avare, umursamaz sonbahar yaprağı. Hiç acele etmez, aheste düşer dalından, kısacık yolunu uzatır da uzatır, dönerek bir sağa bir sola. Kısacık bir yolu olduğundan habersizlerin o gülünesi çaresizliğinde gecike gecike alır yolunu, okuldan eve dönerken olmadık yerlere uğrayan bir ilkokul çocuğu gibi...

Geçen akşam işten çıkıyorum, dolabın çekmecesinde görüp de hanidir heveslendiğim patronuma ait visidi filmler aklıma geldi. Patronların bu konudaki hassasiyetlerini de bildiğimden, "Patron visidilerinizden ikisini kiralar mısınız bana, hem size de durduk yerde kazanç sağlar" dedim. Köyün güzel kızını ilk defa görüp de vurulmuş Türk filmlerinin bıyıklı başrol oyuncuları gibi neşe ve endişeyle karışık parladı gözleri, "Senin visidi pleyırın var mı ki" dedi. "Hayır ama bir sidi çalarım var gerisini ben hallederim" demeyi geçirdim aklımdan. Hoş deseydim de bir şey olmazdı patronum anlayışlı bir adamdır, gerçekten de, sorun bende...

Bir fabrikada iş bularak çalışmaya başlayan John Q (Denzel Washington)'nun küçük oğlu, bir beyzbol maçında aniden yere düşer. Hemen hastaneye kaldırılır ve teşhis konulur: Kalp transplantasyonu (nakli) gerekmektedir. Bu, ancak zengin Amerikalıların yararlanabileceği mahiyette pahalı bir operasyondur ve ameliyat için 75 bin dolarlık tutarın 25 bininin hemen ödenmesi gerekmektedir. John Q sigortalı olduğunu masrafların oradan karşılanması gerektiğini söyler fakat anlaşılır ki, zaten bir kısmı da ödenmemiş primleri, böylesi bir ameliyatı kapsamamaktadır.

Hastane yönetimi, ancak filmlerde olabilecek! bir katılıkla, gerçekten de çok üzgün olduklarını ve yapacak birşeyleri olmadığını söyleyerek küçüğün birkaç haftalık ömrü kaldığını belirtirler. Hastane ekabiri, oğlunun isminin ameliyat listesine alınması için peşin ödenmesi gereken 25 binliği taksit taksit denkleştiren John Q'nun bu tutumunu da hiç beğenmez ve hastaneden ayrılmalarını rica eder. Bunun üzerine John Q, hastaneyi basarak içerideki bazı hasta ve personeli rehin alır.

Bu filmi acaba patron izlemiş miydi? Geçtiğimiz ay bir çalışanı olarak sosyal sigorta kaydımı yapıp yapmayacağını sormuştum. Basiretsiz yöneticilerin ülkeyi düşürdükleri ekonomik durumdan, siyasi belirsizlikten, IMF politikalarının bu hastaya reçete olmayacağından bahsederken, ben kişi başına gayrı safi milli hasıla rakamlarını verecek diye koktum bir ara. Çünkü bana böylesine somut bir veri sunması demek kesinlikle sigorta yapmayacağı anlamına gelecekti. En sonunda -herhangi bir muhalefet şerhi düşmeden- "Tamam önümüzdeki ay bakarız" dedi.

Bizim kuşağın en büyük şanssızlığı 2000'ler Türkiye'sinde 70'li yıllarda doğmuş olmak. Perihan Abla ile şaşkın aşığı Şakir'in maceralarının yayınlandığı TRT'li yıllarda daha mutluyduk biz. O zamanlar yaşımın iki basamaklı sayılara ulaşmasının ilk heyecanını yaşıyor olsam da iyi ile kötüyü ayırt edebilecek kadardım yine de. Şimdi, iyi bir dizi izleyicisi olmadığım için adlarını bilmediğim, o çok popüler aile dizilerinin çiftleri, Şakir'in Perihan'ı sevdiği gibi şaşkın, eli ayağına dolaşarak sevmiyorlar birbirlerini. Aslında ekonomik krizin nedeni bu bana kalırsa. Amerikan esprilerine gülüyor Anadolu toprağı.

Ne diyordum nereye geldim. Hayatta olacağım varsayımıyla, 2041 yılında SSK Okmeydanı Hastanesi Dahiliye Polikliniği'nde muayene olabilmek için bekleşen büklüm büklüm ihtiyarlardan biri olabileyim diye gencecik yaşımda dert ettiğim şeye bakın benim. Patronuma da, yaşlanınca ben de kuyruklarda bekleyeyim, 4. sınıf sağlık hizmetine maruz kalayım diye yaptığım şeye bakın. Gerçi son yıllarda biraz iyileştirme yapılmış SSK'da ama bu süre içinde ben hiç hasta olmadım, hem olsam bile sigorta kaydım da epeydir yok ki zaten.

Sonbahar yaprağı yere düşmekten korkuyor sanki de, o yüzden ağır ağır, salına salına, kaçacak bir yer arar gibi düşüyor sokağın soğuk asfaltına. Boşlukta yere düşmeden tutunacak bir dal arıyor sanki görünmez elleriyle...

24 Ekim 2002

• Yazarın diğer yazıları...

Zaman cadısının tozlu süpürgesi…
Arı Maya resimli kokulu silgi…
Dokuz sekiz toprak, yarım anne…
Bir zamanların elveda salınımları
Geldim yarım, kaldım yarım, uykuda mısın sevgili yarim...
Gitmekler...
Müzikli resimli öznel tarih dökümü...
6 Edebiyat A
Süpürgesi yoncadan Eminem...
'Penaltı mıydı? / Hakemler de insan'
Kızıltepe'den çıkarken dönüp dönüp baktım Mardin'e...
Adalar kıyılarında pavurya avcıları...
Ben evlenemem anne, faizler düşürüldü!
Urfa türkülerine, Tom Waits'e, sakin olmaya...
Ordan burdan...
Denzel Washington, SSK Primi ve Patronum...
Bir dükkandan çıkan sosyal açılımlanmaların psiko-şahsi politiği
Sevdiğim şeyler...
Hani gülen gözlerin...
Kim soğutuyor sokakları...
Nash dengesi: Aşk ve ölüm sıfırı
Orhan Ayhan, Muhammed Ali ve Amerika Birleşik Devletleri
Görmedin gözlerimde sana kurduğum dünyayı
Aşk parasızların sevimli maskesi

| geri dön |

| yazdır |

| favorilere ekle |

| yukarı |



BLOG DERGİBİ ÜYE GİRİŞİ
Kullanıcı Adı:
Parola:
Beni hatırla Yeni Üye Kaydı
Parolamı Unuttum
Oturumu Kapat
Blog Dergibi'ye giriş

  Ana Sayfa
  Kitap
  Dosya
  Röportaj
  Şiir
  Şiir Okulu
  Çeviri Şiir
  Öykü
  Haberler
  Deneme
  Yazarlar
  Dergiler
  Eleştiri
  Polemik
  Ajanda
  Gezi Notları
  Anketler
  E-Posta Grubu
  E-Kart
  Sohbet Odası
  Arşiv
  Blog Dergibi
  Arama Servisi
  Medya Dünyası

ARAMA SERVİSİ
Web Dergibi'de

KİTAP ARAYIN!



Yüklemede bir sorunla karşılaşırsanız, buraya tıklayarak "toolbar"ı bilgisayarınıza indirip kurabilirsiniz.


Alexa Rating

Bir adam köprü kurar, bin adam geçer. - Özbek Atasözü

 Ana Sayfa | Editörden | Hakkımızda | Bize Yazın | Blog | Linkler Künye | Basın Odası | Reklam | Sponsorluk 


Dergibi'nin içeriği, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ile korunmaktadır. Site içeriği, kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Dergibi tüm katılımcılara açıktır. Ürün göndermeden önce Katılım Şartları'nı okuyunuz. Her türlü yazışma için Mesaj Formu kullanılmalıdır.

© 1999 - 2000 - 2001 - 2002 - 2003 - 2004 - 2005 - 2006 - 2007 - 2008 - Her hakkı saklıdır. - Dergibi
Blog Dergibi / Melih Bayram Dede / TechnoLogic / Medya Dünyası / GebzeRehberi.com / Yeni Şafak Bilişim / Sosyal İm / Flash Oyun / Nitro Model Hobby