d e r g i b i   1 0   y a ş ı n d a  

  Ana Sayfa | Editörden | Hakkımızda | Bize Yazın | Blog | Linkler Üye olun! 
Dergibi.com - ISSN 1303-6211    
• YAZARLAR  

Bugün:

DERGİBİ YAZARLARI
Yazıyorum, öyleyse varım!
Melih Bayram Dede
Karanlık Oda
Ferhat Ünlü
Sevgilim Hayat
Fadime Özkan
Mutsuzluk Oyunları
Ömer Sercan
Bilir Kişi
Hüseyin Akın
Mürekkep Lekesi
Suavi Kemal Yazgıç
Yazgı
Özlem Albayrak
Beriki Taraf
Orhan Karagöl
Söz Misali
Ali Ömer Akbulut
Mavi Kalem
Mehmet Aycı
Seyr-ü Sefer
Sefer Kayaoğlu
Vesselâm
Kâmil Doruk
Cem Vefa


Ayrıntılar için
hemen tıklayın!


KİTAPLIK
Kız Kardeşim İçin, Jodi Picouli
Türk Kadın Tarihine Giriş, Necati Gültepe
Türkiye’deki Almanya - 1914-1918- Almanya’nın Türkiye’deki Kültürel Etkinliği ve Robert Bosch, Prof. Dr. Rifat Önsoy
Şehname'nin Türk Kültür ve Edebiyatına Etkileri, Dr. Bekir Şişman - Dr. Muhammet Kuzubaş
Meşe Fısıltıları, Oruç Aruoba
Mektuplar 1, Friedrich Wilhelm Nietzsche - Çeviren: Sedat Umran
Mektebin Bacaları, Nurettin Durman
Hiç, Carmen Laforet
Düş Gören Defter, Hayrettin Orhanoğlu
Çağdaş Yorumbilim Kuramları, Prof. Dr. Osman Bilen
Daha fazla kitap için tıklayın!

MUTSUZLUK OYUNLARI
Ömer Sercan
ÖMER SERCAN
serjano@
hotmail.com

Kim soğutuyor sokakları...

Magırus minibüslerinin iç ısıtma tertibatı mazotla çalışıyor. Soğuk havalarda şoförler, ekstra yakıt tüketmemek için çalıştırmıyorlar kaloriferleri. Bunu, iş dönüşü epeydir aynı minibüse bindiğim mesai arkadaşımdan öğrendim. Havaların soğuk gittiği geçtiğimiz günlerde, sıcak bir yolculuk yapmak için, arkadaşımın İstanbul trafiğine dair derin gözlem ve bilgilerine bıraktım kendimi. Iveco marka minibüslere bindik hep. Gerçekten de öyleydi, sobalı evlerin oturma odası gibi, her seferinde de sıcacıktı bu minibüslerin içi. Fakat bir akşam iş dönüşünde bindiğimiz sıcak minibüsün içinde birden dehşetle farkettim ki, üşüyen 'dışarım' değildi benim...

Yaşam, iç sıkıntısıyla başedebilme yeteneğidir. Şarkılar, türküler, filmler, romanlar böyle bir yeteneğin ürünleridir. Şarkılara, türkülere, filmlere, romanlara içlerinde 'başka sıcak içecekler' var mı acaba diyerek koşarız. Ama bugünlerde değil koşmaya, yürümeye bile hali yok insanların sanki. Çevremdeki birçok kişiden sıkça duyuyorum son günlerde: 'İçimde garip bir sıkıntı var'. Oysa hiç de garip değil bence, bu sokağa bırakıp bir şekilde tekrar eve gelen kedi gibi sıkıntı. Hatta 'içerde' böyle bir kedinin olmaması garip bana sorarsanız. Benim de içimde bir sıkıntı var. Ama benim içimde yaşlı bir çingene gibi oturan sıkıntının yanında, bir de o yaşlı çingenenin karşısına oturmuş klarnet çalan aksi mi aksi ihtiyar bir soğuk algınlığı da var. İçimi ısıtacak sıcak içecekler arıyorum bu yüzden ben, bir çift göz gibi. Bir çay bahçesinde bana 'Ne içersiniz?' diye soran garsona 'Omzuma doğru koşarak gelen bir el' ısmarlayabilsem ne iyi olurdu. Ya da, 'Hadi hep beraber bir yere gidelim' çayı. Bunlar katı değil sıvı halleridir maddenin ve pekala da içilirler. Oturup bir akşam vakti ılık bakışlar içmeliyim şifa diyerek, yoksa bu sokaklar çok soğuk...

İçim üşüyor kimi çoğu zaman... Dışarısı mı soğuk yoksa benim içim mi çok sıcak? Hasta çocuklar, bedenleri sıcacık olduğu halde üşürler. Bir ağustos sıcağı bile üşütür hasta çocukları. Etrafın soğuğu değil, vücutlarının sıcaklığıdır onları titreten. Sobalı evlerin oturma odası mı benim de içim? Bilmediğim, tanımadığım birileri girip gece rüyama, kürek kürek kömür atıyorlar sanki içime. Ben de dengeleyemiyorum işte, içimin ısısıyla şehrin havasıcaklığını...

Zorba'da Anthony Quinn, sahilde dizlerini büke büke dansederdi güneşli bir akşam vakti, beyaz gömleği ve sırtında işaret parmağına taktığı ceketiyle. İçini ısıtıyordu bana kalırsa o da, dans etmesi, yanındakilere yaptıklarını anlamlı gösterebilmek için başvurduğu mükemmel bir hileydi.

İçimin kalorisiyle bu şehri ısıtmaktan bıktım artık ben! Sonunda ben üşüyorum, sokaklar ısınıyor. Sokakları, evleri, ağaçları, köprüleri, kaldırımları, telefon kulübelerini ısıtmaya çalıştıkça soğuyor vücudum benim. Kim soğuttu sokakları bu kadar?... "Dağılmış pazar yerlerine benziyor memleket", yerleri ben mi süpürmeliyim? Çıkıp tek başına nasıl süpüreceğim, bir değil ki pazar pisliği, ezilmiş domates değil ki pislik kaldırıp atayım...

'Süpürgesi yoncadan Eminem'. Babaannemin dizlerine sığacak kadar küçükken, henüz içimin de üşümenin de farkında değilken duyduğum bir ninniydi 'süpürgesi yoncadan'. O zamanlar gözkapaklarıma çöken sıcaklıkla tatlı tatlı gülümserken dertsiz uykulara, şimdi gözlerim tuzlu tuzlu kapanıyor ıslanmamak için. İçimdeki yangına körükle, kömür dolu kürekle gidenler kim? Dışarıda, farketse de etmese de sokağa çıkan herkesin vücudunu çizik içinde bırakan bıçak çeliği rüzgarları kim dolaştırır oldu bu pazar yerinde? Kimin ıslığı üşütüyor dizlerimizi? Kimler üşümüyor sokaklarda? Ne giymeliyim dışarı çıkarken üzerime ben? Varlık elbisesi mi soğuktan korur, yokluk hırkası mı adamı?...

Bu ceviz ağaçlarını, elmalıkları, şeftali bahçelerini, gündöndü tarlalarını, otobüs duraklarını, evleri, ve camlarını, sokak lambalarını, trenleri, durdukları istasyonları, ekmeğini, tuzunu, üzümünü, ilacını bir kola kutusu kadar sevmiyor muyum ben? Kim dağıtıyor pazar yerlerini, kim nasıl süpürüyor arkasından? Başka yerlerdeki telefon kulübelerinin içi daha mı sıcak acaba? Üşümez mi hiç oralarda insanın içi? Oturma odamı değiştiremiyorum diye başka mahalleye mi taşınayım ben? Aynı sokaklarda kısa kollu gömleklerle dolaşırdım, üşüyorum şimdi... Eskiden, duvarlarının bir köşeşinde, yıllar öncesinden kalmış yeşil bir öpücük izi gibi duran sarmaşıkları vardı evlerin; bir kadının, saçlarının bir karış yukarısındaki elini ince kıvrımlı danslarla döndürerek sağ omuzundan göğüs hizasına indirmesi gibi sarardı evleri. Sarmaşığın, dayanıksız cephe boyasını soğuklara karşı korusun diye aktığını düşünürdüm evin duvarlarından. Bir köşesine sarmaşık ekmeli bu toprakların...

Dünya mı sert rüzgarlarla dönüyor, bu memleket mi soğuk? Yoksa ateşler içinde bir hasta çocuk muyum ben?

Bu soğuk algınlığı neden?..

30 Nisan 2002

• Yazarın diğer yazıları...

Zaman cadısının tozlu süpürgesi…
Arı Maya resimli kokulu silgi…
Dokuz sekiz toprak, yarım anne…
Bir zamanların elveda salınımları
Geldim yarım, kaldım yarım, uykuda mısın sevgili yarim...
Gitmekler...
Müzikli resimli öznel tarih dökümü...
6 Edebiyat A
Süpürgesi yoncadan Eminem...
'Penaltı mıydı? / Hakemler de insan'
Kızıltepe'den çıkarken dönüp dönüp baktım Mardin'e...
Adalar kıyılarında pavurya avcıları...
Ben evlenemem anne, faizler düşürüldü!
Urfa türkülerine, Tom Waits'e, sakin olmaya...
Ordan burdan...
Denzel Washington, SSK Primi ve Patronum...
Bir dükkandan çıkan sosyal açılımlanmaların psiko-şahsi politiği
Sevdiğim şeyler...
Hani gülen gözlerin...
Kim soğutuyor sokakları...
Nash dengesi: Aşk ve ölüm sıfırı
Orhan Ayhan, Muhammed Ali ve Amerika Birleşik Devletleri
Görmedin gözlerimde sana kurduğum dünyayı
Aşk parasızların sevimli maskesi

| geri dön |

| yazdır |

| favorilere ekle |

| yukarı |



BLOG DERGİBİ ÜYE GİRİŞİ
Kullanıcı Adı:
Parola:
Beni hatırla Yeni Üye Kaydı
Parolamı Unuttum
Oturumu Kapat
Blog Dergibi'ye giriş

  Ana Sayfa
  Kitap
  Dosya
  Röportaj
  Şiir
  Şiir Okulu
  Çeviri Şiir
  Öykü
  Haberler
  Deneme
  Yazarlar
  Dergiler
  Eleştiri
  Polemik
  Ajanda
  Gezi Notları
  Anketler
  E-Posta Grubu
  E-Kart
  Sohbet Odası
  Arşiv
  Blog Dergibi
  Arama Servisi
  Medya Dünyası

ARAMA SERVİSİ
Web Dergibi'de

KİTAP ARAYIN!



Yüklemede bir sorunla karşılaşırsanız, buraya tıklayarak "toolbar"ı bilgisayarınıza indirip kurabilirsiniz.


Alexa Rating

Her şey rutin, hatta soluk almak bile! - Melih Bayram Dede

 Ana Sayfa | Editörden | Hakkımızda | Bize Yazın | Blog | Linkler Künye | Basın Odası | Reklam | Sponsorluk 


Dergibi'nin içeriği, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ile korunmaktadır. Site içeriği, kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Dergibi tüm katılımcılara açıktır. Ürün göndermeden önce Katılım Şartları'nı okuyunuz. Her türlü yazışma için Mesaj Formu kullanılmalıdır.

© 1999 - 2000 - 2001 - 2002 - 2003 - 2004 - 2005 - 2006 - 2007 - 2008 - Her hakkı saklıdır. - Dergibi
Blog Dergibi / Melih Bayram Dede / TechnoLogic / Medya Dünyası / GebzeRehberi.com / Yeni Şafak Bilişim / Sosyal İm / Flash Oyun / Nitro Model Hobby