d e r g i b i   1 0   y a ş ı n d a  

  Ana Sayfa | Editörden | Hakkımızda | Bize Yazın | Blog | Linkler Üye olun! 
Dergibi.com - ISSN 1303-6211    
• YAZARLAR  

Bugün:

DERGİBİ YAZARLARI
Yazıyorum, öyleyse varım!
Melih Bayram Dede
Karanlık Oda
Ferhat Ünlü
Sevgilim Hayat
Fadime Özkan
Mutsuzluk Oyunları
Ömer Sercan
Bilir Kişi
Hüseyin Akın
Mürekkep Lekesi
Suavi Kemal Yazgıç
Yazgı
Özlem Albayrak
Beriki Taraf
Orhan Karagöl
Söz Misali
Ali Ömer Akbulut
Mavi Kalem
Mehmet Aycı
Seyr-ü Sefer
Sefer Kayaoğlu
Vesselâm
Kâmil Doruk
Cem Vefa


Ayrıntılar için
hemen tıklayın!


KİTAPLIK
Kız Kardeşim İçin, Jodi Picouli
Türk Kadın Tarihine Giriş, Necati Gültepe
Türkiye’deki Almanya - 1914-1918- Almanya’nın Türkiye’deki Kültürel Etkinliği ve Robert Bosch, Prof. Dr. Rifat Önsoy
Şehname'nin Türk Kültür ve Edebiyatına Etkileri, Dr. Bekir Şişman - Dr. Muhammet Kuzubaş
Meşe Fısıltıları, Oruç Aruoba
Mektuplar 1, Friedrich Wilhelm Nietzsche - Çeviren: Sedat Umran
Mektebin Bacaları, Nurettin Durman
Hiç, Carmen Laforet
Düş Gören Defter, Hayrettin Orhanoğlu
Çağdaş Yorumbilim Kuramları, Prof. Dr. Osman Bilen
Daha fazla kitap için tıklayın!

MUTSUZLUK OYUNLARI
Ömer Sercan
ÖMER SERCAN
serjano@
hotmail.com

Nash dengesi: Aşk ve ölüm sıfırı

Hayat, toplamı kocaman bir sıfır eden çok bilinmeyenli denklemdir. Kök içinde beşiksküp artı dokuz ye üzeri onaltı artı parantez içinde üç ikskare artı dört ye üzeri üç eksi yedi eşittir sıfır. Hatırlıyorsunuz değil mi bu tür denklemleri. Bu öğrendiklerimiz gerçek hayatta ne işimize yarayacak diye öfkeyle sorardık kendi kendimize. Yıllar sonra anladım ki işe yarıyormuş: Ürkütmeden bizi, korkutmadan, hayatın ta kendisini formüle etmişler, çaktırmadan. Yani uğraşacaksınız üzeri çok koşturacaksınız, parantez içinde yorulacak, çabalayacaksınızın karekökünü alıp bundan geceleri yatağa girmeden önceki yarına dair iyimserliğinizi çıkarıp bir eşittir koyacak ve eşitliğin sağında size alaycı alaycı gülen, hain, ukala bir sıfırı göreceksiniz.

Şizofren matematikçi John Forbes Nash'in yaşamını konu alan Akıl Oyunları bu yılın En İyi Film Oscarı'nı aldı. Macar matematikçi Neumann'ın temelini attığı kuramı genişleterek oyun teorisini ortaya koyan ve bunu kendi adıyla anılan bir denge mantığıyla formüle eden John Nash, bu teorisiyle Nobel Ödülü almıştı.

Oyun Teorisi'ne göre iki türlü oyun vardır: Toplamı sıfır eden ve etmeyen oyunlar. Bana göre ise tek bir oyun vardır ama, ben ne deliyim ne de dahi, sözüme kimse itibar etmez.

Poker toplamı sıfır eden bir oyundur, çünkü bir oyuncunun oyunun her bir aşamasında kaybettiği kadar diğer oyuncu/oyuncular kazanır. Bir taraf artarken diğer taraf aynı oranda eksildiği için oyun sıfırda dengeye gelir. Yani birini seviyorsanız, dengeli bir ilişki için sevilmemeniz gerekir. Oyunun kuralı bu! Deneyimlerinize, etrafınıza bakın. Karşılıksız sevenler hiç mesut olmaz derler. Çünkü eşitlik sıfırda dengelenecektir. Gece ile gündüz arasındaki ilişki yirmidört saat süren bir kovalamaca oyunu gibi düşünüldüğünde, bir günün toplamı da haindir. Birinin karanlık ömrünün birkaç dakika uzaması, diğerinin aydınlığından aynı miktarda çalmak anlamına geldiğinden ukaladır. Ukala ve haindir sıfır.

Biri bir yerde ağlıyorsa, onu sıfıra eşitleyecek, dudağın kenarına istemeye istemeye de olsa yerleşmiş eşitlik sağlayıcı bir gülüş vardır mutlaka.

Günde bilmem kaç kişi doğuyorsa, bunu sıfırla biten demografik bir denkleme acımasızca tamamlayacak mutlak ölümler, ya da aradaki farkı kapatacak kadar yaşayan ölüler vardır.

Elde var sıfır...

John Nash, uzun yıllar boyunca şizofreniyle savaştı ve bir gün yendi. Karısı Alicia'nın ona duyduğu aşkla yendi şizofreniyi. Ama burada da oyunun toplamı sıfırdı çünkü, Alicia, mükemmel bir aşk dopingiyle eşi John'a destek olurken, John onu sevemezdi, şizofrendi çünkü. Aşkın gözü kapalı, ölmeye gönüllü, karşılık beklemeyen savaşçıları, hastalığın amansız askerlerini yendiler. Bu da bir karşılaşmaydı, savaş oyunuydu, çetin bir cephede geçti. Bir taraf ağır ağır, yara ala ala eksilirken bir taraf azimle ilerledi düşman karargahının içindeki sıfıra. Fakat o karargah sıfırının hep söylediğim kadar alaycı, hain olmadığın da eklemeliyim. Hatasını kabullenmiş, utangaç yüzünü merhametsiz elleriyle kapamış bir aşk sıfırıydı o da.

Aşk, o çok bilinmeyenli, her zaman sıfıra eşit olan hayat denkleminin, çözeni en çok uğraştıran en karmaşık birimidir. Parantez içinde ik iks üzeri üç eksi iki ye kare artı üçün kareköküdür aşk. İçinde ne olup bittiğini bir türlü çözemeseniz de sonucunu bilirsiniz. Parmağınıza gürültüyle geçen bir yüzük, hangi rakama benziyor sizce?

Bir artı bir eksi daha sıfır edecek biliyorsunuz artık, bu oyunun kuralı böyle. Sabah uyanıp akşam uyumak için gözünüzü kapadığınızda eşitliğin sağına bir alaycı sıfır daha atmış oluyorsunuz korkmayın. Birinin ardından koşuyorsanız, vektörel toplamlar sıfır olsun diye, o sizden kaçıyor demektir korkmayın, oyun bu. Gündüz olduysa gece yaklaşıyor demektir. Alaycı, hain, ukala, vazgeçilmez kocaman mavi bir sıfıra benziyor dünya, korkmayın. Elde var sıfırı hüznün. "Dönüp dolaşıp geleceksin aynı şehre" sıfırın edebiyattaki kerşılığıdır. Sıfıra sıfır elde var sıfır, korkmayın sakın. Bu bir oyun.

Ölüm, hayat denklemini sıfıra götüren eşittir işareti, aşk eşitliğin solundaki en karmaşık birim, günler denklemin sabit sayıları, kederler, sevinçler, heyecanlar, üslü sayıların üsleri, iks ve ye herhangi iki kişi. Bütün bunlar birbiriyle çarpılır, toplanır, bölünür, çıkarılır ve iks ile ye arasında şaşılacak bir ilişkiyle sürerek tamamlanır bir sıfıra. Gerçek hayatta işimize yaramayacak sandığımğız bir formül, olan biteni nasıl da sezdirmeden , korkutmadan özetlemiş bir bakın. Alicia, hala aşık mı bilmem ama, John şizofren olmadığına göre kurel gereği artık o da aşık olmamalı. Siz kural gereği sıfırda dengeye olacak olan oyunda, eşitliği hangi değerde sağlayacağınız konusunda tedbirli olmayı planlayacaksınız. Ama nafile, değişkenler yerinden oynasa da sonuç değişmeyecek biliyorsunuz artık; aşk da bir oyun ve toplamı haindir.

İşte Nash'in teoreminin, yerini, zamanını ve değerini mutlak bir ifadeyle tanımlayamadığı değişken...

Önemsiz neşelerle tatlandırılmış yaşamak ağrısı, geçici heyecanlarla seyreltilmiş sıkıntı çökeleği, tadımlık gülümsemelerin lezzet verdiği doyurucu bir kederle koşturuyoruz, bize bilinmez kollarını ağız dolusu gülerek açmış bekleyen, kocaman bir sıfıra...

Belli belirsiz kederliyim, yağmur pencerelere kararsız birler çiziyor dışarıda...

11 Nisan 2002

• Yazarın diğer yazıları...

Zaman cadısının tozlu süpürgesi…
Arı Maya resimli kokulu silgi…
Dokuz sekiz toprak, yarım anne…
Bir zamanların elveda salınımları
Geldim yarım, kaldım yarım, uykuda mısın sevgili yarim...
Gitmekler...
Müzikli resimli öznel tarih dökümü...
6 Edebiyat A
Süpürgesi yoncadan Eminem...
'Penaltı mıydı? / Hakemler de insan'
Kızıltepe'den çıkarken dönüp dönüp baktım Mardin'e...
Adalar kıyılarında pavurya avcıları...
Ben evlenemem anne, faizler düşürüldü!
Urfa türkülerine, Tom Waits'e, sakin olmaya...
Ordan burdan...
Denzel Washington, SSK Primi ve Patronum...
Bir dükkandan çıkan sosyal açılımlanmaların psiko-şahsi politiği
Sevdiğim şeyler...
Hani gülen gözlerin...
Kim soğutuyor sokakları...
Nash dengesi: Aşk ve ölüm sıfırı
Orhan Ayhan, Muhammed Ali ve Amerika Birleşik Devletleri
Görmedin gözlerimde sana kurduğum dünyayı
Aşk parasızların sevimli maskesi

| geri dön |

| yazdır |

| favorilere ekle |

| yukarı |



BLOG DERGİBİ ÜYE GİRİŞİ
Kullanıcı Adı:
Parola:
Beni hatırla Yeni Üye Kaydı
Parolamı Unuttum
Oturumu Kapat
Blog Dergibi'ye giriş

  Ana Sayfa
  Kitap
  Dosya
  Röportaj
  Şiir
  Şiir Okulu
  Çeviri Şiir
  Öykü
  Haberler
  Deneme
  Yazarlar
  Dergiler
  Eleştiri
  Polemik
  Ajanda
  Gezi Notları
  Anketler
  E-Posta Grubu
  E-Kart
  Sohbet Odası
  Arşiv
  Blog Dergibi
  Arama Servisi
  Medya Dünyası

ARAMA SERVİSİ
Web Dergibi'de

KİTAP ARAYIN!



Yüklemede bir sorunla karşılaşırsanız, buraya tıklayarak "toolbar"ı bilgisayarınıza indirip kurabilirsiniz.


Alexa Rating

İyi sanatçılar taklit eder, büyük sanatçılar ise araklar. - Pablo Picasso

 Ana Sayfa | Editörden | Hakkımızda | Bize Yazın | Blog | Linkler Künye | Basın Odası | Reklam | Sponsorluk 


Dergibi'nin içeriği, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ile korunmaktadır. Site içeriği, kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Dergibi tüm katılımcılara açıktır. Ürün göndermeden önce Katılım Şartları'nı okuyunuz. Her türlü yazışma için Mesaj Formu kullanılmalıdır.

© 1999 - 2000 - 2001 - 2002 - 2003 - 2004 - 2005 - 2006 - 2007 - 2008 - Her hakkı saklıdır. - Dergibi
Blog Dergibi / Melih Bayram Dede / TechnoLogic / Medya Dünyası / GebzeRehberi.com / Yeni Şafak Bilişim / Sosyal İm / Flash Oyun / Nitro Model Hobby