d e r g i b i   1 0   y a ş ı n d a  

  Ana Sayfa | Editörden | Hakkımızda | Bize Yazın | Blog | Linkler Üye olun! 
Dergibi.com - ISSN 1303-6211    
• YAZARLAR  

Bugün:

DERGİBİ YAZARLARI
Yazıyorum, öyleyse varım!
Melih Bayram Dede
Karanlık Oda
Ferhat Ünlü
Sevgilim Hayat
Fadime Özkan
Mutsuzluk Oyunları
Ömer Sercan
Bilir Kişi
Hüseyin Akın
Mürekkep Lekesi
Suavi Kemal Yazgıç
Yazgı
Özlem Albayrak
Beriki Taraf
Orhan Karagöl
Söz Misali
Ali Ömer Akbulut
Mavi Kalem
Mehmet Aycı
Seyr-ü Sefer
Sefer Kayaoğlu
Vesselâm
Kâmil Doruk
Cem Vefa


Ayrıntılar için
hemen tıklayın!


KİTAPLIK
Kız Kardeşim İçin, Jodi Picouli
Türk Kadın Tarihine Giriş, Necati Gültepe
Türkiye’deki Almanya - 1914-1918- Almanya’nın Türkiye’deki Kültürel Etkinliği ve Robert Bosch, Prof. Dr. Rifat Önsoy
Şehname'nin Türk Kültür ve Edebiyatına Etkileri, Dr. Bekir Şişman - Dr. Muhammet Kuzubaş
Meşe Fısıltıları, Oruç Aruoba
Mektuplar 1, Friedrich Wilhelm Nietzsche - Çeviren: Sedat Umran
Mektebin Bacaları, Nurettin Durman
Hiç, Carmen Laforet
Düş Gören Defter, Hayrettin Orhanoğlu
Çağdaş Yorumbilim Kuramları, Prof. Dr. Osman Bilen
Daha fazla kitap için tıklayın!

MUTSUZLUK OYUNLARI
Ömer Sercan
ÖMER SERCAN
serjano@
hotmail.com

Orhan Ayhan, Muhammed Ali ve Amerika Birleşik Devletleri

"Vietkonglularla neden savaşayım, onlar bana zenci demiyor ki?"

Bu sözler dünya boks tarihinin efsane ismi Muhammed Ali'ye ait. Ünlü boksörün hayatını anlatan Ali adlı filmi, onun tüm Türkiye'yi ekrana toplayarak maçlarını canlı olarak anlatan spiker Orhan Ayhan ile (meslek icabı) birlikte izlerken, belleğimde o günlere dair flu görüntüleri netleştiremiyordum bir türlü. Çünkü Muhammed Ali, 30 Ekim 1974'te ringde sancılar çekerken, aynı gecenin sabahı annem de hastanede benim için sancılanıyordu. Muhammed Ali, Zaire'de George Foreman'ı yenip üçüncü kez dünya şampiyonluğunu aldığında, ben dünya cehennemiyle yeni tanışmıştım ve muhtemelen de ağlıyordum.

Biyografi filmlerini hep sevmişimdir. Nixon, JFK, Gandhi ve fonda Amerika'yı da doğup büyüyen bir insan olarak gördüğüm Coppola'nın The Godfather (Baba) serilerine düşkünümdür. Aspirin gibidir bu filmler, yerli yersiz atarım birkaç tane. Hasta değilseniz bile direncinizi arttırır.

16 yaşından sonra kendisine Cassius Marcellus Clay diye seslenenlere yumruğunu göstererek uyarılarda bulunan Muhammed Ali, sağlı sollu kroşeleriyle sadece ringde karşısına çıkanları değil, Amerika'yı da yere sermişti. Batı'nın koloniyalist politikalarıyla yıllardır ezilen kara ırkın, Harlem'e vebalıların yaşadığı pislik bir mahalle gibi davranan Amerika'nın çokuluslu suratına çarptığı tokattı Ali'nin elleri. Bakkaldan sakız almak isteyen birinin cebinde parası ve beyaz bir teninin olması gerektiği günlerin Amerika'sının tam göbeğinden çıktı Muhammed Ali. Bisikletini çalanları dövebilmek için boks öğrendi. Bisikletini çalanı buldu mu bilmiyorum ama, Amerikalı Sonny Liston'u fena patakladı. Dünya Ağır Sıklet Boks Şampiyonu, Louisville'de doğan, Müslüman bir boksördü artık: Muhammed Ali.

"Ayağa kalk ayı!"

İnsanları, yaşamın basamakları sürekli yer değiştiren oynak merdivenlerini çıkma konusundaki maharetleri bakımından ikiye ayırıyorum: Birinci grup, azgelişmiş beyniyle tırmandığı yere sadece kendi çabalarıyla geldiğini söyler. İkinci grup, bu tanımı daha da genişleterek metafizik desteklerin varlığını da telaffuz eder. Muhammed Ali, evren haritasında bir veba mikrobu gibi gözüken, ya da daha doğrusu gözükmeyen bir dünyanın içinde yaşadığımızı biliyordu. Ama öte yandan onun, dünyanın uzaydan çekilen bir uydu fotoğrafında iki kırmızı kubbecik gibi görülebilecek boks eldivenli elleri vardı. Eğer böyle olmasaydı, Hanoi'deki Vietkongluları öldürmeye giden 'Private Cassius' olmaktan öte gidemezdi Muhammed Ali. Liston'u yenerek dünya şampiyonu olduğunda askere çağrıldı ve öfkeyle reddetti. Amerikan medyasına göre Vietnam düşmandı, ama bir maç öncesinde basının karşısına çıkan Muhammed Ali'ye göre değildi: "Benim düşmanım sizsiniz. Asıl düşman orada değil burada." Adaleti, hükümeti, ordusu ve basınıyla Birleşik Devletler'di gerçek düşman. Ringe çıktığında, karşısında Foreman'ın ürkütücü yüzünü değil de silindir şapkasının üzerinde yıldızlar uçuşan uzun yüzlü, Sam adında sakallı bir şeytandı gördüğü. Kroşeleri ancak yavaş çekimlerle sayılabilen Ali, hasmının şapkasındaki o yıldızları birkaç rauntta gözünün önünde çember gibi döndürebilme sanatçısıydı. Kara ırkın, Müslüman dünyasının, ezilmiş Harlem'in, Beyaz Saray'ı dayaktan tanınmayacak hale getirmesiydi Muhammed Ali. Liston'u yere devirdiğinde, dünyanın gözleri ringin üzerindeyken "Ayağa kalk ayı!" diye bağırıyordu yerde yatan Amerikalı'ya.

George Foreman'ı ekrandan tek gibi görünen üç yumrukta devirdi ve dünya şampiyonluğu unvanını üçüncü kez geri aldı. Bu maçın ardından Hrıstiyan ruhani cemaati yeni bir isim daha kazanacaktı: George Foreman. Foreman, aldığı yenilginin ardından iki yıl papazlık yaptı. Foreman'ı 'papaz eden' Ali, Spinles'i de ağlattı.

Zaire'deki unvan maçında Foreman'ın karşısına çıkan Muhammed Ali, çapı genişlemiş beli, formsuz vücuduyla sanki dayak yemek için ringdeydi. Sekizinci raunda kadar Foreman'ın yumruklarını, 'bekle ve gör'lerle karşılayan Muhammed Ali, ringde kendisini izleyen Zairelilerle birlikte tüm Afrika'nın, kara ırkın, Müslüman dünyasının, Afro-Amerika'nın dizlerinin bağını çözüyordu. Ali'nin muhtemel bir düşüşü, milyarlarca insanı yere serecekti. Sekizinci rauntta üç seri kroşeyle yere serdi kara ırkın kara talihini.

Final sahnesindeki müzik "See you tomorrow (Yarın görüşürüz)" diyordu. Ali, yıllar sonra aldığı unvanını iade eden Amerika'nın evsahipliği yaptığı Atlanta Olimpiyatları'nda titreyen elleriyle olimpiyat meşalesini yaktı. Aslında o daha büyük bir ateşi yıllar öncesinden düşürmüştü Sam Amca'nın göğsüne...

28 Mart 2002

• Yazarın diğer yazıları...

Zaman cadısının tozlu süpürgesi…
Arı Maya resimli kokulu silgi…
Dokuz sekiz toprak, yarım anne…
Bir zamanların elveda salınımları
Geldim yarım, kaldım yarım, uykuda mısın sevgili yarim...
Gitmekler...
Müzikli resimli öznel tarih dökümü...
6 Edebiyat A
Süpürgesi yoncadan Eminem...
'Penaltı mıydı? / Hakemler de insan'
Kızıltepe'den çıkarken dönüp dönüp baktım Mardin'e...
Adalar kıyılarında pavurya avcıları...
Ben evlenemem anne, faizler düşürüldü!
Urfa türkülerine, Tom Waits'e, sakin olmaya...
Ordan burdan...
Denzel Washington, SSK Primi ve Patronum...
Bir dükkandan çıkan sosyal açılımlanmaların psiko-şahsi politiği
Sevdiğim şeyler...
Hani gülen gözlerin...
Kim soğutuyor sokakları...
Nash dengesi: Aşk ve ölüm sıfırı
Orhan Ayhan, Muhammed Ali ve Amerika Birleşik Devletleri
Görmedin gözlerimde sana kurduğum dünyayı
Aşk parasızların sevimli maskesi

| geri dön |

| yazdır |

| favorilere ekle |

| yukarı |



BLOG DERGİBİ ÜYE GİRİŞİ
Kullanıcı Adı:
Parola:
Beni hatırla Yeni Üye Kaydı
Parolamı Unuttum
Oturumu Kapat
Blog Dergibi'ye giriş

  Ana Sayfa
  Kitap
  Dosya
  Röportaj
  Şiir
  Şiir Okulu
  Çeviri Şiir
  Öykü
  Haberler
  Deneme
  Yazarlar
  Dergiler
  Eleştiri
  Polemik
  Ajanda
  Gezi Notları
  Anketler
  E-Posta Grubu
  E-Kart
  Sohbet Odası
  Arşiv
  Blog Dergibi
  Arama Servisi
  Medya Dünyası

ARAMA SERVİSİ
Web Dergibi'de

KİTAP ARAYIN!



Yüklemede bir sorunla karşılaşırsanız, buraya tıklayarak "toolbar"ı bilgisayarınıza indirip kurabilirsiniz.


Alexa Rating

Başkalarına olduğu kadar kendimize de yabancıyız. - Montaigne

 Ana Sayfa | Editörden | Hakkımızda | Bize Yazın | Blog | Linkler Künye | Basın Odası | Reklam | Sponsorluk 


Dergibi'nin içeriği, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ile korunmaktadır. Site içeriği, kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Dergibi tüm katılımcılara açıktır. Ürün göndermeden önce Katılım Şartları'nı okuyunuz. Her türlü yazışma için Mesaj Formu kullanılmalıdır.

© 1999 - 2000 - 2001 - 2002 - 2003 - 2004 - 2005 - 2006 - 2007 - 2008 - Her hakkı saklıdır. - Dergibi
Blog Dergibi / Melih Bayram Dede / TechnoLogic / Medya Dünyası / GebzeRehberi.com / Yeni Şafak Bilişim / Sosyal İm / Flash Oyun / Nitro Model Hobby