| d e r g i b i 1 0 y a ş ı n d a |
| Ana Sayfa | Editörden | Hakkımızda | Bize Yazın | Blog | Linkler | Üye olun! |
![]() |
![]() |
| • YAZARLAR |
Bugün: |
|
Aşk parasızların sevimli maskesi
İyilik, yaşlı bir kadını yolun karşısına geçirmektir. Bunun hiçbir karşılığı olamaz. Yolun karşısına geçersiniz ve bir daha asla görüşmemek üzere yollarınız ayrılır. Dünyada mutlak ve tek iyilik bu. Karşılıksız, bedel istemeksizin. Gerçekten de öyle mi? Elbette hayır, onun bile bir karşılığı var. 'bakın ben ne kadar iyi bir insanım. Aciz bir insana karşılıksız bir yardım yapıyorum' egosunun tatmini. Etraftaki insanların onun hakkında 'ah ne kadar iyi birisi' diye düşünmeleri. İşte bu iyiliğin karşılığı da bu. Yardımsever insanlardan nefret ediyorum. Hayatımda duyduğum en iğrenç soru da, 'bişeye ihtiyacın var mı'. Evet var. Gölge etme başka ihsan istemem...
İyiyi oynamaya ihtiyacımız var. çünkü para kazanmak zorundayız ve aciziz. Örneğin patron sizi gördüğünde, o gülümsemeden gülümsemelisiniz ona, bakmasa bile. Ya da en azından ona, kendisini gördüğünüzde irkildiğinizi hissettirmelisiniz. buna ihtiyacınız var çünkü. bu irkilmeye sizin ihtiyacınız var, paranızı o adamın cebinden kazanıyorsunuz. Ona karşı iyiyi oynamak zorundasınız, neden mi, çok basit boğazınıza ekmek girebilmesi için iyi görünmeniz lazım ona ve çıkarınız olan birçoklarına. çalışkan görünmelisiniz. Oysa çalışmaktan bıktınız.
Kilolu insanlar hayatı daha iyi anlarlar. Çünkü buna ihtiyaçları var. Kilolarından kaynaklanan dışlanmışlığı, küçümsenmeyi bir şekilde örtmeleri lazım. Bunun için doğru tesbitler yaparak dikkat çekmek, kabullenilmek zorundalar. Polisiye roman yazan bütün kadınların kilolu olduğunu biliyor muydunuz? Zürafanın boyu, ağaç yapraklarını yiyebilmek için uzun olmak zorundadır.
Şişman kadınlardan hep korktum. Şişman bir kadın olsam hayata katlanamazdım. Şişman kadınlar rahat, bol, sade elbise giymek zorundadırlar. Çünkü bu onları olduklarından zayıf gösterecektir ve buna ihtiyaçları var.
Aşk, parasızların sığındığı liman...
Aşk; aşk zayıf insanların zorunlu ihtiyacıdır. Aciz, parasız, güçsüz bir insan, karşı cinse ne yapmak niyetindeyse aşık olarak yapmak zorundadır. Birlikte olacaksa onu sevmek zorundadır, buna ihtiyacı vardır. Ancak güçlüler ve çok parası olanlar sevmeyebilir. Zaten onlar da sevmez, çünkü ihtiyaçları yoktur sevmeye. Fakir, aciz, parasız insanların ise aşık olmaktan başka şansları yoktur. Bu noktada aşk işimize yarıyor gerçekten de.
İyi bir eşi, iyi bir sevgiliyi oynamak zorundasınız. Çünkü aylık geliriniz berbat. Sevgilinize gülümsemeye, kur yapmaya, onu sevdiğinizi söylemeye bizzat kendinizin ihtiyacı var, buna mecbursunuz. Çünkü paranız yok. Paranız olsa pahalı bir hediye alırdınız, bu tür şaklabanlıklar yapmaya ihtiyacınız olmazdı. Güçlü olurdunuz, güçlü olunca aşık olmaya gerek duymazdınız. Çünkü genelde hep fakir insanlar aşık olur. Daha doğrusu aşık olmak zorundadırlar. Verecekleri başka şey olmadığı için. Büyük servet sahibi bir adamın karasevda çektiğini hiç duydunuz mu? Sevda çekmek onun için bir güçsüzlüktür. Aşk varsıllara, zenginlere yakışıyor mu yani sizce? Yoksullar ise paraları olmadığı için mecburen aşığı oynamak zorundalar. O zaman aşk da yok.
Sizi seven bir kadın, neden sevsin ki sizi bir düşünün. Sizden daha varlıklı birini bulduğunda hemen ona gitmektir aşk. Aşk, 'benim senin paranda ve rahat yaşamında gözüm var'ın kısaltılmış yazılışıdır. Sıkıntı. Sokakta iki sevgili sarmaş dolaş yürüyorlar. Belli ki paraları yok. Evet aylık kazancım seni dehşete düşürecek kadar az, bunun için sana aşığım.
Hem sen de benim yanımdayken, gözlerin cüzdanı geniş bir hacme sahip bir başkasını aramıyor mu? Aramıyorsa zaten bana aşık da değilsin demektir. Bana aşık değilsen beni bırak ve git. Çünkü asla umduğun gibi bir kazancım yok.
Size en güzelini sunuyoruz. Hizmet için varız, türünden reklam sloganları da midenizi bulandırmıyor mu? Bana neden en iyisini sunmak için çabalıyorsun ki. Neden bana hizmet etmek için bir sürü paralar harcıyorsun dostum. İstemiyorum. Bu düpedüz senin kazancında gözüm var demenin kibarcası. Açıkça söyle. Açıkça söylenemeyen şahsi menfaatlerin toplamıdır hayat.
Ne kadar iyisin. Bu sözü bir kızdan duymak kadar nefret ettiğim başka bir şey daha yoktur. Ne kadar iyisin. Yani asla seninle birlikte olamayız. İstediğin bende var ama sen iyi bir insansın, asla olmaz. Dost olarak kalalım. Bir kız size bunu söylediği zaman anlayın ki hiç şansınız kalmamıştır. İstediğinizi almaya değecek kadar kötü bir insan değilsiniz siz. İyiler hiçbir zaman kazanamaz. Kötü biri olsaydınız mutlu olacaktınız, ama siz iyi bir insan olduğunuz için acılara mahkumsunuz. Gogol da söylemiş bunu: "Kadınlar şeytana aşıktır" diye. Hal böyleyken kötü, acımasız ve güçlü olun ki birçok kadın sizi sevsin. Ama burada şunu da unutmayın. Kendisine iyi insan denen o kişi, gerçekten de iyi biri değildir. Gereksizce iyi görünmeye çalışma yanlışına bile bile düşmüş bir ahmaktır.
Ne kadar iyisin: İyiliğin ne kadar aciz, güçsüz, gülünesi bir imajı olduğuna dikkat edin.
İyi insan yoktur, eline kötülük fırsatı geçmemiş kişidir iyi insan.
İyilik, korkutucu bir tebessüm. Ah sevimli iyilik, gizli pazarlığın gülen yüzü, eşeğin önüne konmuş bir tutam ot. Yeme bizi...
11 Mart 2002
|
Yüklemede bir sorunla karşılaşırsanız, buraya tıklayarak "toolbar"ı bilgisayarınıza indirip kurabilirsiniz. Alexa Rating
|