d e r g i b i   1 0   y a ş ı n d a  

  Ana Sayfa | Editörden | Hakkımızda | Bize Yazın | Blog | Linkler Üye olun! 
Dergibi.com - ISSN 1303-6211    
• YAZARLAR  

Bugün:

DERGİBİ YAZARLARI
Yazıyorum, öyleyse varım!
Melih Bayram Dede
Karanlık Oda
Ferhat Ünlü
Sevgilim Hayat
Fadime Özkan
Mutsuzluk Oyunları
Ömer Sercan
Bilir Kişi
Hüseyin Akın
Mürekkep Lekesi
Suavi Kemal Yazgıç
Yazgı
Özlem Albayrak
Beriki Taraf
Orhan Karagöl
Söz Misali
Ali Ömer Akbulut
Mavi Kalem
Mehmet Aycı
Seyr-ü Sefer
Sefer Kayaoğlu
Vesselâm
Kâmil Doruk
Cem Vefa


Ayrıntılar için
hemen tıklayın!


KİTAPLIK
Kız Kardeşim İçin, Jodi Picouli
Türk Kadın Tarihine Giriş, Necati Gültepe
Türkiye’deki Almanya - 1914-1918- Almanya’nın Türkiye’deki Kültürel Etkinliği ve Robert Bosch, Prof. Dr. Rifat Önsoy
Şehname'nin Türk Kültür ve Edebiyatına Etkileri, Dr. Bekir Şişman - Dr. Muhammet Kuzubaş
Meşe Fısıltıları, Oruç Aruoba
Mektuplar 1, Friedrich Wilhelm Nietzsche - Çeviren: Sedat Umran
Mektebin Bacaları, Nurettin Durman
Hiç, Carmen Laforet
Düş Gören Defter, Hayrettin Orhanoğlu
Çağdaş Yorumbilim Kuramları, Prof. Dr. Osman Bilen
Daha fazla kitap için tıklayın!

BERİKİ TARAF
Orhan Karagöl
ORHAN KARAGÖL
diyalekt@
hotmail.com

Özür dilerim..

***

Saçlarını röfle yaptırmaya gelen bir kadın, semtin en şaşalı kuaföründe randevu almasına rağmen sırada beklemesine sinirlenip çırağa veryansın ediyor.. Konuya gayet yabancı olan çırak, kadının yüzünü zihninde oluşturduğu photoshopa ekleyip çeşitli hayvan resimlerine eklemekle meşgul.. İkide birde, bundan böyle Gülben Ergen’in kuaförüne gideceğini söyleyen kadın nihayet koltuğa oturuyor.. Onun çenesini aratmayacak bir ağza sahip olan kuaför, Ergen’i fotomodellik yaptığı zamanlarda nasıl bozduğunu anlatmaya koyuluyor.. Çırak, ustasıyla kadın arasında geçen konuşmalardan bihaber hayallerinin dizaynıyla meşgul.. Öte yandan kasa iyi işliyor.. Memlekette savaş çıksa haberi olmayacak bu kuaförün!

***

“Arkadaşım” kahvesinde bir okey masası.. İyice kabaran hesap, oynayanları kaygıya sürüklemekte.. Zaten gelen geçen oyunu izlemeye oturup, beleşten çayı kolayı içmiş! Oyunculardan biri, masadaki çiftinin yanlışlıkla rakibe kaptırdığı okeye sinirlenerek bağırıp çağırmaya başlıyor.. İki dakika sonra istekalar havada uçuşuyor! Kahvenin bir başka köşesinde bir başka grup memleket meselelerini tartışıp, gündeme oturan konuları farklı perspektiflerden irdeliyor.. Böylece akşam oluyor; gün bitiyor..

***

Adamın biri Adnan C… sokağında orta yaşlı bir kadının yolunu kesiyor; arka cebinden çıkardığı sustalısını gırtlağına dayayıp kolundaki bileziklerden başlayarak neyi var neyi yok alıyor. Gıkını çıkartmayan zavallı kadını elli yerinden deşip öldürüyor bir de!

***

Kadının biri İstanbul’un en kalabalık sayılabilecek semtlerinden birinde, göz önünde, kar kış demeden sokakta yaşıyor; her gün yanından geçen binlerce kişi onu göremiyor!

***

Yine sokakta yaşayan başka bir insanoğlu, soğuk bir akşamüstü genç bir çocuğun gözüne çarpıyor; yetkililer aynı çocuk tarafından aranıyor ve konu hakkında bilgilendiriliyor.

Aynı saatlerde İstanbul’un bilmem ne semtinde, bilmem ne kutlamaları için adedi yüz elli dolardan en az yüz tane atılacak havai fişek gösterisi başlıyor!

Ertesi gün sokakta yaşayan aynı insanoğlu, bir önceki gün durduğu köşesinde sigara içerken kendi kendine konuşuyor; bir de arada bir gülüyor..

***

Şipşak fotoğraf stüdyolarını aratmayan bir röntgen odası.. Odada bir buçuk dakikaya bir hasta düşüyor ortalama.. Metropoldeki en büyük hastanelerin içinde yer alan bir çöplük.. Büyük olasılıkla beyin kanaması geçirmek üzere olan bir hastanın yakınları, oğlunun ayağındaki incinme nedeniyle film çektirmeye gelen babanın hastalarına sırasını vermemesine şaşırıp donuk gözlerle adama bakıyor..

***

Muhtar Kemal’in karakol ifadesi: “Kapıcı Abdullah’ın oğlu.. Arada bir anasıyla perşembeleri kurulan halk pazarında pazar artıklarını toplarken görürdüm.. Çok geçim sıkıntısı çektiler, çok! Huriye diye bir kızı seviyordu.. Arada bir uğrayıp hatrımı sorardı; efendi çocuktu vesselam.. Sonraları duydum ki, pis işlere bulaşmış.. Taşıdığı neyse işte, polislere yakayı ele verince direnmiş.. Öldüğünü de bilmiyordum..”

***

E 80’i Z 954’le birleştiren o meşhur bağlantı yolu.. 30 kilometre kadar geride bir kadını perişan halde bırakan üç kıllı, selektörün kolunu kırmak üzere.. Her nasılsa, orta şeritte 50 km hızla ilerleyen saman yüklü kamyonu sollamaya niyetlenen bir araç şoförü, arkasındaki üç kıllıya bir an önce yol vermek için ter döküyor.. Ancak meret araç hızlanmıyor! 5 km sonrasında kıllılar tarafından yolu kesildiğinde sinirlenip es kaza ağzından kaçırdığı bir sözle eceline okkalı bir imza atıyor!

***

Birbirine yabancı üç kişilik bir ailenin yaşadığı üç oda bir salon bir daire.. Gündüz.. Evin kadını düzenlediği ‘gün’de arkadaşlarını ağırlıyor.. “Kadının Fendi Programı’nda” karısının ayaklarına kapanıp özür dileyen adamı konuşup gülüşüyorlar aralarında.. Akşam.. Evin adamı pür dikkat pozisyonun ofsayt olup olmadığının tartışmasına kulak kesilmiş.. Arada bir küfrediyor.. Yeni alınan dvd playerlı 70 ekran televizyonları, üç oda bir salon evlerinden daha geniş, daha rahat ve daha konforlu.. Zap cihazı dünyanın gerçeklerine otomatik kilitli.. Multifonksiyonel bu sistem, üretici firmanın özel olarak piyasaya sürdüğü ‘Aile Paketi’nden.. Ha evin çocuğu var bir de! O arka odada bir şeylerle uğraşıyor hep..

***

Kanal Z.. Saat 21.00 sularında başlamış, izlenme kaygısı gütmeyen bir tv programı.. Az sonra hızını alamayıp kameralara, ışıkçıya, ya da önüne ne gelirse saldıracakmış gibi hararetlenen bir aydın, bıkkınlığının doruk noktasındaki isyanını kusuyor! Vatandaşın da, polisin de, askerin de, siyasetçinin de, meslektaşlarının da, devletin de, milletin de, dünyanın da, kısacası yaşanılan hayat içerisinde var olan tüm olguların dönüp dolaşıp insana dayandığını; insanlığını yitirmiş her canlının hayvandan bile aşağılık olduğunu haykırıyor! Yetinmiyor, hırsını alamıyor, masanın üzerine çıkıyor! Diğer konukların şaşkın bakışları arasında bağırıyor avazı çıktığı kadar: “Ben bir hayvanım, duyuyor musunuz beni, bir hayvan! Son altı aydır bankaya yatırdığım birikimimi rejideki ‘dallamaya’ rüşvet olarak verdiğim için bu kadar rahat konuşabiliyorum! Bu zamana kadar görmezden gelip kaleme almayarak ‘hayati öneme haiz’ konuları sizlere aktarmadığım için özür diliyorum! Herkesin özür dilemesi gereken bir şeyler muhakkak vardır! Şimdi herkes yanındakinden özür dilesin! Hayvan olmadığını göstersin! İnsanlığının güzelliklerini gözyaşlarıyla süslesin! Hepimiz birer…” Yayın kesiliyor!..

Ertesi gün, gazete manşetleri : “Türkiye’den Özür Diliyoruz!..” Ekranlarına sabitledikleri KJ’lerle TV kanalları :” Türkiye’den Özür Diliyoruz!..” Ülke gündemine “yazar kasa” gibi aniden giren ve gündemi çalkalayan bu haberle birbirine sarılan yetmiş milyon: “Özür dilerim anneciğim, babacığım, dedeciğim, teyzeciğim, kardeşim, çocuğum, vatandaşım, bilmem nem; ÖZÜR DİLERİM!..”

***

Ben de özür dilerim..

Vaktinizi boşa aldığım için…

4 Mayıs 2005

• Yazarın diğer yazıları...

TILSIM (İki)
TILSIM (Bir)
'Öteki'lik, 'Özgürlük' ve 'Güç...'
Aşk ve eroin..
Katilin benim!..
Cana’var’ın ‘Yok’luğu..
Gerçekler, hayaller ve hermenötiksel sayıklama!
Ali (Üç)
Ali (İki)
Ali (Bir)
Mezarlıktan sevgiliye mektup..
Özür dilerim..
Sekerat Öpücüğü
Igor'a Royal yahut Igora Royal
Kontrpiyede cinnet
Basamakta durmayın, otomatik kapı çarpar!
Polyanna da esrar çekiyor muydu?
Yolculuk (Üç)
Yolculuk (İki)
Yolculuk (Bir)
Yaa bunaltma adamı, otur iki dakka!

| geri dön |

| yazdır |

| favorilere ekle |

| yukarı |



BLOG DERGİBİ ÜYE GİRİŞİ
Kullanıcı Adı:
Parola:
Beni hatırla Yeni Üye Kaydı
Parolamı Unuttum
Oturumu Kapat
Blog Dergibi'ye giriş

  Ana Sayfa
  Kitap
  Dosya
  Röportaj
  Şiir
  Şiir Okulu
  Çeviri Şiir
  Öykü
  Haberler
  Deneme
  Yazarlar
  Dergiler
  Eleştiri
  Polemik
  Ajanda
  Gezi Notları
  Anketler
  E-Posta Grubu
  E-Kart
  Sohbet Odası
  Arşiv
  Blog Dergibi
  Arama Servisi
  Medya Dünyası

ARAMA SERVİSİ
Web Dergibi'de

KİTAP ARAYIN!



Yüklemede bir sorunla karşılaşırsanız, buraya tıklayarak "toolbar"ı bilgisayarınıza indirip kurabilirsiniz.


Alexa Rating

Ben bilemediğimi bildiğim için diğer insanlardan akıllıyım. - Sokrates

 Ana Sayfa | Editörden | Hakkımızda | Bize Yazın | Blog | Linkler Künye | Basın Odası | Reklam | Sponsorluk 


Dergibi'nin içeriği, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ile korunmaktadır. Site içeriği, kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Dergibi tüm katılımcılara açıktır. Ürün göndermeden önce Katılım Şartları'nı okuyunuz. Her türlü yazışma için Mesaj Formu kullanılmalıdır.

© 1999 - 2000 - 2001 - 2002 - 2003 - 2004 - 2005 - 2006 - 2007 - 2008 - Her hakkı saklıdır. - Dergibi
Blog Dergibi / Melih Bayram Dede / TechnoLogic / Medya Dünyası / GebzeRehberi.com / Yeni Şafak Bilişim / Sosyal İm / Flash Oyun / Nitro Model Hobby