|
Kız Kardeşim İçin, Jodi Picouli
|
| |
Türk Kadın Tarihine Giriş, Necati Gültepe
|
| |
Türkiye’deki Almanya - 1914-1918- Almanya’nın Türkiye’deki Kültürel Etkinliği ve Robert Bosch, Prof. Dr. Rifat Önsoy
|
| |
Şehname'nin Türk Kültür ve Edebiyatına Etkileri, Dr. Bekir Şişman - Dr. Muhammet Kuzubaş
|
| |
Meşe Fısıltıları, Oruç Aruoba
|
| |
Mektuplar 1, Friedrich Wilhelm Nietzsche - Çeviren: Sedat Umran
|
| |
Mektebin Bacaları, Nurettin Durman
|
| |
Hiç, Carmen Laforet
|
| |
Düş Gören Defter, Hayrettin Orhanoğlu
|
| |
Çağdaş Yorumbilim Kuramları, Prof. Dr. Osman Bilen
|
| |
|
|
 |
Oyun
Ne bulsan onlarla yaratıyorsun mutlu oyunlarını. Bense zamanımı da, gücümü de elde edemeyeceğim şeylere veriyorum. Tutku denizini geçmeye çalışıyorum cılız kayığımla, oyun oynadığımı unutuyorum. Oyuncaklar / TAGORE
Başını kaldırıp bir baksana gökyüzüne, sadece çocuklara ait alanlara... Çocukluğunun mekanıdır gökler, "hiçbiryer"dir orası, yani "hiçbirşey" gibi önemli, sen anlamasan da... 'Haykırışı' kimseye diyemediklerinin ve hafifçe kıpırdanışı en zavallı yerinin, sen bakmaya devam et yukarılara...
Ama, küçüğüm oyun oynadığını unutma!
Hem çocuk olursan, dertleşebilirsin bile onunla... O halde, büyük kalabalıkların curcunası arasından sıyrılmalısın, bir an önce başkalıklara...
Boynunu kendi gövdesine yaslayan bir kuğu gibisin sen, yürümelisin artık kendini sürdürebileceğin olacaklara...
Yerkabuğundan uzaklara... Uzun uzun uzaklara...
Bence sen mutlaka, bir an önce yolculuğa çıkmalısın, "kendine doğru olana"...
Hani çocuksun ya sen, biraz da masallara...
Beni dinlemeni isterim, bir kaç tavsiyem olacak yolculuğuna...
"Pek bir acemi biraz da saf mı ne?"ler uçuşur etrafında, bakma onlara! Çevir, çevir bakışlarını, etinin içini gösteren aynalara... Onlar hayat sarmaşığı zaten ne bilirler, neler oluyor arafta...
'Devşirme aklını başına' ve vazgeçme, hiç de uyma sen uyarılara...
Gökyüzü tek yol, sen gibi yolcu ayaklara... Zamanını yitirmiş yolculuklara...
Talihini kat önüne iz bulsun, hiç gidilmemiş yollara... Onlar gibi olamazsın sen yani, ötekiler gibi, uzak dur koca koca adamlara...
Boşver mutlu oyunlara, son bir bakış at denenmiş aşklara, çok kullanılmış duygulara... Yürümelisin biran önce 'ilk kez, ama ilk kez' olana...
Dönüp bakma bile yaşanmışlıklara ve yolculuk yap bir kez olsun sana!..
'Hiçbirşey'ini almadan etme yanına... Başka değil, ayağına dolanır sonra...
Çocuksun ya, hüzünlenme de, ağlama da ama!
'Hiçbirşey'i bırakırsan geride, bak şimdiden söylüyorum, eksik çıkarsın yola... Kuyruğunu bacaklarının arasına kıstırıp boynu bükük dönmek de var çünkü işin ucunda...
Sevgiliye de bir 'elveda' gönder bakalım, şöyle temizinden dönmemek üzere bir daha... Dağılmış yüzünü topla, topla... Asma, hiç anlamayacak olanlara... İçinin bilgeliği gülüşü öğretsin, kendinden büyük şeyler bilen yüzüne, şöyle ağırdan ala ala...
Sefere hazırlan birikmişlik torbanla, acele et ki, şimdi batacak güneş uzaklıklara... Azıcık üzüleceksin belki bu yolculuğa... Boşver unut, hatırlama bir daha... Yalnızca elini çabuk tutup çıkmalısın bu küf kokularından ve yürümeli içinin taze havalarına... Yukarılara... Sana...
Bu arada, hatırlatmam gerek; oyun oynadığını unutma, sakın ha!
Yabancı olduğun bir otel odası gibi durgun bu alemden karış sulara... Ak gitsin, hiç de akıllıca davranma... Deli büyüklerin kınamalarına da gül geç çocuk aklınla...
Sakın canım, sakın ola, yorulunca verdiğin oyun molasında durup birden gökyüzüne bakmayı unutma!..
Bir daha dönmemek üzere giderken onlardan, olup bitenleri hesaba vurma, aldırma... Yanına almaya unuttuğun küçük şeyler için de, "Tüm yaşam, güneş altında bir oyun"larla Pavese'yi hatırla...
Almayı unuttuğun ne olabilir ki hem, çocuk yıllarından başka... Eğer yine de endişeliysen bırak bunu da, bir başka bahara!...
Ve giderken, "onlardan olamamışlığın" zavallı kaybeden gururunu da koy çantana... O lazım olacak yolda sana! İnan bana!
Kaçarcasına değil, onurla karış yalnız yollara...
"Ben senden gittim işte" intikam hırsıyla konuşma, devrildikçe arsız bir devinimle yeniden düzeliveren hacıyatmazlara... Güzel şeylere yeniden kanacağın için, bu yolda çok yolun var daha!
Ve çocuk, alçakgönüllü ol, giderken bile, bilet sende nasıl olsa!
Unutma, aman unutma, ağlanmaz asla çıkılırken güzel yolculuklara...
19 Eylül 2002
| • Yazarın diğer yazıları... |

Civa Pakistan!
Uçar akıl, gönül akar
Yolculuk
|
 |

Yüklemede bir sorunla karşılaşırsanız, buraya tıklayarak "toolbar"ı bilgisayarınıza indirip kurabilirsiniz.
Alexa Rating
|