d e r g i b i   1 0   y a ş ı n d a  

  Ana Sayfa | Editörden | Hakkımızda | Bize Yazın | Blog | Linkler Üye olun! 
Dergibi.com - ISSN 1303-6211    
• YAZARLAR  

Bugün:

DERGİBİ YAZARLARI
Yazıyorum, öyleyse varım!
Melih Bayram Dede
Karanlık Oda
Ferhat Ünlü
Sevgilim Hayat
Fadime Özkan
Mutsuzluk Oyunları
Ömer Sercan
Bilir Kişi
Hüseyin Akın
Mürekkep Lekesi
Suavi Kemal Yazgıç
Yazgı
Özlem Albayrak
Beriki Taraf
Orhan Karagöl
Söz Misali
Ali Ömer Akbulut
Mavi Kalem
Mehmet Aycı
Seyr-ü Sefer
Sefer Kayaoğlu
Vesselâm
Kâmil Doruk
Cem Vefa


Ayrıntılar için
hemen tıklayın!


KİTAPLIK
Kız Kardeşim İçin, Jodi Picouli
Türk Kadın Tarihine Giriş, Necati Gültepe
Türkiye’deki Almanya - 1914-1918- Almanya’nın Türkiye’deki Kültürel Etkinliği ve Robert Bosch, Prof. Dr. Rifat Önsoy
Şehname'nin Türk Kültür ve Edebiyatına Etkileri, Dr. Bekir Şişman - Dr. Muhammet Kuzubaş
Meşe Fısıltıları, Oruç Aruoba
Mektuplar 1, Friedrich Wilhelm Nietzsche - Çeviren: Sedat Umran
Mektebin Bacaları, Nurettin Durman
Hiç, Carmen Laforet
Düş Gören Defter, Hayrettin Orhanoğlu
Çağdaş Yorumbilim Kuramları, Prof. Dr. Osman Bilen
Daha fazla kitap için tıklayın!

YAZIYORUM ÖYLEYSE VARIM
Melih Bayram Dede
MELİH BAYRAM DEDE
editor@
dergibi.com

İnternet yayıncılığında nitelik sorunu

İnternet üzerinden yayın yapan bir çok edebiyat sitesi, bir başka deyişle elektronik dergi var. Ancak bu sitelerin bir çoğuna baktığımızda, belli bir düzeyin altında olduğunu görürüz. Özensiz hazırlanmış bir web tasarımı ve özensiz kaleme alınmış metinler... İnternet yayıncılığının kaderi bu olmamalı!

İletişim teknolojileri ve bu teknolojilerin en önemlisi olan internetin, insanlara getirdiği en büyük kolaylık hız. İşte bu iletişimdeki hız, insanları hızlı yaşamaya sürüklüyor. Düşünün, 8-10 tane e-posta grubuna üyesiniz. Buralardan hergün yüzden fazla mesaj alıyorsunuz. Bunların üstüne iş ve özel hayatınızla ilgili yazışmalarınız eklenince, neyi ne zaman okuyacağınızı şaşırıyorsunuz. Bu grupların bir kısmından ayrılmayı düşünüyorsunuz; bir yandan da, 'Ya bir şeyler kaçırırsam!' endişesi, sizi o gruplarda tutuyor. Zaman kazanmak için hızlı okuyor, hızlı yazıyorsunuz.

'İnternetin okuyucusu değil izleyicisi vardır!'

Aslında internet kullanıcıları için okuyucu demek bile zor. Zaman mevhumu yüzünden, okuyucu olmaktan çok bakıcı/izleyici pozisyonundadır internet kullanıcıları. Zaman kazanmak için yapılacak tek alternatif vardır, o da hızlı gözatmak, sadece ilginizi çekebilecek şeyleri okumak. Her ne kadar, kağıt kullanımının teknolojiyle birlikte azalacağı düşünülse bile, bu safhada zaman kazanmak için kağıda sığınmak zorunda kalabilirsiniz. Okumak için o an vaktiniz yoksa, yazı veya e-posta mesajının bir çıktısının alıp, yolda okumayı (laptopu olmayanlar için) deneyebilirsiniz.

Okumak için de yazmak için de zaman kısıtlı!

Okumak için zaman kısıtlı demiştik. Ya yazmak için. Yazmak için de zaman ayırmayı bir savaşıma dönüştürüyor teknoloji. Tam bir yazıya başlıyorsunuz. Ekranınızın sağ köşesinde bir ikon (ICQ veya Messenger) yanıp sönmeye başlıyor. Arkadaşınız hal hatır soruyor. Tam da, yazmaya yeni yeni ısınmış ve kafanızdaki cümleleri unutmadan klavye aracılığıyla ekrana dökmek için acele ediyorsunuz. Sinir bozucu değil mi, yanıp sönen ikon. Cevap vermeseniz olmaz, verseniz olmaz.

Mesaj acaba kimden?

Ya e-posta mesajlarına ne demeli. Outlook kullananlar bilirler. Yeni e-posta geldiğinde, yine ekranın sağ alt köşesinde bir mektup ikonu belirir. Veya Messenger açıksa, deve gözü kadar bir kutucuk açılır ve "Falanca kullanıcıdan 1 adet e-posta aldınız" der. Bu yerinde durmayan kıpır kıpır imajlardan kurtulup da nasıl yazınızı tamamlarsınız. Çoğu zaman da, bu ikonların peşinden gitmek zorunda hissederiz kendimizi. Sağ köşede bir mektup ikonu var ya, kimden acaba diye meraktan ölmektense, tıklayıp mesajı görmek isteriz. Mesajı görünce de cevap yazmaya koyuluruz.

Yazıya ara verirseniz...

Hani yazı yazıyorduk. Ne oldu yazıya? "Aman boşver, sonra devam ederim!" dersiniz genelde. Yarım kalan bir yazıya daha sonra devam etmenizi kesinlikle tavsiye etmem. Hiç bir zaman, ilk başladığınızdaki kıvamı tutturamazsınız. Belki bir çok kişi, aradaki farkı anlamayacaktır. Ama, iyi bir okur/yazar, bu yazıda bir tuhaflık olduğunu sezer. Her şeyden önce siz bu durumu sezmeli, rahatsız olmalısınız. Rahatsız olun ki, bir sonraki yazılarınızın kıvamı tutsun!

Başlangıçta ne demiştik. Özensizdi değil mi, internetteki yazılar. Öyle yazılar/şiirler görüyoruz ki, noktalama işaretlerini bilmeyen, virgülden sonra espas (boşluk) bırakmayan, imladan bihaber kişiler yazılar/şiirler kaleme alıyorlar. Ve bunları internetteki dergilere/sitelere gönderiyorlar.

Yazıyı bazan yazan kişi bile okumuyor!

İşin en kötü yanı da, bu yazı veya şiirlerin internet yayınlarında hiç bir denetimden geçmeden kendine yer buluyor oluşu. Sitelerin bir kısmı da bu işi otomatikleştirmiş durumda. Üye olup, bir kullanıcı adı ve şifre alıyorsunuz. Sonra, çalakalem Allah ne verdiyse yaz, kopyala, yapıştır! Sonra "ENTER" ve yayında! Bazan yazıyı yazan kişinin bile yazısını/şiirini okumadan gönderdiğini düşünüyorum.

Bu iş bu kadar kolay/basit olmamalı. Yayıncılıkta bir yazı en az bir kaç kişinin kontrolünden geçer. Bir dergi düşünün. Yayın yönetmeni, yazıişleri müdürü, editörler, yayın kurulu vardır. O yayının kalitesi, yayınlanacak ürünlerin, işte bu deneyim sahibi kişilerin elinden geçmesi ile sağlanır. İster internet haber siteleri, ister edebiyat siteleri olsun, bu denetimi sağlamadan ciddiye alınmanız, gerçek anlamda başarı sağlamanız mümkün değildir.

27 Mayıs 2002

• Yazarın diğer yazıları...

Yeni Şafak Pazar'a ne cevap verdik?
Zaman Kitap'ın sorularına verdiğimiz cevaplar!
Mor Taka sordu, ben cevapladım!
Ekşi Sözlük'çüler, ifade özgürlüğünü her önüne gelene bok atmak sanıyor!
Nobel için daha fazla çamur atman lâzım!
Cosmopolis, Sevim Gözay, Sex And The City ve Ally McBeal...
Fransız tatil köyünde Fransız kaldım!
Artık gitmeliyim!
Taşra Edebiyat'ın ardından neler yazmıştım
Ülkücüler Metal Fırtına’nın rövanşını alıyor!
Edebiyatın internetteki izdüşümü
Bahaeddin Özkişi'nin kim olduğunu Dergibi okurları biliyor!
Cihan Aktaş’tan Mary Wollstonecraft’a
Flora Tristan’ı İngiliz parlamentosuna sokan Türk kim?
Matrix yeniden yüklenemedi!
Irak halkı özgürleştiriliyor!
Mesnevi okumadıysan, konuşmayalım!
İnternette kağıt yayıncılığı ve interaktivite
İnternet yayıncılığında nitelik sorunu
Kadın egemen toplumda yaşamak!
İnternet kağıt tüketimini azaltır mı?

| geri dön |

| yazdır |

| favorilere ekle |

| yukarı |



BLOG DERGİBİ ÜYE GİRİŞİ
Kullanıcı Adı:
Parola:
Beni hatırla Yeni Üye Kaydı
Parolamı Unuttum
Oturumu Kapat
Blog Dergibi'ye giriş

  Ana Sayfa
  Kitap
  Dosya
  Röportaj
  Şiir
  Şiir Okulu
  Çeviri Şiir
  Öykü
  Haberler
  Deneme
  Yazarlar
  Dergiler
  Eleştiri
  Polemik
  Ajanda
  Gezi Notları
  Anketler
  E-Posta Grubu
  E-Kart
  Sohbet Odası
  Arşiv
  Blog Dergibi
  Arama Servisi
  Medya Dünyası

ARAMA SERVİSİ
Web Dergibi'de

KİTAP ARAYIN!



Yüklemede bir sorunla karşılaşırsanız, buraya tıklayarak "toolbar"ı bilgisayarınıza indirip kurabilirsiniz.


Alexa Rating

Bir paranın nereden geldiğini görmek istiyorsan, nereye gittiğine bak. - Ebu Hanife

 Ana Sayfa | Editörden | Hakkımızda | Bize Yazın | Blog | Linkler Künye | Basın Odası | Reklam | Sponsorluk 


Dergibi'nin içeriği, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ile korunmaktadır. Site içeriği, kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Dergibi tüm katılımcılara açıktır. Ürün göndermeden önce Katılım Şartları'nı okuyunuz. Her türlü yazışma için Mesaj Formu kullanılmalıdır.

© 1999 - 2000 - 2001 - 2002 - 2003 - 2004 - 2005 - 2006 - 2007 - 2008 - Her hakkı saklıdır. - Dergibi
Blog Dergibi / Melih Bayram Dede / TechnoLogic / Medya Dünyası / GebzeRehberi.com / Yeni Şafak Bilişim / Sosyal İm / Flash Oyun / Nitro Model Hobby