d e r g i b i   1 0   y a ş ı n d a  

  Ana Sayfa | Editörden | Hakkımızda | Bize Yazın | Blog | Linkler Üye olun! 
Dergibi.com - ISSN 1303-6211    
• YAZARLAR  

Bugün:

DERGİBİ YAZARLARI
Yazıyorum, öyleyse varım!
Melih Bayram Dede
Karanlık Oda
Ferhat Ünlü
Sevgilim Hayat
Fadime Özkan
Mutsuzluk Oyunları
Ömer Sercan
Bilir Kişi
Hüseyin Akın
Mürekkep Lekesi
Suavi Kemal Yazgıç
Yazgı
Özlem Albayrak
Beriki Taraf
Orhan Karagöl
Söz Misali
Ali Ömer Akbulut
Mavi Kalem
Mehmet Aycı
Seyr-ü Sefer
Sefer Kayaoğlu
Vesselâm
Kâmil Doruk
Cem Vefa

KİTAPLIK
Kız Kardeşim İçin, Jodi Picouli
Türk Kadın Tarihine Giriş, Necati Gültepe
Türkiye’deki Almanya - 1914-1918- Almanya’nın Türkiye’deki Kültürel Etkinliği ve Robert Bosch, Prof. Dr. Rifat Önsoy
Şehname'nin Türk Kültür ve Edebiyatına Etkileri, Dr. Bekir Şişman - Dr. Muhammet Kuzubaş
Meşe Fısıltıları, Oruç Aruoba
Mektuplar 1, Friedrich Wilhelm Nietzsche - Çeviren: Sedat Umran
Mektebin Bacaları, Nurettin Durman
Hiç, Carmen Laforet
Düş Gören Defter, Hayrettin Orhanoğlu
Çağdaş Yorumbilim Kuramları, Prof. Dr. Osman Bilen
Daha fazla kitap için tıklayın!


Ayrıntılar için
hemen tıklayın!


MAVİ KALEM
Mehmet Aycı
MEHMET AYCI
mehmetayci
@mynet.com

Kısrak mı kişniyor ne?

Eski zaman insanıdır; ağzının ve kulağının tadını bilir; sevgili pederimiz fakir daha tıfılken, sonradan darbımesel olduğunu öğrendiğimiz bir kelam etmişti; ey evlat, bilesin ki üç ses insanı genç kılar; kadın sesi, para sesi, su sesi… E, hatırı sayılır miktarda yaşadık ve gördük ki, diğer seslerin hakkını saklı tutalım; sevgili “ata”mız haklıdır; nasıl haklı olmasın, anlı şanlı Karacaoğlan Efendimiz bile “sıfat kocasa da gönül kocamaz/şimdi gönlüm bir yosmaya vurgundur” buyurmaktadır.

Başta söyleyelim ki sonra başımız ağrımasın; kadın deyince aklına hane dırdırı yahut mahalle hırgürü gelenlerin bu yazıda yeri yoktur ve doğrusu oncağızların kadın sesi bahsinde zikredilmeleri bile fazlalıktır. O fazlalığı atın gitsin; diyeceğim odur ki, şu kikirdiyesi dünya hayatının çekilir yanı varsa biraz da kadın sesleri sayesindir.

Tabii, kadın sesinden bahsediyoruz ya, aklınızdan en azından Cumhuriyet Döneminin altın gırtlaklı hanendeleri, hatun şarkıcıları geliyordur; onlara dair yazmayı ehline bırakıyoruz lakin anmasak hatırları kalırdı; Safiye Ayla’dan Sezen Aksu’ya kadar cümlesine kulak ve yürek borcumuz vardır; ödenmiştir…

Eh birader, maksadın o değil bu değil, peki neyi anlatmak istiyorsun diye fakiri yokuşa sürmeyin; ne denilmiştir; sabırla koruk helva olur, denilmiştir… Pek helvaya benzemeyecek ama idare ediniz lütfen, soframızda ekşi tatlı ince irikıyım bir düzineden fazla kadın sesi mevcuttur. Ne diyelim beş yazısından birinde “kadınsız kahkahasız Türk erkeklerini” sigaya çeken Çetin Altan üstadımızın da ayrıca kulakları çınlasındır. Okuyup idrak etmeden, daha ilk paragrafta, vay zındık teşhirci, işi gücü bırakmış da kadın seslerine dair kelam eyliyor diyen zahit taifesini ise rindlerin insafına havale etmek eşyanın olmasa bile edebiyatın doğası icabıdır.

Efendim, insanı gamdan, gusseden, kederden azade kılan, bir nevi gençlik aşısı mesabesindeki kadın sesi, artık bildik tanıdık ve aşağı yukarı herkesin aşinası olduğu; müşterek zevke hitap eden “ses” olduğu için burada bir bahçe dolusu çiçekle, af edersiniz sıfatla o sesi tavsif etmek zaman kaybı olacaktır. Anladınız gitti ve eminim şu anda kulağınız “kesilmiş” vaziyette muhayyilenizdeki latif cinsin sesine odaklanmış bulunmaktadır.

Şimdi, müsaadenizle üslubu ve mecrayı değiştirelim:

İnce mi ince latif mi latif bir ses duydunuz; hayalinizde bu sesin sahibi hatuncuğu gül endamlı bir minyatür güzeli olarak hayal ettiniz; bir yerde bir vesileyle sesin sahibiyle karşılaştınız; tanrım; o da ne; ağır sıklet bir hatun azmanı… Efendiler; buna sükut-ı hayal derler; lütfen şaşırmayınız… İnsicamsızlık şaheseri karşısında dilinizin tutulduğunun farkındayım.

—Evladım başka kanal!
—Eyvallah sevgili okuyucu!

Markette alış veriş yapıyorsunuz; yamacınızda alış veriş yapan güzel mi güzel bir kız; derler ya Allah özene bene yaratmış diye, işte öyle, ne yapsanız gözünüzü alamıyorsunuz; hatta aldıklarınızın aradıklarınız mı belli değil, akıl, izan, iman sizde hak getire, bir de bakıyorsunuz kasaya yönelmiş, hemen peşinden kasaya… O dünyalar güzeli, peri masalı kaçkını birden boru gibi sesiyle hesaba itiraz etmesin mi? Aman Tanrım; başka yerden mi çıktı bu ses diye dikkat kesiliyorsunuz, nafile… E, sesten önceki dönemi nafile ibadet sayın gitsin…

Bir şekilde telefonda görüşmüşsünüz, görüşürken de ses kadın mı erkek mi, adı soyadı kadın ama sakın dublör filan kullanmasın diye tereddüt geçirmişsiniz, sonrasında randevu alıp size gelmiş, o da ne, alabildiğine erkeksi ses ama kadın serapa kadın… Allah’ım sual sorulmaz hikmetinden…

Sekreteriniz bir kız çocuğu arıyor, sizinle görüşmek istiyor diye bağlıyor; sahiden çocuk sesi, hatta r’leri bile “y” yaparak konuşuyor, duru, berrak bir çocuk sesi, biraz da buğulu; her neyse sesin sahibiyle bir şekilde karşılaşıyorsunuz; iki çocuğu var, anneniz olmasa bile ablanız yaşında bir kadıncağız…

—İbreyi sola döndür; olmadı sağa…

Verdiğim ipin ucunu, af edersiniz ipucunu aldınız/anladınız ya gerisini konunuzdan komşunuzdan, yine af edersiniz konu-komşunuzdan, iş yerinizden, okulunuzdan, sokaktan çarşıdan pazardan siz anlatın biz dinleyelim… Belki bilmediklerimizde çıkar arada… Nasıl, çoklu roman yazma eylemine benzedi ama bu da olsun…

Değişiklikte ferahlık var; gelelim kahkahalara…

Bu kahkaha; son baharda cevizler gazel döküyor…

Bu, yılan tıslaması…

Bakınız, bir kaynak şırıldıyor…

Bu kahkaha, fabrikada makine çalışıyor… Üretim var.

Bu kesik, aralı; veremli öksürüğü…

Bu Ağustosta firezler arasında bıldırcın dolaşıyor…

Bu kahkaha, sahiden kahkaha; kah! kah! kah!

Bu kahkaha dervişin sedef tespih çekişi…

Bu gülmüyor; kısrak kişniyor…

Bu beygir kişnemesi…

Hepsi de kadın sesi: Bir çuval… Aşure.

İlahi Çetin Altan, hatırın var dikkat kesildik ama hangisinden incelelim zekâtını bile sayamadığımız bunca kadından ve kahkahadan…

2 Mart 2008

• Yazarın diğer yazıları...

Emelle görüşeceğim...
Haberciler ıskaladı…
Dört mevsim Afyon fotoğrafları
Camcının köpeği
Duş
Bir sahaf öldü diyeler
Sandalye-2
Kısrak mı kişniyor ne?
Gömü
Köpek
Bir gün gelir okurum
Ah bir vaktim olsaydı ne kitaplar okurdum
Bana ver ona verme
Bak hurdacı geliyor selam veriyor
Mesafe
Kitapçıda tanıştım
Kamera şakası
Yükümü tuttum kitaptan
Enkaz
Mademki ermenisin…
Ben kitabın sayfasına bakarım
Vesika
Adam
Çığ
Pulman…
Boşluk
El hâline bakıyoruz erenler...
Kamçısı gülden, üzengisi kekikten ve dahi bilmektedir neyi aradığını..
Üsküp'te Türkçe şiir ve Aliş'imin dağınık kaşları
Sıradan...
Fatma’m nerden öğrendin çarşaftan kol atmayı
Gelincikler
Size bir haberim var kırmızı bulutlardan
Sandalye
Haritanın en kahverengi noktası
Müsait değilim Mehmet Bey görüşmeyelim
Ekim devrimi
Ay dolandı yüce dağın ardına…
Ve iftar...
Derin köpük
Sıcaktan bunalınca…
Mehane Mukassi Görünür Taşradan Amma...
Küpemiz Nerde...
Mavi boncuk iyidir
Atmaca Zamanı
Suavi taş attı suya
Yarısı gece
Kar zamanı
Kedi zamanı
Deliliğin coğrafyası
Sis
Evlerinin önü zeytin ağacı…
Yıldız Avcısı…
Dere berrak ve çakıllar sayılıyor…
Zehirli ağaçlar albümü
Gece hasadı
Yürüme tutkusu
Yedi
Eylül
Hayat bir çinli Leyla
Su aşkı
Pazar ayini
Kırk
Ya ben öleyim mi söylemeyince
İnce ağrı aşısı
Uyku adası
Dört
Konuşma zamanı
Elliüç
Pencerede tül perde
Gökyüzüne bakınca
Alem nasıl görünür; yalnız aşk ehli bilir
Ölüm var kardeşlerim, gelin gülümseyelim
Çıldırmak güzeldir
Günlerin dünyası
Yazıya dair

| geri dön |

| yazdır |

| favorilere ekle |

| yukarı |



BLOG DERGİBİ ÜYE GİRİŞİ
Kullanıcı Adı:
Parola:
Beni hatırla Yeni Üye Kaydı
Parolamı Unuttum
Oturumu Kapat
Blog Dergibi'ye giriş

  Ana Sayfa
  Kitap
  Dosya
  Röportaj
  Şiir
  Şiir Okulu
  Çeviri Şiir
  Öykü
  Haberler
  Deneme
  Yazarlar
  Dergiler
  Eleştiri
  Polemik
  Ajanda
  Gezi Notları
  Anketler
  E-Posta Grubu
  E-Kart
  Sohbet Odası
  Arşiv
  Blog Dergibi
  Arama Servisi
  Medya Dünyası

ARAMA SERVİSİ
Web Dergibi'de

KİTAP ARAYIN!



Yüklemede bir sorunla karşılaşırsanız, buraya tıklayarak "toolbar"ı bilgisayarınıza indirip kurabilirsiniz.


Alexa Rating

Hayatı yaşamak kadar saçma bir şey yok, bırakın hayat sizi yaşasın! - Schopenhauer

 Ana Sayfa | Editörden | Hakkımızda | Bize Yazın | Blog | Linkler Künye | Basın Odası | Reklam | Sponsorluk 


Dergibi'nin içeriği, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ile korunmaktadır. Site içeriği, kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Dergibi tüm katılımcılara açıktır. Ürün göndermeden önce Katılım Şartları'nı okuyunuz. Her türlü yazışma için Mesaj Formu kullanılmalıdır.

© 1999 - 2000 - 2001 - 2002 - 2003 - 2004 - 2005 - 2006 - 2007 - 2008 - Her hakkı saklıdır. - Dergibi
Blog Dergibi / Melih Bayram Dede / TechnoLogic / Medya Dünyası / GebzeRehberi.com / Yeni Şafak Bilişim / Sosyal İm / Flash Oyun / Nitro Model Hobby