Sabahın ilk ışıklarıyla evden çıktı.
Ev mi? Herkes oraya köpeğin evi diyor ya, değil. (Herkes mi, orası da belli değil. Kendine göre bir herkesliği var elbette bu herkesi) Kendisi, annesi, babası ve kardeşleriyle geceyi ağırlıklı olarak orada geçirse de değil…
Köpeğin bir evi yok… Hem var hem yok.
Tekrar: Köpeğin bir evi yok.
Tekrar: Sabahın ilk ışıklarıyla evden çıktı.
Köpeksi bir içgüdüyle, kime yaklaşacağını, kime yaltaklanacağını, kimden korkacağını bilmeden günün akışına bıraktı kendini…
Şöyle: O mu günün akışını “köpek hayatı”na uyarladı yoksa günün akışı mı onu köpekleştirdi; bu konuyu siz tartışın…
Günün son karanlığıyla o kendinin olmayan evin yolunu tuttu…