|
Kız Kardeşim İçin, Jodi Picouli
|
| |
Türk Kadın Tarihine Giriş, Necati Gültepe
|
| |
Türkiye’deki Almanya - 1914-1918- Almanya’nın Türkiye’deki Kültürel Etkinliği ve Robert Bosch, Prof. Dr. Rifat Önsoy
|
| |
Şehname'nin Türk Kültür ve Edebiyatına Etkileri, Dr. Bekir Şişman - Dr. Muhammet Kuzubaş
|
| |
Meşe Fısıltıları, Oruç Aruoba
|
| |
Mektuplar 1, Friedrich Wilhelm Nietzsche - Çeviren: Sedat Umran
|
| |
Mektebin Bacaları, Nurettin Durman
|
| |
Hiç, Carmen Laforet
|
| |
Düş Gören Defter, Hayrettin Orhanoğlu
|
| |
Çağdaş Yorumbilim Kuramları, Prof. Dr. Osman Bilen
|
| |
|
|
 |
Atmaca Zamanı
Ben bu yazıyı yazarak, sen ey sevgili okuyucu, aramızdaki bir uçurumu daha
özenle kapatmış oluyorum. Bir ip daha atıyorum senin kavramlı karmaşalı dünyana;
yazıyı buracıkta bıraksan bile o ipe sen de tutunmuş oluyorsun. Dili nasıl
kanatlandırdığımı, nasıl uçurduğumu, uçurumun en kuytu yerindeki bir çiçeğim en
narin yaprağına nasıl kondurduğumu görüyor ve hayrete düşüyorsun. O çiçeği
görmen için, atmaca donuna bürünmen gerektiğini de… Hayır, bilmiyorsun, bunu ben
uydurdum, en azından ben söyledikten sonra böyle bir şey geldi aklına…
Şimdi bir atmacasın ve özgürsün… Atıl uçurumlardan…
Uçurum dediysem “Atmaca Uçurumu” değil elbette… Yeri gelmişken “ben bülbül ölüsü
sen gülkurusu/oluverdik kaşla göz arasında” diyen, o kendi uçurumunda “atmaca”
olamamış müntehir şairi de analım buracıkta… “Kurt kabrini azar azar/Kendi
pençesiyle kazar” hesabı kendi uçurumunu kendisi yaratmıştır şairimiz.
Hatırladık ve geçti… Geçmediyse de geçti, diyelim, geçsin…
İpin ucundan tuttun; bir atmaca olduğuna da inandırdım seni, aşk olsun,
dalgınlığın o bayıltan lezzetiyle unutursun uçurumu artık. Alıştığın dünyanın
bıçak ağzı olması daha bir kışkırtır, daha bir ayartır seni. Avını yakaladın ve
adına dünya dedin… Tanrım, ne tatlı tuzak bu dünya…
Sen yine de atmaca olma, unut uçurumu, uçurumda açan çiçeği, kanat vuruşlarından
kayalara yansıyan emsalsiz musikiyi… Bir insan nasıl uçurumlar yaratır içinde,
yüreği nasıl uçurum olur, bunu da unut. Atmaca donuna bürünmeyi de…
Bak, kaşla göz arasında geçtik uçurumları… İstersen “atmaca”da konaklayalım
biraz, bir atmaca yazısı yazalım “yırtıcı kuş güzeli” için…
“Atmacayı vurdular/bir avuç kanı için” diyen o Karadeniz türküsünü duyduğumda
içimden atmaca hızında bir bıçak geçmiş, yüreğim bir atmaca altında can veren
bıldırcın gibi çırpınmıştı. Hâlâ da öyledir… Bu yazıyı yazarken bile…
Neden sonra, Sabahattin Ali’nin “Değirmen” hikâyesinde, o aşkı için vücudunun
bir parçasını gözünü kırpmadan çarka veren çingene beyi Atmaca’nın hikâyesi
yüreğimi burktuğunda o vurulan atmacayı bizim çingene beyiyle karıştırdığım
oldu. “Sayyad-ı bî-insaf” namluyu doğrultuyor, tam süzülen atmacaya
nişanlamışken vazgeçiyor, bir ağacın altında kendi esmer uçurumunda kanat çırpan
bizim çingene beyi Atmaca’yı tam göğsünden vuruyor ve ben bir avuç sıcak kanla
uyanıyordum.
Daha da öncesi var: Yazın, yaylamıza üç-beş çadırdan oluşan bir çingene obası
konar, güzle birlik Çukurova’ya göçerlerdi. Çingene beyinin on parmağında on
hüner ve kapısında bir kazık üzerinde, küçük ama heybetli duruşuyla bir atmaca…
Kazığa bağlı mıydı, değil miydi onu da hatırlamıyorum. O atmacanın çingene
beyinin kolunda ipten azade duruşu da gözlerimin önünde… Tanrı bildiğince
yargılasın ve rahmetini esirgemesin; anlı şanlı düğünlerde “Bayram” adlı bu
çingenenin zurna çaldığını, yerine göre davul da çaldığını, benim ilk sinüzit
tedavimi onun yaptığını, fenni sünnetçinin uğramadığı o yaylada sünnetli oluşumu
da “Kara Bayram”a borçlu olduğumu belirtmeliyim. Bunun atmacayla ne ilgisi var
demeyin; çingene değilim belli de, o atmacada gözümün kalmasının hatırı vardır;
söyledim ve parantez kapandı.
Şimdi, atmacının bir avcı/yırtıcı göçmen kuş olduğunu, leş yemediğini, avını
yakalamakta mahir olduğunu, dişisinin erkeğinden daha gösterişli ve daha iri
olduğunu, Anadolu’da Asurlardan bu yana avcılıkta kullanıldığını, atmaca
tutkunlarının bulunduğunu, onu yakalamak için önce çekirge kuşunu yakalamak
gerektiğini, bunun çekirgeyle yahut danaburnu denilen böcekle yapıldığını,
yakalanan çekirge kuşunun alıştırılıp, gözleri bağlanarak tuzağa
yerleştirildiğini, atmacanın bu tuzağa düşürülerek yakalandığını, sonra
ehlileştirilip “sabahın seher vaktinde” bıldırcın avlatıldığını, kolda ve
kazıkta duruşunun muhteşem olduğunu, yaşlı atmacaların doğaya tekrar
salındığını… özetle atmacacılıkla ilgili bilgi kırıntılarını sıralamanın yeri
değil.
Peki, ne diye atmaca zamanından bahsettin o zaman demeyesin, söylenecek olan bir
bahaneyle söylenmiş oldu. Bugün atmacadır, yarın bakarsın bıldırcın olur…
Bir de benim gibi o kuş güzelinin nasıl süzüldüğünü görseydin, anlardın
meramımı…
17 Mart 2007
| • Yazarın diğer
yazıları... |

Emelle görüşeceğim...
Haberciler ıskaladı…
Dört mevsim Afyon fotoğrafları
Camcının köpeği
Duş
Bir sahaf öldü diyeler
Sandalye-2
Kısrak mı kişniyor ne?
Gömü
Köpek
Bir gün gelir okurum
Ah bir vaktim olsaydı ne kitaplar okurdum
Bana ver ona verme
Bak hurdacı geliyor selam veriyor
Mesafe
Kitapçıda tanıştım
Kamera şakası
Yükümü tuttum kitaptan
Enkaz
Mademki ermenisin…
Ben kitabın sayfasına bakarım
Vesika
Adam
Çığ
Pulman…
Boşluk
El hâline bakıyoruz erenler...
Kamçısı gülden, üzengisi kekikten ve dahi bilmektedir neyi aradığını..
Üsküp'te Türkçe şiir ve Aliş'imin dağınık kaşları
Sıradan...
Fatma’m nerden öğrendin çarşaftan kol atmayı
Gelincikler
Size bir haberim var kırmızı bulutlardan
Sandalye
Haritanın en kahverengi noktası
Müsait değilim Mehmet Bey görüşmeyelim
Ekim devrimi
Ay dolandı yüce dağın ardına…
Ve iftar...
Derin köpük
Sıcaktan bunalınca…
Mehane Mukassi Görünür Taşradan Amma...
Küpemiz Nerde...
Mavi boncuk iyidir
Atmaca Zamanı
Suavi taş attı suya
Yarısı gece
Kar zamanı
Kedi zamanı
Deliliğin coğrafyası
Sis
Evlerinin önü zeytin ağacı…
Yıldız Avcısı…
Dere berrak ve çakıllar sayılıyor…
Zehirli ağaçlar albümü
Gece hasadı
Yürüme tutkusu
Yedi
Eylül
Hayat bir çinli Leyla
Su aşkı
Pazar ayini
Kırk
Ya ben öleyim mi söylemeyince
İnce ağrı aşısı
Uyku adası
Dört
Konuşma zamanı
Elliüç
Pencerede tül perde
Gökyüzüne bakınca
Alem nasıl görünür; yalnız aşk ehli bilir
Ölüm var kardeşlerim, gelin gülümseyelim
Çıldırmak güzeldir
Günlerin dünyası
Yazıya dair
|
 |

Yüklemede bir sorunla karşılaşırsanız, buraya tıklayarak "toolbar"ı bilgisayarınıza indirip kurabilirsiniz.
Alexa Rating
|