d e r g i b i   1 0   y a ş ı n d a  

  Ana Sayfa | Editörden | Hakkımızda | Bize Yazın | Blog | Linkler Üye olun! 
Dergibi.com - ISSN 1303-6211    
• YAZARLAR  

Bugün:

DERGİBİ YAZARLARI
Yazıyorum, öyleyse varım!
Melih Bayram Dede
Karanlık Oda
Ferhat Ünlü
Sevgilim Hayat
Fadime Özkan
Mutsuzluk Oyunları
Ömer Sercan
Bilir Kişi
Hüseyin Akın
Mürekkep Lekesi
Suavi Kemal Yazgıç
Yazgı
Özlem Albayrak
Beriki Taraf
Orhan Karagöl
Söz Misali
Ali Ömer Akbulut
Mavi Kalem
Mehmet Aycı
Seyr-ü Sefer
Sefer Kayaoğlu
Vesselâm
Kâmil Doruk
Cem Vefa

KİTAPLIK
Necip Fazıl - Tenkitler, Polemikler, Kavgalar, Murat Ertaş
Kız Kardeşim İçin, Jodi Picouli
Türk Kadın Tarihine Giriş, Necati Gültepe
Türkiye’deki Almanya - 1914-1918- Almanya’nın Türkiye’deki Kültürel Etkinliği ve Robert Bosch, Prof. Dr. Rifat Önsoy
Şehname'nin Türk Kültür ve Edebiyatına Etkileri, Dr. Bekir Şişman - Dr. Muhammet Kuzubaş
Meşe Fısıltıları, Oruç Aruoba
Mektuplar 1, Friedrich Wilhelm Nietzsche - Çeviren: Sedat Umran
Mektebin Bacaları, Nurettin Durman
Hiç, Carmen Laforet
Düş Gören Defter, Hayrettin Orhanoğlu
Daha fazla kitap için tıklayın!


Ayrıntılar için
hemen tıklayın!


MAVİ KALEM
Mehmet Aycı
MEHMET AYCI
mehmetayci
@mynet.com

Suavi taş attı suya

Elimize ulaştığında hemen o akşam okuduğumuz, mim koyduğumuz, güzel dizelerin altını çizdiğimiz ve hakkında bir yazı yazmak için bir kenara ayırdığımız şiir kitapları vardır. O şiir kitaplarının hakkında bir yazı yazmadan yeni kitaplar çıkar; icabında onları da bir akşamda okurum, severim, çarpıldığım dizelerin altını kurşun kalemle çizerim. Böylece bende hakkı ve hatırı kalan şiir kitapları sayısı altından kalkılmayacak bir hal alır. Daktilonun, alışkanlığı bağışlayın, bilgisayarın tuşlarına basarken, sevgili Osman Özbahçe’nin Kral’ı, Hakan Arslanbenzer’in Türk Şiiri 2005’i, Hakan Şarkdemir’in Tadat’ı, Ömer Erdem’in Evvel’i, Cumali Ünaldı’nın Kalbim Ey Divane’si, Cafer Turaç’ın yeniden merhaba diyen Sessiz Redifleri, Cevdet Karal’ın Hilkatin İlk Günleri, Hüseyin Kaya’nın Çekil Gideyim Hayat’ı… yazıyı şiir kitapları ismiyle doldurmayalım, ilk gözümüze çarpanlar bunlar ve daha niceleri yandaki “okunmuş ve hakkında yazı yazılacak kitaplar” rafından şiir kitabı oynaklığıyla kaş göz ederek, ne haber yazar kardeş, hani bizden de bahsedecektin diye ihmalimi yüzüme vurmaktadırlar. Hakları vardır ve dahi hatırları da vardır; nasip olursa ödeşmek boynumuzun borcudur. Araya giren ve değini düzeyinde de olsa kendinden bahsettiren kitapların ayrıcalığı ancak nasiple izah edilebilir. İşte, Kırk Gri Hırka’ya bürünen Sebepsiz Serçe donundaki şairimiz Suavi Kemal Yazgıç’ın Taş Suya Değince adlı şiir kitabı da bu stadyuma gayri nizami giren kitaplardandır.

Suavi, bu ikinci şiir kitabında, yaklaşık on yıldır dergi sayfalarında boy gösteren şiirlerini bir araya getirmiş ve suya isabetli bir taş atmıştır. Buraya kadar okuduğunuz satırlar da icabında sudaki halkaların himmetiyle ve hikmetiyledir.

Esasında şiir dediğimiz “eylem” şu önlü ve sonlu dünyada suya taş atma eylemidir. Taş suya değmişse onun “şiir” oluşundan haberimiz olmuş demektir. Yoksa her şair tabiatlı her muzip çocuk suya taş atma eğilimindedir ve isabeti ölçüsünde de şairdir. Bu yargı/hüküm cümlelerinin soğuk kaçtığını ben de biliyorum lakin nihayetinde söz şiirden çıkıp yazıya dönüşünce bilincin yalnızca üstü konuşmaktadır.

Lafı uzatmadan tekrar etmek gerekirse, Suavi’nin kitabı, Asım Gültekin’in kulakları çınlasın, 2007’nin esaslı beyaz haberlerinden biridir. O haberi, karınca kararınca şiir okuyucusuna ulaştırmak ve taşın suya değdiği andaki sesi ve etkiyi seyre çağırmak icap eder. Yaptığımız da nihayetinde budur.

Kitaptan, tadımlık niyetine “Geçmiş Zaman Açıları” adlı şiiri buraya almak paşa keyfimizin tasarrufundadır. Yoksa biz de biliriz her şiirden çarpıcı dizelerle yazıyı şaha kaldırmayı lakin Nasreddin Hoca’nın “doymak da bir tatmak da bir” hesabı okuyucunun, nasılsa her şiir hakkında fikir sahibi oldum, kitabı alsam da bir almasam da bir demesinden korkulur. Ey okuyucu, o “açı”nın dereceleri ve şairimizin şiirinin anahtarı işte bu şiirdedir.

“Geçmiş Zaman Açıları”

boğaz’da çiviyazısı gemiler arasında
italik yelkovan sürüleri
orada kayıp bir cenin
belli belirsiz gülümserken
ve bilmediğimiz bir dilde
şarkılar uydururken hayat için
hatırlıyorum kâbus korosunun
o anlayamadığım hitabını
“şimdiazsonrahiçbirzaman”

haliç’te içli bir mandolin
akortsuz düşleriyle
ses verirdi
hep çocuk kalacak bir yetimin
içinde biriktirdiği itirazlara
ki kimse duymazdı onu
çöplenen martılardan başka
ve bukağı tam da yürekteyken
“şimdiazsonrahiçbirzaman”

yaşlı bir babaydı iskelede
unutmuş kendini ıslatan bütün dalgaları
unutulmuş kendine bağlanan vapurlarca
bütün çocukları ölmüş bir baba gibi
gözleri sebepsiz yere ufukta
ve unutmadığı çocuklarıyla konuşurken
hiçbir martı konamıyor
o kör bırakılmış babaya
“şimdiazsonrahiçbirzaman”
            (Taş Suya Değince, s.26–27)

27 Şubat 2007

• Yazarın diğer yazıları...

Emelle görüşeceğim...
Haberciler ıskaladı…
Dört mevsim Afyon fotoğrafları
Camcının köpeği
Duş
Bir sahaf öldü diyeler
Sandalye-2
Kısrak mı kişniyor ne?
Gömü
Köpek
Bir gün gelir okurum
Ah bir vaktim olsaydı ne kitaplar okurdum
Bana ver ona verme
Bak hurdacı geliyor selam veriyor
Mesafe
Kitapçıda tanıştım
Kamera şakası
Yükümü tuttum kitaptan
Enkaz
Mademki ermenisin…
Ben kitabın sayfasına bakarım
Vesika
Adam
Çığ
Pulman…
Boşluk
El hâline bakıyoruz erenler...
Kamçısı gülden, üzengisi kekikten ve dahi bilmektedir neyi aradığını..
Üsküp'te Türkçe şiir ve Aliş'imin dağınık kaşları
Sıradan...
Fatma’m nerden öğrendin çarşaftan kol atmayı
Gelincikler
Size bir haberim var kırmızı bulutlardan
Sandalye
Haritanın en kahverengi noktası
Müsait değilim Mehmet Bey görüşmeyelim
Ekim devrimi
Ay dolandı yüce dağın ardına…
Ve iftar...
Derin köpük
Sıcaktan bunalınca…
Mehane Mukassi Görünür Taşradan Amma...
Küpemiz Nerde...
Mavi boncuk iyidir
Atmaca Zamanı
Suavi taş attı suya
Yarısı gece
Kar zamanı
Kedi zamanı
Deliliğin coğrafyası
Sis
Evlerinin önü zeytin ağacı…
Yıldız Avcısı…
Dere berrak ve çakıllar sayılıyor…
Zehirli ağaçlar albümü
Gece hasadı
Yürüme tutkusu
Yedi
Eylül
Hayat bir çinli Leyla
Su aşkı
Pazar ayini
Kırk
Ya ben öleyim mi söylemeyince
İnce ağrı aşısı
Uyku adası
Dört
Konuşma zamanı
Elliüç
Pencerede tül perde
Gökyüzüne bakınca
Alem nasıl görünür; yalnız aşk ehli bilir
Ölüm var kardeşlerim, gelin gülümseyelim
Çıldırmak güzeldir
Günlerin dünyası
Yazıya dair

| geri dön |

| yazdır |

| favorilere ekle |

| yukarı |



BLOG DERGİBİ ÜYE GİRİŞİ
Kullanıcı Adı:
Parola:
Beni hatırla Yeni Üye Kaydı
Parolamı Unuttum
Oturumu Kapat
Blog Dergibi'ye giriş

  Ana Sayfa
  Kitap
  Dosya
  Röportaj
  Şiir
  Şiir Okulu
  Çeviri Şiir
  Öykü
  Haberler
  Deneme
  Yazarlar
  Dergiler
  Eleştiri
  Polemik
  Ajanda
  Gezi Notları
  Anketler
  E-Posta Grubu
  E-Kart
  Sohbet Odası
  Arşiv
  Blog Dergibi
  Arama Servisi
  Medya Dünyası

ARAMA SERVİSİ
Web Dergibi'de

KİTAP ARAYIN!



Yüklemede bir sorunla karşılaşırsanız, buraya tıklayarak "toolbar"ı bilgisayarınıza indirip kurabilirsiniz.


Alexa Rating

Ben bilemediğimi bildiğim için diğer insanlardan akıllıyım. - Sokrates

 Ana Sayfa | Editörden | Hakkımızda | Bize Yazın | Blog | Linkler Künye | Basın Odası | Reklam | Sponsorluk 


Dergibi'nin içeriği, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ile korunmaktadır. Site içeriği, kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Dergibi tüm katılımcılara açıktır. Ürün göndermeden önce Katılım Şartları'nı okuyunuz. Her türlü yazışma için Mesaj Formu kullanılmalıdır.

© 1999 - 2000 - 2001 - 2002 - 2003 - 2004 - 2005 - 2006 - 2007 - 2008 - Her hakkı saklıdır. - Dergibi
Blog Dergibi / Melih Bayram Dede / TechnoLogic / Medya Dünyası / GebzeRehberi.com / Yeni Şafak Bilişim / Sosyal İm / Flash Oyun / Nitro Model Hobby