d e r g i b i   1 0   y a ş ı n d a  

  Ana Sayfa | Editörden | Hakkımızda | Bize Yazın | Blog | Linkler Üye olun! 
Dergibi.com - ISSN 1303-6211    
• YAZARLAR  

Bugün:

DERGİBİ YAZARLARI
Yazıyorum, öyleyse varım!
Melih Bayram Dede
Karanlık Oda
Ferhat Ünlü
Sevgilim Hayat
Fadime Özkan
Mutsuzluk Oyunları
Ömer Sercan
Bilir Kişi
Hüseyin Akın
Mürekkep Lekesi
Suavi Kemal Yazgıç
Yazgı
Özlem Albayrak
Beriki Taraf
Orhan Karagöl
Söz Misali
Ali Ömer Akbulut
Mavi Kalem
Mehmet Aycı
Seyr-ü Sefer
Sefer Kayaoğlu
Vesselâm
Kâmil Doruk
Cem Vefa

KİTAPLIK
Kız Kardeşim İçin, Jodi Picouli
Türk Kadın Tarihine Giriş, Necati Gültepe
Türkiye’deki Almanya - 1914-1918- Almanya’nın Türkiye’deki Kültürel Etkinliği ve Robert Bosch, Prof. Dr. Rifat Önsoy
Şehname'nin Türk Kültür ve Edebiyatına Etkileri, Dr. Bekir Şişman - Dr. Muhammet Kuzubaş
Meşe Fısıltıları, Oruç Aruoba
Mektuplar 1, Friedrich Wilhelm Nietzsche - Çeviren: Sedat Umran
Mektebin Bacaları, Nurettin Durman
Hiç, Carmen Laforet
Düş Gören Defter, Hayrettin Orhanoğlu
Çağdaş Yorumbilim Kuramları, Prof. Dr. Osman Bilen
Daha fazla kitap için tıklayın!


Ayrıntılar için
hemen tıklayın!


MAVİ KALEM
Mehmet Aycı
MEHMET AYCI
mehmetayci
@mynet.com

Sis

Hangi yöne yürüsem aynı yakınlıktayım sana, aynı uzaklıktayım. Yürüyüşümde güvercin tedirginliği var. Kararlı görünüyorum yürürken, büyük “S” nin hüzünle mayalanmış kararlılığında.. Boyuma bakanlar ördek çobanı sanacaklar beni eski zahitlerin muhabbet ehlini beğenmedikleri gibi. Başım, elif üzerinde bir nokta. Nereye yürüsem, senin rengin, kokun, sesinin tazeliği aynı yoğunlukta. Sis! Yoğun sis. Uçsuz bucaksız denizde, yazıda, çölde, birbirinin aynısı sanılan uçsuz bucaksız mekanlarda aradığımın sen olduğunu bilsen de saklıyorsun kendini. Sisler içersindesin, sanki sisin çoğulu olurmuş gibi.

İnsanlar öyle bilirler. Bize karanlık derler, bize sır derler, geceyle karıştırırlar senin muğlaklık harikası varlığını, sis içinde bırakırlar. Sahi, o sis bildiğimiz sis midir?

Saklıyorsun kendini, kendinden, aynalardan, gelip geçen bahardan, geleceğini söyleyip gelmeyen bahardan, gelip geçmeyen bahardan saklıyorsun. Baharlı sözler söyletiyorsun şaire, elma desem de çıkmıyorsun. Ruhum ateşler içinde çiçek çıkarıyor, ateşten tuğlalarla örüyorum tüm bildiklerimi, yine bildik yerdesin; sis içinde. Rüzgar dokunmuyor o yoğunluğa. Rüzgarı saçlarının sarhoşu kıldığından başka diyarlarda esiyor. Saklıyorsun kendini; saçlarından, yüzünden, yüzündeki ayetlerden, ayetlerdeki işaretlerden saklıyorsun.

Kendini saklar mısın hiç? İnsanlar öyle bilirler; bilemediklerini, bulamadıklarını, ulaşamadıklarını saklanmış sanırlar bir yerlere. Bilen için aşikarsın. Yoksa, senin saklanmana nasıl razı olurdu Tanrı?

Şöyle bir rüya: Bir gün kendimi dünyanın bütün bakir vadilerinde, yaylalarında, kayaların cinlerin bile çıkamadığı balkonlarında gezdireceğim. Bir çiçek bulacağım oralarda, aradığımı. O çiçeğin fotoğrafını çekmeyeceğim, resmini yapmayacağım, şiirini yazmayacağım. Dünyanın bitkibilimcilerini, çiçek uzmanlarını haberdar edip böbürlenmeyeceğim. Kimse öyle bir çiçeğin varlığını bilmeyecek. O çiçeğe bir isim de vermeyeceğim. Ne mi yapacağım çiçeği? Bilmem!

Bilmez miyim? İnsanlar bazen çok iyi bildikleri bir şeyi bilmezden gelebilirler.

Dorusunu Tanrı bilir.

Sisin ne sakladığını da.

8 Eylül 2006

• Yazarın diğer yazıları...

Emelle görüşeceğim...
Haberciler ıskaladı…
Dört mevsim Afyon fotoğrafları
Camcının köpeği
Duş
Bir sahaf öldü diyeler
Sandalye-2
Kısrak mı kişniyor ne?
Gömü
Köpek
Bir gün gelir okurum
Ah bir vaktim olsaydı ne kitaplar okurdum
Bana ver ona verme
Bak hurdacı geliyor selam veriyor
Mesafe
Kitapçıda tanıştım
Kamera şakası
Yükümü tuttum kitaptan
Enkaz
Mademki ermenisin…
Ben kitabın sayfasına bakarım
Vesika
Adam
Çığ
Pulman…
Boşluk
El hâline bakıyoruz erenler...
Kamçısı gülden, üzengisi kekikten ve dahi bilmektedir neyi aradığını..
Üsküp'te Türkçe şiir ve Aliş'imin dağınık kaşları
Sıradan...
Fatma’m nerden öğrendin çarşaftan kol atmayı
Gelincikler
Size bir haberim var kırmızı bulutlardan
Sandalye
Haritanın en kahverengi noktası
Müsait değilim Mehmet Bey görüşmeyelim
Ekim devrimi
Ay dolandı yüce dağın ardına…
Ve iftar...
Derin köpük
Sıcaktan bunalınca…
Mehane Mukassi Görünür Taşradan Amma...
Küpemiz Nerde...
Mavi boncuk iyidir
Atmaca Zamanı
Suavi taş attı suya
Yarısı gece
Kar zamanı
Kedi zamanı
Deliliğin coğrafyası
Sis
Evlerinin önü zeytin ağacı…
Yıldız Avcısı…
Dere berrak ve çakıllar sayılıyor…
Zehirli ağaçlar albümü
Gece hasadı
Yürüme tutkusu
Yedi
Eylül
Hayat bir çinli Leyla
Su aşkı
Pazar ayini
Kırk
Ya ben öleyim mi söylemeyince
İnce ağrı aşısı
Uyku adası
Dört
Konuşma zamanı
Elliüç
Pencerede tül perde
Gökyüzüne bakınca
Alem nasıl görünür; yalnız aşk ehli bilir
Ölüm var kardeşlerim, gelin gülümseyelim
Çıldırmak güzeldir
Günlerin dünyası
Yazıya dair

| geri dön |

| yazdır |

| favorilere ekle |

| yukarı |



BLOG DERGİBİ ÜYE GİRİŞİ
Kullanıcı Adı:
Parola:
Beni hatırla Yeni Üye Kaydı
Parolamı Unuttum
Oturumu Kapat
Blog Dergibi'ye giriş

  Ana Sayfa
  Kitap
  Dosya
  Röportaj
  Şiir
  Şiir Okulu
  Çeviri Şiir
  Öykü
  Haberler
  Deneme
  Yazarlar
  Dergiler
  Eleştiri
  Polemik
  Ajanda
  Gezi Notları
  Anketler
  E-Posta Grubu
  E-Kart
  Sohbet Odası
  Arşiv
  Blog Dergibi
  Arama Servisi
  Medya Dünyası

ARAMA SERVİSİ
Web Dergibi'de

KİTAP ARAYIN!



Yüklemede bir sorunla karşılaşırsanız, buraya tıklayarak "toolbar"ı bilgisayarınıza indirip kurabilirsiniz.


Alexa Rating

Büyük zekalar birlikte düşünür. - Malcolm X

 Ana Sayfa | Editörden | Hakkımızda | Bize Yazın | Blog | Linkler Künye | Basın Odası | Reklam | Sponsorluk 


Dergibi'nin içeriği, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ile korunmaktadır. Site içeriği, kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Dergibi tüm katılımcılara açıktır. Ürün göndermeden önce Katılım Şartları'nı okuyunuz. Her türlü yazışma için Mesaj Formu kullanılmalıdır.

© 1999 - 2000 - 2001 - 2002 - 2003 - 2004 - 2005 - 2006 - 2007 - 2008 - Her hakkı saklıdır. - Dergibi
Blog Dergibi / Melih Bayram Dede / TechnoLogic / Medya Dünyası / GebzeRehberi.com / Yeni Şafak Bilişim / Sosyal İm / Flash Oyun / Nitro Model Hobby