d e r g i b i   1 0   y a ş ı n d a  

  Ana Sayfa | Editörden | Hakkımızda | Bize Yazın | Blog | Linkler Üye olun! 
Dergibi.com - ISSN 1303-6211    
• YAZARLAR  

Bugün:

DERGİBİ YAZARLARI
Yazıyorum, öyleyse varım!
Melih Bayram Dede
Karanlık Oda
Ferhat Ünlü
Sevgilim Hayat
Fadime Özkan
Mutsuzluk Oyunları
Ömer Sercan
Bilir Kişi
Hüseyin Akın
Mürekkep Lekesi
Suavi Kemal Yazgıç
Yazgı
Özlem Albayrak
Beriki Taraf
Orhan Karagöl
Söz Misali
Ali Ömer Akbulut
Mavi Kalem
Mehmet Aycı
Seyr-ü Sefer
Sefer Kayaoğlu
Vesselâm
Kâmil Doruk
Cem Vefa

KİTAPLIK
Necip Fazıl - Tenkitler, Polemikler, Kavgalar, Murat Ertaş
Kız Kardeşim İçin, Jodi Picouli
Türk Kadın Tarihine Giriş, Necati Gültepe
Türkiye’deki Almanya - 1914-1918- Almanya’nın Türkiye’deki Kültürel Etkinliği ve Robert Bosch, Prof. Dr. Rifat Önsoy
Şehname'nin Türk Kültür ve Edebiyatına Etkileri, Dr. Bekir Şişman - Dr. Muhammet Kuzubaş
Meşe Fısıltıları, Oruç Aruoba
Mektuplar 1, Friedrich Wilhelm Nietzsche - Çeviren: Sedat Umran
Mektebin Bacaları, Nurettin Durman
Hiç, Carmen Laforet
Düş Gören Defter, Hayrettin Orhanoğlu
Daha fazla kitap için tıklayın!


Ayrıntılar için
hemen tıklayın!


MAVİ KALEM
Mehmet Aycı
MEHMET AYCI
mehmetayci
@mynet.com

Yürüme tutkusu

Kendimize doğru bir yolculuğa çıkıyoruz. Bunu herkes yapıyor. Çok azı bilerek çıkıyor bu yolculuğa. Olmadı; yolculuk kesin de, yolculuğa çıktığımızı biliyor bazıları; o kadar! Çoğumuz "yolcu" olduğumuzun farkında değiliz. Ellerimiz, ayaklarımız, gözlerimiz, tenimiz ve terimiz, saçlarımız ve ayak parmaklarımız haberdar bu yürüyüşten. Yağmur, rüzgar, kıvılcım ve toprak haberdar.

Yürüdükçe yeni bir hal alıyor bedenimiz; bebek oluyoruz; ne yaman delikanlı diyorlar; Tanrım ne güzel kız! Tığ yahut tombul oluşumuz da göze batmıyor değil. Böylece, doğduğumuz kavşaktan başlıyoruz ihtiyarlamaya. Büyümek/yürümek istediğimiz zamanlara yazıklandığımız zamanlar da büyümekle geçiyor. Sonrası soğukluk!

Soğukluk mu, o bizim algımız. Yürüyüşün sonu yok çünkü. Tenimiz toprak olduğunda Hayyam'ın dediği gibi testiye dönüşmeyecek belki ama, üzerinde ne çiçekler bitecek, kim bilir. Ateş renginde; kızıl güller, karanfiller, gelincikler…Onlar da bir yürüyüş içinde olacak kendi hallerince.

Ne güzel bir sözcük yaratmışsın tanrım, adına "yürümek" demişsin; onu emeklemekten, adımlamaktan, koşmaktan ayırmışsın. Yürümek; sözcüklerin tek yürüyeni.

Şaire kalırsa bahar, "hamile bir kurt gibi" yürüyormuş dağlara. Ovalara aynı anda yürüyen milyonlarca bahar var. Kentlerde kızların yürümesi de baharı andırıyor. Kışın yürümesi, güzün ve yazın yürümesi yeni şairler bekliyor.

Bilirsiniz; kökten dallara yürüyen su, yeşil yaprak uçlarında heyecana, dirilmeye, yaşama aşkına dönüşür; yürüyüş bitince o yapraklar sararır, dökülür, toprak olur; yeniden…Sararma da, dökülme de, toprak olma da bir yürüyüştür.

Bir yürüyüştür yaşadığımız; o gözlerini içine çeviren şairin dediği gibi "gündüz-gece" yürümedeyiz. Yolumuzun uzunluğu ve inceliği konusunda bir bilgimiz yok; yolu biz yapmadık, biz çizmedik, köprüler bizim köprülerimiz değil. Biz yürümekle mükellefiz. Dursak da, otursak da yürüyoruz.

İnsan yürüyünce toprak da, su da, ateş de, rüzgar da yürüyor.

Bir de bildiğimiz toprağın yürümesi vardır; korkutur insanı; Tanrı bilir toprağı da korkutur bu yürüyüş. Toprak yürüyerek kaybeder topraklığını; belki de toprak yürümez yürütülür.

Bir de ateşin yürümesi vardır; korkutur insanı. Adına yangın derler bir ejderhaya dönüşür ateş; ayak bastığı yerlerde kül soğuk şarkılar söyler. Ateşin damarlara yürümesi de korkutucudur. Dinlenmek için okuduğumuz Cenk hikayeleri, şaşırdığımız cinayetler bu soysuz yürüye öykünürler.

Suyun yürümesi en güzel yürümedir. En fazla su yürüyünce anlarız yaşadığımızı. Suyun yürüdüğünü anlayınca anlarız. Su en çok benzeyendir ruhumuza. Yürümek, yürümek, yürümek, bir denize dökülmektir muradı. Akmanın suyu mu çıktı diyorsunuz, biliyorum; suyun yürümesidir akması, bunu da…

Rüzgarın yürümesi! Tanrım, ne bereketli yürümedir o. Bunu en çok bal arılarından, meyvelerden anlarız. Rüzgar yürüdükçe mamur olur yeryüzü. Rüzgarın koşmasından korkulur, korkulacaksa!

Yollar yürümekle aşınmaz diyen adama aldırmayın; yollar da yürür ve yürüyen her şey aşınır. Yollar yürümekle de aşınır. Bu aşınma da bir yürümedir.

Ancak yürüyerek ülkeler fetheden ordular selamlanmayı hak eder; ordusunun önünde yürüyen komutanlar. Başkalarına yürümeyi emredenler yürümekten üşenenlerdir.

Dilin yürümesi yazıyladır; şiir olur, şarkı olur, anlattığımız hikaye, duyduğumuz efsane olur bu yürüyüş. Biz dil uzatmayız hamdolsun, dil yürütürüz, dili yürütürüz; o yürüyüşten kimsenin aklına gelmeyen dizeler çıkarırız.

Güneş yürür, ay yürür, yıldızlar yürür. Dağlar da yürür! Dağlar yürüdüğü gün bütün yürüyüşler anlamını kaybeder yahut yeniden anlam kazanır. Tanrım o gün bizi yalnızca yürüyenlerden kıl; sularına kat; bahçelerine karıştır…

Yürüyoruz, ölüm de yürümede karşımızdan.

Yürüyoruz, azığımız yalnız aşk.

Yürüyoruz; kıyamet yakınlaşıyor.

(İsmet Özel'in "Aynı Adam" şiirinden yürüme dizeleri. Elbette okuyucu için!)

Ben dünyaya doğru yürümekle meşhurum
kökten dallara yürüyen sular gibi
yürürüm kömür ocaklarına, çapalanan tütüne
yürürüm hüzün ve ağrılar çarelenir
dağların esmer ve yapan telâşından kurtula diye
torna tezgâhlarında demir.

Yürürüm çünkü ölümdür yürünülmeyen
yürürüm yürüyüşümdür yeryüzünün halleri
kanla dolar pazuları tarladakinin
hızar gürültüsü içinde türkülenir bir öteki
gökleri göğsümden aşırtarak yürürüm
yağlı kasketimin kıyısında nar çiçekleri.

20 Kasım 2005

• Yazarın diğer yazıları...

Emelle görüşeceğim...
Haberciler ıskaladı…
Dört mevsim Afyon fotoğrafları
Camcının köpeği
Duş
Bir sahaf öldü diyeler
Sandalye-2
Kısrak mı kişniyor ne?
Gömü
Köpek
Bir gün gelir okurum
Ah bir vaktim olsaydı ne kitaplar okurdum
Bana ver ona verme
Bak hurdacı geliyor selam veriyor
Mesafe
Kitapçıda tanıştım
Kamera şakası
Yükümü tuttum kitaptan
Enkaz
Mademki ermenisin…
Ben kitabın sayfasına bakarım
Vesika
Adam
Çığ
Pulman…
Boşluk
El hâline bakıyoruz erenler...
Kamçısı gülden, üzengisi kekikten ve dahi bilmektedir neyi aradığını..
Üsküp'te Türkçe şiir ve Aliş'imin dağınık kaşları
Sıradan...
Fatma’m nerden öğrendin çarşaftan kol atmayı
Gelincikler
Size bir haberim var kırmızı bulutlardan
Sandalye
Haritanın en kahverengi noktası
Müsait değilim Mehmet Bey görüşmeyelim
Ekim devrimi
Ay dolandı yüce dağın ardına…
Ve iftar...
Derin köpük
Sıcaktan bunalınca…
Mehane Mukassi Görünür Taşradan Amma...
Küpemiz Nerde...
Mavi boncuk iyidir
Atmaca Zamanı
Suavi taş attı suya
Yarısı gece
Kar zamanı
Kedi zamanı
Deliliğin coğrafyası
Sis
Evlerinin önü zeytin ağacı…
Yıldız Avcısı…
Dere berrak ve çakıllar sayılıyor…
Zehirli ağaçlar albümü
Gece hasadı
Yürüme tutkusu
Yedi
Eylül
Hayat bir çinli Leyla
Su aşkı
Pazar ayini
Kırk
Ya ben öleyim mi söylemeyince
İnce ağrı aşısı
Uyku adası
Dört
Konuşma zamanı
Elliüç
Pencerede tül perde
Gökyüzüne bakınca
Alem nasıl görünür; yalnız aşk ehli bilir
Ölüm var kardeşlerim, gelin gülümseyelim
Çıldırmak güzeldir
Günlerin dünyası
Yazıya dair

| geri dön |

| yazdır |

| favorilere ekle |

| yukarı |



BLOG DERGİBİ ÜYE GİRİŞİ
Kullanıcı Adı:
Parola:
Beni hatırla Yeni Üye Kaydı
Parolamı Unuttum
Oturumu Kapat
Blog Dergibi'ye giriş

  Ana Sayfa
  Kitap
  Dosya
  Röportaj
  Şiir
  Şiir Okulu
  Çeviri Şiir
  Öykü
  Haberler
  Deneme
  Yazarlar
  Dergiler
  Eleştiri
  Polemik
  Ajanda
  Gezi Notları
  Anketler
  E-Posta Grubu
  E-Kart
  Sohbet Odası
  Arşiv
  Blog Dergibi
  Arama Servisi
  Medya Dünyası

ARAMA SERVİSİ
Web Dergibi'de

KİTAP ARAYIN!



Yüklemede bir sorunla karşılaşırsanız, buraya tıklayarak "toolbar"ı bilgisayarınıza indirip kurabilirsiniz.


Alexa Rating

Gözün ile değil, yüreğinle hüküm ver. - Kızılderili Atasözü

 Ana Sayfa | Editörden | Hakkımızda | Bize Yazın | Blog | Linkler Künye | Basın Odası | Reklam | Sponsorluk 


Dergibi'nin içeriği, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ile korunmaktadır. Site içeriği, kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Dergibi tüm katılımcılara açıktır. Ürün göndermeden önce Katılım Şartları'nı okuyunuz. Her türlü yazışma için Mesaj Formu kullanılmalıdır.

© 1999 - 2000 - 2001 - 2002 - 2003 - 2004 - 2005 - 2006 - 2007 - 2008 - Her hakkı saklıdır. - Dergibi
Blog Dergibi / Melih Bayram Dede / TechnoLogic / Medya Dünyası / GebzeRehberi.com / Yeni Şafak Bilişim / Sosyal İm / Flash Oyun / Nitro Model Hobby