d e r g i b i   1 0   y a ş ı n d a  

  Ana Sayfa | Editörden | Hakkımızda | Bize Yazın | Blog | Linkler Üye olun! 
Dergibi.com - ISSN 1303-6211    
• YAZARLAR  

Bugün:

DERGİBİ YAZARLARI
Yazıyorum, öyleyse varım!
Melih Bayram Dede
Karanlık Oda
Ferhat Ünlü
Sevgilim Hayat
Fadime Özkan
Mutsuzluk Oyunları
Ömer Sercan
Bilir Kişi
Hüseyin Akın
Mürekkep Lekesi
Suavi Kemal Yazgıç
Yazgı
Özlem Albayrak
Beriki Taraf
Orhan Karagöl
Söz Misali
Ali Ömer Akbulut
Mavi Kalem
Mehmet Aycı
Seyr-ü Sefer
Sefer Kayaoğlu
Vesselâm
Kâmil Doruk
Cem Vefa

KİTAPLIK
Kız Kardeşim İçin, Jodi Picouli
Türk Kadın Tarihine Giriş, Necati Gültepe
Türkiye’deki Almanya - 1914-1918- Almanya’nın Türkiye’deki Kültürel Etkinliği ve Robert Bosch, Prof. Dr. Rifat Önsoy
Şehname'nin Türk Kültür ve Edebiyatına Etkileri, Dr. Bekir Şişman - Dr. Muhammet Kuzubaş
Meşe Fısıltıları, Oruç Aruoba
Mektuplar 1, Friedrich Wilhelm Nietzsche - Çeviren: Sedat Umran
Mektebin Bacaları, Nurettin Durman
Hiç, Carmen Laforet
Düş Gören Defter, Hayrettin Orhanoğlu
Çağdaş Yorumbilim Kuramları, Prof. Dr. Osman Bilen
Daha fazla kitap için tıklayın!


Ayrıntılar için
hemen tıklayın!


MAVİ KALEM
Mehmet Aycı
MEHMET AYCI
mehmetayci
@mynet.com

Kırk

Kırk kez tövbe ettim yazıya; kırk kez tövbemi bozdum…

Yazmamak için kırk dereden su getirdim, getirdiğim sularda mürekkep rüyası gördüm. Suların kandırmadığı susuzluğumu yazıyla dindirmeye çalıştım; uykusuzluğumu yazıya dökmediğim hikayelerle… Yazsaydım "Kırk Vezir Hikayeleri" havadan-sudan kalırdı yanında; kırkla sınırlanamayacak gece hikayeleri okurdunuz geceler boyunca… Günaha girerdim…

Yine günaha girdim. Kırk yaşında yazmalıydım bu yazıyı, gelin görün ki kırkıma çıkacağıma dair ümidim yok. Kederin ve kırkın "k" ile başlamasından gayrı bir ortak noktası var mı, onu da bilmiyorum. Kırkına gelirsem Tanrım, yeniden doğacağım…

Yeniden doğmasam da, hele bir kırkına geleyim; artık vahiy mi alırım cinlerimden, şiirime tanrısal bir maya mı katarım; "saz"a mı dadanırım bilinmez. Nasıl olsa akıbetinde teneşire iki seksen uzanmak var. İki seksen de kırkın çoğalmış halidir icabında…

Kırkım çıktığında annem kaynattığı buğdaydan kırk taneyi sütüyle ezerek bana yedirmiş. Kırk kır çiçeğinden kırk dal, kırk renk, kırk koku katmış suyuma. Kırklamış; giyindirmiş, kuşandırmış, gezdirmiş. Kırk kadın kirpiklerini süzerek süzmüş esmer yüzümü. Ondan, tanış biliş olmasam da karşıma çıkan her adem oğluna, çiçeğe böceğe, ota ağaca selam verir, gülümserim… Ondan, her kadın bende bire kırk veren cömert sızılar bırakır…

Yanımda yöremde insanlar görürsünüz, bakmayın, hep yalnızlığa giderim, yalnızlık kapılarını açarım kimsenin bilmediği; kırk kapının ipini çekmek nedir bana sormayın… Yalnızlığım kılı kırk yararak bir elbise dokur şairi için. Bir o söyler, bir ben söylerim. Söz kızlarının kırkı karışır birbirine, saçları şiirden resimler yapar o kızlar, saçlarının dalgası şiirden de öte…

Sen kırklardan birisin dostum; yüreğin sekiz uçmak, gözyaşıyla damıttığın acılardan bir güzellik yontuyorsun kardeşlerin için; aşk kadından başlıyor biliyorsun, kadında bitmediğini de biliyorsun, ne var ki kırklara karıştığını, kırklardan biri olduğunu bilmiyorsun…

Çocukken, henüz babaannemin ilk mektep dediği okula gitmezken, kara önlük beyaz yaka sıradanlaşmamışken, sıradan saymaya başladığımda, yani rakamlar ağzımda olgun armut gibi dağılırken, birden kırka kadar saymayı öğrendiğimde, babaannem kırk bin kere maşallah, demişti. O kadar içtendi ki bu dua, yazıma, kalemime nazar değmiyorsa inanırım ki bundandır…

Kibirden saymazsanız bazen kendime kırk bir buçuk kere maşallah diyorum… Sonra şımarıyor muyum diye korkup, uslu dur çocuk diyorum, sen de abaya bürüneceksin.

İnsanlar kırk gün sürmeyen aşklar yaşıyor aşk denirse adına, kırk para etmeyen şarkılarla gönül eğlendiriyor. Ben ki yüzyıllardır siyah bir yangın içindeyim, sesten ırmaklar içinde yalnız bir gemiyim; tayfası da, kaptanı da, limanı da, denizi de benim. Nereye kuzey dersem pusulam o yönü gösteriyor… Nerede karaya çıkacağımı biliyorum…

Bıyığım yeni terlediğinde, damarlarımda ergen ırmaklar, engerek şaşkınlıklar dolaştığı zamanlarda çatlamış bir aynam vardı. Kırık bir tarak taşırdım yanımda. Sonra ayalarımı, parmaklarımı keşfettim. Aynayı ve tarağı gözü olana bıraktım. Gözümü gölgemin gözlerine dikerek asıldım hayata. Hayatın kırığı oldum; hayat kırığım oldu. Onun için kırk tarakta bezim yok. Bütün oyunların farkında olsam da çıkılmıyor ki çıkasın şu oyunun dışına!..

Öyleyse, diyorum kendime, bırak kendini kırkikindi yağmurlarına; yaşadığını hatırla! Kırkına merdiven dayayacaksın birkaç yıl sonra… Üstelik inanmıyorsun da kırka çıkacağına…

Kırk yıllık Kâni olduğumdan istesem de "Yâni" olamam… Kırk yıllık Yâni nasıl Kâni oluyor; onun değiştiğine nasıl inanıyor insanlar, anlayamıyorum. Ben de dalgınım demek ki, benim de yanmam, uyanmam gerekiyor. Tanrı isterse kırk günlük olsa bile Yâni, Kâni; Kâni, Yâni olur…

Bu adam kırkla kafayı bozmuş, tozutmuş, uçmuş demeyin, kırk yılın başında kırka dair bir yazı yazmışız; dil çıkarmış, dille oynamış, dili oynatmışız… Olan oldu. Ömrünüz taş çatlasa iki defa yeter, kırk yılda bir bulursunuz; kuyrukluyıldız gibidir bu yazı…

Yalnız yazarlar bilir yazının da bir düğün olduğunu. Düğün deyince aklınıza gelen masallardaki "kırk gün kırk gece" yazının azizliğidir. Kendini ayrık tutma ey okuyucu, sen de yazıdan yazgıdan, günahtan tövbeden, aşktan acıdan bir odasın; bir kırk ambarsın. Benim cümlelerimi senin çağrışımların tamamlıyor. Bu yazı benim değil senin.

Tövbe!...

(Yazı bitti, buraya kadar sabreden okuyucu bir şiiri hak ediyor. Elbette onu da kırkladım. M.A.)

40
ali'yi görmek için turnalar gibi kalbim
kırk alemi dolaşır gözlerim uyanmadan
kırk onulmaz yarası, kırk yüzü var kalbimin
ben çıkarım aynaya o görünür aynadan

nedense fark etmeyiz; iki kanat eksilir
herkes kendini arar; kırklara karışan kim?
biliriz, içimizden bunu bir ali bilir
sonra aynaya döner, aynada yüzü benim.

2 Temmuz 2005

• Yazarın diğer yazıları...

Emelle görüşeceğim...
Haberciler ıskaladı…
Dört mevsim Afyon fotoğrafları
Camcının köpeği
Duş
Bir sahaf öldü diyeler
Sandalye-2
Kısrak mı kişniyor ne?
Gömü
Köpek
Bir gün gelir okurum
Ah bir vaktim olsaydı ne kitaplar okurdum
Bana ver ona verme
Bak hurdacı geliyor selam veriyor
Mesafe
Kitapçıda tanıştım
Kamera şakası
Yükümü tuttum kitaptan
Enkaz
Mademki ermenisin…
Ben kitabın sayfasına bakarım
Vesika
Adam
Çığ
Pulman…
Boşluk
El hâline bakıyoruz erenler...
Kamçısı gülden, üzengisi kekikten ve dahi bilmektedir neyi aradığını..
Üsküp'te Türkçe şiir ve Aliş'imin dağınık kaşları
Sıradan...
Fatma’m nerden öğrendin çarşaftan kol atmayı
Gelincikler
Size bir haberim var kırmızı bulutlardan
Sandalye
Haritanın en kahverengi noktası
Müsait değilim Mehmet Bey görüşmeyelim
Ekim devrimi
Ay dolandı yüce dağın ardına…
Ve iftar...
Derin köpük
Sıcaktan bunalınca…
Mehane Mukassi Görünür Taşradan Amma...
Küpemiz Nerde...
Mavi boncuk iyidir
Atmaca Zamanı
Suavi taş attı suya
Yarısı gece
Kar zamanı
Kedi zamanı
Deliliğin coğrafyası
Sis
Evlerinin önü zeytin ağacı…
Yıldız Avcısı…
Dere berrak ve çakıllar sayılıyor…
Zehirli ağaçlar albümü
Gece hasadı
Yürüme tutkusu
Yedi
Eylül
Hayat bir çinli Leyla
Su aşkı
Pazar ayini
Kırk
Ya ben öleyim mi söylemeyince
İnce ağrı aşısı
Uyku adası
Dört
Konuşma zamanı
Elliüç
Pencerede tül perde
Gökyüzüne bakınca
Alem nasıl görünür; yalnız aşk ehli bilir
Ölüm var kardeşlerim, gelin gülümseyelim
Çıldırmak güzeldir
Günlerin dünyası
Yazıya dair

| geri dön |

| yazdır |

| favorilere ekle |

| yukarı |



BLOG DERGİBİ ÜYE GİRİŞİ
Kullanıcı Adı:
Parola:
Beni hatırla Yeni Üye Kaydı
Parolamı Unuttum
Oturumu Kapat
Blog Dergibi'ye giriş

  Ana Sayfa
  Kitap
  Dosya
  Röportaj
  Şiir
  Şiir Okulu
  Çeviri Şiir
  Öykü
  Haberler
  Deneme
  Yazarlar
  Dergiler
  Eleştiri
  Polemik
  Ajanda
  Gezi Notları
  Anketler
  E-Posta Grubu
  E-Kart
  Sohbet Odası
  Arşiv
  Blog Dergibi
  Arama Servisi
  Medya Dünyası

ARAMA SERVİSİ
Web Dergibi'de

KİTAP ARAYIN!



Yüklemede bir sorunla karşılaşırsanız, buraya tıklayarak "toolbar"ı bilgisayarınıza indirip kurabilirsiniz.


Alexa Rating

Bir çığlık bir çığ meydana getirir. - Soljenitsin

 Ana Sayfa | Editörden | Hakkımızda | Bize Yazın | Blog | Linkler Künye | Basın Odası | Reklam | Sponsorluk 


Dergibi'nin içeriği, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ile korunmaktadır. Site içeriği, kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Dergibi tüm katılımcılara açıktır. Ürün göndermeden önce Katılım Şartları'nı okuyunuz. Her türlü yazışma için Mesaj Formu kullanılmalıdır.

© 1999 - 2000 - 2001 - 2002 - 2003 - 2004 - 2005 - 2006 - 2007 - 2008 - Her hakkı saklıdır. - Dergibi
Blog Dergibi / Melih Bayram Dede / TechnoLogic / Medya Dünyası / GebzeRehberi.com / Yeni Şafak Bilişim / Sosyal İm / Flash Oyun / Nitro Model Hobby