|
Kız Kardeşim İçin, Jodi Picouli
|
| |
Türk Kadın Tarihine Giriş, Necati Gültepe
|
| |
Türkiye’deki Almanya - 1914-1918- Almanya’nın Türkiye’deki Kültürel Etkinliği ve Robert Bosch, Prof. Dr. Rifat Önsoy
|
| |
Şehname'nin Türk Kültür ve Edebiyatına Etkileri, Dr. Bekir Şişman - Dr. Muhammet Kuzubaş
|
| |
Meşe Fısıltıları, Oruç Aruoba
|
| |
Mektuplar 1, Friedrich Wilhelm Nietzsche - Çeviren: Sedat Umran
|
| |
Mektebin Bacaları, Nurettin Durman
|
| |
Hiç, Carmen Laforet
|
| |
Düş Gören Defter, Hayrettin Orhanoğlu
|
| |
Çağdaş Yorumbilim Kuramları, Prof. Dr. Osman Bilen
|
| |
|
|
 |
Çıldırmak güzeldir
Gözünü seveyim; insan yazar olunca, derdine derman aramaya görsün, o dünyalar
güzeli Türkçe'de buluyor. Herkesin yari kendine, e, ana dilimiz Türkçe ya, biz
de acıktığımızda, susadığımızda onun bereketli memelerine koşuyoruz.
Korktuğumuzda etekleri altına saklanıyoruz. Canımız yaramazlık çektiğinde her
teline dünya feda olası saçlarını çekiştiriyoruz. Şımarıyoruz; dalından
inmiyoruz. Kızdığımızda onun "diliyle" kalaylıyor, onun ağzıyla ve argosuyla
konuşuyoruz.
Başımız sıkıştığında, Tanrım, iyi ki Türkçe'yi yarattın, diyoruz. Dil
çıldırtıyor şairi, "uçamadığı yerde uçuruyor kuşların", sözcüklerden adalar,
kimsenin uğramadığı uğultulu ormanlar, denizcilerin bilmediği limanlar
yaratıyor…
Türkçe'ye bakıp da çıldırmamak elde değil; hoş, bakmasak da çıldırıyoruz.
Türkçe fakiri "yıldız"larımızı görünce, çıldırasımız geliyor.
Çocuğumuz, biz onu türkülerle büyütsek de, tepine tepine "çıldırmaya az kaldı"
şarkısını söylüyor.
Sevgilimizin yeşil gözlerinde çıldırtan bir anlam dalgalanıyor; o dalgaya
kapılıp yeşil denizlerin ürperten enginliklerine açılıyoruz.
Çılgınlar eğlenmiyor da, ne oluyor bu insanlara anlayamıyoruz; çılgınlar gibi
eğleniyor. Çılgınlar bir türlü eğlenemedikleri için çılgın oluyorlar.
Bahar gelince ilk önce erik dalları çıldırıyor; öfkemiz "çiçekli dallara
dönüyor", çiçek çıkarıyor sevincimiz. Çağrışımlar bir çılgınlık yapıyor; "dağlar
çiçek açar Veysel dert açar" dizesi, yüreğimizin başında yılkılar koşturuyor,
çılgınca.
Ülkemin cesur çocuklarına "çıldırmış bu" gözüyle bakıyoruz; damarlarında dolaşan
zehirli ırmaklardan haberimiz olmuyor.
Memleketin doğusunu Fizan sayan okumuşlarımızın bir kısmı, bir aksilik
çıktığında tayinimiz Çıldır'a çıkar korkusuyla çıldırıyor.
Delirmek, üşütmek, kafayı yemek, tahtası eksik olmak… cümlesi bir araya geliyor;
çıldırmak'ın omuzlarına yetişemiyor.
Orta yol işimize gelmiyor; çıldırasıya seviyor, çıldırasıya nefret ediyoruz.
Evrenin her noktasında çıldırtan bir güzellik bulunduğunu görmüyoruz; yolunda
gitmeyen işlere gönüllü çıldırmak için sıraya geçiyoruz.
Devlet, sıradan çıkanları görünce çıldırıyor, vah, yazık emeklerime diye
dizlerini dövdükten sonra "sıra dışı" avına çıkıyor.
Ruh doktorları "çıldırmak" fiilini sevmediklerini söylüyorlar ama çıldıranlardan
ekmek yiyorlar.
Bilgeliğin soğuk sularında yıkanarak kendine gelen her adama çıldırmış gözüyle
bakıyor milyarlarca göz.
Çıldırasıya kadar canımız çıkıyor. Bir türlü çıldıramıyoruz; kalbimiz çıldırınca
aklımız, aklımız çıldırınca kalbimiz akıllanıyor. Acıyı iliklerimize kadar
çılgınca yaşıyoruz; dünya bayram ediyor.
3 Nisan 2004
| • Yazarın diğer
yazıları... |

Emelle görüşeceğim...
Haberciler ıskaladı…
Dört mevsim Afyon fotoğrafları
Camcının köpeği
Duş
Bir sahaf öldü diyeler
Sandalye-2
Kısrak mı kişniyor ne?
Gömü
Köpek
Bir gün gelir okurum
Ah bir vaktim olsaydı ne kitaplar okurdum
Bana ver ona verme
Bak hurdacı geliyor selam veriyor
Mesafe
Kitapçıda tanıştım
Kamera şakası
Yükümü tuttum kitaptan
Enkaz
Mademki ermenisin…
Ben kitabın sayfasına bakarım
Vesika
Adam
Çığ
Pulman…
Boşluk
El hâline bakıyoruz erenler...
Kamçısı gülden, üzengisi kekikten ve dahi bilmektedir neyi aradığını..
Üsküp'te Türkçe şiir ve Aliş'imin dağınık kaşları
Sıradan...
Fatma’m nerden öğrendin çarşaftan kol atmayı
Gelincikler
Size bir haberim var kırmızı bulutlardan
Sandalye
Haritanın en kahverengi noktası
Müsait değilim Mehmet Bey görüşmeyelim
Ekim devrimi
Ay dolandı yüce dağın ardına…
Ve iftar...
Derin köpük
Sıcaktan bunalınca…
Mehane Mukassi Görünür Taşradan Amma...
Küpemiz Nerde...
Mavi boncuk iyidir
Atmaca Zamanı
Suavi taş attı suya
Yarısı gece
Kar zamanı
Kedi zamanı
Deliliğin coğrafyası
Sis
Evlerinin önü zeytin ağacı…
Yıldız Avcısı…
Dere berrak ve çakıllar sayılıyor…
Zehirli ağaçlar albümü
Gece hasadı
Yürüme tutkusu
Yedi
Eylül
Hayat bir çinli Leyla
Su aşkı
Pazar ayini
Kırk
Ya ben öleyim mi söylemeyince
İnce ağrı aşısı
Uyku adası
Dört
Konuşma zamanı
Elliüç
Pencerede tül perde
Gökyüzüne bakınca
Alem nasıl görünür; yalnız aşk ehli bilir
Ölüm var kardeşlerim, gelin gülümseyelim
Çıldırmak güzeldir
Günlerin dünyası
Yazıya dair
|
 |

Yüklemede bir sorunla karşılaşırsanız, buraya tıklayarak "toolbar"ı bilgisayarınıza indirip kurabilirsiniz.
Alexa Rating
|