|
Uzak Yıldız, Roberto Bolaño - Çeviri: Zerrin Yanıkkaya
|
| |
Derin, Mehmet Aycı
|
| |
Şehit Enver Paşa, Nevzat Kösoğlu
|
| |
Yakı, Mehmet Aycı
|
| |
İmparatorluğun Denizi Akdeniz, Roger Crowley
|
| |
Niyâzî-i Kadîm, Hallâc-ı Mansûr’un Menâkıbnâmesi, Dr. Mustafa Tatcı
|
| |
Posta Kodu Aşk, Mehmet Şamil
|
| |
Necip Fazıl - Tenkitler, Polemikler, Kavgalar, Murat Ertaş
|
| |
Kız Kardeşim İçin, Jodi Picouli
|
| |
Türk Kadın Tarihine Giriş, Necati Gültepe
|
| |
|
|
 |
Ağustos gelince
Ağustosda şiirsel ortam olur mu? Olur, hem de barış ve şiir şehri, binbir
Bağdad geceleri gibi olur. Şiirin gecesi gündüzü olmaz, o ân, şiirin beşiğidir.
Şiirin sultanlığında, semavi saltanatın binbir rengi kelâm kanadını takınıp
rakseder.
5 ağustos 2007 işte böyle bir gün idi. Edirdnekapısı Mihrimah Sultan'a şair
İhsan Deniz indi. Yeni çıkan kitabı, Daima Unutma ile. (Edirnekapısı Mimar Sinan
nefesli Mihrimah Sultan … yardım ve yataklık ediyor. Şairin ağzında yaprak
kımıldamasa da, varlığı konuşur ve şiirin boyası budur, potlaç başlar…)
Bu son kitabım, diyor. Bundan sonra yazmayacağım, diyor. Yazmayacağı,
yazamayacağı inancında. … Kitabının sonuna, bu meyanda şunu eklemiş:
«Bu kitabın nâtamam kalmasına sebep olan ve içime çöreklenen 'devâsız derd'i
sürekli dağlayarak sîneme ve dilime 'âteş' düşüren "zalim" Nisan ile kader
ortağı hain Mayıs!
«İşte kalbim sustu:
«Artık yaz(a)mam!..
«(Bursa–İstanbul–Bursa; 5 Nisan / 4 Mayıs 2007)»
Tabii, biz yazmasını, yazabilmesini temenni ediyoruz. Bizi hüzne garketti.
'Devasız derd'e dair şaire sual eylemek şuursuzluk, kelâm eylemek destursuzluk
addolunacağından susduk; "sükût sûretinde" hall'eyledik.
***
Daima Unutma'yı ilk okuma, ilk âşinalıkdan sonra, içimize doğan sözü (liriksiz,
imajinatifsiz, didaktiksiz, epiksiz, pastoralsiz, rezonanssız, fenomensiz,
baroksuz, gotiksiz, varoluşsalsız.. imgesiz ve de mimgesiz) dillendirelim dedik
(şaire söylemenin bütün tehlikesini, onca tecrübi gaziliğimizle, göze alarak):
«Şarkı gibi olmuş.» Niyetimiz, kasdimiz, hüsnî idi, hakedilişine inancımız (nâ
değil) tâm olan hüsnî. Şarkı sözü gibi, inci gerdanlık, ma'nasında. Ancak şair
tedirginliği/zanniliği gecikmedi: «Nasıl yani? Şarkı kadar basit ve yavan mı?!»
Bahr–i zemanda, şiirin bestelenip bestelenemeyeceğine, bunun münasibliğine dair,
alâkadâr bir vasatda, menfi fikir serdeddiğini/kaleme aldığını hatırladım.
(İhsan Deniz, Yahya Kemal'in şiirlerini Münir Nurettin gibi bir ustanın
bestelediğini hatırlatarak "Bugün o çapta çalışmalar olamayacağına göre
şiirlerimi kimseye teslim etmem" diyor. –Zaman, kültür shf. 24.4.2006) «Şarkî
söz, diye tashih ediyorum» dedim. Hikmetli söz. Hem, Yahya Kemal'in ve diğer
"has" şairlerin şiirleri bestelenmemiş miydi? Ve bendeniz, şarkı derken, uçuk
kaçık taverna şarkılarını mı kasdedmişdim? Şarkı, derken: Itrî, Dede Efendi,
Hacı Ârif Beğ, Cemil Beğ, Tatyos Efendi.. (güfte ve bestesiyle) şarkıları
aklımdan geçmiş olamaz mıydı?
***
…
Psikolojiye, felsefenin ma'lûm gözüyle bakmakda, elbet haklı. (Bendeniz,
psikoloji okur gibi yapdım.) Elbet psikoloji, felsefe karşısında, bırakın ilm'i,
bilim de sayılamaz. Eh, bir parçacık, ictimâî psikoloji dışında, bilimsellik
nâmına, psikoloji diye bir şey yokdur. Çünki, her insan, şahsına münhasırdır. (Kemmi
olanı da elbet fizik, kimya, biyoloji ve matematiğe/aritmetiğe bırakmak
gerekir.) –Siz siz olun, düşerseniz, psikoloji kuraklığını, kıraçlığını ve
kısırlığını atlatıp, tercüme de olsa, şark ve islam klasiklerinden okuyup,
suyunun susuyla da olsa … nemlenmeğe çalışın.–
İhsan Deniz'in şiirinde lirizm ve ... Bunu sağlayan ... ...
Şimdi, bu (vadide) hayranlık ve şaşkınlıkda kalakalmayıp, bir an önce tırmanışa
revanı için … muharrik güç (dürtü) oluşturmalı, ve, âteşin gücüne bürünüp, susan
kalbi dillendirmeli.
***
"Daima Unutma, İhsan Deniz'in … muhteşemi anlatması; kendi penceresinden ve
dünya penceresinden, dünyadaki muhteşemi anlatması. Bu pencerenin iki yüzü var
ve biri öteye nâzır (açık) ... da diyebiliriz. Kitap, okuyucusuna … göre
görünecekdir.
«Kederli bir gül görünce sesim niçin parlar
«Niçin bülbülün o an sessizlik krizi tutar»
Okurun kaderi (ve kadehi) budur.
Kitabın kaderinde, (şair) .. görememeğe başlıyor ve yazmak bitiyor. Bir bakıma
... Sonra, bir şey ('devasız derd') .. görmenin katili oluyor ve … macerası
yarım kaldıysa, bunu bitiren yeni bir macera ile karşıkarşıyayız, demektir, ki,
o maceranın (mecraın/vadinin) ne zaman 'harflere döküleceği' 'eza ve cefa'ya
bürüneceği … Daha büyük 'dilemma' budur. İhsan Deniz bu dilemmaya da talib
olacak mı, nasibse göreceğiz. İsa Mesih'in (a.s) dediği gibi …
*
Ey okur «Hangi bulutu koklarken hatırlayacaksın beni? / Rûhum büyüyecek, ilk kez
hatırlasam mı seni?»
Daima unutma
Ey yazar
Bulutsuzluk kokusudur bu hangi hatırlamak / ruhunda büyüyecek hatırlama unutmağa
inat.
/Yine. . . –vesselâm.
(Daima Unutma; İhsan Deniz; Sır Yay. Temmuz 2007)
30 Ağustos 2007
| • Yazarın diğer
yazıları... |

Elma renkli, parlak ama hayali sütunlar
Ağustos gelince
Seyristan bu
allah'ın hakkı sizde kalır mı? vermezseniz, boğazınızda kalır. işte böyle!
ekranlar karardığında gök ağzını açar
eburevan'ın sevincini bir liraya…
herkes balık tutarsa
çorba içmek öldürür
kelime pornoculuğu
karga aklı
canlı bomba olmak kolay mı?
dişlerinin yanmayacağını sanıyorsun
yüreğin çıplak çığlığı
‘evvel’i şiir ahıri şiir
boykot.. israf…
temmuzda ‘buz ve fire’
ve şemsiye
acı tadımlık
temmuz güneşi
bir yaz günü niçin yazmalı
|
 |

Yüklemede bir sorunla karşılaşırsanız,
buraya tıklayarak "toolbar"ı bilgisayarınıza indirip kurabilirsiniz.
Alexa Rating
|