d e r g i b i   1 0   y a ş ı n d a  

  Ana Sayfa | Editörden | Hakkımızda | Bize Yazın | Blog | Linkler Üye olun! 
Dergibi.com - ISSN 1303-6211    
• YAZARLAR  

Bugün:

DERGİBİ YAZARLARI
Yazıyorum, öyleyse varım!
Melih Bayram Dede
Karanlık Oda
Ferhat Ünlü
Sevgilim Hayat
Fadime Özkan
Mutsuzluk Oyunları
Ömer Sercan
Bilir Kişi
Hüseyin Akın
Mürekkep Lekesi
Suavi Kemal Yazgıç
Yazgı
Özlem Albayrak
Beriki Taraf
Orhan Karagöl
Söz Misali
Ali Ömer Akbulut
Mavi Kalem
Mehmet Aycı
Seyr-ü Sefer
Sefer Kayaoğlu
Vesselâm
Kâmil Doruk
Cem Vefa


KİTAPLIK
Uzak Yıldız, Roberto Bolaño - Çeviri: Zerrin Yanıkkaya
Derin, Mehmet Aycı
Şehit Enver Paşa, Nevzat Kösoğlu
Yakı, Mehmet Aycı
İmparatorluğun Denizi Akdeniz, Roger Crowley
Niyâzî-i Kadîm, Hallâc-ı Mansûr’un Menâkıbnâmesi, Dr. Mustafa Tatcı
Posta Kodu Aşk, Mehmet Şamil
Necip Fazıl - Tenkitler, Polemikler, Kavgalar, Murat Ertaş
Kız Kardeşim İçin, Jodi Picouli
Türk Kadın Tarihine Giriş, Necati Gültepe
Daha fazla kitap için tıklayın!

VESSELÂM
Kâmil Doruk
KÂMİL DORUK
bilgi@
dergibi.com

karga aklı

düşünerek bir şey bulunabilir mi? düşünme, yani akıl (zoruyla, ameliyesi ile, akletmeyle) ile (ipuçsuz) bir şey bulunabilir mi? o âna kadar görülmemiş, duyulmamış bir şey (beceri, iş) ortaya konabilir, çıkarılabilir, keşfedilebilir, icad edilebilir mi? (olması/varlığı olmayan: varlığa gelmemiş, olmuş–olmayan —var kelimesi, fazladan kullanılagelir, olmak'da zaten mündemicdir; yani, var olmak/varolmak ifadesi, yanlış ama geçerli[!] bir kullanımdır— ne keşfedilebilir, ne icad.)
düşünmek; neyi düşünmek? görmediğimiz, duymadığımız (öğrenmediğimiz) bir şeyi düşünebilir miyiz? düşünme, imkan/mümkün haddini aşabilir mi? (aynı şey, hayâl için de geçerli...)
bu minval üzere soruları uzatmağa gerek yok, çünkü amaç, felsefe vadisine (daha doğrusu ormanına) dalıp, epistemogogik tilkilerin kuyruğuna takılmak değil; günlük-gündelik (gün ışığında) alanda gezinmek.
mevlânâ celâleddin, mesnevi'sinin dördüncü cildinde, süleyman peygamber aleyhisselâmın kıssasını anlatırken, bu konuya değinir. ona göre, bilginin kaynağı vahiydir (doğrudan veya dolaylı). bu mevzuda iki misal getirir: hazreti süleyman aleyhisselâmın, bitkilerin bilgisini (ne işe yarayıp yaramadığını) bitkinin kendi dilinden öğrenip (bitki dilini öğrenmek? bu, vahyî öğrenme dışında nasıl açıklanabilir? herhalde, pozitivist epistemologist için, bunu inkârdan başka yol[!?] yok), tabiblere öğretmesi (aktarması); ve, kaabil'in, kardeşinin cesedini gömmeği (mezar kazıcılığı) bir kargadan (görerek) öğrenmesi.

(beyt 1297) bütün sanatlar, şüphesiz ki önce vahiyden meydana gelir; fakat sonra akıl, onlara bazı şeyler katar.
(1298) dikkat et bak, bizim bu aklımız, bir sanatı, usta olmadıkça öğrenebiliyor mu?
(1300) sanat bilgisi bu akılla olsaydı, ustasız bir sanat meydana gelirdi.
(1301) mezar kazma, en bayağı bir sanat.. düşünceden, düzenden, fikirden doğacak değil ya!
(1302) fakat kaabil'de bu anlayış olsaydı, hâbil'i başı üstünde taşır mıydı?
(1303) ben bu ölüyü, bu kana, toprağa karışmış ölüyü ne yapayım, nasıl yok edeyim, der miydi?
(1304) bir de gördü ki bir karga, ölü bir kargayı ağzına almış, hemen geldi.
(1305) havadan indi, kaabil'e öğretmek için mezar kazıcılığına başladı.
(1307) gömüp üstünü toprakla örttü.. bu suretle karga, tanrı ilhamıyle bilgi sahibi oldu.
(1308) kaabil bunu görünce, yuh olsun benim aklıma, dedi, bir karga bile bilgide benden üstün!

toprağın kazılıp/eşilip bir şey gömüldüğünü görmemiş (âkil/akıl), (gözden) yoketmek/gaibetmek, saklamak istediği şeyi toprağa gömmeyi düşünerek bulabilir (akledebilir) mi? en alt'taki toprak, nasıl olur da örtü olur?! bir şeyi(n), üst'üne örtü olup örter?!
düşünme, bilgi ve görgünün bebeğiyse, bilgi ve görgü?

8 Eylül 2006

• Yazarın diğer yazıları...

Elma renkli, parlak ama hayali sütunlar
Ağustos gelince
Seyristan bu
allah'ın hakkı sizde kalır mı? vermezseniz, boğazınızda kalır. işte böyle!
ekranlar karardığında gök ağzını açar
eburevan'ın sevincini bir liraya…
herkes balık tutarsa
çorba içmek öldürür
kelime pornoculuğu
karga aklı
canlı bomba olmak kolay mı?
dişlerinin yanmayacağını sanıyorsun
yüreğin çıplak çığlığı
‘evvel’i şiir ahıri şiir
boykot.. israf…
temmuzda ‘buz ve fire’
ve şemsiye
acı tadımlık
temmuz güneşi
bir yaz günü niçin yazmalı

| geri dön |

| yazdır |

| favorilere ekle |

| yukarı |



BLOG DERGİBİ ÜYE GİRİŞİ
Kullanıcı Adı:
Parola:
Beni hatırla Yeni Üye Kaydı
Parolamı Unuttum
Oturumu Kapat
Blog Dergibi'ye giriş

  Ana Sayfa
  Kitap
  Dosya
  Röportaj
  Şiir
  Şiir Okulu
  Çeviri Şiir
  Öykü
  Haberler
  Deneme
  Yazarlar
  Dergiler
  Eleştiri
  Polemik
  Ajanda
  Gezi Notları
  Anketler
  E-Posta Grubu
  E-Kart
  Sohbet Odası
  Arşiv
  Blog Dergibi
  Arama Servisi
  Medya Dünyası

ARAMA SERVİSİ
Web Dergibi'de

KİTAP ARAYIN!



Yüklemede bir sorunla karşılaşırsanız, buraya tıklayarak "toolbar"ı bilgisayarınıza indirip kurabilirsiniz.


Alexa Rating

Gözün ile değil, yüreğinle hüküm ver. - Kızılderili Atasözü

 Ana Sayfa | Editörden | Hakkımızda | Bize Yazın | Blog | Linkler Künye | Basın Odası | Reklam | Sponsorluk 


Dergibi'nin içeriği, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ile korunmaktadır. Site içeriği, kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Dergibi tüm katılımcılara açıktır. Ürün göndermeden önce Katılım Şartları'nı okuyunuz. Her türlü yazışma için Mesaj Formu kullanılmalıdır.

© 1999 - 2000 - 2001 - 2002 - 2003 - 2004 - 2005 - 2006 - 2007 - 2008 - Her hakkı saklıdır. - Dergibi
Blog Dergibi / Melih Bayram Dede / TechnoLogic / Medya Dünyası / GebzeRehberi.com / Yeni Şafak Bilişim / Sosyal İm / Flash Oyun / Nitro Model Hobby