|
İhtilal İhtiras ve İdeal 68 Kuşağı Hakkında, Erol Kılınç
|
| |
Uzak Yıldız, Roberto Bolaño - Çeviri: Zerrin Yanıkkaya
|
| |
Derin, Mehmet Aycı
|
| |
Şehit Enver Paşa, Nevzat Kösoğlu
|
| |
Yakı, Mehmet Aycı
|
| |
İmparatorluğun Denizi Akdeniz, Roger Crowley
|
| |
Niyâzî-i Kadîm, Hallâc-ı Mansûr’un Menâkıbnâmesi, Dr. Mustafa Tatcı
|
| |
Posta Kodu Aşk, Mehmet Şamil
|
| |
Necip Fazıl - Tenkitler, Polemikler, Kavgalar, Murat Ertaş
|
| |
Kız Kardeşim İçin, Jodi Picouli
|
| |
|
|
 |
canlı bomba olmak kolay mı?
açık toplum, batı (yavrupa) doğumlu sosyal antropoloji bilim (araştırma)
dalında, kendini başkasının yerine koyarak düşünebilen, bu şekilde (fikir
üretip) konuşabilen bireylerden oluşan toplum, diye tarif edilir. kapalı toplum,
bunun tersi (moloka/melike/otoriteye tam teslimiyet ve başkası/idareci adına
düşünemeyen/düşünmeyen bireylerden oluşan).
açık topluma örnek, (batı) yavrupalı toplumlardır; kapalı topluma örnek, (bütün)
diğerleridir (bu yüzden, dünyanın, batı yavrupa ve u.s.amerika dışındaki her
tarafı, kurtarılmayı –işgal edilip sömürülmeyi?– beklemektedir).
ey açık (kuzeybatılı/yavrupalı ve amerikalı ve israilli) toplum bireyi;
farzet (kendini başkasının yerine koyarak düşün): ülken dünya görüşü, hayat
tarzı ve değerleriyle yabancıların (tanklı tüfekli, dolarlı avrolu) işgaline
uğramış; ticaret erbabıysan işin bitmiş; ücretliysen işin bitmiş; yani geçim
kaynakların bitmiş; üstüne, işgalci (düşman?) askerler, gece gündüz demeyip,
kapını kırıp evine dalıyor, çocuklarının şaşkın, korku dolu bakışları önünde
seni iteleyip tokatlıyor, hanımını dürtüklüyor, evin altını üstüne getiriyor;
karın gençse veya yetişkin kızın varsa, kızkardeşin misafirinse.. sarkıntılık
ediyor ve hatta sudan bir bahaneyle –bahane mi, ne hacet!– bahaneye tenezzül
etmeden alıp götürüyor ve tecavüz ediyor, öldürüyorlar; şikayet (nereye ise?)
etmeğe kalkıştığında, hapsedilip en pis, en vahşi ve ahlaksız işkencelere
uğratıyorlar; eve dönüyorsun (şanslıysan!): cesetler; sokağa bakıyorsun, oyun
oynarken başlarına bomba yağmış çocuklar(ın). baban, ağabeyin, ablaların, nene
ve deden ve akrabaların gözünün önünde (sorgusuz sualsiz) infaz (şehid) ediliyor
ve cani işgal askerleri, sana bakıp pis pis sırıtıyor ve cesetleri tekmeliyor..
ve saire, ve saire...
kendine (onlara) ne önerirsin?
nasıl yaşamak? nasıl yaşayabilmek?
kendini başkasının (onların) yerine koyup, düşün ve söyle...
(yoksa aklından, canlı bomba olmak falan... yooo, tabii ki geçmez, geçemez;
bütün bunları yaşamadın ki, sadece farzettin, sadece kendini başkasının yerine
koydun, hayal ettin, film/tv seyrettin... veya: kurgu/roman okudun...)
2 Eylül 2006
| • Yazarın diğer
yazıları... |

Elma renkli, parlak ama hayali sütunlar
Ağustos gelince
Seyristan bu
allah'ın hakkı sizde kalır mı? vermezseniz, boğazınızda kalır. işte böyle!
ekranlar karardığında gök ağzını açar
eburevan'ın sevincini bir liraya…
herkes balık tutarsa
çorba içmek öldürür
kelime pornoculuğu
karga aklı
canlı bomba olmak kolay mı?
dişlerinin yanmayacağını sanıyorsun
yüreğin çıplak çığlığı
‘evvel’i şiir ahıri şiir
boykot.. israf…
temmuzda ‘buz ve fire’
ve şemsiye
acı tadımlık
temmuz güneşi
bir yaz günü niçin yazmalı
|
 |
Alexa Rating
|