|
Sen Ölünce Kim Ağlar (Who Will Cry When You Die), Robin Sharma - Çevirmen: Tülin Penso
|
| |
Babamdan Hayaller, Barack Obama
|
| |
Umudun Cesareti - Amerikan Rüyasını Canlandırmak Üzerine Düşünceler, Barack Obama
|
| |
Ağır misafir, İbrahim Tenekeci
|
| |
A'dan X'e - Kurtarılmış Mektuplar, John Berger
|
| |
Satranç Oynayan Derviş, A. Ali Ural
|
| |
Yanılmışım Tanrı Varmış, Antony Flew
|
| |
Cahillikler Kitabı - Bilmediklerimiz ve Yanlış Bildiklerimiz, John Lloyd / John Mitchinson - Çeviren: Emre Ergüven / Cihan Aslı Filiz
|
| |
Pegasus Sırrı, Gregg Loomis
|
| |
Ben Hep Seni Yazdım, Atilla Birkiye
|
| |
|
|
 |
‘evvel’i şiir ahıri şiir
ömer erdem, üniversite yıllarından beri yazdığı şiirleri takib ettiğim şair
arkadaşlarımdan. pek talihli bir şair; çünkü, sezai karakoç gibi, şiirimizde
kendine has mecra ve çığır sahibi bir değerin, fikir ve edebiyat evreninin
mazhariyetine, yakınlığına nail oldu. kendisinde bir şiir/şairlik damarı görüldü
ki, (ilk) şiirleri diriliş'de yayımlandı. şairliği, köklü ve has diriliş
okulunda (mektebinde, akademyasında) temellenip gümrahlaştı.. türkce şiirin has
menbaında...
daha iyi anlaşılması için, o vasattaki (atmosferdeki) bir anekdotu (manzarayı)
nakledeyim: ziyaretine gelmiş liseli birkaç genç, sezai karakoç'a soruyor: şiir
nasıl yazılır; şiir yazmak için neler yapılmalı?..
imdi; kimilerinin sandığı, (zan sahiblerinin) zan ettiği gibi, büyük düşünür ve
edib, yücelerdeki şair, bu gençleri tersledi mi? terslemediği gibi, yüzünde
herhangi bir memnuniyetsizlik emaresi göstermeden/belirmeden, (ciddiye aldığının
nişanesi olarak) üç–beş saniye düşündükten sonra, izahat ve tavsiyelerde bulundu
—uzun uzun, ayrıntısıyla...
işte böylesi bir ortamda bulunan ömer erdem, ilk kitabını 1996'da yayımladı:
dünyaya sarkıtılan ipler (kitabevi yayınları). sonraki iki yılda birer kitabı
yayımlandı: mesafesi kadar inleyen rüzgar (1997, kitabevi); yitirişler (1998,
kitabevi); ve 2001'de de, yarım ağaçlar (kitabevi yayınları).
bu arada, 37 sayı süren kaşgar dergisini, şair cevdet karal ile yayımlayıp
yönetti; şiirin yanısıra, şiir üzerine yazılar ve çeşitli mülakatlar yayımladı.
ömer erdem'in son zamanlarda bir deneyiş zenginliğiyle kaleme alıp biz
okurlarını daha dikkatli okumağa davet ettiği şiirleri, evvel, adıyla, beşinci
kitabı olarak bu senenin başında yayımlandı (yapı kredi yay). şimdiye kadar, bu
kitabla ilgili (görebildiğim) yazılanlar, hemen her şiir kitabına (tanıtımına)
uyacak, şablon cümlelerden ibaret.
ömer'in şiiri, sadece hislenme değil; mananın perdelerini aralama çabası ve
gitgide arı–durulaşan bir şiiriyet (ifade); yeni (cesur) denemelerde de kolay
söyleyişi (ifadeyi) yakalayabilen bir inkişaf yolunda. bu, (önü) açık, bir
süreç; bitmeyecek bir yükselme. yani ömer, inanıyorum ki, hayatı boyunca, hep
yenilenerek (yinelemeye düşmeden) şiir yazacak.
...
—«evvel»den—
1'den bire
uykuyla uyanıklık arasında
çekirdeksiz nar gibi geldin birden bire
bu çarpan hangi saatin hızıdır
her şey sen oluyorsun birden bire
(...)
sesle
(...)
beni sen sesle benden sesle sana sesle seni senle sesle
türkçe sesle uyur gibi sesle kavuşur gibi sesle koşar gibi sesle
evvel
söylenecekler daha söylenmeden evvel
sen gelmeden ve ben gitmeden evvel
(...)
şimşeğin kanadından evvel ve depremin kanadından evvel
yastıklardan evvel ve çiçek zehrinden evvel
biz ordaydık ve bunu bilmeden bildirilmeden evvel
çıplaklıktan evvel ve doymaktan ve açlıktan evvel
biz ordaydık ve bunu bilmeden bildirilmeden evvel
biz ordaydık ve burayı bilmeden buraya düşmeden
evvel
yaban gelen
(...)
gelen gelsin diz dize sırrını söylesin
bize bir şey olmadı desin yandıkça ömür geçer gider
gelen giden hiç görmedik der gerçi söz olsa felek
bizi dönme dolaplar içinde habersiz eğleyip gider
gelen gitmesin ister yanılıp da bayram eden
bir haber ki yalan gerçekten öte büyür gider
gelen gelmiş de haberin mi olmamış bugün
benden kalkar gönül beni döner beni gider
gece. —0
rabbim. insanlar un. ufak
bana bir şeyler ver
haddimi önce kendime bildireyim
oda no 210
(...)
mezar mıdır burası kapı da mezar taşı
(...)
27 Temmuz 2006
| • Yazarın diğer
yazıları... |

Elma renkli, parlak ama hayali sütunlar
Ağustos gelince
Seyristan bu
allah'ın hakkı sizde kalır mı? vermezseniz, boğazınızda kalır. işte böyle!
ekranlar karardığında gök ağzını açar
eburevan'ın sevincini bir liraya…
herkes balık tutarsa
çorba içmek öldürür
kelime pornoculuğu
karga aklı
canlı bomba olmak kolay mı?
dişlerinin yanmayacağını sanıyorsun
yüreğin çıplak çığlığı
‘evvel’i şiir ahıri şiir
boykot.. israf…
temmuzda ‘buz ve fire’
ve şemsiye
acı tadımlık
temmuz güneşi
bir yaz günü niçin yazmalı
|
 |
Alexa Rating
|