d e r g i b i   1 0   y a ş ı n d a  

  Ana Sayfa | Editörden | Hakkımızda | Bize Yazın | Blog | Linkler Üye olun! 
Dergibi.com - ISSN 1303-6211    
• YAZARLAR  

Bugün:

DERGİBİ YAZARLARI
Yazıyorum, öyleyse varım!
Melih Bayram Dede
Karanlık Oda
Ferhat Ünlü
Sevgilim Hayat
Fadime Özkan
Mutsuzluk Oyunları
Ömer Sercan
Bilir Kişi
Hüseyin Akın
Mürekkep Lekesi
Suavi Kemal Yazgıç
Yazgı
Özlem Albayrak
Beriki Taraf
Orhan Karagöl
Söz Misali
Ali Ömer Akbulut
Mavi Kalem
Mehmet Aycı
Seyr-ü Sefer
Sefer Kayaoğlu
Vesselâm
Kâmil Doruk
Cem Vefa


Ayrıntılar için
hemen tıklayın!


KİTAPLIK
Derin, Mehmet Aycı
Şehit Enver Paşa, Nevzat Kösoğlu
Yakı, Mehmet Aycı
İmparatorluğun Denizi Akdeniz, Roger Crowley
Niyâzî-i Kadîm, Hallâc-ı Mansûr’un Menâkıbnâmesi, Dr. Mustafa Tatcı
Posta Kodu Aşk, Mehmet Şamil
Necip Fazıl - Tenkitler, Polemikler, Kavgalar, Murat Ertaş
Kız Kardeşim İçin, Jodi Picouli
Türk Kadın Tarihine Giriş, Necati Gültepe
Türkiye’deki Almanya - 1914-1918- Almanya’nın Türkiye’deki Kültürel Etkinliği ve Robert Bosch, Prof. Dr. Rifat Önsoy
Daha fazla kitap için tıklayın!

VESSELÂM
Kâmil Doruk
KÂMİL DORUK
bilgi@
dergibi.com

temmuzda ‘buz ve fire’

"Yaz Tutulması
(…)
II
"Bütün bir yaz beklediğim neydi? Gittiğim, döndüğüm, ulaşamadığım?
"Yüksek dağ köylerinde, iç şehirlerde, kasvetli kasaba geçitlerinde, makiliklerde, sahillerde, büfelerde: Neş'e mi, elem mi; yoksa her ikisinin aynı kökte birleştiği o tuhaf, yabansı, ürkek his titreyişi mi?
"Bilmem, sahiden beklemiş miydim ki? Hem, gittiğim kesin mi? Kim gördü döndüğümü?
"Çocukluğum, gençliğim, kırk üç yaşım ve artık biraz daha kırlaşan saçım-sakalım: Şu geçen yaz, hangisini unutturmakta mahirdi ki?

III
"Bir daha yaz geçti; bir yaz daha geçti gibi geçti bu yaz da: Umutsuz, çaresiz, kıyılmış bir fotoğrafa bakar gibi baktık her an kanımızda pıhtılaşan karartısına…

KİTABIN KÜNYESİ
Buz ve Fire: Toplu Şiirler 1980-2005, İhsan Deniz, Hece Yayınları, Ankara 2005, 431 sayfa.
SATINALMA BİLGİLERİ
I-II-III
"Kalbim, o ağır ve sonsuz imtihan: Havale geçiren bir çocuktu bu yaz!.."
(ihsan deniz; buz ve fire [toplu şiirler 1980-2005], hece yay. 2005)
/
bir güz günüydü. sanırım 1970 eylülü veya ekim başı. orta öğretim okullarında dersler başlamak üzere miydi, yoksa başlayalı bir hafta kadar olmuş muydu? bursa imam-hatip lisesi'nin idare binası önündeydik. devlet parasız yatılısı yazılı imtihanını kazananlar, mülakata tâbi tutulacaktı(k). babamlaydım. ziyaretçi mahallinde bekletilip, teker teker içeri alındık. sonuçları bildiren liste, önce şifahi açıklanıp sonra kapı camına asıldığında, sen benden öndeydin; sen ikinci ben üçüncü müydüm, yoksa sen birinci miydin… birisi parmağıyla seni işaret etmişti, parmakla gösterilendin… sonra, o güneşli öğleden sonra, konuşup tanışmadan, eşyamızı valize yerleştirip, yedi seneliğine (dönüp) yerleşmek üzere okulu terkettik ve söylendiği gün, geldik, pansiyona yerleş/tiril/dik.
(dile kolay, koskoca yedi sene, ağzını açmış.. öğütmek üzere… öğütül, öğütül… okul, artı, pansiyon kalıp/disiplini, eşittir: mankurt. elbet, mankurtlaştırılanlardan ol(a)madık -bugünkü hâlimizden de belli; ancak, -her türlü- zorunlu örgün/resmi eğitimin hedefinden bahsediyorum… -mankurtlaşmamağa- ben altı sene dayanabildim ve sonunda atıldım.)
osman (konuk) da geldi ve üçlü oluşturduk. sanırım bunun sebebi, kitab okuma ve müsveddeler karalamamızdı, ki, mehmed bayrak (ve cahid erhun) ağabeyin katkısını anmamak olmaz. sonra vedat şahin ve mustafa özçelik.. ağabeyler…
sonra, istanbul edebiyat koridorunda.. -üçlü .
sonra, yönelişler'de…
1984'de mağara külleri'n yayımlandığında (üç çiçek yay.), erenler'in masasına oturup (kurulup), kitabını imzaladın. (ikinci baskı, 1991, bürde)
["denizler seni anlatamaz
(…)
adımız deliye nasıl çıkar sen yoksan
(…)
herkesin yüzüne bir it bulaşır
herkesin yüzüne biraz öfke
(…)
sen neyi düşünsen
aklına hep yaz ayları geliyor"]
hemen bir sene sonra, yalnız sana söylenen, çıktı, bürde'den. dergi yüzü görmemiş iki uzun şiir. (ikinci bakı, 1991, bürde)
yine bir sene sonra (1986, üç çiçek) adımlarımın gizli sokağı'nın başında şiir manifestonu (poetika mı demeliydim!) açıkladın:
"Büyük şiir, çoğu zaman trajikolandan çıkar.
"Hayatın bu iç-yasalılığı karşısında, seçimini daima şiirden yana yapmış ve yapacak olan şair; varolduğu sürece bu bedeli, ancak, hiçbir hâl'le değişmeyeceği ve hiçbir zaman sonunun gelmeyeceğini bildiği yalnızlık ve mutsuzluğunu kendinde içkinleştirerek ödeyebilecektir. Bu, şairin kaçınılmaz kaderidir.
"Bir şairin şiiriyle yapması gereken en önemli ödev; fenomen temelinde verili olan şey'lerin dışına taşarak, metafizikolanı tırmalamak ve yakalamaktır. -Gerçek şair, bu olgunun endişesiyle sürekli kıvranacaktır.-
"Ancak böyle bir sıçramayla söz konusu olabilecek bu tür kavrayış biçimi, derin bir iç-görü sayesinde irreel ve irrasyonel bir 'şair dünyası' tasarımıyla, şiirsel ifadelerle dışlaşabilir.
"İşte, şiir'in imkânı yalnız bu noktada gizlidir ve şair için tek bir 'hakikat' varsa, o da budur.
İhsan Deniz"

1992'de, perdeler (bürde yay.) açıldı.
1998'deki gecediloldu'da (iz yay.) ikinci manifesto dile geldi:
"…
"Şiir üzerine ciddiyetle düşünen, şiiri ve şiirin sorunlarını kendine yegâne uğraş alanı olarak seçen her has şairin mutlaka bir şiir ideali vardır. Bu ideal, şair ömrünün tüm safhalarının şiire dönük yüzünde, vereceği eser bakımından ana ve nihaî hedef, şairlik borcunun bir nevi yekûn bakiyesi, söyleyeceği söz'ün içten içe kamçılandığı kıyısız bir ummân şeklinde temeyyüz edecektir.
"Şairin bütün hayatı, dünün ve bugünün şiir verimleriyle bu ideali beslemek ve yazdığı/yazacağı şiirler dolayımında söz konusu ideali sürekli diri tutmakla geçecektir.
"Şiir ideali, şairin varoluş şartıdır. Şairin alın yazısının bir bakıma sebebi ve sonucudur. Şair kendisi olmak bakımından, asla ondan vazgeçemez. Yazdığı her şiirde ondan bir iz ve yazacağı her şiirde de onu imleyecek malzemeler yumağı bulmak mümkündür…
İhsan Deniz"

2002: hurûfî melâl. (hece yay.)
2004: bozgun siperi. (şûle yay.)
2005: buz ve fire. (hece yay.)
/
buz ve fire, 25 senelik (çeyrek asırlık) bir şiir hayatının yekûnü.
veya, dile getirdiğin gibi, (şair) hayatının (şimdiye kadarki, bedelini son kuruşuna kadar ödediğin) "yekûn bakiyesi." elbet, senin çalışkanlığın, yazmaktaki (şairlikteki) ısrarın, hacimlilik, (şiiriyet) ağırlığı, genişliği ve çeşitliliği (zenginliği) olarak karşımıza çıktı. gönendik, onur duyduk, senin o verim ağırlığını, zaifliğimizden, nükte ile (kendimizce) hafifletmeğe çalıştık. ama, elbet, yayınlandıkça merak ve hislilikle okuduğumuz (has) şiirlerini, toplu haliyle de okuyup haz duyduk ve içimizin kıyısı köşesi yenilendi (tezyin).
(yasak savma, aklından geçebilir, ancak, yeni başladım; mazur gör; sözcükleri zihnimden dilime sökün ettirme, sözcülüğüme razı etme merhalesi devam ediyor. bu yazıya başlarken neler yoktu ki aklımda; sonra toparlayamadım işte… bu arada, -medar-i maişetten nâşi- bitesice bitevî yevmî zihinsel kirlenmişliğimi, çamur ve curuf hammaliyetimi en iyi bilenlerdensin…)

22 Temmuz 2006

• Yazarın diğer yazıları...

Elma renkli, parlak ama hayali sütunlar
Ağustos gelince
Seyristan bu
allah'ın hakkı sizde kalır mı? vermezseniz, boğazınızda kalır. işte böyle!
ekranlar karardığında gök ağzını açar
eburevan'ın sevincini bir liraya…
herkes balık tutarsa
çorba içmek öldürür
kelime pornoculuğu
karga aklı
canlı bomba olmak kolay mı?
dişlerinin yanmayacağını sanıyorsun
yüreğin çıplak çığlığı
‘evvel’i şiir ahıri şiir
boykot.. israf…
temmuzda ‘buz ve fire’
ve şemsiye
acı tadımlık
temmuz güneşi
bir yaz günü niçin yazmalı

| geri dön |

| yazdır |

| favorilere ekle |

| yukarı |



BLOG DERGİBİ ÜYE GİRİŞİ
Kullanıcı Adı:
Parola:
Beni hatırla Yeni Üye Kaydı
Parolamı Unuttum
Oturumu Kapat
Blog Dergibi'ye giriş

  Ana Sayfa
  Kitap
  Dosya
  Röportaj
  Şiir
  Şiir Okulu
  Çeviri Şiir
  Öykü
  Haberler
  Deneme
  Yazarlar
  Dergiler
  Eleştiri
  Polemik
  Ajanda
  Gezi Notları
  Anketler
  E-Posta Grubu
  E-Kart
  Sohbet Odası
  Arşiv
  Blog Dergibi
  Arama Servisi
  Medya Dünyası

ARAMA SERVİSİ
Web Dergibi'de

KİTAP ARAYIN!



Yüklemede bir sorunla karşılaşırsanız, buraya tıklayarak "toolbar"ı bilgisayarınıza indirip kurabilirsiniz.


Alexa Rating

Ben bilemediğimi bildiğim için diğer insanlardan akıllıyım. - Sokrates

 Ana Sayfa | Editörden | Hakkımızda | Bize Yazın | Blog | Linkler Künye | Basın Odası | Reklam | Sponsorluk 


Dergibi'nin içeriği, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ile korunmaktadır. Site içeriği, kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Dergibi tüm katılımcılara açıktır. Ürün göndermeden önce Katılım Şartları'nı okuyunuz. Her türlü yazışma için Mesaj Formu kullanılmalıdır.

© 1999 - 2000 - 2001 - 2002 - 2003 - 2004 - 2005 - 2006 - 2007 - 2008 - Her hakkı saklıdır. - Dergibi
Blog Dergibi / Melih Bayram Dede / TechnoLogic / Medya Dünyası / GebzeRehberi.com / Yeni Şafak Bilişim / Sosyal İm / Flash Oyun / Nitro Model Hobby