d e r g i b i   1 0   y a ş ı n d a  

  Ana Sayfa | Editörden | Hakkımızda | Bize Yazın | Blog | Linkler Üye olun! 
Dergibi.com - ISSN 1303-6211    
• YAZARLAR  

Bugün:

DERGİBİ YAZARLARI
Yazıyorum, öyleyse varım!
Melih Bayram Dede
Karanlık Oda
Ferhat Ünlü
Sevgilim Hayat
Fadime Özkan
Mutsuzluk Oyunları
Ömer Sercan
Bilir Kişi
Hüseyin Akın
Mürekkep Lekesi
Suavi Kemal Yazgıç
Yazgı
Özlem Albayrak
Beriki Taraf
Orhan Karagöl
Söz Misali
Ali Ömer Akbulut
Mavi Kalem
Mehmet Aycı
Seyr-ü Sefer
Sefer Kayaoğlu
Vesselâm
Kâmil Doruk
Cem Vefa


Ayrıntılar için
hemen tıklayın!


KİTAPLIK
Kız Kardeşim İçin, Jodi Picouli
Türk Kadın Tarihine Giriş, Necati Gültepe
Türkiye’deki Almanya - 1914-1918- Almanya’nın Türkiye’deki Kültürel Etkinliği ve Robert Bosch, Prof. Dr. Rifat Önsoy
Şehname'nin Türk Kültür ve Edebiyatına Etkileri, Dr. Bekir Şişman - Dr. Muhammet Kuzubaş
Meşe Fısıltıları, Oruç Aruoba
Mektuplar 1, Friedrich Wilhelm Nietzsche - Çeviren: Sedat Umran
Mektebin Bacaları, Nurettin Durman
Hiç, Carmen Laforet
Düş Gören Defter, Hayrettin Orhanoğlu
Çağdaş Yorumbilim Kuramları, Prof. Dr. Osman Bilen
Daha fazla kitap için tıklayın!

VESSELÂM
Kâmil Doruk
KÂMİL DORUK
bilgi@
dergibi.com

Elma renkli, parlak ama hayali sütunlar

İnsanı, insanları (toplumu/ulusu), gücünün/takadinin üstünde bir hedefe (kızılelmaya) yönlendirip kilitler, buna bir de yücelik, kutsiyet boyası sürersen, hedef gerçekleş(e)medikçe, manevi yıkım uçurumuna/iflasa sürüklemiş olursun.
Bu bakımdan, şahıs ve toplumların hedefi makul ve mutedil, yani takat derecesinde (ve boyasız/cilasız) olmalıdır.
Manevi yıkım uçurumuna sürüklenmiş (uçup göçmüş, uçmağa varmış ve kendini uçuyor zanneden, gerçekteyse ayağının altındaki zemin kaybolmuş, bu yüzden şuuru uçup başı dönmüş; köksüzleşmiş; kökünden, kökeninden koparılmış) şahıs ve toplumları yönetmek=sömürmek pek kolay olacaktır.

tanımı dahi (hala daha ve dahi) bulunmayan, ama kutsal (dokunulmaz, öcü) boyalı dokunulmazlık zırhına büründürülmüş laiklik (ve demokrasi ve seküler bilimsel ilerlemecilik, materyalist teknoloji ve vahşi ekonomi oyunu) afyonu, batı(avrupa)ya siyonist (ingiliz–yahudi) şovalyeler tarafından dayatılmış (yutturulmuş), bize de batı tarafından (bizim gaflet ve delaletimiz, gevşekliğimiz sayesinde).
Afyonu yutmuş bulunan, ipleri afyon üreticisinin elindeki bir kukladır artık. Onu, hasan sabbah'ın (haşhaşin) fedaileri (katilleri) gibi, kiliseye de, camiye de, diğer mabedlere de saldırtabilir, hiroşima ve nagazakileri (çoluk çocuk, çiçek böceğiyle) yaktırıp kavurtabilirsiniz artık.
«… çünkü o (şeytan) da, kabilesinden (kendisinden yana) olan da, sizi, sizin kendilerini (onları) göremeyeceğiniz yer(ler)den muhakkak görür(ler). Biz şeytanları, iman etmeyenlerin dostları yaptık.» (a'raf, 27)
bu dini sahada da böyledir, gayridinide de. Kimi kifayetsiz muhterisler, zamanın kutbu olacağım, diye şeytanın oyuncağı olmuş: kimi mehdiliğini, kimi peygamberliğini (ve hatta ilahlığını) ilan etmiş; tiranlar, nemrutlar, fir'avnlar, kayzerler, kisralar, sultanlar/halifeler, führerler, ulusal–ebedi şefler ve bushlar yeryüzüne felaket saçmış, insanları ve tüm canlıları eziyet, felaket ve helake sürüklemişlerdir. /ki, bizim için en taze ve tipik örnek, ittihat ve terakki paşaları…
bunun için, ne kadar yaldızlı/parlak, ne kadar iç gıcıklayıcı/duygusal ve damar (göğüs?) kabartıcı olursa olsun, bütün sloganlara ve vari naralara dikkat…
aman dikkat, aman! Şeytan ayağımıza gurur taşsütununu bağlayıp, bize kibir (büyüklük büyük) denizinin dibini boylatmasın…
kurtuluş, allah'ın ipine sımsıkı sarılmak, allah'ın büyüklüğünü tanıyıp, bilip, yardım istemekte. Tevazu ve korku ile yardım istemeyen, aydınlık ipine sarılıp karanlığın dibine düşmekden kurtulamaz. Tapınmağa ve emir ve yasaklarına itaat etmeğe yegane layık, alemlerin yaratıcısı ve bakıp besleyicisi, şanı yüce tek allah'dır. Allah'a itaat etmeyene, güç ve imkan dahilinde, itaat edilmez.

«onlardan kimisini denemek için yararlandırdığımız dünya refahında gözün kalmasın; rabbinin sana verdiği nimet daha değerli, hem daha kalıcıdır.» (taha, 131)
«andolsun ki biz, senden evvelki ümmetlere de peygamberler gönderdik de (küfür ve inkarlarından dolayı) kendilerini çetin bir yoksullukla, çeşitli hastalıkla yakaladık, olur ki yalvarırlar (tevbe ederler) diye.
«işte onlar kendilerine (öyle) bir azabımız gelip çattığında olsun yalvarmalı değil miydiler? Fakat yürekleri katılaşmış, şeytan da işlemekde bulundukları (günahları, haksızlıkları, zulümleri) süsleyip püslemişdi.
«onun için bunlar kendilerine ne hatırlatıldı, öğüt verildiyse, onları unutunca, üzerlerine her şeyin (her zevkin, iktidarın, nimetin, lüksün) kapılarını açdık; nihayet, kendilerine verilen o şeyler (genişlik, serbestlik, rahatlık, zenginlik) yüzünden (tam şımarıp) ferahlandıkları vakit de ansızın onları tutup yakalayıverdik, ve, artık o anda onlar bütün ümidlerinden mahrum kaldılar.» (en'am, 42–43–44. çantay)

10 Eylül 2007

• Yazarın diğer yazıları...

Elma renkli, parlak ama hayali sütunlar
Ağustos gelince
Seyristan bu
allah'ın hakkı sizde kalır mı? vermezseniz, boğazınızda kalır. işte böyle!
ekranlar karardığında gök ağzını açar
eburevan'ın sevincini bir liraya…
herkes balık tutarsa
çorba içmek öldürür
kelime pornoculuğu
karga aklı
canlı bomba olmak kolay mı?
dişlerinin yanmayacağını sanıyorsun
yüreğin çıplak çığlığı
‘evvel’i şiir ahıri şiir
boykot.. israf…
temmuzda ‘buz ve fire’
ve şemsiye
acı tadımlık
temmuz güneşi
bir yaz günü niçin yazmalı

| geri dön |

| yazdır |

| favorilere ekle |

| yukarı |



BLOG DERGİBİ ÜYE GİRİŞİ
Kullanıcı Adı:
Parola:
Beni hatırla Yeni Üye Kaydı
Parolamı Unuttum
Oturumu Kapat
Blog Dergibi'ye giriş

  Ana Sayfa
  Kitap
  Dosya
  Röportaj
  Şiir
  Şiir Okulu
  Çeviri Şiir
  Öykü
  Haberler
  Deneme
  Yazarlar
  Dergiler
  Eleştiri
  Polemik
  Ajanda
  Gezi Notları
  Anketler
  E-Posta Grubu
  E-Kart
  Sohbet Odası
  Arşiv
  Blog Dergibi
  Arama Servisi
  Medya Dünyası

ARAMA SERVİSİ
Web Dergibi'de

KİTAP ARAYIN!



Yüklemede bir sorunla karşılaşırsanız, buraya tıklayarak "toolbar"ı bilgisayarınıza indirip kurabilirsiniz.


Alexa Rating

Düşünüyorum, o halde varım! - Descartes

 Ana Sayfa | Editörden | Hakkımızda | Bize Yazın | Blog | Linkler Künye | Basın Odası | Reklam | Sponsorluk 


Dergibi'nin içeriği, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ile korunmaktadır. Site içeriği, kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Dergibi tüm katılımcılara açıktır. Ürün göndermeden önce Katılım Şartları'nı okuyunuz. Her türlü yazışma için Mesaj Formu kullanılmalıdır.

© 1999 - 2000 - 2001 - 2002 - 2003 - 2004 - 2005 - 2006 - 2007 - 2008 - Her hakkı saklıdır. - Dergibi
Blog Dergibi / Melih Bayram Dede / TechnoLogic / Medya Dünyası / GebzeRehberi.com / Yeni Şafak Bilişim / Sosyal İm / Flash Oyun / Nitro Model Hobby