|
Niyâzî-i Kadîm, Hallâc-ı Mansûr’un Menâkıbnâmesi, Dr. Mustafa Tatcı
|
| |
Posta Kodu Aşk, Mehmet Şamil
|
| |
Necip Fazıl - Tenkitler, Polemikler, Kavgalar, Murat Ertaş
|
| |
Kız Kardeşim İçin, Jodi Picouli
|
| |
Türk Kadın Tarihine Giriş, Necati Gültepe
|
| |
Türkiye’deki Almanya - 1914-1918- Almanya’nın Türkiye’deki Kültürel Etkinliği ve Robert Bosch, Prof. Dr. Rifat Önsoy
|
| |
Şehname'nin Türk Kültür ve Edebiyatına Etkileri, Dr. Bekir Şişman - Dr. Muhammet Kuzubaş
|
| |
Meşe Fısıltıları, Oruç Aruoba
|
| |
Mektuplar 1, Friedrich Wilhelm Nietzsche - Çeviren: Sedat Umran
|
| |
Mektebin Bacaları, Nurettin Durman
|
| |
|
|
 |
Her kenar derkenar değildir
Dergin var mı derdin var demektir.
Genç edebiyatçı Seyfullah Arslan’la laflaşıyoruz.
Yer, Beyoğlu’nun arka sokağı olmayacak derecede İstiklal Caddesi’ne paralel
uzanan bir mekân, “Akdamar Kahvaltı Salonu”, bir ismi daha vardı ama şimdi
unuttum.
Söz döndü dolaştı edebiyat dergilerinin akredite sorununa geldi dayandı.
Kültür ve edebiyat dünyasında lobi faaliyetleri, loncalaşma ve kulis oluşturma
çabalarının neredeyse edebiyat üretimin önüne geçtiğinden ne kadar şikâyet edip
dem vurduk bilemiyorum.
Ama ortada gittikçe içe doğru çekilen bir edebiyat olduğu aşikâr.
“Şiir geri mi çekiliyor?” sorusunun peşine düşüldüğü bir ortamda, asıl gözden
kaçan şu soru sorulmalı değil midir: “Ahlâk geri mi çekiliyor?”
Hiç üşenmedim bütün gazeteleri araştırdım, gazetelerin kültür servisleri
İstanbul ve Ankara merkezli bir iki derginin dışında hiçbir edebiyat dergisinin
yeni sayılarından bahsetmemiş. Derkenar da buna dâhil.
Sadece bir gazete-(zaman)-bir cümleyle hızlıca geçmiş, diğerlerinde ara ki
bulasın.
Kültür-sanat servisleri için bence haber değeri en yüksek olabilecek olay:
Milletin kısır gündemlere ve magazine kilitlendiği bir zamanda hâlâ büyük
fedakârlıklarla değer üreten irili ufaklı edebiyat dergilerinin çıkabilmesidir.
Umurunda olan var mı? Heyhat!
İşte Sivas’ta Sühan dergisi, işte Tokat’ta Tasfiye dergisi ve işte Sinop’ta
Dıranas Kültür- Sanat dergisi… Acaba duyan var mı?
Issız dağ başlarında yanan çoban ateşi gibidir hepsi.
Hem ışıtır hem de ısıtırlar.
Sivas’ta tek başına gönül direnişi veren Hüseyin Kaya yine bu sayı Sühan’da
yapacağını yapmış.
Şairlerin eşleriyle ‘evlilik dışı ilişkileri’ ve yazma serüvenlerine katkılarını
incelemiş:
“Yenge Özel Sayısı”
Mutlaka okunmalı ve bütün yengelere okutulmalı.
Ocaktaki yemeğinizin yanmasını istemiyorsanız, Sühan’ın bu sayısını
okumalısınız.
Derkenar’a gelince; bazı mahfillerde açıp içini okumak varken, ne yazık ki bir
takım dergilerle gözü kapalı aynileştirme ve benzerlik kurma çabalarına
girildiğine tanık oldum.
Onlara şu atalar sözünü armağan ediyorum: “Her kenar derkenar değildir!”
Son zamanların zahmetsiz yok sayma usullerinden biri de öncekileriyle ya da
diğerleriyle aynileştirme ya da benzeştirmedir.
Çünkü aynileştirirseniz yönelen dikkatleri dağıtmış olursunuz.
Dikkati hep kendilerinde toplamak isteyenler sadece kulis yapıp piyasa
oluşturmakla kalmazlar, aynı zamanda başkalarını da diğerleriyle aynileştirip
gözden düşürüverirler.
Olsun. Hüseyin Kaya’ya yeni dosya konuları çıkıyor demektir.
18 Ocak 2006
| • Yazarın diğer
yazıları... |

Dar alanda sigara içmek!
Ardahan’ın koyunu…
Kendime geldim
Ah Anlayış, seni yazmaya kıyamıyorum
Her kenar derkenar değildir
Kumsal alan
Okumadan önce yüz fırça darbesi
Oku bakan gibi, kurdeşen olma!
Kendini suya bırakmış bir güzellik uykusu: Sinop
Niteliğin Döngüselliği ve İyi'nin Durağanlığı
İlahi kültürel medya, siz adamı öldürürsünüz!
Sözü Yutan Kitlesel Ağız
Kafiye
Ey benim çözümsüz sorularım sizinle intihar ediyorum
Aşkı yakalamayı kaçırmak
Kadın Nedir? Sorusu Üzerine İtirazlar
Herkesin uykusu nereye kaçıyor?
Yüzsüzlerin Efendisi
İşsiziz, haklıyız, kazanacağız!
Düşünüyoruz, lakin taşınamıyoruz
Şiir, niyet ve samimiyet
|
 |

Yüklemede bir sorunla karşılaşırsanız, buraya tıklayarak "toolbar"ı bilgisayarınıza indirip kurabilirsiniz.
Alexa Rating
|