|
Kız Kardeşim İçin, Jodi Picouli
|
| |
Türk Kadın Tarihine Giriş, Necati Gültepe
|
| |
Türkiye’deki Almanya - 1914-1918- Almanya’nın Türkiye’deki Kültürel Etkinliği ve Robert Bosch, Prof. Dr. Rifat Önsoy
|
| |
Şehname'nin Türk Kültür ve Edebiyatına Etkileri, Dr. Bekir Şişman - Dr. Muhammet Kuzubaş
|
| |
Meşe Fısıltıları, Oruç Aruoba
|
| |
Mektuplar 1, Friedrich Wilhelm Nietzsche - Çeviren: Sedat Umran
|
| |
Mektebin Bacaları, Nurettin Durman
|
| |
Hiç, Carmen Laforet
|
| |
Düş Gören Defter, Hayrettin Orhanoğlu
|
| |
Çağdaş Yorumbilim Kuramları, Prof. Dr. Osman Bilen
|
| |
|
|
 |
Hutbesinde Freud'dan bahseden imam - 2
Düşümde rahmetli Timurtaş Hoca'yı gördüm. Üsküdar İskelesi'ndeki büfelerden
birinin damına çıkmış, "İslam'da zenginlik" konulu bir vaaz veriyordu. Sesi
yorgun, lâkin her zamanki gibi çatallı, hırçın ve kudretliydi.
Kuş bakışıyla Üsküdar, sahilde Salacak'tan Kuzguncuk'a, çarşıda Aziz Mahmud
Hüdayi hazretlerinin türbesine, hatta Sabetaycıların kutsal mekânı Bülbülderesi
Mezarlığı'na kadar kaşmir paltolu adamlar, kara şalvar giymiş sakallı dedeler,
şık mantolu, özgüveni yüksek mütesettir hanımlar, pejmürde kıyafetlerinin içinde
küçüldükçe küçülmüş yaşlı nineler, şimdinin mücahidi, geleceğin müteahhidi
gençler ve günahsız sabilerle doluydu.
Timurtaş Hoca; vaazında mini etekli kızları eleştiriyor, dünyayı ele geçirmeye
çalışan Amerika'yı lanetliyor ve beygir yarışlarıyla, spor toto kuponlarıyla
köşeyi dönmek isteyenleri yerden yere vuruyordu. (Türkiye'ye has bir kara mizah
örneğidir ki, Timurtaş Hoca'nın oğlu bugün Spor Toto Teşkilatı'nı yönetmektedir.)
Hoca, “bilinç akışı” ile sürekli yeni bahisler açıyordu. Bir ara dinimizde insan
ve işçi haklarından söz etti. Marx'tan alıntı yapacağını sandım, ama yapmadı.
Yaptıysa da ben hatırlamıyorum. O yapmadıysa bile ben yapacağım.
Muhterem cemaat! Geçen Cuma; üretimin kutsiyeti ve tüketimin laneti üzerine
mütevazı psiko-analizler içeren bir hutbe vermiştim. Bu hafta, rüyamdaki büfe
istiaresinden başlayacağım. Siz tabii, mütedeyyinler olarak istiareden çok
istihare ile meşgul oluyorsunuz. Fakat bu defa biraz edebi ve bilimsel
düşünmenizi salık vereceğim size.
Efendim, garp mukallitleri; genellemekten ziyade sınırlandıran kavramlar ortaya
atarak çeşitli sınıfsal yapılar tesis etmeye çalışıyorlar. Bu; hem beyhude, hem
de haddi aşan bir çabadır. Beyhudedir, zira Türkiye'de sınıf tahlili yapmaya
kalkarsınız kimi dini ya da kültürel değerleri baz almak zorunda kalırsınız.
Buralardan da bilimsel değil, olsa olsa ideolojik kavramlar türer. Haddi aşan
bir çabadır, çünkü sınıf ya da o sınıfın ideolojisi (terim uydurmak suretiyle)
tesis edilmez, ancak tahlil edilir.
Mesela “Büfeci İslamı” bilimsel değil, ideolojik bir kavramdır. Her şeyden önce
büfe, bir zümreyi tasvir etme gücüne sahip bir metafor değildir. İslam'ın da
sınıfsallıkla bir ilgisi yoktur. Hangi sınıfa mensup olduğunuzu, evdeki musafı
okuyup okumadığınız değil, cebinizdeki paranın miktarı ve (Türkiye şartlarına
uyarlarsak) altınızdaki "jeep"in modeli tayin eder.
Çok paranız varsa -kültürsüz de olsanız- bir burjuvasınızdır. Bunun kültürünü
oluşturup oluşturmamak size kalmıştır. Dilerseniz Kafka, Musil, Joyce, Proust,
Faulkner, Fowles okur; Beethoven dinler ve balığın yanında tercihen beyaz şarap
tüketir; dilerseniz de Mercedeslerinizin arka camlarına "Kıroyum ama para bende"
yazılı çıkartmalar yapıştırıp renginizi belli edersiniz.
Çok paralı bir büfeci iseniz burjuva; az kazanan bir büfeciyseniz de
"proleter"siniz demektir. Ayda 5 bin YTL kazanan bir işportacının da proleter
olduğunu söylemek abestir.
"Büfeci İslamı” terimi, bazı sosyo-kültürel hatalar da içermektedir. Dar
anlamıyla alırsak büfelerde Timurtaş Hoca'nın ya da Cübbeli Ahmet'in vaaz
kasetleri değil; Müslüm Gürses'in "Yıkıla Yıkıla"sı, Ferdi Tayfur'un "Allahım
Sen Bilirsin"i (Arabeskçiler bazen Allah'a isyan da ederler), İbrahim
Tatlıses'in "Yıkılmışım Ben"i vs. dinlenilmektedir.
Aslında büfeciliğin imlediği toplumsal tabakaya; nohut pilavcılardan karaborsa
jetonculara tüm işportacıları, hizmet sektöründeki tahsilsiz ve talihsiz
ücretlileri, sürekli batıp çıkan istikrarsız müteşebbisleri ve dahi kimi
bürokratları, mesela biz imamları, alt kademelerdeki MİT mensuplarını,
astsubayların tamamını, bazı polisleri ve devlet okullarındaki öğretmenleri de
dahil etmek mümkündür.
Bunlar aşağı yukarı aynı parayı kazansalar da eğitimlerine göre farklı kültürler
oluşturmaktadırlar. Bu kültürler arasında İslam'ın ideolojik yorumunun yeri son
derece sınırlıdır.
Bir genelleme yaparsak serbest çalışanlar, epey cühela ve dolayısıyla potansiyel
cürüm ehli; (Anlamadan “faşistlikle” suçlamayın, suçla cehalet arasındaki ilişki
Platon'dan beri bilinmektedir) bürokratlarsa tek tip ve uygitsincidirler.
Bu noktada -Freudyen bakış açısıyla- dinin, lümpen kesimlerde suçu büyük oranda
önleyerek “yararlı bir araç” vazifesini gördüğü söylenebilir. Ancak dini
terimlerle sınıf tahlillerine girişmek hem dinimize, hem de bilime aykırıdır.
Muhterem cemaat! Geçen hutbemde "üretin" demiştim, bu kez de okuyun diyeceğim.
Size yıllarca "sapık" olduğu söylenen Freud'u okuyun, zihninize "Müslüman
düşmanı bir Yahudi" olarak kazınan Marx'ı okuyun. Büfeci de olsanız, işportacı
da olsanız, bürokrat da olsanız okuyun.
Bakın Marx bir ara bizim Doğu dillerine merak salmış ve Farsça öğrenmişti. Siz
de Batı'yı okuyun, anlayın, ama asla taklit etmeyin.
Ve düşünün. Elbette bir büfede, bir saraydakinden farklı düşünülür. Ama bu
Marksist yasa, düşünme mecburiyetinizi ortadan kaldırmıyor.
Siz düşünün, ben de düş kurayım. Rüyalarımda Timurtaş Hoca'dan ilham alıp fikir
üreteyim. Biz imamlar, ancak "düşünce burjuvası" olabiliriz. Bilirsiniz,
bazıları parasıyla var olur, bazılarıysa düşünceleriyle...
1-7 Eylül 2006
Haftalık Dergisi
21 Eylül 2006
| • Yazarın diğer yazıları... |

Madame Bovary’ye âşık olan taksi şoförü
Sırtüstü yatan ölü askerler
Hutbesinde Freud'dan bahseden imam - 2
Hutbesinde Freud'dan bahseden imam
Çuvaldızla intihar
Mucizenin ucundaki gerçek
Zaman tüneli
Düşler, Anılar ve 'Uykuda Çocuk Ölümleri'
Korku
Şiddet ve bıyıklar
Akıl çelen masallar
Modern büyünün gölgesinde
Uzmanlığın ihaneti
Dil kompleksi
'Öteki'lerin iktidarı
Talihsiz yangın yeri, kirli şömine
Dil idealizmi ve diyalektik cambazlık
İğdiş edilmiş estetik ve 'Zaafiyet Teorisi'
Suç labirenti
Post-modern polisiye ve Okültizm
Seri, zirve, cinayet, ölüm
Bir şeytan, bir gölge, bir insan
Sadakatsizler ve kahramanlar
Yazının İktidarı
Deliler ve "Hypochondriac"lar
Ayın karanlık yüzü
Krallar ve köleler
İhanet
Dünya erkeklerini kullanma günü
İktidar
İntihar eden gençliğe hitabe
|
 |

Yüklemede bir sorunla karşılaşırsanız, buraya tıklayarak "toolbar"ı bilgisayarınıza indirip kurabilirsiniz.
Alexa Rating
|