d e r g i b i   1 0   y a ş ı n d a  

  Ana Sayfa | Editörden | Hakkımızda | Bize Yazın | Blog | Linkler Üye olun! 
Dergibi.com - ISSN 1303-6211    
• YAZARLAR  

Bugün:

DERGİBİ YAZARLARI
Yazıyorum, öyleyse varım!
Melih Bayram Dede
Karanlık Oda
Ferhat Ünlü
Sevgilim Hayat
Fadime Özkan
Mutsuzluk Oyunları
Ömer Sercan
Bilir Kişi
Hüseyin Akın
Mürekkep Lekesi
Suavi Kemal Yazgıç
Yazgı
Özlem Albayrak
Beriki Taraf
Orhan Karagöl
Söz Misali
Ali Ömer Akbulut
Mavi Kalem
Mehmet Aycı
Seyr-ü Sefer
Sefer Kayaoğlu
Vesselâm
Kâmil Doruk
Cem Vefa


Ayrıntılar için
hemen tıklayın!


KİTAPLIK
Kız Kardeşim İçin, Jodi Picouli
Türk Kadın Tarihine Giriş, Necati Gültepe
Türkiye’deki Almanya - 1914-1918- Almanya’nın Türkiye’deki Kültürel Etkinliği ve Robert Bosch, Prof. Dr. Rifat Önsoy
Şehname'nin Türk Kültür ve Edebiyatına Etkileri, Dr. Bekir Şişman - Dr. Muhammet Kuzubaş
Meşe Fısıltıları, Oruç Aruoba
Mektuplar 1, Friedrich Wilhelm Nietzsche - Çeviren: Sedat Umran
Mektebin Bacaları, Nurettin Durman
Hiç, Carmen Laforet
Düş Gören Defter, Hayrettin Orhanoğlu
Çağdaş Yorumbilim Kuramları, Prof. Dr. Osman Bilen
Daha fazla kitap için tıklayın!

KARANLIK ODA
Ferhat Ünlü
FERHAT ÜNLÜ
ferhatunlu@
yahoo.com

Hutbesinde Freud'dan bahseden imam

"İhtiyaçlar sınırsız, kaynaklarsa kıttır" yasasının geçerli olduğu bir dünyada barış hayalleri kurmak safdilliktir. Mahmuzlanınca gaza gelen egolar, (Ankara'nın EGO'su gibi) tahrik edilince elektriklenen arzular denetlenmediği müddetçe işler hal yoluna girmeyecektir.

İhtiyaç ve kaynak deyince aklıma nedense hep Besim Tibuk'un, "Şimdi senin bir ineğin var tamam mı?" diye başlayan iktisat teorileri geliyor. Tibuk, inek metaforunu pek seviyordu. Hatta bir keresinde, "Bu parti; işadamını, zengini tutuyor dediler. İneğe niye iyi bakıyorum? Çocuklara süt versin diye" demişti de pek kimse üzerinde durmamıştı. Ben muhteris müteşebbislerin yerinde olsam biraz alınırdım ama neyse… Aslında "milli burjuva" yaratma projesinin ta başından beri siyasi partiler ve bürokrasi de sağılacak inek olarak görülür ya, mevzumuz o da değil.

Mesele şu: Köy yerinde bir ineğiniz olsa ne yaparsınız? İlk fırsatta bu ineği satıp televizyonda gördüğünüz jojoba özlü şampuanlardan, son model cep telefonlarından, apartman topuklu ayakkabılardan, timsah derisi çantalardan mı satın alırsınız, yoksa süt, peynir yapıp satarak bir hayvan daha almanın yoluna mı bakarsınız? Alacağınız ikinci hayvan tercihen boğa olmalıdır ki, ikisini çiftleştirip daha fazla inek üretme imkânınız olsun.

Bu kısa girizgâhtan da anlayacağınız üzere bugünkü hutbemizin mevzuu üretimin kutsiyeti, tüketimin laneti ve bu ikisinin memleketimizin hâl-i pürmelâliyle ilintisi. Muhterem cemaat! Eminim ki, sen de Türkiye'deki 40 küsur milyon cep telefonu abonesinden birisin. (Lütfen hutbe esnasında telefonlarınızı kapatınız!) Aranızdan "komünikasyon şehveti" yüksek olanlar iki ayrı telefon taşıyordur. Türkiye'de, toplam nüfustan daha fazla cep telefonunun dolaşımda olduğu malumatı da dikkate alındığında memleketimize özgü bir tuhaflık çıkıyor ortaya.

Siz tabii, "Ayranı yok içmeye tahtırevanla gider etmeye" atasözünün tam bize göre olduğunu ispatlayan bu tür realitelere bakıp dehşete düşmektense tatil beldelerinde basenine Amerikan bayrağını andıran bir "pareo" saran yılın en çok aldatan annesi, feministlerin medâr-ı iftiharı olmaya namzet Pınar Altuğ'un erkeklere attığı gollerle meşgul oluyorsunuz. Öyleyse müstahak size.

İyi dinleyin! Evvela ihtiyaç fazlası cep telefonlarınızı elden çıkarmanızı ve piyasaya sürekli yeni modelleri sürülen modern zamanın bu dabbet-ül arzlarını, "arz-talep" dengesini bozacak şekilde yenilememenizi öğütleyeceğim size. Ünlü Musevi mütefekkiri Sigmund Freud'un pek güzel tespit ettiği üzere insan zihni; "id"e -yani insanı bin bir türlü arzuya sevk eden altbenliğe- malik olduğu gibi, "süper ego" adlı (süper güç ABD'nin egosu değil, yanlış tefsir etmeyin) fevkalade kudretli bir denetleyici kırbaca da sahiptir. Dolayısıyla keyfi ihtiyaçlar icat edip neo-kapitalizmin küresel gâvurlarının ensesini daha da kalınlaştırmaktan başka bir işe yaramayan alışveriş hastalığının esiri olmaktansa tasarruf edin ve gücünüz ölçüsünde üretmeye bakın.

İnek üretin mesela, cep telefonu üretin, doğal kaynakların işletilmesini temin için çalışın, fakirden alıp zengine verme felsefesini benimsemiş "anti-Robin Hood" partilerine rey vermeyin, krizlere girip kredi kartlarını boşaltan alışveriş müptelası karılarınızı Akmerkezlere salmayın, Allah vergisi bir vergi alma yeteneği olan devlete, "Allah vergisi bir vergi verme yeteneğine sahip vatandaş olmaktan vazgeçtim" demeyi bilin, yeri geldiğinde.

Devlet, "Artık komünist olduk" diyerek ineğinize el koymaya kalkarsa "Önce büyükbaşlardan başlayın" deyin, sokak lambalarının faturasını size yüklemeye kalkarsa, "Havada bir sürü şimşek çakıyor, teknolojini geliştir de yağmurlu gecelerde yıldırımlardan hazır elektrik aktar" diye öğüt verin. Türk'ün alâmet-i fârikası hakkında fikir veren reklamları tüketici gözüyle değil, sosyolog gözüyle izleyin. Uzakdoğulu ve vahşi Batılı iki adam, tren vagonunda yeni ürettikleri afili cep telefonlarını gösterirken bizim Türk'ün neden cep telefonundan kredili alışverişi icat etmekle övündüğünü anlamaya çalışın.

Niçin her alanda geri olup da reklam işinde Batı'yla aşık atacak seviyeye kısa sürede ulaştığımız sorusu üzerine kafa yorun. Google'da "Alışveriş" kelimesi için 9 milyon 340 bin kayıt varken "Osmanlı" kelimesinin neden sadece 3 milyon 300 binde kaldığını düşünün. (Arama sonuçları kimi zaman azıcık değişiyor, ama ehemmiyeti yok.)

Ve hepsinden önemlisi bütün gereksiz alışverişlerin kaynağı olan televizyondan uzak durun. Elbet boşuna değildi, kimi büyüklerimizin, mollalarımızın bundan otuz sene evvel televizyonu yasaklamaları. Şimdi bizler gerici olduk, onlar ilerici oldular. İbrahim Tatlıses de vakti zamanında, nakaratı, "Yandım televizyonun elinden, öldüm televizyonun elinden" olan TV karşıtı bir şarkı yaparak münevverce bir hizmette bulunmuştu. Ne var ki, sonra kendisi de bilhassa yaz gecelerinde tüm kanalları dolaşarak münevverliğine halel getirdi.

Ey muhterem cemaat! Bilinç hayal gücünün düşmanıdır. Sadece uykudayken düş görebildiğinizi unutmayın. Rüyalarınızda enerji üreten makineler görün, sabah kalkınca gördüklerinizi, bilincinizi kullanarak tatbik edin.

Ve sonra da "Mutekit ölmedi" demeyin ve bay Freud'a teşekkür edip ruhuna bir Fatiha okuyun. İktisadi kaynaklar kıt olsa da Allahü Teala'nın merhameti boldur.

25-31 Ağustos 2006
Haftalık Dergisi

8 Eylül 2006

• Yazarın diğer yazıları...

Madame Bovary’ye âşık olan taksi şoförü
Sırtüstü yatan ölü askerler
Hutbesinde Freud'dan bahseden imam - 2
Hutbesinde Freud'dan bahseden imam
Çuvaldızla intihar
Mucizenin ucundaki gerçek
Zaman tüneli
Düşler, Anılar ve 'Uykuda Çocuk Ölümleri'
Korku
Şiddet ve bıyıklar
Akıl çelen masallar
Modern büyünün gölgesinde
Uzmanlığın ihaneti
Dil kompleksi
'Öteki'lerin iktidarı
Talihsiz yangın yeri, kirli şömine
Dil idealizmi ve diyalektik cambazlık
İğdiş edilmiş estetik ve 'Zaafiyet Teorisi'
Suç labirenti
Post-modern polisiye ve Okültizm
Seri, zirve, cinayet, ölüm
Bir şeytan, bir gölge, bir insan
Sadakatsizler ve kahramanlar
Yazının İktidarı
Deliler ve "Hypochondriac"lar
Ayın karanlık yüzü
Krallar ve köleler
İhanet
Dünya erkeklerini kullanma günü
İktidar
İntihar eden gençliğe hitabe

| geri dön |

| yazdır |

| favorilere ekle |

| yukarı |



BLOG DERGİBİ ÜYE GİRİŞİ
Kullanıcı Adı:
Parola:
Beni hatırla Yeni Üye Kaydı
Parolamı Unuttum
Oturumu Kapat
Blog Dergibi'ye giriş

  Ana Sayfa
  Kitap
  Dosya
  Röportaj
  Şiir
  Şiir Okulu
  Çeviri Şiir
  Öykü
  Haberler
  Deneme
  Yazarlar
  Dergiler
  Eleştiri
  Polemik
  Ajanda
  Gezi Notları
  Anketler
  E-Posta Grubu
  E-Kart
  Sohbet Odası
  Arşiv
  Blog Dergibi
  Arama Servisi
  Medya Dünyası

ARAMA SERVİSİ
Web Dergibi'de

KİTAP ARAYIN!



Yüklemede bir sorunla karşılaşırsanız, buraya tıklayarak "toolbar"ı bilgisayarınıza indirip kurabilirsiniz.


Alexa Rating

Açılmamış kanatların büyüklüğü bilinmez. - A. Gide

 Ana Sayfa | Editörden | Hakkımızda | Bize Yazın | Blog | Linkler Künye | Basın Odası | Reklam | Sponsorluk 


Dergibi'nin içeriği, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ile korunmaktadır. Site içeriği, kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Dergibi tüm katılımcılara açıktır. Ürün göndermeden önce Katılım Şartları'nı okuyunuz. Her türlü yazışma için Mesaj Formu kullanılmalıdır.

© 1999 - 2000 - 2001 - 2002 - 2003 - 2004 - 2005 - 2006 - 2007 - 2008 - Her hakkı saklıdır. - Dergibi
Blog Dergibi / Melih Bayram Dede / TechnoLogic / Medya Dünyası / GebzeRehberi.com / Yeni Şafak Bilişim / Sosyal İm / Flash Oyun / Nitro Model Hobby