d e r g i b i   1 0   y a ş ı n d a  

  Ana Sayfa | Editörden | Hakkımızda | Bize Yazın | Blog | Linkler Üye olun! 
Dergibi.com - ISSN 1303-6211    
• YAZARLAR  

Bugün:

DERGİBİ YAZARLARI
Yazıyorum, öyleyse varım!
Melih Bayram Dede
Karanlık Oda
Ferhat Ünlü
Sevgilim Hayat
Fadime Özkan
Mutsuzluk Oyunları
Ömer Sercan
Bilir Kişi
Hüseyin Akın
Mürekkep Lekesi
Suavi Kemal Yazgıç
Yazgı
Özlem Albayrak
Beriki Taraf
Orhan Karagöl
Söz Misali
Ali Ömer Akbulut
Mavi Kalem
Mehmet Aycı
Seyr-ü Sefer
Sefer Kayaoğlu
Vesselâm
Kâmil Doruk
Cem Vefa


Ayrıntılar için
hemen tıklayın!


KİTAPLIK
Kız Kardeşim İçin, Jodi Picouli
Türk Kadın Tarihine Giriş, Necati Gültepe
Türkiye’deki Almanya - 1914-1918- Almanya’nın Türkiye’deki Kültürel Etkinliği ve Robert Bosch, Prof. Dr. Rifat Önsoy
Şehname'nin Türk Kültür ve Edebiyatına Etkileri, Dr. Bekir Şişman - Dr. Muhammet Kuzubaş
Meşe Fısıltıları, Oruç Aruoba
Mektuplar 1, Friedrich Wilhelm Nietzsche - Çeviren: Sedat Umran
Mektebin Bacaları, Nurettin Durman
Hiç, Carmen Laforet
Düş Gören Defter, Hayrettin Orhanoğlu
Çağdaş Yorumbilim Kuramları, Prof. Dr. Osman Bilen
Daha fazla kitap için tıklayın!

KARANLIK ODA
Ferhat Ünlü
FERHAT ÜNLÜ
ferhatunlu@
yahoo.com

Sadakatsizler ve kahramanlar

Kahramanlık sadakat içinde intihar etmekti eskiden. Ölümle yaşam arasında seçim yapmak zorunda bırakıldığınızda inzivaya çekilip ölüme giden yolu beklemekti ya da...

Siz 2000 yıl önce Antik Yunan'da ya da kadim Mısır'da olsaydınız tarih, kalbinize sapladığınız mızrakların sıklık sayısıyla ölçerdi kahramanlığınızı... Ne kadar vuruşursanız o kadar 'kahraman'dınız.

Aksi tezlere, inkarlara bakmayın siz. Her erkeğin bir kahramanı vardır. Benim kahramanlarımdan biri de Herakleitos'tu. İşgalci Pers Kralı Darius, ona, "Ulu Bilge, ülkemin, sarayımın kapıları sana açık. Tüm olanaklarımı kullanabilirsin. Gel..." çağrısını yaptığında O, "Ben Pers ülkesine gelecek durumda değilim. İsteklerimi karşılayan küçücük şeyler yetiyor bana" demiş ve İonia'da yaşadığı mağarasında kalmayı tercih etmişti.

Herakleitos, İsa'dan Önce 480 yılında öldü. Akbabaların leşini yediği söylenir. Kendine karşı beslediği sadakat duygusunun ördüğü onurlu duvarların ardında intihar etmişti bir anlamda. Yavaş yavaş da olsa onurluca ölüme gitmeyi tercih etmişti yani. O ve onun gibiler Antik çağların kahramanı oldular.

Bugünün kahramanlarına bakıyorum da... Eğer bir insanın 2500 yıllık ömrü olsaydı herhalde bugüne baktığında, "Dünya ne kadar da değişmiş" derdi. Zaman, kahramanlık eylemlerini ve bu eylemlerin biçimlediği kahramanlık tanımını değiştirdi artık.

Günümüzün kahramanlarından biri artık kadınlar. Hollywood'un beyaz perdelerine, ya da Ahmet Altan romanlarına yansıyan kadın karakterler artık kahramanlarımız. "Unfaithful"daki (Sadakatsiz) Diane Lane ya da sevgili Altan'ın imajinasyonunun yarattığı, "hayatımıza ve ilişkimize bir daha bakmamıza vesile olacak" tanınmayı ve aldatmayı bekleyen kadınlar kahraman artık.

Zihninin bütün kıvrımlarına yerleştirdiği keşfedilmeyi hakettiği duygusunu hep saklayan, fiziksel olarak bedeninin ve mental olarak ruhunun, birileri tarafından keşfini bekleyen kadınların hezeyanları yaratıyor kahramanlık destanlarını... Dokunulmayı, keşfedilmeyi bekleyen kadının gizli kahramanlığı ile dokunmayı, keşfetmeyi zafer sayan erkeğin iktidara ilişkin aptal sadakatinin çapraşık diyalektiği etrafında dönüyor hayatımız. Döndürüyorlar işte...

Üstelik edebi, sanatsal üretimin büyük çoğunluğu 'male' zihninden, sözgelimi Ahmet Altan gibi yaratıcı akıllardan çıktığı halde. Yıllardır iktidarı ezilmiş, iğdiş edilmiş kadınlara şimdi mutfaklarında ya da yatak odalarında küçük iktidarlar yaratıyoruz, sonra sokağa çıkıyorlar ve iktidarı kullanma dürtüsünün verdiği yavan bir özgüvenle önlerine gelen ilk seçenekleri kullanıyorlar. Sadakatsiz'deki kadının Fransız gencine çarpması gibi. Bundan sonrası onların bileceği iş.

Evcil bir hayvanı sokağa çıkarırsanız ne olur? Hayatını evde süslemeyi öğrenmiş, ev içinde kendine ritüeller edinmiş, bir yün yumağı, bir küçük süs eşyası ya da irice bir bavulu, törenlerinin nesnesi olarak kullanan parlak gözlü, siyah-beyaz tüylü bir yaşamsal nesneyi İstanbul Boğazı'nın azgın sularına atarsanız ne olur? Küçük, evcil savaşım alanından gerçek savaş alanından geçiş. Bir hayal kırıklığı...

Ya bugünün erkeğinin savaş arenası? "Domestic Violence"dan (Ev içi şiddet), "Unfaithful"a uzanan geniş ama zavallı bir savaşım arenası onunki. Artık kahraman olmayan günümüz erkeğinin bir köşesinden diğerine koşturduğu büyük arena...

Bugünün kahramanları birbirine "Sen kahramansın" diyenler. Kadını anlamaya çalıştıklarını söyleyenler ve aynı zamanda "onları anlamak öyle zor ki" deyip onların gizli gururunu okşayanlar.

Mızrağı kalbine saplayan cesur kahramanlar yok artık. Günümüz kahramanları harakiri yapmıyorlar. Yaşamaya çalışıyorlar, yaşamak için direniyorlar, çırpınıyorlar, en çok ölmeleri gereken anda. Oysa çok değil en fazla 30 yıl önce ya vuruşurken öldürülüyor, ya da idam ediliyordu siyasi kahramanlar...

Öyleyse 2500 yıllık bir geleneğin, 30 yıl içindeki inanılmaz değişimininin tanığısınız siz. Tanığı olmalısınız ya da... Gözlerinizi iyi açın. Bütün zaferlerin altında kötücül hesapların, pazarlıkların izlerinize rastlayacaksınız. Karda yürümüşler ve siz yalpalayan ayak izlerini görüyorsunuz. Acemice yürümüşler çünkü.

Tarih yeni kahramanlar yaratıyor. Henüz acemiciler ama kısa bir süre sonra ustalaşacaklar, birer uzman haline gelecekler. Birer kahramanlık uzmanı...

Günümüz kahramanlarının suratları asık, asabları bozuk değil. Gülümsüyorlar onlar yüzünüze. En çok söylenmesi gereken şeyi değil, söylenmesi en az gerekli olan şeyi söylüyorlar. Konuşmuyorlar. Konuşmayarak yalan söylüyorlar.

Sessiz törenler düzenliyorlar bir evcil kedi gibi... Gizliden gizliye, tapınaklarını bilmiyorsunuz, ritüellerinin başat unsurlarını da...

Önce gizli pazarlıklar yapılıyor 'zafer'e ulaşan yolda. Sonra zafer ilan ediliyor, ama yine gizlice kutlanıyor o zafer.

İngilizler sömürgecilik üzerine olan o kötücül zaferlerini yüzümüze gülümseyerek kutluyorlar. "Thank you very much indeed" abartmasıyla karşılıyorlar, bizim samimi bir "sağol"dan daha fazlasına ihtiyaç duymadığını düşündüğümüz sıradan iyilikleri... İyiliği törenle kutlamanın, geçmişin kahraman figürüne uyan şimdinin zavallı kişiliklerini onore edeceğini biliyorlar. Ama onlar asıl kutlamalarını, abartılı teşekkürlerinden sonra kendi aralarında yapıyorlar. Gizli bir törenle...

Bugünün kahramanları, eski kahramanları onore edenler. Bugünün kahramanları intihar edenler değil, ama intihar edenleri kutsayanlar... Bugünün kahramanları, ayrılırken elveda diyenler değil, hiçbir şey söylemeyenler. "Ayrılığın elvedası olmadığını" bilenler.

Bugünün kahramanları hayatlarını süsleyenler. Sadakatlice intihar etmek yerine sadakatsizce süslenmiş bir hayatı yaşamayı tercih edenler.

Bugünün kahramanları sadakatsizler...

19 Eylül 2002

• Yazarın diğer yazıları...

Madame Bovary’ye âşık olan taksi şoförü
Sırtüstü yatan ölü askerler
Hutbesinde Freud'dan bahseden imam - 2
Hutbesinde Freud'dan bahseden imam
Çuvaldızla intihar
Mucizenin ucundaki gerçek
Zaman tüneli
Düşler, Anılar ve 'Uykuda Çocuk Ölümleri'
Korku
Şiddet ve bıyıklar
Akıl çelen masallar
Modern büyünün gölgesinde
Uzmanlığın ihaneti
Dil kompleksi
'Öteki'lerin iktidarı
Talihsiz yangın yeri, kirli şömine
Dil idealizmi ve diyalektik cambazlık
İğdiş edilmiş estetik ve 'Zaafiyet Teorisi'
Suç labirenti
Post-modern polisiye ve Okültizm
Seri, zirve, cinayet, ölüm
Bir şeytan, bir gölge, bir insan
Sadakatsizler ve kahramanlar
Yazının İktidarı
Deliler ve "Hypochondriac"lar
Ayın karanlık yüzü
Krallar ve köleler
İhanet
Dünya erkeklerini kullanma günü
İktidar
İntihar eden gençliğe hitabe

| geri dön |

| yazdır |

| favorilere ekle |

| yukarı |



BLOG DERGİBİ ÜYE GİRİŞİ
Kullanıcı Adı:
Parola:
Beni hatırla Yeni Üye Kaydı
Parolamı Unuttum
Oturumu Kapat
Blog Dergibi'ye giriş

  Ana Sayfa
  Kitap
  Dosya
  Röportaj
  Şiir
  Şiir Okulu
  Çeviri Şiir
  Öykü
  Haberler
  Deneme
  Yazarlar
  Dergiler
  Eleştiri
  Polemik
  Ajanda
  Gezi Notları
  Anketler
  E-Posta Grubu
  E-Kart
  Sohbet Odası
  Arşiv
  Blog Dergibi
  Arama Servisi
  Medya Dünyası

ARAMA SERVİSİ
Web Dergibi'de

KİTAP ARAYIN!



Yüklemede bir sorunla karşılaşırsanız, buraya tıklayarak "toolbar"ı bilgisayarınıza indirip kurabilirsiniz.


Alexa Rating

Başkalarına olduğu kadar kendimize de yabancıyız. - Montaigne

 Ana Sayfa | Editörden | Hakkımızda | Bize Yazın | Blog | Linkler Künye | Basın Odası | Reklam | Sponsorluk 


Dergibi'nin içeriği, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ile korunmaktadır. Site içeriği, kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Dergibi tüm katılımcılara açıktır. Ürün göndermeden önce Katılım Şartları'nı okuyunuz. Her türlü yazışma için Mesaj Formu kullanılmalıdır.

© 1999 - 2000 - 2001 - 2002 - 2003 - 2004 - 2005 - 2006 - 2007 - 2008 - Her hakkı saklıdır. - Dergibi
Blog Dergibi / Melih Bayram Dede / TechnoLogic / Medya Dünyası / GebzeRehberi.com / Yeni Şafak Bilişim / Sosyal İm / Flash Oyun / Nitro Model Hobby