|
Kız Kardeşim İçin, Jodi Picouli
|
| |
Türk Kadın Tarihine Giriş, Necati Gültepe
|
| |
Türkiye’deki Almanya - 1914-1918- Almanya’nın Türkiye’deki Kültürel Etkinliği ve Robert Bosch, Prof. Dr. Rifat Önsoy
|
| |
Şehname'nin Türk Kültür ve Edebiyatına Etkileri, Dr. Bekir Şişman - Dr. Muhammet Kuzubaş
|
| |
Meşe Fısıltıları, Oruç Aruoba
|
| |
Mektuplar 1, Friedrich Wilhelm Nietzsche - Çeviren: Sedat Umran
|
| |
Mektebin Bacaları, Nurettin Durman
|
| |
Hiç, Carmen Laforet
|
| |
Düş Gören Defter, Hayrettin Orhanoğlu
|
| |
Çağdaş Yorumbilim Kuramları, Prof. Dr. Osman Bilen
|
| |
|
|
 |
a.a.'nın gardolabı (2)
aynı tarihli (11 ağst 2007) gazete sahifelerinde, yine a.a. mahrecli bir
haber. kaztedeki başlığı: «sultanahmet'te lazerli semah gösterisi»
(kaztedeki haber metni:) «'2007 mevlana yılı' etkinlikleri çerçevesinde
sultanahmet meydanı'nda düzenlenen "hoşgörüye davet" isimli ses ve ışık
gösterisi (…). (…) gösteride, mevlana'nın hayatı ve felsefesi [filozof mevlana??!!]
(…) "hoşgörüye davet" isimli ses ve ışık gösterisi, ağustos ayı sonuna kadar her
akşam 21:30'da başlıyor.»
kazte sahifesinde yeraldığı kadarında, a.a.'nın haber metninde, lazer ve semah
kelimeleri yok. sahifenin sivri zekalı editörü kendi uydurduysa, semah'ı temamen
ve temamen bilmem nerelerinden uydurmuş.
[herhalde, (alevi tabirini asla haketmeyen) alevi derneklerinden uçurup uydurmuş.
hz ali'nin (as) şüphesiz davacı olacağı, müslüman hz ali'yi tanımayan, bilmeyen,
ahirete inanmadığı için bunu umursamayan –mesela müslüman hz ali'nin hayatı
bahasına üzerine titrediği adalet, ahlak, dürüstlük, namaz ve oruç ve müslümana
hısımlık kafire hasımlık, serhoş edici içki yasağı vb umursamayan– aleviler,
müslümana hasımlığın bariz işareti olan bu kelime cellatlığı yerine cari bir
kelime seçseler (seçmeseler sanki ne olacak, deyemiyoruz; demek, sema kelimesi o
biçim alevilere bir şey etmiş olmalı işte), daha makul olmaz mıydı?]
semah diye bir kelime yok baylar bayanlar, canlar cayanlar, dedeler medeler,
babalar mabalar, medyalanlar dolanlar…
tabii, inadına (şeytanın en has huyu) kullanacaksınız.
bektaşi tekkesine edilenden, mevlevi dergahına edilene gelelim:
"mevlana'nın felsefesi" ne menem bir tabirdir? filozof mevlana ne zaman, nerede
yaşamışdır da, felsefesinden bahsediyorsunuz? felsefe tarihinde böyle bir isme
rastlayamadık ve kimseden böyle bir isim duymadık. utanmıyor musunuz, ey a.a.
familyası, olmayan/yaşamamış bir filozofu bize yutturmağa? demek istediğiniz
mevlana celaleddin rumi ise, müfterisiniz… cehaletiniz ve kifayetsizliğiniz,
sizi temize çıkarmaz: bilmediğiniz moku niye yiyiyorsunuz?
böyle metinleri, terminolojiden bir parça haberdar olan bir elemanınıza
yazdırsanız.. tavsiyesi, muallakda kalır. çünki, kendi kültür/medeniyet diline
aşinalık (bırakın kurbiyeti ve ülfeti), eleman alımında kıstaslarınız arasında
değil ve bu yüzden bu türden bir elemanınız yok. ne var? sen ben bizim oğlan
var; senin benim bizim oğlanın akraba ve taallukatı var. bunların ne özellikleri
var? işte saydık, daha ne ola, değil mi ya? a.a., lisana hakim eleman
çalıştırırsa, günaha girer…
(«ses gösterisi» tabirinin ne demeğe geldiğini, a.a.'nın o müthiş inkişafcı ve
muçit ve kaşif muhabir, editör, metin mütehassısları–?!–yle mesleğine/makamına
mütehakkim idarecilerine sorabilirsiniz, sesli olarak ve size unutamayacağınız
bir ses gösterisi sunabilirler, herhalde.)
a.a.'nın mayhoş dilinin aratan otdilli medya için, böyle medyaya böyle muhabir
(pardon: haberci; ve pardon: olayyazıcı/olaygeçer) böyle editör, deyip
geçebiliriz. Geçemezsek, şunu sormak hakkımız değil mi: ey medya, ey a.a.! bu
milletin diline karşı bu harabatılık, bu lakaydilik, bu laubalilik ne içün? Kasd–i
mahsusa değil ise, bu, (patron sevdasından kaynaklanan) ucuz eleman çalıştırma
aşkından mı boyveriyor?
bu milletin çocukları dilini uzaylılardan mı öğrenecek?
yeri gelince toplum mühendisliğine soyunur, kanaat önderi, bilmemkaçıncı kuvvet
tafraları satarsınız. ama, dile (yazıya) hakim (ehil) eleman çalıştırmak yerine,
ucuz diye, otobus terminallerinde değnekçilikle iştigal etmesi gerekenleri
muhabir ve editör –ve hatta köşe yazarı– yerine koyup çalıştırmakdan geri
durmazsınız.
burada, "ucuz"un ayağının altı pek sağlam görünmüyor (görüntübaz zaviyeden):
onlarca bin dolarlar/avrolarla maaş alan (tecimer) yayın yönetmenleriniz de,
manşete ektikleri kamelyayı, google suyuyla çürütüp boynumuza kameriye diye
dolamağa kalkışmamış mıydı? ay ışığı cehaleti güneş çarpmasına dönünce ne oldu?
şişede balık oldu.
yakışmış idi ama ağabiye…
5 Eylül 2007
| • Yazarın diğer
yazıları... |

Allah, her şey ve kesden korur
Zorunlu namaz oryantali
a.a.'nın gardolabı (2)
a.a.'nın gardolabı (1)
Amanbizdoğuludeğiliz
Tuba tuba, zakkum zakkumdur
kalem uçmağı
minik bebeğe ölüm raporu veremeyen koskoca üniversite
bazen alay iyiye işarettir
kimi ekmek, kimi lânet yer
gâvur gibi gâvur tarzı
yolüstü, tren, otobüs, vapur, kahvehane…
|
 |

Yüklemede bir sorunla karşılaşırsanız, buraya tıklayarak "toolbar"ı bilgisayarınıza indirip kurabilirsiniz.
Alexa Rating
|