|
Uzak Yıldız, Roberto Bolaño - Çeviri: Zerrin Yanıkkaya
|
| |
Derin, Mehmet Aycı
|
| |
Şehit Enver Paşa, Nevzat Kösoğlu
|
| |
Yakı, Mehmet Aycı
|
| |
İmparatorluğun Denizi Akdeniz, Roger Crowley
|
| |
Niyâzî-i Kadîm, Hallâc-ı Mansûr’un Menâkıbnâmesi, Dr. Mustafa Tatcı
|
| |
Posta Kodu Aşk, Mehmet Şamil
|
| |
Necip Fazıl - Tenkitler, Polemikler, Kavgalar, Murat Ertaş
|
| |
Kız Kardeşim İçin, Jodi Picouli
|
| |
Türk Kadın Tarihine Giriş, Necati Gültepe
|
| |
|
|
 |
Amanbizdoğuludeğiliz
Dinci (ama, dinci olmadığına etrafı inandırmak için çalışanlarına olmadık
dindışılığı=haksızlığı reva gören, şeytaniliğin ve nefsaniliğin bütün
suretlerine secde eden…. Bir yandan da düştükçe, panayırlardaki halkayı geçir
pakedi götür tarzınca dini semboller sergileyen/tezgahlayan –ve işte bu yüzden
dinci, dinsatan, dintecimeri) bir televizyon kanalında, bir din öğretmeni/academisyeninin,
oryantal(ism) soslu şu ifadesi: «biz doğulular organize işlerde başarısızız.
Meselâ, cephede kazandığımız pek çok savaşı masa başında kaybetmişizdir.»
Bilmem kaç senedir duyduğumuz martaval. Bunun doğru tercümesi, o din öğretmeni
ve gibileri akledemese de şudur: biz safız, akılca noksanız, ki, meydanda
kazandığımızı bilek gücü muharebesini, masa başındaki akıl savaşında
kaybediyoruz. Biz, akılsız bir makınadan (savaş ve çalışma cihazından) başka bir
şey değiliz… organize iş, akıl mahsulüdür. –biz beceremediğimize göre…?
Buhrana gir(diril)miş bir toplumu buhranda tutma prangasından başka bir şey
olmayan bu aşağılık kompleksi, işte böyle, en başta hoca denen ortalama din
öğretmenlerinin beynini felç etmiş, dilini esir almıştır.
Öğleden önce (isteristemez) duyduğum bu kahve/tv'hane lakırdısından maada,
öğleden sonra başka bir amanbizdincideğiliz tv kanalında şu mükaleme (kanalın
muhabirlerinden s.c. akşam veya dün veya bu sabah karın ağrısıyla doktora gitmiş.
Haber sunan (evet, haber bülteni esnası) bayan spiker (spikeriye?), ne oldu,
doktor ne dedi, diyor. S.c. anlatıyor. Bayan spiker, sözü süsleyip ikmal ediyor):
«bizim (doğulu) insanımız hastahanelik olmadan doktora gidip muayene olmaz.
Erken gitmenize ne dedi doktor?!» (şimdi nasıldır bilmiyorum ama, otuz–otuzbeş
sene evvelinde, almanyaya çalışmağa gidenlerin, özellikle kız çocukları,
almanyada kendisini italyana, fransıza vs benzettiklerini, türke/müslümana
benzetilmemek bir üstünlükmüş, benzetilmek bir aşağılıklılık nişanesiymiş gibi,
arada bir –hen fırsat düşdüğünde– söylerdi.)
Tabii spikoşcuk, adı ve soyadı müslüman (doğulu) birinin ilk ağrı belirtilerinde
(semptom mu demeliyim simptom mu, daha batılı/organayzır alâmetli görünmek içün?!)
kendisine müracaatından/koşmasından pek çok şaşırmıştır, tam da, oryantalist
üslubun sizde oluşturduğu (semptomlarını bolca fışkırttığınız vechile) aşşağılık
kompleksine uygun olarak: 'batılı gibi davrandınız bayım!' deyu, tebrik ve
takdir etmişdir.
(tabii, bilmemnebilmemneyinigörüpyarasanmış, demediyse…)
1 Eylül 2007
| • Yazarın diğer
yazıları... |

Allah, her şey ve kesden korur
Zorunlu namaz oryantali
a.a.'nın gardolabı (2)
a.a.'nın gardolabı (1)
Amanbizdoğuludeğiliz
Tuba tuba, zakkum zakkumdur
kalem uçmağı
minik bebeğe ölüm raporu veremeyen koskoca üniversite
bazen alay iyiye işarettir
kimi ekmek, kimi lânet yer
gâvur gibi gâvur tarzı
yolüstü, tren, otobüs, vapur, kahvehane…
|
 |

Yüklemede bir sorunla karşılaşırsanız,
buraya tıklayarak "toolbar"ı bilgisayarınıza indirip kurabilirsiniz.
Alexa Rating
|