| d e r g i b i 1 0 y a ş ı n d a |
| Ana Sayfa | Editörden | Hakkımızda | Bize Yazın | Blog | Linkler | Üye olun! |
![]() |
![]() |
| • ŞİİR OKULU |
Bugün: |
Aşk Elçisi Adlı Antolojik Kitabının 'Öndeyiş'i
|
İlhan BERK
Oysa, bu ayıklamayı eski şiirimizde yapamazdım. Bunun da nedeni, eski şiirimizin tutarlığıdır. Böyle iki ayrı çizgi halinde birbiriyle çatışan bir şiir daha gösterilemez. Yeryüzünde nice büyük küçük devrimler geçirmiş uluslar biliyoruz. Eski çağları kapayıp yeni çağlar açmışlar,ama hiçbirinin şiir tarihi bizimki gibi böylesine birbirinden kopmamıştır. Başka ulusların yeni ozanları geçmiş ozanların çizgilerini uzatırlar. Yerleri yine onların yanındadır. Bizim Tanzimat'tan sonraki şiirimiz, pek azı bir yana, bunun tersi bir çizgi çizmiştir. Yani kendi toprağından kopmuştur. Kendisinin olmayan bir çizgiyi uzatmıştır. Bunun için de özgün değildir. Bu bugün de değişmemiştir. İşte bunun için bu kitabı yeniden elime alsam Tanzimat sonrası şiirimizin çoğunu çıkarırdım, dedim. Böylece "Kendi Kubbemizin" dışına çıkmamış pek az ozanla de yetinirdim. Bu gerekirdi de; çünkü,bu kitap artık benden çıkıyordu: yayımlıyordum. Şunu da söyleyeyim: Bu bir defterdir. Eski, yeni şiirimizi karıştırırken sevi üstüne yazılmış, güzel bulduğum, sevdiğim şiirleri toplayan bir defter. Buna kendim içindir de diyebilirim. Buradan da anlaşılıyor ki bu bizde alışılagelen biçimde bir antoloji değildir. Buna bir bireyin kitabı demek belki daha doğrudur. Bir anlamı varsa böyle bakıldığı zamandır. Hepsi o kadar. (İlhan Berk, Aşk Elçisi, Arda's Yay., İzmir 1996, s. 5) 2 Eylül 2002
|
Alexa Rating
|