d e r g i b i   1 0   y a ş ı n d a  

  Ana Sayfa | Editörden | Hakkımızda | Bize Yazın | Blog | Linkler Üye olun! 
Dergibi.com - ISSN 1303-6211    
• RÖPORTAJ  

Bugün:

ÖZCAN KARABULUT

1958 Adana doğumlu. ODTÜ'de istatistik okudu. 1979-1982 döneminde ODTÜ Edebiyat Kulübü'nün başkanlığını yaptı. Edebiyatçılar Derneği'nin kurucularından ve eski başkanlarından olan Özcan Karabulut'un öykü kitapları ise şöyle: Karşı Öyküler (1984), Hüzünle Bazı Günler (1990), Baştan Sona Yalnızlık (1997), Belki de Kaybeden Zaman (1998). Karabulut, ayrıca sunup yönettiği söyleşileri `Her Pazartesi'Edebiyat Konuşmaları adıyla yayına hazırladı. Ankara Öykü Günleri'nin kurucusu, 14 Şubat Dünya Öykü Günü'nün fikir babası ve başlatıcısı.

KİTAPLIK
Kız Kardeşim İçin, Jodi Picouli
Türk Kadın Tarihine Giriş, Necati Gültepe
Türkiye’deki Almanya - 1914-1918- Almanya’nın Türkiye’deki Kültürel Etkinliği ve Robert Bosch, Prof. Dr. Rifat Önsoy
Şehname'nin Türk Kültür ve Edebiyatına Etkileri, Dr. Bekir Şişman - Dr. Muhammet Kuzubaş
Meşe Fısıltıları, Oruç Aruoba
Mektuplar 1, Friedrich Wilhelm Nietzsche - Çeviren: Sedat Umran
Mektebin Bacaları, Nurettin Durman
Hiç, Carmen Laforet
Düş Gören Defter, Hayrettin Orhanoğlu
Çağdaş Yorumbilim Kuramları, Prof. Dr. Osman Bilen
Daha fazla kitap için tıklayın!


Ayrıntılar için
hemen tıklayın!


Türkiye, Öykü Edebiyatı'na hareket getiriyor

Geçtiğimiz günlerde 3. sayısı çıkan İmge Öyküler'in Genel Yayın Yönetmeni Özcan Karabulut aynı zamanda uluslararası takvime girmek üzere olan 14 Şubat Dünya Öykü gününün de fikir babası. Karabulut ile Uluslararası PEN'nin bu konuyu gündeme geleceği Slovenya'nın Bled kentinde gerçekleşecek kongrenin arifesinde öykü dergiciliğini konuştuk.

Suavi Kemal YAZGIÇ
suaviy@yahoo.com

Ankara, 9 senedir düzenlenen Öykü Günleri'ne ev sahipliği yaparak sadece öykü alanında sadece Türkiye'de değil dünyada da önemli bir yere gelen bir şehir. Nitekim 14 Şubat Dünya Öykü Günleri'nin ilk adımları da Ankara'da atıldı. Bütün bu etkinliklerde büyük emeği geçen ve İmge Öyküler Dergisinin Genel Yayın Yönetmenliğini yapan öykü yazarı Özcan Karabulut ile öykü dergiciliği çerçevesinde konuştuk.

• Türkiye'de bir öykü dergiciliği geleneğinden bahsedebilir miyiz?

Bir gelenekten bahsetmek mümkün. En eski öykü dergimiz olarak Salim Şengil'in yönettiği Seçilmiş Hikâyeler dergisini görüyoruz. Mustafa Balel tarafından Sivas'ta çıkarılan adı Öykü olan dergi. Ankara'da çıkan daha sonra İstanbul'a taşınan Yaba Öykü, İzmit'te yayımlanan Fayton ve Üçüncü Öyküler, bir dönem ODTÜ'lü gençlerin çıkardıkları Öyküden Bir Bilet Gidiş Dönüş, Yom Sanat dergisi çevresindeki arkadaşların çıkardıkları Düzyazı Defteri, Eylül Öykü ve bizim çıkardığımız Düşler Öyküler dergisi öykü dergiciliğimize, öykücülüğümüze yaptıkları katkılarla edebiyat tarihimizdeki yerini almış dergiler. Yazıt dergisinin de, çevresinde öykücülerin olması ve öykü türüne önem vermesi bakımından adının anılması gerekiyor. Adam Öykü, Hece Öykü, Kül Öykü, Kum Öykü ve Şubat 2005'te yayımlamaya başladığımız İmge Öyküler dergileriyle öykü dergiciliğimiz, 90'lı yılların ikinci yarısından günümüze altın dönemini yaşıyor, bence.

• Yazıt dergisini nasıl değerlendiriyorsunuz?

80'li yılların ikinci yarısında İzzet Kılıçlı'nın çıkardığı, aralarında benim, Cemil Kavukçu'nun, Hasan Ali Toptaş'ın bulnuduğu Yazıt dergisi bir öykü dergisi olmasa da öykü merkezli bir dergi idi. Daha sonraları Hakan Şenocak, Attila Şenkon, Faruk Duman gibi arkadaşlar da Yazıt'ın çevresinde yererini aldılar. Bir çoğumuzun ilk öyküleri ve ilk kitapları Yazıt dergisinde yayımlandı. Bir öykü dergisine ihtiyaç olduğunu o yıllarda konuşurduk. Nitekim, Yazıt sonraki sayılarında bir de Modern Öyküler adıyla içinde öykülerin yer aldığı ek vermeye başladı. Ben Yazıt'ı biraz kapalı buluyordum. Tartışıyorduk. İzzet Kılıçlı'nın ömrü yetseydi özlemini çektiğimiz öykü dergisini belki biz birlikte çıkarırdık, kim bilir.

• Düşler Öyküler dergisini çıkardınız ve ardından Ankara Öykü Günleri başladı…

Adnan Özer ile birlikte uzun uğraşılar sonucu Düşler Öyküler dergisinin hazırlıklarına başladık. Adnan Özer İstanbul'da, ben de Ankara'da dergi hazırlıkları içindeyken Adam Öykü dergisi çıktı. Düşler Öykülerin ilk sayısı ise Adam Öykü'den 6 ay sonra yayımlandı. Yeri gelmişken söylemek isterim: Adam Öykü dergisi bugüne kadar öykücülüğümüze, öykü dergiciliğimize en fazla katkıda bulunmuş, istikrarlı bir biçimde çıkmış bir dergimizdir ve bunda da Semih Gümüş'ün büyük katkısı vardır. Düşler Öyküler dergisinin yayın hayatı ne yazık ki 9 sayı sürdü. Düşler Öyküler olarak bugün devam eden Ankara Öykü Günlerini başlattık. Düşler Öyküler olarak diğer dergilerden temel farkımız öykü ile ilgili ulusal projeler üretip bu projeleri kurumsallaştırmamız, her yaştan, her kuşaktan öykücüyü, yazarı çok geniş bir coğrafyada buluşturmamızdı. Bugün İmge Öyküler'in Düşler Öyküler'in küllerinden doğduğunu söyleyebiliriz. Bu yıl Uluslar arası PEN Kongresinde prosedür gereği yeniden kabul edilip ve kültür takviminde yerini almak üzere UNESCO'ya önerilecek olan 14 Şubat Dünya Öykü Günü'nün de yine aynı kaynaktan doğduğu gibi

• İmge Öyküler'in çıkış öyküsünü ve formatını anlatır mısınız?

Ankara Öykü Günleri çerçevesinde bir araya gelen ve birbirinden etkilenen öykü yazarları İmge Öyküler dergisinin çıkış noktası oldu diyebilirim. Öyküdeki hareketliliğimizin bir çatı kuruma ihtiyacı vardı. Bunun bir öykü dergisiyle sağlanabileceğini düşündük. Bütün deneyimimizi ve birikimimizi de dergiye, derginin formatına aktardığımızı düşünüyorum. Konuk türleriyle, diğer türlere sayfalarını açmasıyla, öykü forum'uyla vb. İmge Öyküler'in bir edebiyat dergisi olduğunu düşünüyorum

• Dergiye ilgi nasıl? Genç öykücülerle ilgili bir özel bir çalışmanız var mı?

Türkiye çapında sıcak bir ilgi var İmge Öyküler'e. İlk sayı 3 bin basıldı. İkinci ve üçüncü sayılar ise 5 bin 500. Yoğun bir öykü trafiği var. Türkiye'nin dört bir tarafından öykü geliyor. Gençlerin, yeni öykücülerin öykülerini bizimle bağlantılı olarak Nemika Tuğcu arkadaşımız değerlendirecek.

• Modern öykünün doğduğu Batı Avrupa'da öykü konusunda bir yorgunluk olduğu yorumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

İngiltere'de öykünün öldüğüne ilişkin tartışmalar yapılıyor. Modern öykü türünün başlatıcılarından Guy de Maupassant'ın doğduğu Fransa'da Saint Quentin'de düzenlenen öykü günleri ilgisizlik yüzünden son buldu. Buna karşılık 2000'li yıllardan itibaren Afrika dahil pek çok yerde başlayan yeni öykü günleri var. Demek ki dokuzuncusunu gerçekleştirdiğimiz Ankara Öykü Günleri daha şimdiden en eski ve köklü öykü etkinliği olma özelliğini taşıyor. Öykü edebiyatının Avrupa'daki en dinamik bölgesi ise Balkanlar. Türkiye'nin bu dinamizm içinde özel bir yeri var. Yaşlı kıta Avrupa, 14 Şubat Dünya Öykü Günü'nün dinamizminden etkilenecek ve öykü tekrar canlanacak diye düşünüyor ve umuyorum.

15 Temmuz 2005

| geri dön |

| yazdır |

| favorilere ekle |

| yukarı |



BLOG DERGİBİ ÜYE GİRİŞİ
Kullanıcı Adı:
Parola:
Beni hatırla Yeni Üye Kaydı
Parolamı Unuttum
Oturumu Kapat
Blog Dergibi'ye giriş

  Ana Sayfa
  Kitap
  Dosya
  Röportaj
  Şiir
  Şiir Okulu
  Çeviri Şiir
  Öykü
  Haberler
  Deneme
  Yazarlar
  Dergiler
  Eleştiri
  Polemik
  Ajanda
  Gezi Notları
  Anketler
  E-Posta Grubu
  E-Kart
  Sohbet Odası
  Arşiv
  Blog Dergibi
  Arama Servisi
  Medya Dünyası

ARAMA SERVİSİ
Web Dergibi'de

KİTAP ARAYIN!



Yüklemede bir sorunla karşılaşırsanız, buraya tıklayarak "toolbar"ı bilgisayarınıza indirip kurabilirsiniz.


Alexa Rating

Uşağım bile olsa, yanlışlarımı düzelten efendim olur. - Goethe

 Ana Sayfa | Editörden | Hakkımızda | Bize Yazın | Blog | Linkler Künye | Basın Odası | Reklam | Sponsorluk 


Dergibi'nin içeriği, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ile korunmaktadır. Site içeriği, kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Dergibi tüm katılımcılara açıktır. Ürün göndermeden önce Katılım Şartları'nı okuyunuz. Her türlü yazışma için Mesaj Formu kullanılmalıdır.

© 1999 - 2000 - 2001 - 2002 - 2003 - 2004 - 2005 - 2006 - 2007 - 2008 - Her hakkı saklıdır. - Dergibi
Blog Dergibi / Melih Bayram Dede / TechnoLogic / Medya Dünyası / GebzeRehberi.com / Yeni Şafak Bilişim / Sosyal İm / Flash Oyun / Nitro Model Hobby