| d e r g i b i 1 0 y a ş ı n d a |
| Ana Sayfa | Editörden | Hakkımızda | Bize Yazın | Blog | Linkler | Üye olun! |
![]() |
![]() |
| • RÖPORTAJ |
Bugün: |
|
'Üzerine hikaye yazılacak derin ilişkiler kalmadı'
Suavi Kemal YAZGIÇ
Bir coğrafyayı, bir mekanı anlamlı kılan elbette ki orada kurulan insani ilişkilerdir. Ne yazık ki şimdi, benim anlattığım coğrafyada da üzerine hikaye yazılacak derin ilişkiler kalmadı. İşte bu kaybolup giden insanlık halleriyle birlikte o topraklar da -teessürle söylüyorum ki- artık 'Kayıp Topraklar' oldu. Keşke böyle olmasaydı. • Savaşlar ve ekonomik sorunlar neredeyse herkesi muhacir, evinden yurdundan uzak hale getirdi. Bu da pek çok değer ve geleneğin kaybolmasına, kimliklerin unutulmasına yol açtı. Bu anlamda "Kayıp Topraklar" sizce şu anda tamamen kayıp sayılabilir mi? Yâd edilen eski günlerin dışında geriye ne kaldı bilemiyorum. Hemen hepimiz büyük bir bozgunla karşı karşıyayız. Kanaati, yetinmeyi, şükretmeyi, paylaşmayı unuttuk. Çünkü hayatımıza asıl anlamını veren -biz farkında olmasak da- gündelik hayatın dokusuna sinmiş olan ibadetlerdi. Selamlaşmak, edepli olmak, büyük olana saygı, yüksek sesle konuşmamak, yemeğe besmele ile başlanması, yardımınıza ihtiyaç hisseden birinin hemen yanı başında olmak ve bir çok şey.. hayatın bütün yönlerini kuşatan İslami bir kültür vardı ve bu, kendini Müslüman olarak görmeyen bir insan için bile böyle idi. Ama o günümüzü anlamlı kılan ve bizi de çepeçevre kuşatan o hava, bu günün hızlı dünyasına ve bizim bu dünyanın peşinden koşma hızımıza dayanamadı. Dünyaya olan rağbetimiz sonunda, kazandıklamızı koyacak bir yer aradığımızda ise, hayatımızdan ilk boşalttığımız şey 'değerlerimiz' oldu. Kısa bir zaman daha bunun sancısını hissedeceğimizi ama sonunda bundan da uzak kalacağımızı düşünüyorum. • 'Globalleşme'nin dayatıldığı bir çağda yaşıyoruz ama bir Rus'la bir Müslüman arasında Kayıp Topraklar' kitabında anlatılan yakınlığa şimdi rastlayamıyoruz. Kitapta insanlar arasında kozmopolit olmayan ama gettoları da bulunmayan bugünlerde kayıp olan bir hayat anlatılıyor. Kitle iletişim araçları insanlar arasındaki neyi imha etti sizce?
Neredeyse her şeyi; adı iletişim aracı olan her ne varsa, adeta insanların elinden tam da o 'iletişim' denen şeyi koparıp aldı. Zaman fukaralığı çeken dostlarınıza telefon açtığınızda, iki dakikada hangi derdinizi anlatabilirsiniz şimdi? Hislerinizi hangi derinlikte paylaşabilirsiniz? Sohbetin, muhabbetin manasını, cep telefonlarının son derece manasız 'kısa mesaj'larına ihale ederek kiminle gönülden gönüle köprü kurabilirisiniz? Oysa telefon, sevdiklerinize 'istediğiniz zaman' 'ulaşma' imkanı veriyor hesapta değil mi? Yazılı ve görüntülü basın felaketine ise hiç girmek istemiyorum.
İnsanlar, 'hayatlarını kolaylaştıran' iletişim araçlarından uzak durdukça, aralarındaki dayanışmanın da bir o kadar yakın ve muhkem olacağına inanıyorum. • Kitap boyunca niçin Şehriyar'ın Heyder Babaya Selam adlı şiirinden alıntılar yaptınız?
Benim çocukluğumun en aziz hatıraları biraz da üstat Şehriyar'ın Heyder Baba'ya Selam şiiri ile örülüdür. Babam uzun kış akşamları bize Heyder Baba'dan dizeler okurdu Davudi sesiyle. Sonra Şehriyar'ın kendi sesinden dinlerdik aynı şiiri. • "Kayıp Topraklar" bu ciltten ibaret kalacak gibi gözükmüyor? Başka hikaye ve romanlarla aynı temayı işlemeyi düşünüyor musunuz? 'Kayıp Topraklar'ın, kitapta da belirttiğim gibi anlatılmayı bekleyen yüzlerce hikayesi var daha. Geçmişte yaşanan ve bir şekilde bana aktarılan her hadise, bambaşka bir güzelliğin, yitip giden bambaşka bir değerin de hikayesi aynı zamanda. Bilmiyorum bir gün o hikayeleri de kaleme almaya başlayabilecek miyim?
'Başka bir hikaye ve roman'a gelince, bundan yaklaşık on beş yıl önce başladığım bir roman çalışmam var. Romanda ana tema rahmetli babaannem ve dedemin genç yaşta evlenmelerinden hemen sonra, 1917 Ekim ihtilali ile alt üst olan hayatları. Bu aynı zamanda o dönemi yaşayan ve çok ağır bedeller ödeyen, acı çeken insanların da romanı olacak. Babaannem ve dedem, bir tarihin dönüm noktasına, tam da o tarihin yazıldığı coğrafyada şahitlik etmiş ve bu şahitliklerinin bedelini sürgün hayatıyla ödemiş iki önemli isim.
28 Şubat 2003
|
Yüklemede bir sorunla karşılaşırsanız, buraya tıklayarak "toolbar"ı bilgisayarınıza indirip kurabilirsiniz. Alexa Rating
|
| Ben bilemediğimi bildiğim için diğer insanlardan akıllıyım. - Sokrates |
| Ana Sayfa | Editörden | Hakkımızda | Bize Yazın | Blog | Linkler | Künye | Basın Odası | Reklam | Sponsorluk |
|
Dergibi'nin içeriği, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ile korunmaktadır. Site içeriği, kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Dergibi tüm katılımcılara açıktır. Ürün göndermeden önce Katılım Şartları'nı okuyunuz. Her türlü yazışma için Mesaj Formu kullanılmalıdır.
© 1999 - 2000 - 2001 - 2002 - 2003 - 2004 - 2005 - 2006 - 2007 - 2008 - Her hakkı saklıdır. - Dergibi |