| d e r g i b i 1 0 y a ş ı n d a |
| Ana Sayfa | Editörden | Hakkımızda | Bize Yazın | Blog | Linkler | Üye olun! |
![]() |
![]() |
| • RÖPORTAJ |
Bugün: |
|
Amerika diye bir yer yok
Yazar Murat Zelan denemelerini bir araya getirdiği “Amerika Diye Bir Yer Yok” adlı kitabında var sandığımız nice şeyin aslında bir propagandanın sonucu olarak var kılındığını anlatıyor. Murat Zelan ile kitabını ve ABD’yi konuştuk: Gazetelere ve televizyonlara yansıyan bir Amerika yok aslında. İnsanlarda Amerika’ya gidip iş umutları, okul imkanları veya zengin olma hayalleriyle bir ABD rüyası uyandırılıyor. Fakat Amerika’nın içine girildiğinde; parası olmayanın geberdiği, milyonlarca insanın yoksul kaldığı, okuma yazma oranının çok düşük olduğu görülüyor.
suaviy@yahoo.com
Geçtiğimiz günlerde ABD değişik ülkelerde yapılan anketlerde en çok sevilmeyen ülke seçildi. Türkiye de bu ülkeler arasında birinciydi. Acaba ne olmuştu da 50 yıla yaklaşan müttefikliğimize rağmen ABD ile aramızda böyle negatif bir elektrik oluşmuştu. “Amerika Diye Bir Yer Yok” adlı kitabı Birey Yayınları’ndan çıkan Murat Zelan ile ABD’yi konuştuk.
• Kitabına “Amerika Diye Bir Yer Yok” adını vermişsin. Gerçekten böyle bir yer yok mu?
Evet Amerika diye bir yer yok. Ve fakat Türkiye diye bir yer var. Bunu söylemeye çalışıyorum. Güçle ve imajla ayakta durmaya çalışan bir ülke Amerika.
• Yalnızca bir imajdan mı ibaret Amerika?
Evet bir imaj var ortada. Ve bu imaj kuvvetle insanların beynine aktarılmaya, enjekte edilmeye çalışılıyor. Gazetelere ve televizyonlara yansıyan bir Amerika yok aslında. İnsanlarda Amerika’ya gidip iş umutları, okul imkanları veya zengin olma hayalleriyle bir ABD rüyası uyandırılıyor. Fakat Amerika’nın içine girildiğinde; parası olmayanın geberdiği, milyonlarca insanın yoksul kaldığı, okuma yazma oranının çok düşük olduğu görülüyor. Silah ve savunma sanayiine dünyanın kaynağını akıtan Amerika’da sosyal yatırımlar giderek geriliyor. ABD Ortadoğu’daki enerji kaynaklarını hakimiyet altına almak için yeni bir savaş başlattı. Bu bana göre ABD’in gerileyişinin de göstergesiydi ve bir korkunun ürünüydü.
• Sen de Amerikalı değilim; hiç olmayacağım! diyorsun.. Nerelisin?
Türküm. Ben İstanbul’da, Türkiye’de yaşıyorum. Ve kendi değerlerimizle yaşamak gerektiğini savunuyorum. Amerikan değerlerinin hakim olduğu bir dünyada, Amerikan değerlerini savunarak yaşamayacağımı, işte blucin, hamburger, coca cola ve marka kültürü içerisinde yaşamayacağımı söylüyorum. Dolayısıyla Amerikalı değilim ve hiçbir zaman da olmayacağım. Bu aynı zamanda Gerçek Hayat’ta başlattığımız bir kampanyanın da sözüydü.
• ABD’ye ne kadar karşı çıkıp dursak da gündelik hayatımıza Amerikan yaşama biçimi hâkim. Bunu üzerimizden atmak mümkün mü?
Mümkün bence. Özellikle bu marka kültüründen uzak kalmakla mümkün. 1980’li yıllardan başlayarak mesela işte Müslüman kızlar uzun pardösülerinin altına marka kotlar giyiyorlardı. Zamanla bu pardösüler kısalmaya başladı, markalar kendini gösterdi, ortaya çıktı. Dolayısıyla Müslümanlar arasında da blucin kültürü alttan altta gelişerek üste doğru çıktı. Festfuod, coca cola, pop kültürü de öylesine çok yaygınlaştı ve hepimizi içine aldı. Bence insanları Amerikan düşünme ve yaşama biçiminden uzak tutacak en önemli şey, kendimizin farkına varmak ve kendimiz olma bilincini kazanmak. Öte yandan, sadece sembolleri veya bildiğimiz markaları terk etmekle de iş bitmiyor. Önemli olan bu bilinci korumak ve bu bilinç sayesinde belki markalardan başlayarak, bunu daha ileriye götürmek.
• Amerikan eleştirisi yapan kitapların pek çoğunda genellikle siyasi isimlere rastlarız. Oysa senin kitabında rock kahramanlarından, çizgi roman kahramanlarına kadar pek çok isme rastlıyoruz. Çizgi romanlar üzerinden Amerika eleştirisi nasıl oluyor? Mesela kitabının bir bölümünde Red Kit’in gölgesinde Amerikan tarihini yazmışsın…
Red Kit aslında bir Avrupalı çizerin karakteri. Belçikalı bir çizerin yarattığı karakter. Fakat bu çizgi roman içinde yer alan kahramanların tümü Amerikan tarihi içinde gerçekten yaşamış olan karakterler. İşte Daltonlar, Bufalo Bill, gerçekten yaşamış. Yargıç Roy Bean gerçekten yaşamış. Orada yer alan kahramanların tümü belki Amerika’nın karanlık tarihi içerisinde yer alan isimler. Çünkü bunlar vahşi Batı’nın ortaya çıkarmış olduğu karakterler. Bunlar aynı zamanda ABD’nin gölgesi. Yani Amerika nereye giderse gitsin bu karanlık tarihi de onunla beraber olarak gelecek olan bir tarih. Bu çizgi romanlarda örneğin Çinliler sürekli çamaşırcı olarak çizilir. Zenciler yine aşçı olarak çizililirler. Bunlar ikinci, üçüncü sınıf insanlardır. Ama beyazlar orada birinci sınıf vatandaş olarak kabul edilirler ve bugünkü Amerika’nın da resmi budur zaten. Bugün Irak’lıları durmadan bombalayan George Bush, Rumsfeld, Powel, gibi isimler kahramanlar listesinin ön sırasında yer alıyor. Onlar vahşi Batı’nın dışındaki medeniyetleri yok etmeye çalışan kişileri kahraman, bu medeniyetin karşısında olanları da ‘haydut’ ilan ediyorlar. Ret Kit’in yaptığının da temelde bundan farkı yok. Bu yüzden ben çizgi romanların da o kadar masum olmadığını düşünüyorum. Bunların da eleştirilmesi gerektiğini ifade ediyorum.
• Son yıllarda tüm dünyada ve ülkemizdeki anti Amerikancı çıkışları nasıl buluyorsun?
Mesela solun Amerikan emperyalizmine karşı olmalarını taktir ediyoruz, ancak sosyalizmi savunmakla Amerikan karşıtlığı yapılabileceğine inanmıyorum. Sosyalizm de sonuçta Batı menşeili bir ideolojidir ve sonuçları da ortadadır. Savaş karşıtlığı çoğunlukla Amerikan karşıtlığı olarak değerlendirilir. Ben şahsen savaşa karşı değilim. Yani savaş yapılması gerektiği fikrine karşı değilim. Yani o kadar pasif bir sivil itaatsizlik anlayışına sahip değilim. Bence savaşın olması gerektiği yerde savaş yapılmalı, ama bizim işimiz ideolojik savaşın verildiği bir yerde kendi ideolojimizi, kendi fikirlerimizi ve bu topraklardan yeşerecek fikirleri anlatmakla mümkün olabilecek bir savaş. Öte yandan, son yıllarda Müslüman halkların Amerika’ya karşı çıkışlarını coşkuyla karşılıyorum. Fakat bundan sonra insanlar nereye gidecekler, nereye varacaklar? Bu çok önemli. Amerikan gücüne karşı Avrupa gücünün ilerleyişini savunan bir anlayıştan da uzak durmak gerek. Biz Amerikan karşıtlığından sadece o coğrafyanın dünyaya hakim olmasını anlamıyoruz. Aynı zamanda belli bir ideolojinin dünyaya dayatılmasını anlıyoruz..
• Amerika’ya karşı nasıl mücadele vermeliyiz; bir önerin var mı?
Bu soruya aslında biraz önce cevap vermeye çalıştım. İlk yapacağımız şey Amerikan yaşama biçimini terk etmeyi istemek. Bunu da ancak İslami bir anlayışı koruyarak gerçekleştirebiliriz. Biz Allah’a inanan insanlarız. Dolayısıyla dünya geçici bir yer. Allah’a inanmakla da iş bitmiyor. Kefenin cebi olmadığına da inanmak gerekiyor. Çünkü mesela eski Mısırlılar da Allah’a inanırlardı. Fakat onlar mezara değerli mücevherleriyle beraber gömülürlerdi. Yanlarında onları götürebileceklerine inanırlardı. Bizim böyle bir anlayışımız yok. Dünya hayatından yanımızda götüreceğimiz tek şey amel olacak. Dolayısıyla biz dünyadayken ne amel işlediğimizi düşünmeliyiz. Yani ne kadar para kazanacağımızı düşünmek yerine, insanlara ne kadar iyi davranabileceğimizi, Allah rızası için nasıl yaşanabileceğini hesap etmemiz gerekir. Amerikan karşıtlığı bu yüzden öncelikle Müslüman olmakla başlayan bir şey aslında.
• Bunlarla uğraşmak dışında Murat Zelan ne yapıyor, nasıl yaşıyor?
Amerika’yla uğraşmayı biraz da kendime iş edindim. Çünkü Amerika gerçekten hepimizin yaşamını çevrelemiş durumda. Fakat bunların ötesinde benim için dostluklar çok önemli. Kendi dostluklarımı çok önemli buluyorum. Siyasi bilinç olarak yaşadıklarımı bir tarafa bırakırsak, kişilik olarak, ruhsal olarak daha önemli saydığım işlerle uğraşıyorum. Ve bir de roman yazmaya çalışıyorum.
15 Nisan 2005
|
Yüklemede bir sorunla karşılaşırsanız, buraya tıklayarak "toolbar"ı bilgisayarınıza indirip kurabilirsiniz. Alexa Rating
|
| Bağırmayın, acılarınız azalmaz! - Kazancakis |
| Ana Sayfa | Editörden | Hakkımızda | Bize Yazın | Blog | Linkler | Künye | Basın Odası | Reklam | Sponsorluk |
|
Dergibi'nin içeriği, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ile korunmaktadır. Site içeriği, kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Dergibi tüm katılımcılara açıktır. Ürün göndermeden önce Katılım Şartları'nı okuyunuz. Her türlü yazışma için Mesaj Formu kullanılmalıdır.
© 1999 - 2000 - 2001 - 2002 - 2003 - 2004 - 2005 - 2006 - 2007 - 2008 - Her hakkı saklıdır. - Dergibi |