| d e r g i b i 1 0 y a ş ı n d a |
| Ana Sayfa | Editörden | Hakkımızda | Bize Yazın | Blog | Linkler | Üye olun! |
![]() |
![]() |
| • RÖPORTAJ |
Bugün: |
|
Okunacak kitapları, keşke daha önce seçseydik!
Milli Eğitim Bakanlığı, okullara gönderilmek üzere, Türk ve dünya edebiyatından 100 eseri seçmeye karar verdi. Söz konusu eserleri seçecek kurulda yer alan Türkiye Yazarlar Birliği Onursal Başkanı ve RTÜK üyesi D. Mehmet Doğan ile konuyu enine boyuna konuştuk. Doğan: “Keşke bundan kırk, elli yıl önce klasik eserlerimizle ilgili bir liste hazırlansaydı da biz şimdi bu listeyi tadil etmek veya genişletmek için bir araya gelse idik!” diyor.
Suavi Kemal Yazgıç
Geç kalmış hayırlı bir teşebbüs olarak değerlendiriyorum en önce. Her dilin, edebiyatın "klasik" denilebilecek metinleri vardır, bütün o dili konuşanlar, yazanlar tarafından bilinir, okunur. Bu eserler hem edebî verim olarak yüksek seviyededir, hem de o dil veya kültürü ifade etme, temsil etme özelliği taşır. Türkçe için bugüne kadar maalesef böyle bir tasnif yapılmamıştır. Herkesin okumakta, kütüphanesinde bulundurmakta ittifak ettiği eserler için bir liste vermek oldukça güçtür, bu yüzden. Bu örnek metinler, güçlü bir dil ve edebiyat şuuru oluşturmakla kalmaz, toplumun birlik ve beraberliğini pekiştirecek güçlü bir kültür zemini meydana getirir. Binlerce yıllık yazılı edebiyatı, çok büyük şair ve yazarları olan Türkçe için böyle bir tasnif yapılmakta çok geç kalınmasının çeşitli sebepleri var. Yaşadığımız hızlı değişim ve dönüşümler yanında, bilhassa aydınların çeşitli ideolojik saflaşmalar içinde bulunmaları en önemli etkenler. Elbette, dilin sürekli değişen istikrarsız bir alan alarak kabul edilmesi de önemli sebepler arasındadır. Geçmişte, ilan edilmemiş klasiklerimiz vardı. Geniş kitleler bu metinleri okur, okuma bilmeyenler toplu okumalarla bu eserlerin dünyasına nüfuz ederlerdi. Halkın okudukları ile aydınların okudukları bazen farklılaşabilirdi. Buna rağmen Anadolu'nun ücra bir kasabasında Fuzuli divanını ezbere bilen esnafa rastlayabilirdiniz. Son örneklerine bizler yetiştik. Bizim nesil de iyi-kötü ortak eserler okumuştu. Fakat günümüzde ortak eserler, klasik eserler diye bir şey kalmadı. Burada dil konusu çok öne çıkıyor. Çünkü gençler kırk elli yıl önce yazılmış eserleri kolaylıkla okuyup anlayamaz hale gelmiş/getirilmiş durumda. • Eserlerin seçiminde hangi kriterler göz önünde bulundurulacak? Bakanlık değişmez kriterler koymuyor, görüş empoze etmiyor veya liste dayatmıyor, bunu teklif sahiplerinden bekliyor. Benim görüşüm kısaca şöyle: Klasik metinlerde ağırlık, elbette son yüzyılda olmalı. 20. yüzyılın metinleri dillerine dokunulmadan yayınlanmalı. Çocuklar sözlük yardımıyla eseri anlamaya çalışmalı. Çünkü klasik sayılan eserle çocuklarımız doğrudan yüzyüze gelmeli, onu anlamaya, kavramaya çalışmalı; farklılığını, orijinalliğini hissetmeli. Çok yakın dönemin eserleri ve yazarları, aktüalitenin baskısı yüzünden, değerlendirme dışı tutulmalı. • Bu 100 kitaplık listenin yeni kuşakları edebiyatı, okumayı sevdireceğine inanıyor musunuz? Edebiyatı sevmenin, dille meydana getirilen eserlerden zevk almanın başka bir yolu olduğunu sanmıyorum. Bizim dilimizin, edebiyatımızın en iyi ifade edilmiş, en yüksek seviyede estetik unsurlar taşıyan eserlerinin ilk ve orta öğretimde okunmaya başlanmasının çok ciddi bir edebiyat sevgisi meydana getirmesi beklenir. Bu bizim icat ettiğimiz bir şey değil, bütün dünyanın iyi sonuç aldığı bir uygulama söz konusu. Kendi dilinin klasiklerini, önemli eserlerini çocuklar ilk ve orta öğretimde okumaya, öğrenmeye başlarlar. Bu dil zevkini, edebiyat sevgisini artırdığı gibi, basit-bayağı ürünlerin üstüne çıkma, "zevk-i selim" dediğimiz tefrik etme idraki de kazandırır. Aynı zamanda, tarih içinde ortaya konulan edebî verimler toplumun ortak hafızasının, yaşadıklarının derinlemesine ifade edildiği metinlerdir. Milletin kültür kodları, değerleri, hayat tarzı konusunda yetiştirici, terbiye edici etkiler uyandırır. Keşke bundan kırk, elli yıl önce klasik eserlerimizle ilgili bir liste hazırlansaydı da biz şimdi bu listeyi tadil etmek veya genişletmek için bir araya gelse idik! Klasiklerimiz bizi ortak dile ve değerlere yaklaştıracağı için bugünkü anlama problemleri ile daha az karşılaşacaktık. Durmuş oturmuş bir dilimiz, bu durmuş oturmuşluktan ötürü güçlü bir fikir ve sanat hayatımız ve ciddi bir edebî-kültürel birikimimiz olacaktı. • Aydınlar böyle bir liste oluşturmakta uzlaşabilecekler mi? Bu soru beş on yıl önce bile sorulsa idi, cevabı olumsuz olurdu. Fakat, şimdi aydınların bütün farklılıklarına rağmen, Türkçe'nin okunması gereken eserleri konusunda uzlaşmaya çok yatkın oldukları görülüyor. Bakanlığın ilk toplantısına katılan farklı kesimlerden yazarlar, bilim adamları bu farklılıklara rağmen böyle bir listenin yararına inanıyorlar. Böyle bir listenin oluşmasında ideolojik kriterlerin değil, dil ve edebiyat zevkinin esas alınması konusunda tereddüde kapılmıyorlar. Farklı meslek ve meşrepten bu şahsiyetler, konunun önemi hususunda asla tereddüde düşmüyorlar. Görüşler, fikirler farklı olsa da hassasiyetler aynı çünkü. Toplantıya katılanlardan bazılarının taslak listeleri görüldüğünde, bu listenin hazırlanmasının o kadar zor olmadığı ortaya çıktı. Herkes tarafından okunması gereken yüz eser üzerinde uzlaşmak artık imkânsız değil. • Eser seçiminde de iyimser olduğunuza göre, konunun sizce en kritik noktası nedir? Bu işin en kritik noktası, asıl meselenin önce öğretmenleri okutmak, okumayı sevdirmek ve onlar vasıtasıyla bu eserleri öğrencilere okutabilmek olması! • Burada yüz kitaplık bir liste vermemiz mümkün değil, hiç olmazsa on eserlik bir liste verebilir misiniz? Geçmiş yıllarda Türkiye Yazarlar Birliği, Türkiye Kültür ve Sanat yıllıklarında her alanın 99 büyük eserini tespit etme yönünde yayınlar yapmıştı. Biz de bu değerlendirmeleri esas alarak Kitaplık Kılavuzu adlı kitapçığımızda Kitaplığımızda mutlaka bulunması gereken eserler listesi yapmaya çalışmıştık. Bu kitapçıkta, Türk edebiyatının en fazla kabul gören, üzerinde ittifak edilen on eserini şöyle sıralamıştık: Dede Korkut Kitabı 20 Nisan 2004
|
Yüklemede bir sorunla karşılaşırsanız, buraya tıklayarak "toolbar"ı bilgisayarınıza indirip kurabilirsiniz. Alexa Rating
|
| İyi sanatçılar taklit eder, büyük sanatçılar ise araklar. - Pablo Picasso |
| Ana Sayfa | Editörden | Hakkımızda | Bize Yazın | Blog | Linkler | Künye | Basın Odası | Reklam | Sponsorluk |
|
Dergibi'nin içeriği, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ile korunmaktadır. Site içeriği, kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Dergibi tüm katılımcılara açıktır. Ürün göndermeden önce Katılım Şartları'nı okuyunuz. Her türlü yazışma için Mesaj Formu kullanılmalıdır.
© 1999 - 2000 - 2001 - 2002 - 2003 - 2004 - 2005 - 2006 - 2007 - 2008 - Her hakkı saklıdır. - Dergibi |