d e r g i b i   1 0   y a ş ı n d a  

  Ana Sayfa | Editörden | Hakkımızda | Bize Yazın | Blog | Linkler Üye olun! 
Dergibi.com - ISSN 1303-6211    
• KİTAP  

Bugün:

MUSTAFA KUTLU

Mustafa Kutlu, 6 Mart 1947'de Erzincan'ın Ilıç ilçesine bağlı Kuruçay nahiyesinde doğdu. Üniversiteyi, Erzurum'da okudu. Bir süre öğretmenlik yaptı. Daha sonra istifa ederek yazarlık ve yayıncılıkla uğraşmaya başladı. Kutlu, halen Dergah dergisinin genel yayın yönetmeni. Yeni Şafak'ta köşe yazıları kaleme alıyor, Kanal 7'de danışmanlık yapıyor.


KİTAPLIK
Necip Fazıl - Tenkitler, Polemikler, Kavgalar, Murat Ertaş
Kız Kardeşim İçin, Jodi Picouli
Türk Kadın Tarihine Giriş, Necati Gültepe
Türkiye’deki Almanya - 1914-1918- Almanya’nın Türkiye’deki Kültürel Etkinliği ve Robert Bosch, Prof. Dr. Rifat Önsoy
Şehname'nin Türk Kültür ve Edebiyatına Etkileri, Dr. Bekir Şişman - Dr. Muhammet Kuzubaş
Meşe Fısıltıları, Oruç Aruoba
Mektuplar 1, Friedrich Wilhelm Nietzsche - Çeviren: Sedat Umran
Mektebin Bacaları, Nurettin Durman
Hiç, Carmen Laforet
Düş Gören Defter, Hayrettin Orhanoğlu
Daha fazla kitap için tıklayın!

HERKES MERSİN'E GİDERKEN
"TERSİNE GİDENLERİN DOKUNAKLI HİKAYESİ

Beyhude Ömrüm

Mustafa Çetin BAYDAR
cetinbaydar@hotmail.com

KİTABIN KÜNYESİ
Beyhude Ömrüm
Mustafa Kutlu. Hikaye, Dergah Yayınları, 212 s.,
Tel (212) 516 12 62- 516 00 47
SATINALMA BİLGİLERİ
Mustafa Kutlu, tiryakilerini coşturacak yeni bir hikâyesini daha kitaplaştırdı: Beyhude Ömrüm.

Bu esere “hikâye” demek ne derece doğru? Ben 'roman lezzeti' alarak okudum. Roman tekniğine ait kimi detaylar eksikse, bundan bana ne? Ancak üstad Kutlu'ya da saygı göstermek gerek, o “hikâye” dediğine göre, eserine hikâye muamelesi yapmak gerek. Eğer Beyhude Ömrüm'ü roman kapsamında değerlendirebilseydik ona “Anadolucu Köy Romanına İlginç Bir Numune” diyebilme rahatlığına kavuşacaktık.

Köy temalı roman, hikaye, şiir, tiyatronun, Türk edebiyatında birkaç istisna dışında ne derece tasannua boğulduğunu cümle âlem söylüyor. Bu eserleri köy muhitlerinde ömürlerini geçirmiş muharrirler vermiş olsa bile, sonuç değişmiyor. Bunun baş sebebi , köy menşeli yazarların bedenen köye, zihnen 'anti-köy' diyeceğimiz bir idrâk kalıbına sahip olmalarıdır. Bunlar meydana getirdikleri eserler üzerine konuşurlarken söz birliği etmişçesine “toprağı dile getirdiklerini” söylerler. Ama bu doğru mudur? Toprağa sinmiş kültürü, imanı, aşkı, tevekkülü, sevdayı alıp insan ve toplum boyutuna taşımak, bu yolla bir medeniyetin kır macerasını derinliğine kavramak dururken, bilmem hangi kültürlerden aşırılmış sözde şehirli gözlükleri ile köy dünyalarını hecelemenin elbette bir değeri yok. Dolayısıyla köy toprağı bu gibilerin kaleminde dile gelse dahi; tatsız, tuzsuz, kuru, derinliksiz bir lisanla tekellüm ediyor.

“Beyhude Ömrüm”ü okurken rahmetli Mümtaz Turhan ve Rahmetli Nurettin Topçu ile Allah uzun ömürler versin Orhan Türkdoğan Hoca, sürekli gözümün önüne geldi. Onlar sosyolojinin üstürlabını yüreklerinin üstüne koyarak köyü ölçüp biçerken, Mustafa Kutlu, dilin, edebiyatın, sanatın imkânları ile bu işi yapıyor diye düşündüm.

Evet! Nasıl kır hayatımızda kapalı ekonomiden 'yeni ekonomik düzen'e kırılmadan dökülmeden geçemedikse, köyümüzün kültürünü de yeni hayata taşıyamadık. Tabir caizse köyler deryasında dolaşan kültür gemilerimiz birer birer battı. Kaptanlar tayfalar, mallar, yolcular sulara gark oldu, yüzmesini bilen yahut bir odun parçasına tutunanlar sahile, yani , büyük şehirlerin varoşlarına ulaştı.

Beyhude Ömrüm'un ana mesajı bu. Ama Mustafa Kutlu bin bir sürprizle hikâyesini geliştirmiş. Baş kahramanı Yadigar'a, herkes Mersin'e giderken, tersine işler yaptırıyor; hayatta meyve ağacı dikilmemiş bir köyün miri malı toprağına, meyve bahçesi kurdurarak çatışmaları başlatıyor. Bağ-bahçe tesisi kurmaya Yadigâr'ı sevk eden köyün o bilinen “Islak Kayası”dır. Hikâye kahramanı bu ıslak kayadan suya, sudan bahçeye. bahçeden meyveye ulaşarak köyün makus talihini yenmeye kararlıdır. Kayanın dibine ilk kazma vurulduğunda kimsenin aklına su, bahçe meyve gelmez. Herkes “Yadigâr hazine arıyor” der. Zihinlere yerleşmiş zengin olma yöntemlerinin başında 'definecilik' gelen bir toplum için yadırganmayacak bir tepkidir bu. Olaylar, Yadigar'ın bağ-bahçe kurma azmi çevresinde gelişir. Hikâye kıvamını buldukça köy aktörleri arasında seyrediyor görünen çatışmanın, gerçekte zihni bir çatışma olduğu anlaşılır.. Dahası, tarım tarihinin asırlık ihmalleri ile hesaplaşma söz konusudur.

Yadigâr mevcut üretim şekilleri ile köyün hayat alanını koruyamayacağını hissetmektedir. Onun su bulup bahçe kurma tutkusu kısa zamanda çevreden de destekler almaya başlar. Nihayet “Islak Kaya” diye bilinen mevkide daha önce o muhitte görülmemiş ve duyulmamış bir meyveli bahçe var edilir. Birbirinden görkemli çeşit çeşit meyve, ağaçların dallarını basar olur. Bölük bölük insanlar gelip, parmaklarını ısırarak ve de “burada da demek bağ bahçe olurmuş” diyerek taaccüple seyre dururlar.

Ama gelin görün ki, köylerdeki çöküşü, artık berekete yatmış bağlar bahçeler de durduramaz. Tabir caizse Yadigar, köyler ummanında güvenle yüzecek kınalı bir gemi yapmış, ama bu geminin dahi küpeştesinden, sancağından denize atlayan, savuşur olmuştur. Zira çağın gidişinden kopan köy dünyamız 'Hülyalı Yadigar'ın tek çiçeği ile mi baharı getirecektir?

Iki yüz on iki sayfalık eserin oturduğu temel hikâye budur.

Mustafa Kutlu'nun çözülen ve dağılan an'anevi kır hayatı üzerine güçlü gözlemlere sahip olması ve bir yazar olarak bu gözlemlerini ölümsüz tipler ve karakterlere yükleyerek ebedileştirmesi, Beyhude Ömrüm'un asıl değerini teşkil ediyor. Onun anlatımda kullandığı güzel Türkçe ve pürüzsüz üslup, eserin bir başka zenginliği olarak göze çarpıyor. Beyhude Ömrüm'ü üç saat içinde hiç elimden bırakmaksızın ve sürekli buğulanan gözlerle okudum.

Siz de okuyun! Salık verdiğim için bana dua edersiniz.

19 Ekim 2001

• İlgili yazılar...
Mustafa Kutlu Dosyası / Hakkı Yanık

| geri dön |

| yazdır |

| favorilere ekle |

| yukarı |



BLOG DERGİBİ ÜYE GİRİŞİ
Kullanıcı Adı:
Parola:
Beni hatırla Yeni Üye Kaydı
Parolamı Unuttum
Oturumu Kapat
Blog Dergibi'ye giriş

  Ana Sayfa
  Kitap
  Dosya
  Röportaj
  Şiir
  Şiir Okulu
  Çeviri Şiir
  Öykü
  Haberler
  Deneme
  Yazarlar
  Dergiler
  Eleştiri
  Polemik
  Ajanda
  Gezi Notları
  Anketler
  E-Posta Grubu
  E-Kart
  Sohbet Odası
  Arşiv
  Blog Dergibi
  Arama Servisi
  Medya Dünyası

ARAMA SERVİSİ
Web Dergibi'de

KİTAP ARAYIN!



Yüklemede bir sorunla karşılaşırsanız, buraya tıklayarak "toolbar"ı bilgisayarınıza indirip kurabilirsiniz.


Alexa Rating

KİTAP ARAYIN!

Açılmamış kanatların büyüklüğü bilinmez. - A. Gide

 Ana Sayfa | Editörden | Hakkımızda | Bize Yazın | Blog | Linkler Künye | Basın Odası | Reklam | Sponsorluk 


Dergibi'nin içeriği, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ile korunmaktadır. Site içeriği, kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Dergibi tüm katılımcılara açıktır. Ürün göndermeden önce Katılım Şartları'nı okuyunuz. Her türlü yazışma için Mesaj Formu kullanılmalıdır.

© 1999 - 2000 - 2001 - 2002 - 2003 - 2004 - 2005 - 2006 - 2007 - 2008 - Her hakkı saklıdır. - Dergibi
Blog Dergibi / Melih Bayram Dede / TechnoLogic / Medya Dünyası / GebzeRehberi.com / Yeni Şafak Bilişim / Sosyal İm / Flash Oyun / Nitro Model Hobby