| d e r g i b i 1 0 y a ş ı n d a |
| Ana Sayfa | Editörden | Hakkımızda | Bize Yazın | Blog | Linkler | Üye olun! |
![]() |
![]() |
| • KİTAP |
Bugün: |
|
Kadife Durağı'nın sıcaklığı
Suavi Kemal YAZGIÇ
Öncelikle Karatepe'nin hikayelerinin neredeyse tamamında anlatıcının yeryüzüne ancak bir çocuğun sahip olabileceği 'hayret' duygusuyla baktığını ve neredeyse bütün perspektifini bu naif ve masalsı duyarlılık üzerine kurduğunu tespit etmekte fayda var. Kitabın neredeyse tamamında baskın olan bu tercih “Çocuk”, “Bir Varmış Bir Yokmuş” ve “Yağ Satarım Bal Satarım” da isimlerine kadar yansıyor. “Haktan”da bir doğumu bebeğin ağzından anlatması esnasında Karatepe'nin yakaladığı estetik güzelliğin ilham verici olduğunu belirtmeden geçemeyeceğim. Sürreel ve reelin böyle içiçe geçtiği bir masalsı bir metnin zannediyorum herkeste sıcak bir karşılığı olsa da anne olanların nezdinde bambaşka olmalı. “Çocuk” da bambaşka bir bağlamda özel bir hikaye. Çünkü çocuğun yaşadığı o büyük hayal kırıklığını ve özlemini duyduğu sevgiyi suluzırtlaklık tuzağına düşmeyen olgun bir üslup kullanıyor. En önemlisi çocukmuş gibi davranma plastikliğine kapılmaması Karatepe'yi sıradan olmaktan çıkaran bir özellik. “Anne, dedi, arkasını dönerek; Annesinin kafası yana düşmüş, derin soluk alışları uyuduğunu açıkça gösteriyordu. Kuşlar, dedi, yüzü değişmiyordu annesinin, en çok sana küstüler anneciğim. Annesi, kuşları ezip geçiyordu.” Karatepe'nin hikayesinde aşk da önemli bir tema. Hep platonik tatlar taşıyan, karşılıksız ve kırık aşk hikayeleri anlatılıyor “Kadife Durağı”nda. Ancak gözler kapatılınca görülüveren sevgililer var Karatepe'de. Cemal Süreya'nın deyimiyle 'eşyanın kötü tadı' görmezden gelerek kaleme alınmış kaba bir tabirle 'hijyen' metinler söz konusu. Sonuçta bu da bir tercih. Öte yandan “Kadife Durağı”nda yer alan kimi hikayeler var ki; onları aynı keyfi alarak okudum dersem yalan söylemiş olurum. İkinci şahsa hitaben yazılmış ve bir hikaye anlatmaktan çok, dert dökmek amacıyla kaleme alındığı intibaını uyandırdığı için samimiyetin ve sıcaklığın örselenmesine tanık olduğumuz bu çalışmaların kitabın bütünlüğünün güzelliğini gölgelediğini vurgulamak zorundayım. “Çok Haklısınız Efendim” ve “Ormanın Uğultusu” bu anlamda tekrar ele alınması gereken hikayeler... 4 Ekim 2001
|
Yüklemede bir sorunla karşılaşırsanız, buraya tıklayarak "toolbar"ı bilgisayarınıza indirip kurabilirsiniz. Alexa Rating
|
| Yazmasam deli olacaktım. - Sait Faik Abasıyanık |
| Ana Sayfa | Editörden | Hakkımızda | Bize Yazın | Blog | Linkler | Künye | Basın Odası | Reklam | Sponsorluk |
|
Dergibi'nin içeriği, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ile korunmaktadır. Site içeriği, kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Dergibi tüm katılımcılara açıktır. Ürün göndermeden önce Katılım Şartları'nı okuyunuz. Her türlü yazışma için Mesaj Formu kullanılmalıdır.
© 1999 - 2000 - 2001 - 2002 - 2003 - 2004 - 2005 - 2006 - 2007 - 2008 - Her hakkı saklıdır. - Dergibi |