d e r g i b i   1 0   y a ş ı n d a  

  Ana Sayfa | Editörden | Hakkımızda | Bize Yazın | Blog | Linkler Üye olun! 
Dergibi.com - ISSN 1303-6211    
• KİTAP  

Bugün:

AHMET ALTAN

1950, Ankara doğumlu. Yazar Çetin Altan'ın oğludur. İstanbul Kültür Koleji (1970), İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi (1981) mezunu. Bir süre Bilgi Yayınevi'nde düzeltmen, Amerikan haber ajanslarından Associated Press'te muhabir olarak çalıştıktan sonra Hürriyet gazetesine girdi. Dış haberler servisinde görev aldı. Milliyet ve Yeni Yüzyıl gazetelerinde köşe yazarlığı, özel televizyonlarda program yapımcılığı ve sunuculuğu yaptı. Romanları ve köşe yazıları geniş okur kitlesi buldu.


Ayrıntılar için
hemen tıklayın!


KİTAPLIK
Necip Fazıl - Tenkitler, Polemikler, Kavgalar, Murat Ertaş
Kız Kardeşim İçin, Jodi Picouli
Türk Kadın Tarihine Giriş, Necati Gültepe
Türkiye’deki Almanya - 1914-1918- Almanya’nın Türkiye’deki Kültürel Etkinliği ve Robert Bosch, Prof. Dr. Rifat Önsoy
Şehname'nin Türk Kültür ve Edebiyatına Etkileri, Dr. Bekir Şişman - Dr. Muhammet Kuzubaş
Meşe Fısıltıları, Oruç Aruoba
Mektuplar 1, Friedrich Wilhelm Nietzsche - Çeviren: Sedat Umran
Mektebin Bacaları, Nurettin Durman
Hiç, Carmen Laforet
Düş Gören Defter, Hayrettin Orhanoğlu
Daha fazla kitap için tıklayın!

Bir Ahmet Altan klasiği;
Kadın, aşk, ihanet

Özlem ALBAYRAK
oalbayrak@yenisafak.com

KİTABIN KÜNYESİ
İsyan Günlerinde Aşk, Ahmet Altan, Can Yayınları, İst. 2001.
SATINALMA BİLGİLERİ
"Zevkle okunacak bir kitap!" Gazetelerin kültür sayfaları klişelerinin başında gelen bu cümleyle abartma korkusu duymadan tanımlanabilecek son dönem romanların başında geliyor Ahmet Altan'ın İsyan Günlerinde Aşk'ı...

Kadınların hayran bir ilgiyle takip ettiği ve en önemlisi 'aşk'a hakkını cömertçe teslim eden - belki de kadın ruhunu anlayan ve mahirane anlatan bir yazar olmasından ziyade, o neredeyse tek evrenselimiz olan 'aşk'ı, efsanevi bir masal kahramanıymışçasına uhrevileştirerek, onore eden anlatımı sevdiriyor bu adamı - yazar Ahmet Altan'ın kaleminden çıkmış olması da, kitabı ayrıca bir cazibe merkezi haline getiriyor doğrusu...

İsyan Günlerinde Aşk'ın son zamanların en çok satanlar listesinde liderliği uzun süredir kimselere bırakmaması da bunu kanıtlamıyor mu zaten!

Gerçi tek sebep bu değil kitabın nüshasının bu kadar yüksek rakamlarda seyretmesine... Öncelikle romanın 'kitap kurtları'nın yanısıra "bestseller" okuyucusuna da aynı oranda hitap ettiğinin altını çizmek gerek...

Dimağı yormayan, okuyucuyu birbiri ardına olayların merkezine götüren kurgusuyla kitabın 'vasat' okuyucuya da hitap etmesini sağlayan Ahmet Altan, bunu yaparken romanın vazgeçilmez unsuru olan 'dil'de tökezlememiş... Öyle ki, tarihi roman yazarlarının handikaplarının başında gelen eski dili kullanma becerisi, bu romanda 'ustalıklı' dedirtecek bir birikimi yansıtıyor...

Ahmet Altan'ın, resmi tarih öğretisinin 'mürteci ayaklanması' yakıştırmasıyla asırlık bir tartışma haline getirdiği, tarih meraklılarının hararetli tartışmalarının merkezinden hiç düşmeyen '31 Mart Vak'ası'na farklı bir perspektiften yaklaştığı İsyan Günlerinde Aşk'ı, tıpkı konu aldığı o meşum olay gibi, haftalarca tartışıldı.

Cesaret de nefret kadar büyük olmadıkça başarı kazanılmaz

Aşkı ve kadınları anlatırken aynı zamanda lise sıralarındaki isyan öğretisine de cesurca karşı çıkan yazar, yıllarca zihinlere çakılan bir 'tabu'ya meydan okuduğu için televizyon ekranlarında yazdıklarını savunmak durumunda kaldı...

Hakkında açılan davalarla ve aldığı hapis cezalarıyla da tanınan Ahmet Altan, bu romanında "Hayır 31 Mart Vak'asında ulemanın hiçbir dahli yok, bu ayaklanma alttan alta İttihatçılar'ın işi" dediği için bakalım, yine istenmeyen adam ilan edilecek mi? 28 Şubat Muhtırası'nın gazete sütunlarında ve TV ekranlarında tarıtşılmaya devam ettiği şu günlerde, romanında bu ehemmiyetli konuya vurgu yaparcasına Mustafa Kemal ve İsmet Bey'in dilinden 'askerin siyasete karışmaması' gereğinin altını çizen Ahmet Altan bakalım, yine olmadık davalarla cebelleşip, hüküm giyecek mi? Şüphesiz, herşeye rağmen bu başkaldırış, yazarın romanında da sarfettiği "cesaretin de nefret kadar büyük olması gereği" gerçeğine tekabül ediyor.

Tekrar romana dönersek, vaktin dindarlarına ve ulemaya yapıştırılan 'mürteci', 'softa', 'yobaz' yaftalarına 'Şeyh Efendi' tiplemesiyle karşı çıkan Altan, Tekke'nin hoşgörülü Şeyhi'nin dilinden 'insanları sevmeden Allah'ı sevemezsin' vecizesiyle, yıllardır zihinlere kazınan her dindarın sofu, her inançlının 'kaba' olduğu tezine karşı kazan kaldırıyor.

Üç kadın, üç erkek

Ancak, romanın önemli üç kadın kahramanı Dilara Hanım, Mehpare Hanım ve Mihrişah Sultan neredeyse aynı özelliklere haiz, hafifmeşrep üç kadın. 'Kimi güzelliği, kimi de zekasıyla erkekleri çılgına çeviren', 'fettan ve ulaşılmaz', 'erkeklerin dindirilemez acılarının tek müsebbibi', 'buyurgan, aynı zamanda kibirli' ve 'sevgi ve aşk anlayışı yalnızca cinsellikten ibaret' olan mahluklar...

Erkekler ise, tam aksi, 'Hüseyin Hikmet Bey, Mehpare Hanım'ın vurduğu aşk darbesiyle yegane kurtuluş olarak gördüğü intiharı bile beceremeyen sabık bir koca, Doktor Reşit Paşa, delice bir tutkuyla bağlı olduğu karısı Mihrişah Sultan'ın gösteriş merakı ve çılgın isteklerine cevap veremeyerek terkedilmiş kifayetsiz bir eş, Şeyh Efendi çıldırasıya sevdiği eşi Mehpare Hanım'ı elinde tutamamış, aşık olduğu Mihrişah Sultan'a ise, yaklaşma cesaretini bile gösterememiş bir tarikat ehli...

Yazar romanında kadınlara karşı takındığı bu acımasız - belki tek amacı meth-ü sena idi- tutumla, Kum Saati'nin Ahmet Altan'ı kisvesini çıkarıp atıvermiş üzerinden... Kadınları ne kadar sevmiş, naiflikleri, serin esintileri ve cazibeleriyle sevgiyi tartışmasız hakeden varlıklar olduğuna ne kadar inanmışsa, onlardan bir o kadar da nefret etmiş izlenimi veriyor ilk kez olarak...

İsyan Günlerinde Aşk'ta, erkeklerin, güzelliğiyle mağrur kadınların ayakları altında aciz yakarışlarla sürünmesi ve kadınların ömürlerinin tek minvali olan şehvet hevesi peşinde at koşturması, yazarın Aktüel'deki o kadınların ezilmiş duygularından, sevme iştiyaklarından dem vuran yazılarını aratır nitelikte...

Ancak yine de karakterlerin iç alemlerindeki bendini yıkan dalgalar misali çevresindeki her tali duyguyu önüne alıp götüren "aşk" tasavvurlarını, harikulade bir kıvraklıkla seriyor okuyucunun dimağına yazar... Bir de, Osmanlı'nın en başarılı padişahları arasında parmakla gösterilen, yıkılmasına ramak kalmış bir devleti 33 yıl ayakta tutmayı başararak, imkansızı başamış bir padişah olan II. Abdulhamit'i paranoya belasına tutulmuş, zavallı, bi-çare bir ihtiyar olarak göstermeseydi yazar...

Romandaki pervasız cinselliği ise tarz meselesi deyip geçiştirmek gerekiyor. Ne de olsa Ahmet Altan bu... Ne de olsa konu isyanın orta yerinde, tüm kudreti ve ihtişamıyla parlayan kadınlar, ihanet ve aşk...

12 Eylül 2001

| geri dön |

| yazdır |

| favorilere ekle |

| yukarı |



BLOG DERGİBİ ÜYE GİRİŞİ
Kullanıcı Adı:
Parola:
Beni hatırla Yeni Üye Kaydı
Parolamı Unuttum
Oturumu Kapat
Blog Dergibi'ye giriş

  Ana Sayfa
  Kitap
  Dosya
  Röportaj
  Şiir
  Şiir Okulu
  Çeviri Şiir
  Öykü
  Haberler
  Deneme
  Yazarlar
  Dergiler
  Eleştiri
  Polemik
  Ajanda
  Gezi Notları
  Anketler
  E-Posta Grubu
  E-Kart
  Sohbet Odası
  Arşiv
  Blog Dergibi
  Arama Servisi
  Medya Dünyası

ARAMA SERVİSİ
Web Dergibi'de

KİTAP ARAYIN!



Yüklemede bir sorunla karşılaşırsanız, buraya tıklayarak "toolbar"ı bilgisayarınıza indirip kurabilirsiniz.


Alexa Rating

KİTAP ARAYIN!

Bir paranın nereden geldiğini görmek istiyorsan, nereye gittiğine bak. - Ebu Hanife

 Ana Sayfa | Editörden | Hakkımızda | Bize Yazın | Blog | Linkler Künye | Basın Odası | Reklam | Sponsorluk 


Dergibi'nin içeriği, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ile korunmaktadır. Site içeriği, kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Dergibi tüm katılımcılara açıktır. Ürün göndermeden önce Katılım Şartları'nı okuyunuz. Her türlü yazışma için Mesaj Formu kullanılmalıdır.

© 1999 - 2000 - 2001 - 2002 - 2003 - 2004 - 2005 - 2006 - 2007 - 2008 - Her hakkı saklıdır. - Dergibi
Blog Dergibi / Melih Bayram Dede / TechnoLogic / Medya Dünyası / GebzeRehberi.com / Yeni Şafak Bilişim / Sosyal İm / Flash Oyun / Nitro Model Hobby