| d e r g i b i 1 0 y a ş ı n d a |
| Ana Sayfa | Editörden | Hakkımızda | Bize Yazın | Blog | Linkler | Üye olun! |
![]() |
![]() |
| • KİTAP |
Bugün: |
|
Yasaklı Umut / Recep Tayyip Erdoğan
Gazeteci Muhammed Pamuk, Erdemliler Hareketi eksenli tartışmaların odağında yer alan Recep Tayyip Erdoğan'ın hayatını, düşlerini ve politika kulvarındaki uzun soluklu koşusunu kitap haline getirdi. Birey Yayınları'ndan çıkan ve yarından itibaren okuyucuyla buluşacak olan 'Yasaklı Umut Recep Tayyip Erdoğan' adlı kitap, Tayyip Erdoğan'ın hayatıyla birlikte yakın tarihin karanlıkta kalmış pek çok siyasi olayına ışık tutuyor.
Yasaklı Umut Recep Tayyip Erdoğan, önümüzdeki günlerin en çok tartışılacak kitapları arasında yer almaya aday bilgi ve anektodları içeriyor. Gazeteci Muhammed Pamuk, Yeni Şafak gazetesi belediye muhabiri olarak 7 yıl boyunca takip ettiği Tayyip Erdoğan'ı son günlerdeki Erdemliler Hareketi'ndeki misyonunun dışında kamuoyunda pek bilinmeyen yönleriyle anlatıyor Yasaklı Umut'ta.
Kasımpaşa'nın arka sokaklarında geçen çocukluk günlerine geçmeden önce Erdoğan'ın hayatında önemli bir yeri olan 'küçük bilezik'in arka planını aktarıyor okuyucuya. Yüreğe Düşün Bilezik başlıklı bölümde yer alan şu ifadeler kitap boyunca okuyucuya eşlik edecek duygusal yoğunluğun ilk adımı oluyor: "27 Mart 1994 yerel seçimleri öncesinde yine bir esnaf ziyaretinde mahzun bakışları, saçlarının telleri yarı yüzünü kapatmış, ürkek ve tedirgin 7 yaşında bir kız çocuğu Erdoğan'a doğru yönelmişti. Elinde tuttuğu bileziğin arasına sanki yüreğini de koymuştu. Kız çocuğu kolundaki küçük bileziği de çıkararak, 'Bunları annem gönderdi. Seni çok seviyoruz. Annem sakın bizi unutmasın diyor.' demişti. Erdoğan, o minik kızın verdiği küçü bileziği belediye başkanlığı döneminde hep yanında taşırken, sessiz yığınların sesi olduğu gerçeğini hiç hatırdan çıkarmıyordu."
İlk yasak 80 askeri darbesinden sonra
Yasaklı Umut'ta sayfalar ilerledikçe Erdoğan'ın 1969'da İHL'de öğrenci iken Milli Türk Talebe Birliği saflarında başlayan uzun soluklu siyaset koşusunun bilinmeyen safhaları çarpıcı bir dille naklediliyor. Bu arada Siirt'te okuduğu bir şiir gerekçe gösterilerek siyaseten yasaklı hale getirilen Erdoğan'ın aslında ilk yasakla 12 Eylül 1980 askeri darbesinin akabinde karşı karşıya geldiğini de öğreniyoruz. O sıralar İETT futbol takımında yer alan Erdoğan, 12 Eylül askeri darbesinden sonra İETT'nin başına getirilen albayın, "Ya sakalını kes ya da istifa et!" sözleri üzerine, belediyeden yıllar sonra başkan olarak dönmek üzere ayrılır.
Erbakan: Erdoğan kışkırtıcı
Kitapta, kapatılan RP'nin genel başkanı Necmettin Erbakan'la Erdoğan arasında Erdemliler Hareketi sonrasında esmeye başlayan soğuk rüzgârların öncesinin olduğuna işaret eden Muhammed Pamuk, Erbakan'ın 1994 yerel seçimlerinde Tayyip Erdoğan'ı İstanbul'dan aday göstermemek için direndiğini, tercihini Ali Coşkun'dan yana kullandığını ve tabandaki itirazlar üzerine son anda 'evet' dediğini belirtiyor ve ekliyor: "Erbakan kendi denetiminde tutamayacağını bildiği Erdoğan'ın önünü kesmek, Fazilet'e lider olmasını engellemek için elinden geleni yapıyordu. Erbakan, Erdoğan'ı FP içindeki yenilikçileri kışkırtmakla suçladı. Erbakan yakın kurmaylarına yaptığı açıklamada, 'O olmasa bir çoğu bu işlere cesaret bile edemez.' diyordu."
Kitaptan anekdotlar
1984'ten 1994'e kadar geçen yenilgiler döneminde, yaşadığı mahalleye destekledikleri adayı muhtar seçtiremedi. 1986'da milletvekili ara seçimlerini, 1989'da belediye başkanlığı, 1991'de milletvekili seçimlerini kaybedecekti. Yıllar sonra siyasi hayatı bitirildiğinde kendisi için kullandığı 'maratoncu' tanımını bu yenilgiler döneminde benimsemişti. Bu arada 1991'deki seçimlerde İstanbul'dan milletvekili adayı olmuş, ilk sonuçlarla birlikte seçimi kazandığı zannıyla elinde mazbatası Ankara'ya gitmiş, ancak tercihli oy nedeniyle bir sonraki sırada yer alan Mustafa Baş'ın kazandığını, Yüksek Seçim Kurulu'nun önünde öğrenmişti. Erbakan, 1994 yerel seçimleri için İstanbul'dan Ali Coşkun'u aday olarak göstermek isitiyordu.
ANAP Uşak Milletvekili Yıldırım Aktürk'ün TCK'nın 312. maddesinin Tayyip Erdoğan'ın durumundan sonra gündemden düştüğünü açkılaması Genel Kurul'de herkeste soğuk duş etkisi yaptı. Aktürk, şöyle diyordu: "Sayın Mesut Yılmaz bana, 'Vural Savaş geldi, kendisine dört profesörün Erdoğan'ın suçsuz olduğu yönünde karar verdiklerini aktardım. Savaş bana, 'onlar birşey bilmiyor. Eğer siz bunu böyle çıkartırsanız ve bir ki sene sonra ANAP yine iktidara olursa 163'ten daha ağırını çıkartmak zorunda kalırsınız' dedi."
|
Yüklemede bir sorunla karşılaşırsanız, buraya tıklayarak "toolbar"ı bilgisayarınıza indirip kurabilirsiniz. Alexa Rating
|
| İyi sanatçılar taklit eder, büyük sanatçılar ise araklar. - Pablo Picasso |
| Ana Sayfa | Editörden | Hakkımızda | Bize Yazın | Blog | Linkler | Künye | Basın Odası | Reklam | Sponsorluk |
|
Dergibi'nin içeriği, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ile korunmaktadır. Site içeriği, kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Dergibi tüm katılımcılara açıktır. Ürün göndermeden önce Katılım Şartları'nı okuyunuz. Her türlü yazışma için Mesaj Formu kullanılmalıdır.
© 1999 - 2000 - 2001 - 2002 - 2003 - 2004 - 2005 - 2006 - 2007 - 2008 - Her hakkı saklıdır. - Dergibi |