DERGİBİ, EKSTRA

ANA SAYFA / EDİTÖRDEN / ARŞİV / İNTERAKTİF/ DERGİBİ'YE MESAJ / HAKKIMIZDA / EKSTRA / REKLAM
Gülcan Tezcan

Kim güldürecek şimdi bizi?

Yeşilçam'ın kötü adamları, güleryüzleri birer birer ayrılıyor aramızdan. Ama hiçbirinin gidişine inanmıyoruz, inanmak istemiyoruz. Herkes kötü bir şaka olmasını diliyor bu kara haberin. Ama ölüm, takdiri ilahi...

Kemal Sunal da beyazperdedeki gölgesiyle varolacak bundan böyle bedenen aramızda olmasa bile. Ayhan Işık, Hulusi Kentmen, Erol Taş, Hayati Hamzaoğlu ve tabi ki Adile Naşit gibi birbirinden değerli yıldızlarımız gibi...
Kemal Sunal, bir anlamda çağdaş Keloğlan'ımızdı.. Canlandırdığı tiplemelerin öfkeleri, tepkileri, sakarlıkları, salaklıkları, sevgisini göstermesi hep bizim gibiydi. Sokaktaki insanın dilini konuşurdu. Bizi o kadar iyi taşımıştı ki beyazperdeye aynada aksini görmek istemeyenler "Argo konuşuyor, çocuklara kötü örnek oluyor" diye suçladılar O'nu... Sunal ise aslında 40 yaşından sonra girdiği üniversiteyi başarıyla bitirip yıllarını verdiği sinema üzerine de bir tez hazırlayarak çocuklara verebileceği en güzel dersi vermişti...

Halkın sevgilisi..

Yeşilçam yıldızlarının hepsinin ayrı ayrı yeri olsa da Kemal Sunal hiç kuşkusuz nev-i şahsına münhasır bir oyuncuydu. "Hababam Sınıfı"ndan "Kapıcılar Kralı"na, "Kibar Feyzo"dan, "Tosun Paşa" ya "Düttürü Dünya" ya sadece güldürmekle kalmayıp alttan alta toplumsal yaralara acıtmadan dokunan Sunal'ın halk tarafından bu kadar çok sevilmesini sinema eleştirmeni Atilla Dorsay, geniş yığınların gündelik sıkıntılarını, dertlerini, "gerçeklerden kaçma" yoluyla unutturmaya, hafifletmeye yönelmesine bağlıyordu O isimler O yüzler adlı kitabında. Ölümünün ardından hakkettiği değeri vermediği ve sinemasını küçümsediği için Sunal'ın ruhundan özür dileyen Dorsay'ın 1985 basımı kitabında yazdığına göre Sunal'ın canlandırdığı tipler "avanak" görünüşlü fiziğin altında hiç de o denli aptal olmayan, çevresindekileri zaman zaman işleten, belli bir halk sağduyusunu, giderek bilgeliğini aptal görünüşü altında saklamayı başaran film kişileridir. Başına olmadık işler gelir, ama hepsinin altından şansıyla ama biraz da saklı akıllılığı, gizli zekâsıyla kalkar. Küçük mesleklerle uğraşan halk adamıdır: Kapıcı, çöpçü, afişçi... Bazen kendinden çok güzel kızlara, bazen de "dengi dengine" birine tutulur. Bol argo konuşur, bol küfreder ama bunun suçu ondan çok seyirciyi güldürmek için en kolay yola başvurmayı yeğleyen senaryo yazarının olsa gerektir.

Sokaktaki insanı, lümpeni oynadı....

O'nu tanıyanlar filmlerinin aksine gerçek hayatta suskun ve insanlara mesafeli durduğunu söylüyorlar. Filmlerinde ağzı kulaklarına varan Kemal Sunal'ın özel yaşamında çok suskun olduğunu söyleyen sinema yazarı ve eleştirmen Agâh Özgüç, daha birkaç gün önce Balalayka filminin kokteylinde birarada olduğu Sunal'ın ölümüne inanmak istemiyor. Kemal Sunal'ın Türk sinema tarihinin önemli bir güldürü ustası olduğunun altını çizen Özgüç, Propaganda ile en iyi oyununu oynayan Sunal'ı daha olgun bir sinemaya yöneldiği sırada yitirdiğimizi kaydediyor. Daha önceki filmlerinde kendi istediği oyunu kurduğunu ancak Propaganda'da kendini yönetmene bıraktığını ve yönetmenin inisiyatifinde bir oyunculuk sergilediğini kaydeden Özgüç, Kemal Sunal'ın filmlerinde sokaktaki insanları oynadığını bu yüzden de lümpenlerin konuşma biçimini kullandığını ifade ediyor. Sunal'ın argo kullanmasını eleştirenlere karşılık da bugün yozlaşan değerler dönemini yaşadığımızı hatırlatan Özgüç, şimdilerde televizyonlarda, reklamlarda kullanılan dilin yanında Kemal Sunal'ın argosunun çok masum kaldığına da dikkat çekiyor.

Doktoralı oyuncu...

Sadece çalışmakla, oyunculukla yetinmeyip sinema üzerine de kafa yormasının O'nun çok önemli bir özelliği olduğunun altını çizen sinema eleştirmeni Ali Hakan ise Kemal Sunal'ın kendisi hakkında hazırladığı tezin de bu anlamda büyük önem taşıdığını belirtiyor. Sunal'ın yüzünü çok iyi kullandığını belirten Ali Hakan, Sunal'ın Türk sinemasının en değerli yüzlerinden biri olduğunu tekrarlıyor bütün sinemaseverler gibi...

Kemal Sunal'ın ömrünü verdiği Türk sineması için yeni bir film çekmeye hazırlanırken hayatını kaybetmesini çok anlamlı bulduğunu belirten SODER Başkanı Selda Alkor'a göre bir sanatçı için sahnede ölmek ölümlerin en güzeli ve anlamlı. Bu bakımdan Kemal Sunal'ın da bir anlamda sahnede öldüğünü söyleyen Alkor, Türk sinemasının temel taşlarından birini kaybetmenin üzüntüsünü kendisi kadar bütün sinemaseverlerin de paylaştığını ifade ederek SODER camiası adına Sunal'a Allah'tan rahmet, ailesine sabır diledi.

IDéEFIXE Satış Ortağı

 

Türkiye'nin en büyük gazetelerine ilanlarınızı günün 24 saati kolaylıkla verebilirsiniz...

 

Sevdiklerinize günün 24 saati tek klikle çiçek gönderebilirsiniz...  

cizgi.JPG (1483 bytes)
 

 

 

ANA SAYFA / EDİTÖRDEN / ARŞİV / İNTERAKTİF/ DERGİBİ'YE MESAJ / HAKKIMIZDA / EKSTRA / REKLAM

DERGİBİ, EKSTRA

© 1999 - 2000 All Rights Reserved Dergibi / Melih Bayram Dede
Bu sitenin tasarımı ProDesign tarafından yapılmıştır.
Yayınlanan eserler Dergibi adı anılarak kullanılabilir. Dergibi tüm katılımcılara açıktır.
Gönderilen materyaller değerlendirmeye tabii tutulur, uygun görülenler yayınlanır.
Her türlü yazışma için melihbay@hotmail.com adresi kullanılmalıdır.

Dergibi, en iyi  800 X 600 çözünürlükte ve Internet Explorer ile izlenir.