|
Kim güldürecek şimdi bizi?
Yeşilçam'ın kötü adamları, güleryüzleri birer birer ayrılıyor
aramızdan. Ama hiçbirinin gidişine inanmıyoruz, inanmak istemiyoruz. Herkes kötü bir
şaka olmasını diliyor bu kara haberin. Ama ölüm, takdiri ilahi...
Kemal
Sunal da beyazperdedeki gölgesiyle varolacak bundan böyle bedenen aramızda olmasa bile.
Ayhan Işık, Hulusi Kentmen, Erol Taş, Hayati Hamzaoğlu ve tabi ki Adile Naşit gibi
birbirinden değerli yıldızlarımız gibi...
Kemal Sunal, bir anlamda çağdaş Keloğlan'ımızdı.. Canlandırdığı tiplemelerin
öfkeleri, tepkileri, sakarlıkları, salaklıkları, sevgisini göstermesi hep bizim
gibiydi. Sokaktaki insanın dilini konuşurdu. Bizi o kadar iyi taşımıştı ki
beyazperdeye aynada aksini görmek istemeyenler "Argo konuşuyor, çocuklara kötü
örnek oluyor" diye suçladılar O'nu... Sunal ise aslında 40 yaşından sonra
girdiği üniversiteyi başarıyla bitirip yıllarını verdiği sinema üzerine de bir
tez hazırlayarak çocuklara verebileceği en güzel dersi vermişti...
Halkın sevgilisi..
Yeşilçam yıldızlarının hepsinin ayrı ayrı yeri olsa da Kemal Sunal hiç kuşkusuz
nev-i şahsına münhasır bir oyuncuydu. "Hababam Sınıfı"ndan
"Kapıcılar Kralı"na, "Kibar Feyzo"dan, "Tosun Paşa" ya
"Düttürü Dünya" ya sadece güldürmekle kalmayıp alttan alta toplumsal
yaralara acıtmadan dokunan Sunal'ın halk tarafından bu kadar çok sevilmesini sinema
eleştirmeni Atilla Dorsay, geniş yığınların gündelik sıkıntılarını,
dertlerini, "gerçeklerden kaçma" yoluyla unutturmaya, hafifletmeye
yönelmesine bağlıyordu O isimler O yüzler adlı kitabında. Ölümünün ardından
hakkettiği değeri vermediği ve sinemasını küçümsediği için Sunal'ın ruhundan
özür dileyen Dorsay'ın 1985 basımı kitabında yazdığına göre Sunal'ın
canlandırdığı tipler "avanak" görünüşlü fiziğin altında hiç de o
denli aptal olmayan, çevresindekileri zaman zaman işleten, belli bir halk sağduyusunu,
giderek bilgeliğini aptal görünüşü altında saklamayı başaran film kişileridir.
Başına olmadık işler gelir, ama hepsinin altından şansıyla ama biraz da saklı
akıllılığı, gizli zekâsıyla kalkar. Küçük mesleklerle uğraşan halk adamıdır:
Kapıcı, çöpçü, afişçi... Bazen kendinden çok güzel kızlara, bazen de
"dengi dengine" birine tutulur. Bol argo konuşur, bol küfreder ama bunun suçu
ondan çok seyirciyi güldürmek için en kolay yola başvurmayı yeğleyen senaryo
yazarının olsa gerektir.
Sokaktaki insanı, lümpeni oynadı....
O'nu tanıyanlar filmlerinin aksine gerçek hayatta suskun ve insanlara mesafeli
durduğunu söylüyorlar. Filmlerinde ağzı kulaklarına varan Kemal Sunal'ın özel
yaşamında çok suskun olduğunu söyleyen sinema yazarı ve eleştirmen Agâh Özgüç,
daha birkaç gün önce Balalayka filminin kokteylinde birarada olduğu Sunal'ın
ölümüne inanmak istemiyor. Kemal Sunal'ın Türk sinema tarihinin önemli bir
güldürü ustası olduğunun altını çizen Özgüç, Propaganda ile en iyi oyununu
oynayan Sunal'ı daha olgun bir sinemaya yöneldiği sırada yitirdiğimizi kaydediyor.
Daha önceki filmlerinde kendi istediği oyunu kurduğunu ancak Propaganda'da kendini
yönetmene bıraktığını ve yönetmenin inisiyatifinde bir oyunculuk sergilediğini
kaydeden Özgüç, Kemal Sunal'ın filmlerinde sokaktaki insanları oynadığını bu
yüzden de lümpenlerin konuşma biçimini kullandığını ifade ediyor. Sunal'ın argo
kullanmasını eleştirenlere karşılık da bugün yozlaşan değerler dönemini
yaşadığımızı hatırlatan Özgüç, şimdilerde televizyonlarda, reklamlarda
kullanılan dilin yanında Kemal Sunal'ın argosunun çok masum kaldığına da dikkat
çekiyor.
Doktoralı oyuncu...
Sadece çalışmakla, oyunculukla yetinmeyip sinema üzerine de kafa yormasının O'nun
çok önemli bir özelliği olduğunun altını çizen sinema eleştirmeni Ali Hakan ise
Kemal Sunal'ın kendisi hakkında hazırladığı tezin de bu anlamda büyük önem
taşıdığını belirtiyor. Sunal'ın yüzünü çok iyi kullandığını belirten Ali
Hakan, Sunal'ın Türk sinemasının en değerli yüzlerinden biri olduğunu tekrarlıyor
bütün sinemaseverler gibi...
Kemal Sunal'ın ömrünü verdiği Türk
sineması için yeni bir film çekmeye hazırlanırken hayatını kaybetmesini çok
anlamlı bulduğunu belirten SODER Başkanı Selda Alkor'a göre bir sanatçı için
sahnede ölmek ölümlerin en güzeli ve anlamlı. Bu bakımdan Kemal Sunal'ın da bir
anlamda sahnede öldüğünü söyleyen Alkor, Türk sinemasının temel taşlarından
birini kaybetmenin üzüntüsünü kendisi kadar bütün sinemaseverlerin de
paylaştığını ifade ederek SODER camiası adına Sunal'a Allah'tan rahmet, ailesine
sabır diledi. |

|